Anahtar kelimeler: Sinop Tapuda Samsun Alanında İli İlçesi Köyü Eski Yüzölçümündeki Yüzölçümlü
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sinop Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sinop ili ... ilçesi ...köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1263 parsel sayılı 12.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 01... parsel numarasıyla ve 10.834,20 m² yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 911 parsel sayılı 1.955 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 01... parsel numarasıyla ve 1.098,52 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosu ile sınırlarının komşu taşınmaz olan davalılar adına tapuya kayıtlı eski 9 11... ada 26 parsel lehine olacak şekilde değiştirildiğini belirterek, 1 01... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu öncesi yüzölçümü ile tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki beyanlarında sınırların değiştirilmesinde herhangi bir kusurlarının olmadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... denetime elverişli bulunup hükme esas alınan harita ve ziraat raporu ile bu raporları destekleyen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların sınırlarını zeminde ayıran fiilen mevcut herhangi bir doğal veya beşeri sınır bulunmadığının gözlemlendiği, bunun alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraat raporuyla da desteklendiği, dava konusu parsellerin ilk tesis kadastrosundaki ölçüm sınırları ve pafta sınırları 1968 yılına ait eski hava fotoğrafı üzerine çakıştırıldığında hava fotoğrafındaki tespit edilen kullanım sınırlarının, ölçü krokisine uyduğu ancak pafta sınırları ile uyumsuz olduğu, bunun nedeninin ise dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosundaki ölçü sınırı, paftasına aktarılırken tersimat hatası yapıldığı, dolayısıyla ölçü krokisine uygun olmayan pafta üzerinde yapılan alan hesabının da hatalı olduğu ve bu alan hesabı ile tapuya yapılan tescillerin de zemine uymadığı, ... Müdürlüğünden ilk tesis kadastrosuna en yakın tarihli olarak temin edilen 1968 yılına ait hava fotoğrafı ile ortofoto üzerinde ilk kadastro ölçüm sınırı, 22/a yenileme kadastro sınırı ve fiili kullanım sınırları çakıştırıldığında; dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosunda zeminde yapılan ölçüme göre tespit edilen ölçü sınırının, kadastro paftasına tersim edilen sınırla uyumsuz olduğu, paftanın zemine uymadığı, 1978 yılında tescil edilen ilk tesis kadastro çalışmasında zeminde yapılan ölçüm sınırının, 1968 tarihli hava fotoğrafında tespit edilen kullanım sınırı ile uyum sağladığı ve ilk tesis kadastrosunda, paftada yapılan bu tersimat hatasının 22/a yenileme kadastro çalışmasıyla düzeltildiği, yani dava konusu taşınmazların 22/a yenileme kadastro sınırının, zeminle uyumlu, ilk tesis kadastrosundaki ölçüm sınırları ile uyumlu hale getirildiği, bu doğrultuda dava konusu taşınmazların 22/a yenileme kadastro çalışmasında, ilk tesis kadastro çalışmasındaki ölçü sınırlarına uyularak zemindeki mevcut fiili kullanıma uygun olarak güncel ölçümünün yapılarak sınırının tespit edildiği, hülasa Mahkememizce, 22/a yenileme kadastro çalışmasının ilk tesis kadastro çalışmasında tespit edilen geometriye (ölçü krokisine) ve zemindeki fiili kullanıma uygun olarak yapıldığı ve sınır tiplerinin de Yönetmeliğin 26. maddesine göre doğru belirlendiği anlaşılmakla, iddiasını ispat etmekle yükümlü davacının işbu davasını, birbiriyle uyumlu, teknik bilirkişi raporları, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları karşısında ispatlayamadığı kânaatine ulaşıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Sinop ili ... ilçesi ... köyünde kain 1 01... ve 27 parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastro tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu taşınmazların tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafında sabit sınır niteliğinde bir yapı vs. bulunmadığının tespit edilmesine, ilk tesis kadastrosunda yapılan ölçümlere göre tespit edilen sınırların anılan hava fotoğrafındaki kullanım sınırları ile uyumlu olduğunun belirlenmesine göre tesis kadastrosunda taşınmazların tescile esas resmi belgelerinde tersimat hatası yapıldığının ve bunun uygulama kadastrosu sırasında düzeltildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazlar arasındaki sınırın 22/a çalışması ile değiştirildiğini, hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayanıldığını, teknik evraklar yerine fiili kullanım ve zemine uygunluğun dikkate alındığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!