Anahtar kelimeler: İcrai Süreç Müdafinin Görüşü İstemlerinin Edenlerin Kötüye Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararSUÇ
: İcrai davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanık müdafinin dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. BozmaSanığın yüklenen suçtan beraatine dair İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli Kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.04.2024 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına ve dosyanın İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.B. Bozmadan Sonraki Yargılama SüreciBozma üzerine İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Müdafiinin Temyiz İstemiSanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin görevinin gereklerine uygun davrandığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.Katılan Vekilinin Temyiz İstemiSanığın mahkumiyetine karar verilmesine rağmen katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında bu bentteki hâk ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi,Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün 4. paragrafında yer alan ''53/1-a'' ibarelerinin ''53/1-e'' şeklinde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasına, "Katılan davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.02.2026 tarihinde karar verildi.