Anahtar kelimeler: Mercii Sistemlerinin Anadolu Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Adalet Başvuran İstemi Kurumlarının
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: █████████ Değişik İş
SUÇ
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2024 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.03.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin bila tarih şikayet dilekçesinde özetle, şüphelinin, müştekinin eşinin yeğenlerinin 7-8 yıllık arkadaşı olduğunu, evlerine misafir gelip kaldığını, şüphelinin müştekiye kendisinin kripto yatırımı yaptığını, 4 yıldır bu sektörde olduğunu, müştekinin kripto hesabının işe yaramayacağını söylediğini, kendi kripto hesaplarını müştekiye göstererek müştekinin hesabını yöneterek yatırım yapması konusunda ikna ettiğini, müştekinin hesap ve telefon ve mailine gelen şifre bilgilerini şüpheliye verdiğini, şüphelinin coinlerini müştekinin rızasıyla satarak, müştekiye ait binance hesabına gönderdiğini, ancak müştekinin önce 50.000 Türk lirasının eksik olduğunu farkettiğini, şüphelinin bu durumun sistem hatası olduğunu söylediğini, sonrasında şüphelinin müştekiye bir para göndermediği ve yatırmış olduğu 203.314 Türk lirasının tamanın ortada olmadığından bahisle şikayetçi olduğu olayda, şüphelinin alınan ifadesinde, müştekinin kendi rızası ile coin hesabı şifresini verdiğini, hesapta yükseltme işlemi yaparken paranın bir kısmının eridiğini, parayı toparlayıp vermek isterken coin piyasasındaki düşüş sebebiyle tüm parayı kaybettiğini ifade etmesi üzerine taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin, şüphelinin söz konusu parayı kendi hesabına aktardığı iddiasında bulunması karşısında, müşteki ve şüpheli hesaplarının incelenmesi suretiyle müşteki hesabındaki paraların hangi hesabı gönderildiği, bu para ile müşteki adına coin alınıp alınmadığı, parada erimenin coin piyasasındaki düşüş nedeniyle olup olmadığının incelenerek tespiti ile sonucuna göre şüphelinin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin, şikâyetçinin eşinin yeğenlerinin arkadaşı olduğunun, kendisini kripto para yatırımcısı olarak tanıttığının ve bu şekilde çok fazla para kazandığını söyleyerek kendi yatırım hesaplarına ait ekran görüntülerini şikâyetçiye göstermek suretiyle güven telkin ettiğinin, şikâyetçinin de kripto para hesabında bulunan değeri suç tarihinde 203.314,00 TL olan kripto parayı bozdurup şüpheliye ait banka hesabına gönderdiğinin, oradan da paranın şikâyetçi adına açılan fakat şifresi aynı zamanda şüphelide de bulunan başka bir hesaba yatırıldığının, şikâyetçinin yaptığı kontrollerde gönderdiği paranın 50.000,00 TL eksik olarak hesaba yatırıldığını fark ettiğinin, şüphelinin şikâyetçiyi farklı bahanelerle oyalayarak, gönderdiği parayı iade etmediğinin, şüphelinin bu şekilde başka kişileri de dolandırdığını öğrendiklerinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin ... Merkezi Amirliği'nde alınan 09.01.2024 tarihli ifadesinde, iyi niyetli olarak şikâyetçinin kazancını artırmak amacıyla coin hesabından işlem yaptığını, ancak riskli bir yatırım olması nedeniyle ana parayı da kaybettiğini, şikâyetçinin bu risklerden haberdar olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmediği anlaşılmakla; şikâyetçi ve şüphelinin banka/kripto para hesaplarına ait hesap hareketleri temin edilerek karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle, şikâyetçi tarafından gönderilen paranın tamamının yatırıma yönlendirilip yönlendirilmediği de belirlenerek, şüphelinin savunmasının doğru olup olmadığının ortaya konulması, UYAP üzerinden tespit edilen İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve İstanbul Anadolu 67. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyalarının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şüpheli hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, "...Müşteki vekilinin yazılı beyanlarından da anlaşılacağı üzere; müşteki ile şüpheli arasında hukuki bir ilişki olduğu, şikayet konusunun da hukuki anlaşmaya riayet edilmemesine ilişkin olduğu, bu halde dolandırıcılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, müştekinin bu hukuki ilişkiye aykırılık nedeniyle ve hukuk mahkemeleri nezdinde alacağını tahsil edebileceği, sonuç itibariyle hukuki ihtilaf mahiyetindeki olayda dolandırıcılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmaması nedeniyle hakkında şikayette bulunulan şüpheli hakkında soruşturma ve kovuşturma imkanının olmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 27.03.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!