Anahtar kelimeler: İspatlı Kolejinin Ekstresinden Mülk Bahsi Sebepsiz Görüleceği Zenginleşmeden Ekli Yazildiği

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLİ
:DAVA
: Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ekli banka hesap ekstresinden görüleceği üzere davalının hesabına 350.000,00 TL bedeli ( bankada 250 tl kesinti olmuştur ) ve ...... hesabına 90.000,00 TL toplam 440.000,00 TL hisse alım bedelini gönderdiğini ve .....Kolejinin %2.5 işletme %2.5 mülkiyet olmak üzere satın aldığını, ...... sözleşme üzerindeki kayıtlarla da ispatlı olduğu üzere .....Kolejinin hem mülk hem de işletme hakkı sahibi olduğunu, davacı müvekkil tarafından satın alınan hisselerin bahsi geçen şirketin % 2.5 işletme, % 2.5 da mülk hissesine tekabül ettiğini, iki tarafa da karşılıklı edimler yüklemekte ise de davacı müvekkili hisse devri için kendisine düşen "Bedel ödeme" yükümlülüğünü harfiyen yerine getirdiğini, bu hususta Diyarbakır .....Noterliğinde Protokol yapıldığını, bir pay devri sözleşmesinin ancak noterde yapılmak, şirkete bildirilmek ve şirket pay defterine kaydedilmek suretiyle hüküm ifade edeceği hususunda elbetteki kuşku olmadığını, bu manada, mevcut protokol de (Protokol üzerindeki açık beyan ve kabulle ispatlı olduğu üzere); "Noterden yapılacak olan hisse devri ve ticaret sicil gazetesindeki işlemlere esas olmak üzere..." akdedildiğini, mevcut protokolü düzenleyen ve hisse devir bedelini teslim alan muhatap davalı .....olduğunu, protokol üzerindeki ıslak imza da bu şahsa ait olduğunu, geçen süre içerisinde davacı müvekkili, ısrarla ve sürekli bir şekilde protokolün yerine getirilmesini istemiş ise de ne yazık ki bu hiçbir zaman yerine getirilmediğini, akabinde okul devredildiğini, müvekkiline şirkete yolladığı 90.000,00 TL'nin davalının yetkisiyle müvekkilince şirkete verilen çek karşılığı alınarak tahsil edildiğini, davacı müvekkilinin, hisse devri amacı ile ödediği 349.750,00 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte kendisine iadesini dava ve talep etme zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle; Öncelikle; HMK 119. maddesine uygun dava dilekçesinin kabulüne Haklı davanın kabulü ile davalıya ödenen bedelin .....tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılarak müvekkili lehine ücreti vekâlete hükmedilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava, davacının dava dilekçesinde kendisi tarafından belirtildiği gibi istirdat davası niteliğinde ise istirdat davası ödemenin gerçekleştiği tarihten itibaren 1 sene içerisinde açılması gerektiğini, ilgilinin 1 sene içinde davayı açmaması bu hakkından vazgeçtiği anlamına geldiğini, istirdat davasındaki 1 yıllık süre hak düşürücü süre olduğunu, somut olayda davacı tarafın .....tarihinde ödediğini iddia ettiği 349.750,00 TL dava ve talep ettiğini, dava konusu talep .....tarihinden sonra talep edildiğini, dava konusu talep bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sebepsiz zenginleşme talebi yönünden, somut olayda davacı taraf, .....tarihinde ödediğini iddia ettiği 349.750,00 TL dava ve talep ettiğini, dava konusu talebin .....tarihinden sonra talep edildiğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafça dava dilekeçsine ek olarak sunulan bila tarihli belgede ".....Koleji Yönetim Kurulu Başkanı ....." isminin olduğu yerde atıldığı iddia edilen imza davacı tarafça hile yolu ile düzenlendiğini, davacının davasının usul ve esasa ilişkin itirazları doğrultusunda öncelikli usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Davacı taraf, dava dışı .....Hiz. İnş. Tah. Elk. Tem. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nde davalıya ait %2.5 işletme, % 2.5 da mülk hissesinin satın aldığını, bunun karşılığında 440.000,00 TL ödendiğini, ancak kendisine hisse devri yapılmadığını belirterek ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı taraf hak düşürücü ve zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup, aynı zamanda davalının imzasının kötüye kullanıldığını, şirket avukatlığı yapan davacının protokoldeki imzayı boş kağıda olacak şekilde aldığını müvekkilinin hisse devri iradesinin bulunmadığını savunarak davanı usul yönünden ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusunun dayanağı niteliğinde olan Diyarbakır .....Noterliği .....yevmiye numaralı .....tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin incelenmesinde ilgili sözleşmeyi davalı tarafın noterlik huzurunda imzaladığı, davalı tarafın boş belgeye imza alınarak sonradak doldurulduğuna yönelik savunmanın ise davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ilgili şirketin taraf olarak bulunduğu icra dosyalarından tahsil edilen tutarların kredi ödemelerinde kullanımına yönelik avukat olan davacı tarafa yetki verilmesine ilişkin olduğu, bu kapsamda ilgili şirketi hisse devri sözleşmesindeki imzaya yönelik bir itirazın bulunmadığı ve ilgili hisse devri sözleşmesindeki imzanın noterlik huzurunda atılmış olduğu dikkate alındığında, taraflar arasındaki ihtilafın söz konusu hisse devri sözleşmesi uyarınca davacı tarafından söz konusu bedelin ödenip ödenmediği, bu suretle davacının alacaklı olduğu miktar, faiz başlangıcı ve tarihi noktasında toplanmış olduğu anlaşılmıştır.Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .....tarihli yazı cevabı ile dava dışı ........Ltd. Şti'nin .....sicil numarası ile kayıtlı olduğu, davalı .....ilgili şirketteki ortaklığının .....tarihinde sonlandığı, yine aynı kurumun .....tarihli müzekkere cevabına göre ilgili şirket yönünden davacıya herhangi bir devir işleminin yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.Talep, sebebi ortadan kalkan bir ödemenin iadesi yönünde sebepsiz zenginleşmeye dayalı (TBK.md. 77) alacak istemi olup, 2 ve 10 yıllık zamanaşımına (TBK.md. 82) tabidir. Talep yönünden hak düşürücü bir süre yasada öngörülmemiştir. Türk Borçlar Kanununun konuya ilişkin 77 (818 sayılı Borçlar Kanununun 61 v.d) ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK'nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Bu durumda zamanaşımı, davacının dava açmaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar.Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce davacının davasının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğu kabul edilmekle yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hisse devri sözleşmesi tarihi, ilgili sözleşmenin açık uçlu olması, hisse ve mülk devri için belirli bir tarihin öngörülmemesi sebebiyle zamanaşımı süresi dolmadığından bu husustaki itirazların yerinde olmadığına karar verilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılamada, davacı vekilince sunulan protokolün incelenmesinde; ilgili protokolde davacı ve dava dışı şirketin yetkilisinin imzalarının bulunduğu, protokol uyarınca mülk ve hisse bedeli olarak 440.000,00 TL nin ödendiğinin belirtildiği, davacı tarafça sunulan ve mahkememiz kasasında muhafaza ediler Diyarbakır .....Noterliği .....yevmiye numaralı .....tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin incelenmesinde; dava dışı ...... Hiz. İnş. Tah. Elk. Tem. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.'nde davalıya ait olan 200.000,00 TL değerindeki hisselenden 5.000,00 TL'lik hissenin davalı .....tarafından davacıya devrinin gerçekleştiğinin belirtildiği, ilgili sözleşmede tarafların noterlikte bizzat hazır bulunarak imzalarının alındığı anlaşılmakla davalının imzasının kötüye kullanıldığına yönelik itirazın ilgili Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinde atılan imzaya yönelik olmasının olanaklı bulunmadığı nitekim bu imzaya yönelik itirazın da bulunmadığı, ilgili pay devri sözleşmesinin taraflarca okunarak imzalandığı dikkate alındığında taraflar arasında .....tarihli pay devri sözleşmesinin imzalandığı kabul edilmiştir. Dosya kapsamına sunulan dekontların incelenmesinden; davacı hesabından .....tarihinde dava dışı şirket hesabına 37.000,00 TL ödemenin ".....koleji hisse alımı için" açıklamasıyla gerçekleştirildiği, davacı hesabından .....tarihinde davalı hesabına 99.750,00 TL ödemenin ".....koleji hisse alımı için verilen paradır" açıklamasıyla gerçekleştirildiği, davacı hesabından .....tarihinde davalı hesabına 250.000,00 TL ödemenin ".....koleji hisse alımı için verilen paradır" açıklamasıyla gerçekleştirildiği, bu kapsamda ilgili dekontların ve dosya kapsamında mevcut olan protokol ile pay devri sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından hisse devri hususunda davalıya toplamda 349.750,00 TL ödemenin yapıldığı hususunun davacı tarafından ispatlandığı kabul edilmiştir.Davacı vekilince sunulan .....tarihli talep evrakında sunulan beyana ve protokol içeriğine göre yapılan ödemenin yarısının mülk hisse bedeli yarısının işletme hisse bedeli olarak yapıldığı belirtilmiştir. Davacı vekilince sunulan .....ıslah dilekçesi ile 50,00 TL olarak talep edilen işletme hisse bedeli yönünden alacak isteminin 200.000,00 TL'ye yükseltildiği, dosya kapsamında sunulan dekontların incelenmesinden işletme hisse bedeline yönelik alacak isteminin yöneltilebileceği davalı .....hesabına 349.750,00 TL ödemenin gerçekleştirildiğinin ispatlandığı, bu minvalde davacının toplam 440.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin yarısının işletme hisse bedeli olduğu dikkate alındığında davacının 220.000,00 TL işletme hisse bedeli yönünden alacak iddiasının ispatlandığı kanaati hasıl olmuştur.Bu kabulden hareketle protokol ile işletme hissesi ve mülk hissesi satışı yapıldığı anlaşılmakla söz konusu hisseler yönünden devrin muhatabı ve bu suretle husumet yönünden ayrım yapılması gerekmiştir. Dosyaya kazandırılan ticaret sicil kayıtları ile işletme hisselerinin tamamının davalı .....aittir. Bu suretle işletme hissesi yönünden yapılan ödemenin davalı .....adına yapıldığı dikkate alındığında işletme hisse bedeli için açılan davanın taleple bağlı kalınarak 200.000,00 TL alacak istemi açısından kabulüne, kabul edilen alacağa .....tarihinde ilk ödemenin yapıldığı dikkate alınarak bu tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzereDavanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;1-Davalı aleyhine işletme hisse bedeli yönünden açılan davanın kabulüne; 200.000,00 TL alacağın .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davalı aleyhine mülk hisse bedeli yönünden açılan davanın reddine,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ve sonradan yatırılan 3.416,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 9.976,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 3.416,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.955,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından tebligat ve posta gideri olarak sarf edilen toplamda 149,65 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 149,61 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak, 3.119,22 TL'lik kısmının davalıdan tahsili, bakiye kalan kısmının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim