Anahtar kelimeler: Satmaları Davaitirazın Platformu İşleticisidir Sitesi Sağlayıcı Tacirlere Hiz Satıcı Sunmuş

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil ... ... Hiz. Tic. A.Ş. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisidir. Müvekkil Şirket, sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği ... ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağlamaktadır. Mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirilmektedir. Müvekkil Şirket, sürdürmekte olduğu ... ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... ... Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmektedir. Davalı ... ile Müvekkil Şirket arasında belirsiz süreli “... ... Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil Şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmektedir. Davalı, Müvekkil Şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden satış gerçekleştirmiştir. Davalıya ait Firma, Müvekkil Şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatılmıştır. Müvekkil Şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine T.C. .... İcra Dairesi 2022/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından işbu takibe 05.07.2024 tarihinde; Müvekkil Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurmuştur. Uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuştur. Davalının görüşmeye katılmaması sebebiyle 23.08.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırılmıştır. Haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğmuştur." şeklinde beyanlarda bulunmuş olup arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davalı tarafından T.C. .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "İş bu dava İİK 67. Maddede düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamıştır. Şöyle ki; söz konusu .... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına █████/2023 tarihinde ve süresinde itiraz etmiştim. Aynı tarihte icra müdürlüğü itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar vermiştir. Bahsi geçen arabuluculuk süreci her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde toplantıya katılmadığımız iddia edilmişse de █████/2023 tarihinde görüşme sonucu anlaşamama şeklinde sonuçlanmıştır. Dava şartı arabuluculuk sürecinin hak düşürücü süreye olan etkisi gözetildiğinde itirazın iptali dava açma süresi █████/2024 tarihinde sone ermiştir. İşbu dava ise sürenin sona erdiği tarihten çok sonra █████/2024 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple işbu davanın öncelikle hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı için reddine karar verilmesini talep ederim." şeklinde beyanlarda bulunan arz ve izah edilen tüm nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan davacı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.Dava, taraflar arasında imzalanan üyelik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli ... imza ile ... posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 1.285,55-TL 2022 yılına ait cari hesap alacağı, 550,00-TL geçmiş gün faiz alacağı olmak üzere toplam 1.835,55-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişinin düzenlediği █████/2025 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı taraf ticari defterleri TTK ve VUK uygun olarak ibraz etmediği, ticari defterleribraz edilmediğinden davacı tarafa ait ticari defterlerde davalıya ait borç ve alacak tutarınındoğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı,Davalı taraf ticari defterleri TTK ve VUK uygun olarak ibraz etmediği, Davalı ticaridefterinin zayi olduğu yönündeki takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olduğu,Taraflar usulüne uygun ticari defterini ibraz etmediğinden dava konusu faturaların vediğer belgelerin ticari defterler yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirmeyapılmadığı,Taraflar usulüne uygun ticari defterini ibraz etmediğinden dava konusu faturaların vediğer belgelerin ticari defterler yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, davacının 30. İcra dairesinin 2022/... dosya numarası davalı aleyhineyaptığı icra takibinde davacının alacağının bulunup bulunmadığı yönünde somut bir tespityapılamadığı,şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.Bilirkişinin düzenlediği █████/2026 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davacının ibraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olaraktutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirinidoğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticaridefterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımakla birlikte nihai karar sayın mahkemeye aitolduğu,Davalı taraf ticari defterleri TTK ve VUK uygun olarak ibraz etmediği, Davalı ticaridefterinin zayi olduğu yönündeki takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olduğu,Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturalarınındavacının ticari defterinde kayıtlı olduğu, Davalı taraf ticari defterleri ibraz etmediği, icra vedava konusu yapılan faturalarının davalının ticari defterinde kayıtlı olup olmadığıkonusunda somut tespit yapılmadığı,İcra takip tarihi itibariyle icra ve dava konusu yapılan fatura tutarlarından ve diğer alacaklarından dolayı davalından 1.285,55.-TL alacağı olduğu, değerlendirildiği şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında ... ... ... sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye dayanılarak tutulan cari hesaba göre davacının alacaklı olduğu iddiasıyla iş bu davanın ikame edildiği, mahkememizce mali bilirkişiden alınan ek raporu ile davacının ticari defter ve kayıtları incelenmiş, davalının ticari defter ve kayıtları deprem nedeniyle zayi olduğu olduğu tespit edildiğinden incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, ancak yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacının faturaya konu hizmeti verdiğini kanıtlaması gerektiği, davacı tarafından hizmetin verildiğinin dosya kapsamına göre ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 427,60-TL den düşümü ile kalan 304,40-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır