Anahtar kelimeler: Tefecilik Mercii Adalet Konya Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Başvuran Suçlar İstemi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI
: ████████ Değişik İşSUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tefecilikKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiBAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKonya Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve █████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 19.01.2023 tarihli şikayet dilekçesi ile müvekkilinin 07.07.2009 tarihinde şüpheliden 10.000 Türk lirası aldığı ancak .... İcra Dairesi █████████ esas sayılı dosyasında şüpheli tarafından 15.000 Türk lirası olarak takibe konu edildiği, 10.06.2010 tarihinde 17.500,00 Türk lirası, 10.07.2010 tarihinde ise 17.500,00 Türk lirası borç aldığı ancak .... İcra Dairesinin █████████ esas sayılı dosyasında 50.000,00 Türk lirası olarak takibe konul edildiği, haciz baskısı altında müştekinin bu borcu 181.996,45 Türk lirası ödeyerek kapattığı yine şüphelinin müştekiden hile ile 11.11.2022 tarihinde bir senet daha aldığı ve müştekinin iradesi dışında doldurmak suretiyle 350.000,00 Türk lirası olarak .... İcra Dairesinin 2014/... esas sayılı dosyasından icra takibine konu ettiği, şüphelinin senetlerde tahrifat yaparak sahtecilik yaptığı ve verdiği borçların çok üstünde paralar alarak tefecilik yaptığından bahisle şikayetçi olunması üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.11.2023 tarihli karar ile soyut iddia dışında bir delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de,Müşteki vekilinin belirttiği icra dosyalarının getirtilerek senet asılları üzerinde sahtecilik açısından imza ve yazı incelemesi yaptırıldıktan sonra, tanık...'nün şüphelinin faizle müştekiye para verdiği beyanları ile birlikte tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.Şeklinde düzenlenmiştir.3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.Hükümleri yer almaktadır.4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin tefecilik yaptığının, şikâyetçinin şüpheliden 07.07.2009 tarihinde 10.000,00 TL, 10.06.2010 tarihinde 17.500,00 TL, yine 10.07.2010 tarihinde de 17.500 TL borç almasına ve borçlarına karşılık boş senet vermesine karşın, şüphelinin senetleri borç miktarının üzerinde olacak şekilde doldurarak icra takibine konu ettiğinin ve haciz tehdidiyle şikâyetçinin tüm borçları ödediğinin, bununla birlikte şüphelinin bu kez de şikâyetçiye bilgi ve rızası dışında imzalattığı 350.000,00 TL bedelli bir senedi daha icraya koyduğunun, şikâyetçinin böyle bir borcunun olmadığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin ...Merkezi Amirliği'nde alınan 23.02.2023 tarihli ifadesinde, şikâyetçinin ortaokuldan arkadaşı olduğunu, maddi zorluk içinde bulunan şikâyetçiye iş yeri açmasında yardımcı olmak amacıyla farklı zamanlarda borç para verdiğini, şikâyetçinin de bu parayla telefon ve telefon aksesuarları satan bir dükkan açtığını, bir süre sonra tefecilik yaptığı gerekçesiyle bu iş yerinin kapatıldığını, borç verirken aldığı senetleri de icra masrafları nedeniyle farklı zamanlarda takibe konu ettiğini, tefecilik ile uğraşan kişinin şikâyetçi olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 148/5. maddesi de dikkate alınmak suretiyle şüpheli ve şikâyetçinin Cumhuriyet savcısı tarafından iddia konusu olaylarla ilgili ayrıntılı olarak beyanlarına başvurulması, taraflar arasındaki suça konu senetten kaynaklanan tüm icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçi veya şüphelinin "tefecilik" ile uğraşıp uğraşmadıklarının tespiti yönünden kolluk araştırması yaptırılması, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekli görülmesi halinde suça konu senet üzerindeki imza ve yazıların aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesine başvurulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...müştekinin sair delillerle ispatlanamayan soyut iddiası dışında şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Konya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.03.2026 tarihinde karar verildi.