Anahtar kelimeler: Davamenfi Geçiren Düşürdüğünü Çantasında Gitmek Çeke Caddesinde Çalındığını Duyurusunda Ödemeye

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... seri nolu 153.950,40-TL bedelli ... Bankası çeki, █████/2025 tarihinde müvekkili şirket çalışanı ...'e teslim edildiğini, ...'in aynı tarihte şirketin borçlarını ödemeye gitmek üzere yola çıktığında, ... Caddesinde çeklerin çantasında olmadığını, düşürdüğünü veya çalındığını fark ettiğini, bunun üzerine ...'in durumu hemen müvekkili şirkete bildirdiğini, müvekkilinin mağdur olmaması ve çekleri ele geçiren kişilerin tespiti için durumu savcılığa ihbar ederek suç duyurusunda bulunduğunu, davalı tarafın, söz konusu çeke ilişkin ihtiyati haciz kararı alınca, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan takip ile müvekkillerinin banka hesaplarına haciz tatbik edilmesi üzerine çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek ciro edildiği anlaşıldığını, davaya konu çekin müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında zayi olduğunu, müvekkili şirketin bu çeke dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, bu sebeplerle; dava konusu çeke ilişkin açılan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına fiili haciz tehdidi altında teminat olarak yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihli ... D.İş. ... Karar sayılı kararına konu ihtiyati tedbirin devamına, ... seri numaralı 28.06.2025 tarihli 153950 TL bedelli ... çekinin müvekkili şirket çalışanı dava dışı ...'e ödeme yapması için teslim edildikten sonra █████/2025 tarihinde kaybedilmiş olması sonucunda söz konusu çekin kötü niyetli üçüncü şahısların eline geçmesi nedeniyle söz konusu çekten dolayı müvekkili şirketin borçlu bulunmadığının tespitine ve .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına fiili haciz tehdidi altında teminat olarak yatırılan paranın iadesine, menfi tespit talepleri yönünden Mahkemenin farklı kanaatte olması halinde, taleplerinin istirdat talebi olarak kabul edilerek .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra dosyasına fiili haciz tehdidi altında teminat olarak yatırılan paranın istirdat suretiyle iadesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davasına konu icra takibine dayanak çek, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye dayalı borca istinaden bizzat davacı şirket tarafından keşide edilerek müvekkili şirkete teslim edildiğini, çekin teslimine ilişkin olarak 20.03.2025 tarihli tahsilat makbuzu, çekin teslimine konu taraflar arasında düzenlenen faturalar ve cari hesap sözleşmesi mevcut olduğunu, ilgili çekin ''kaybolduğu'' ve “çalındığı'' iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı borçlunun süreci uzatmak amacıyla ilgili çeke ilişkin kayıp/çalıntı iddiasını öne sürerek dava açtığını ve zaman kazanmaya çalıştığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında geçerli bir ticari ilişki ve bu ilişkiye dayalı gerçek bir borç bulunduğunu, söz konusu çek, taraflar arasındaki ticari faaliyet kapsamında düzenlendiğini, çek bedelini oluşturan borç, davacı şirketin mal ve hizmet alımlarına dayandığını, dava konusu çek dayanağı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, alınan ihtiyati haciz kararına karşı davacı/borçlu vekili tarafından itiraz edildiğini ancak davacının ihtiyati haciz kararına ilişkin itiraz reddedildiğini, davacı vekilinin, davaya konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı, 153.950,40 TL bedelli 28.06.2025 keşide tarihli çekin 16.04.2025 tarihinde çalındığını ileri sürmesi tamamen gerçek dışı bir iddia olduğunu, söz konusu çekin davacı borçlu şirket ile alacaklı müvekkili arasındaki ticari ilişkiden doğan borca istinaden alacaklı müvekkiline borçlu şirket tarafından 20.03.2025 tarihinde bizzat teslim edildiğini, bu durumda ilgili çekin davacının/borçlunun ticari ilişkinden doğan borcunu ödeme iradesiyle ve bilerek teslim edildiği sabit olduğunu, dolayısıyla çekin temeli gerçek bir borç ilişkisine dayandığını, davacı tarafın ne borcun varlığına, ne faturaların içeriğine ne de çek üzerindeki imzaya karşı somut bir itiraz ortaya koymadığını, sadece çekin zayi olduğu iddiasıyla hukuki süreci uzatmayı amaçladığını, müvekkilinin çeki kötü niyetle değil, doğrudan davacı/borçlu tarafından edindiğini, müvekkili şirket çekin lehtarı ve iyi niyetli hak sahibi olduğunu, davaya konu çekin kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, delil niteliği taşımadığını, davacı/ borçlu vekili borç dayanağı çeke ilişkin ...Başsavcılığının 2025/... Esas sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğü ifade ettiğini, ilgili soruşturma dosyasında yer alan müşteki ...'in 16 Nisan 2025 tarihinde vermiş olduğu görülen ifadede çek dolu çantayı net bir tarih vermeyerek 2025 Ocak ayının ortalarında kaybettiği beyan edildiğini, dava konusu icra dosyası için verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, davacı/borçlu vekili gerçek dışı iddialarla müvekkilinin alacağını kasıtlı olarak engellediğini, borçlu vekilinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin öne sürdüğü gerekçeler gerçeği yansıtmadığını, bu sebeplerle; tedbir kararının kaldırılmasını, esas itibariyle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, kötü niyetli davacı/borçlunun takip miktarı alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: ...Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun 2025/... Soruşturma sayılı dosyasının UYAP kayıtları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosya aslı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... D.İş sayılı dosyasının UYAP kayıtları, faturalar, █████/2025 tarihli tahsilat makbuzu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı ... İnş. Gıda Turizm San. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ... seri numaralı 153.950,40-TL bedelli ... Bankası'na ait çekten dolayı davalı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı davalı tarafa borçlu olup olmadığından ibaret Menfi Tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket tarafından keşide edilen 8319751 seri numaralı 153.950,40-TL bedelli çekin müvekkil şirket çalışanına teslim edildiğini ancak şirket çalışanının şirketin borçlarını ödemek için yola çıktığında içinde dava konusu çekin de bulunduğu çeklerin çalındığı veya düşürüldüğünü, bunun üzerine durumun savcılığa ihbar edildiğini, çekin müvekkilin iradesi dışında zayi olduğunu, davalı tarafın dava konusu çekten dolayı bir alacağının bulunmadığını, tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davacı ile olan ticari ilişki kapsamında bizzat davacı tarafından verildiğini, ilgili çekin kaybolduğu, çalındığı hususunun gerçek dışı olduğunu, çekin teslimat tarihi dikkate alındığında çekin kaybolduğuna dair ihbar tarihinin mantıken imkansız olduğunu, çekin kötü niyetli olarak değil bizzat davacı tarafından verilerek ele geçirildiğini, kötü niyetli olmadığını, davacı yanın iddiaları kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 153.950,00-TL asıl alacak, 7.500,00-TL asıl alacak, 15.395,00-TL çek tazminatı, 461,85-TL komisyon alacağı ve 2.053,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 179.359,87-TL borcun ödenmesi amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava konusu bononun incelenmesinde; .../ ... Şubesine ait, keşideci ... İnş. Gıda ve Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından █████/2025 tarihinde İstanbul ilinde düzenlendiği, hamilin ... ... Amb. Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, seri numarasının ... olduğu, 153.950,40-TL bedelli olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusunun yasal dayanağı İİK 72/1,7 maddeleri olup, İİK 72/1 maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir."
İİK 72/7 maddesinde; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; davacı şirkete ait ... seri numaralı 153.950,40 TL bedelli ... Bankası çekinin, davacı şirket çalışanı ...'e teslim edilmesinden sonra 16.04.2025 tarihinde kaybolduğu/çalındığı iddiasına dayalı olarak, söz konusu çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi nedeniyle davacı şirketin bu çeke dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti ile .... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası kapsamında yatırılan bedelin iadesine karar verilmesi talebinden ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacının muhasebe kayıtlarına işlendiği ve tüm hareketlerin 320 Satıcılar hesap kodu altında izlendiği, dava konusu ... Bankasına ait ... seri numaralı 153.950,40 TL bedelli çekin davacının ticari defterlerinde 1149 yevmiye numarasında kayıtlı olduğu, davacının 14.03.2025 tarihi itibariyle davalı yana 153.950,40 TL cari hesap bakiye borçlu iken dava konusu çek keşide edilip kayıtlara girilerek cari hesap borcundan mahsubu ile bakiyenin sıfırlandığı, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davalının muhasebe kayıtlarına işlendiği ve tüm hareketlerin 120 Alıcılar hesap kodu altında izlendiği, dava konusu ... Bankasına ait ... seri numaralı 153.950,40 TL bedelli çekin davalının ticari defterlerinde ... yevmiye numarasında kayıtlı olduğu, davalı yan 14.03.2025 tarihi itibariyle davacı yandan 153.950,40 TL cari hesap bakiye alacaklı durumda iken dava konusu çekin, alınan çek olarak kayıtlara alınmasından sonra borç veya alacak bakiyesinin kalmadığı, Tarafların karşılıklı olaran incelenen 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği, herhangi bir uyumsuzluk bulumadığı, Dava konusu olan keşidecisi davacı şirket olan ve ... Bankası ... Şubesi'ne ait 28.06.2025 vade tarihli, ... numaralı 153.950,40 TL bedelli çek hakkında yapılan incelemede: Tarafların karşılıklı olarak incelenen ticari defter ve kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin her iki tarafın muhasebe kayıtlarına işlendiği, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı 153.950,40 TL bedelli çekin, davacının davalıya olan cari hesap borcu kapsamında ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanılarak davacı tarafından keşide edildiği, bu de taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiği, Ayrıca, davalı tarafından düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu durumun taraflar arasında faturaya dayalı gerçek ve süreklilik arz eden bir ticari ilişkinin bulunduğunu ortaya koyduğu, Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; 20.03.2025 tarihli ve 000634 numaralı tahsilat makbuzunda dava konusu ... numaralı ve 153.950,40 TL bedelli çekin davalıya teslim edildiğinin açıkça belirtildiği, buna karşılık davacı şirket çalışanı olduğu beyan edilen ...'in savcılık nezdinde verdiği 16.04.2025 tarihli ifadesinde çekin 2025 yılı Ocak ayında kaybolduğunu ileri sürdüğü, ancak bu iddiaya ilişkin şikayetin Nisan ayında yapılmış olduğu, ayrıca .... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyası kapsamında 22.07.2025 tarihinde düzenlenen haciz tutanağında, dava konusu çekin kaybolduğuna veya çalındığına ilişkin herhangi bir şerh ya da beyana yer verilmediği tespit edildiği, Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin davacı tarafından davalıya cari hesap borcuna karşılık olarak verildiği, tarafların ticari defterlerinde bu yönde kayıt bulunduğu, taraflar arasında faturaya dayalı gerçek bir ticari mevcut olduğu, davacının 14.03.2025 tarihi itibarıyla 153.950,40 TL tutarında cari hesap borçlu olduğu ve çekin de bu borca karşılık keşide edildiği anlaşılmakla, dava konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait 28.06.2025 vadeli, ... numaralı 153.950,40 TL bedelli çekin ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya verildiği," şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir "gayeye" ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████ E., ████████ K. Sayılı, 29.04.2021 tarihli ilamı)
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
Davalı tarafından davacı aleyhine çeke dayanılarak takip yapılmış, davacı takibe konu edilen senedin bedelini dava dilekçesinde açıkça ifade etmese de ödediği olgusuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı borçlu tarafından davaya konu çek ve borcu kabul edilmekte, ancak açıkça dava dilekçesinde belirtmese de ödeme iddiasında bulunarak çekin bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise iddianın yersiz olduğunu savunmuştur.
Menfi tespit davasının konusunu oluşturan senedin bedelsizliğine dair iddiayı ispat yükü üzerinde olan senet borçlusu bu iddiasını, HMK’nın 201. maddesi gereğince ancak yazılı delille/kesin delille ispatlayabilir. Zira bir kambiyo senedine bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, değeri ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacaktır. Senede karşı senetle ispat kuralı olarak adlandırılan bu kuralın karşı tarafın muvafakati ve HMK’nın 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcı olarak adlandırılan iki istisnası mevcut olup anılan iki durumun gerçekleşmesi halinde senede karşı tanıkla ispat mümkündür.
Kambiyo senetlerin borçlu olan kişi ancak senedin ibrazı halinde borcu ödemekle mükelleftir aksi halde temerrüte düşmediğinden borcu ifa etme zorunluluğu yoktur .
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, Davacı tarafın sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, mahkememizce davaya konu icra takip dosyası celp edilerek incelenmiş, toplanan deliller kapsamında davacı tarafça dava konusu çekten dolayı borçlu olmaması nedeniyle yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talep edilmişse de; senet üzerindeki imzanın inkar edilmediği borç ilişkisinin kabul edildiği ancak borcun ödendiği iddiasında bulunulmuş, dava konusu çekteki imzaya yönelik itirazda bulunulmadığı da dikkate alınarak kambiyo senetleri sebepten soyut olmakla, senedi elinde bulunduran kişiden ayrıca alacağın sebebini ispat etmesinin beklenemeyeceği, ispat yükünün senet bedelinin ödendiğini iddia eden davacı tarafta olduğu açık olup, senetle ıspata ilişkin HMK'nın 201. Maddesi uyarınca, yazılı delil niteliği taşıyan bir belge de olmaması dikkate alındığında davacının iddiasının ıspatlanamadığı, senet ödemesini yapacak borçlunun senedin aslını alması veya buna ilişkin bir makbuz alması gerektiği, senet verilirken ki durumunu ortaya koyan, karşı tarafın imzasını içeren bir belge alınması gerektiği, kötü ödeyenin iki kez ödemek zorunda kalabileceği, davacının bir ödemesi olmuş ise de bunun ispatlanamadığı, davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmadığı anlaşıldığından, dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra usulüne uygun şekilde ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde dosya kapsamında davacı tarafın dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı, imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu çek yönünden, çekin ticari ilişki kapsamında düzenlendiği ancak borç bedelinin ödendiği iddiasının, taraflar arasındaki borç ilişkisi senede bağlandığından ancak senetle ispatlanması gerektiği, davacının iddialarını yazılı bir belge ile ispat edemediği, mahkemece başkaca araştırılacak bir husus kalmadığı, ispat yükünün, senedin verilen borca istinaden verildiğini iddia eden davacı tarafta olduğu açık olup, davacı tarafça bu hususta yazılı delil sunulmadığı, somut davaya konu bono incelendiğinde, unsurlarının tam olduğu, davacıların dava konusu bonoyla borç altına girdiği, davalının ise senette alacaklı olduğu, ispat yükünün, senet bedelinin karşılığı olan borcun ödendiğini iddia eden davacıda olduğu, imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu senet yönünden somut olayda icra takibine konu senet metninde senedin borçlara karşılık teminat senedi olduğu veya borcun ödendiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığından ve yine davaya konu çekin kaybolduğu, düşürüldüğü, çekin kötü niyetle ele geçirildiğinden dolayı borçlu olmadığı yöndeki iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı sabit olduğundan araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından ispatlanamayan davanın reddine, İİK 72/4 kapsamında kötüniyet tazminatının koşullarından biri ihtiyati tedbir kararının uygulanması gerektiği dosya kapsamında uygulanan bir tedbir kararının bulunduğu anlaşılmakla alacaklının alacağına geç kavuşmasından dolayı İİK madde 72/4 gereği tazminat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin İİK madde 72/4 gereği koşulları oluştuğundan alacağın %20 si olan 30.790,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.313,95-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının ve Mahkememizin █████/2025 tarihli ihtiyati tedbir devamı kararlarının kaldırılmasına, bu hususta .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına müzekkere yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan teminatın HMK'nın 392/2. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmadığı takdirde davacıya iadesine,
9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!