Anahtar kelimeler: Mekanı Eğlence Paydaş Ödemediğini Samsun Bedel Kesinlik Şartı Eksiklikleri Birleştirilen

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.BİRLEŞTİRİLEN DAVADAİLK DERECE MAHKEMESİ
: Samsun 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Asıl davaya ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı ve birleştirilen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen karar davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü::I. DAVA1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaş olduğu dava konusu taşınmazı davalının eğlence mekanı işletmek suretiyle kullandığını, müvekkillerine herhangi bir bedel ödemediğini, müvekkillerinin kullanabileceği bir alan bulunmadığını ileri sürerek, dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıl için ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında ve Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında asıl davada talep konusu edilen dönemi takip edilen dönemlere ilişkin ecrimisil ödenmesini talep etmiş, Mahkemece davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, 30 yıldır aynı şekilde kullanıldığını, dava konusu taşınmazda masraf ve emek harcadığını, taşınmaz üzerindeki yapının kendisine ait olduğunu savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 61.509,68 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİKararın süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Davacılar tarafından sonraki dönemlere yönelik ecrimisil talepleriyle ilgili Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası 16.10.2020 tarihinde, Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı sayılı davası ise 07.05.2021 tarihinde asıl dava ile birleştirilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, 23.029,26’şar TL ecrimisilin davalı ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, birleştirilen ████████ Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, 19.948,78’şer TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, birleştirilen ████████ Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, 35.725,57’şer TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.Kararın süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın istinaf kanun yoluna tâbi olmadığı, ancak birleştirilen davalar yönünden daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararların istinaf kanun yoluna tâbi olduğu belirtilerek, birleştirilen davalar ile ilgili istinaf incelemesi yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2025 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı belirtilerek, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacılar vekilinin birleştirilen davalar açısından istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Avukat ... kendisine asaleten diğer davalıya vekâleten temyizinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, ecrimisil hesabının hatalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki binanın kendisine ait olduğunu, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.2. Davacılar vekili katılma yolu ile temyizinde, asıl davada yasal faize hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, birleştirilen davada davalı ...’a yönelik davanın reddinin hatalı olduğunu, ecrimisilin düşük belirlendiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeTaraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil istemine ilişkindir.1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Dosya içeriğine göre, birleştirilen davalar yönünden her bir davacı lehine hükmedilen ve davalı tarafça temyize konu edilen dava değeri birleştirilen ████████ Esas sayılı davada 19.948,78 TL, diğer birleştirilen ████████ Esas sayılı davada 35.725,57 TL olup, her iki değer de davaların açıldığı tarihler itibari ile kesinlik sınırının altında kalmaktadır.Birleştirilen davalara ilişkin katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davacılar vekilinin temyiz istemine gelince;6100 sayılı Kanun'un 366/1 hükmünde; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 3 43... ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." hükmü, yine aynı Kanun'un "Katılma yoluyla başvurma" başlığı altında düzenlenen 348/2 hükmünde; "istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü yer almaktadır.Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebinin de reddine karar verilmesi gerekir.2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen asıl davaya ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, özellikle davacının faize ilişkin temyiz itirazı yönünden dava ve ıslah dilekçelerinde faiz istemi bulunmadığı da gözetilerek; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalıların birleştirilen davalara ilişkin temyiz dilekçesinin kesin olmak üzere miktardan REDDİNE,Davalıların temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan davacılar vekilinin temyiz talebinin 6100 sayılı Kanun'un 3 66... /2 hükümleri uyarınca REDDİNE,Peşin alınan temyiz karar harcının birleştirilen dava yönünden istek hâlinde ilgililere iadesine,2. Davalıların asıl davaya ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin asıl dava yönünden temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.