Anahtar kelimeler: Vesayılı İçişleri Özlük Ksayılı Khknın Parasal Süreci Beşinci İşletilecek Faiziyle

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. S...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:......, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi kapsamında kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın... tarih ve...sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararında; "... ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve ...sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık "..." tarafından teslim edilen Micro SD kartta yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin fişlenmesi/kodlanmasının bulunduğu "Tüm Liste" isimli excel tablosu içerisinde davacı hakkında "Derece 1: AD", "Derece 2: 0", "Güncel Liste" de ise "2015 BB: Ankara", "2015 Mart Alan: AD", "2015 Mart Alan Dışı: 0", "Alan: AD", "Ad:0" "Zümre Başkanı: ..." "Öğretmeni:0" "Asil Vekil:0" şeklinde kayıtların bulunduğu; ilgili kodlamalardan "2015 Mart Alan" ibaresinin "2015 yılı Mart ayına kadar polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodu", "2015 Mart Alan Dışı" ibaresinin "2015 yılı Mart ayından sonra polis memurlarının örgütle ilişkisini belirten harf kodu" olduğu, "AD" kodunun Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişileri tanımlayan kodlamayı, "0" kodunun hakkında bilgi olmayan personeli ifade ettiği, UYAP entegrasyon ekranlarından yapılan sorgulama neticesinde de dava konusu olay sebebiyle davacı hakkında yürütülen başkaca adli soruşturma ve/veya kovuşturma bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakını ortaya koyacak başkaca bir tanık beyanının bulunmadığı, bu durumda; adli soruşturmalar aşamasında A.T.'nin ifadesinde, 2007-2013 yılları arasında Muş İli'nde görev yaptığı dönemde davacının sohbetlere katıldığını ifade ettiği, S.Ç.'nin ifadesinde, davacı hakkında "Ümit" olarak nitelendirilen hizmet hareketine küsen ancak geri dönmesi için çalışılması gereken şahıslardan birisi olduğunu beyan ettiği, davacı tarafından hem savunmasında hem de ceza yargılamasındaki sorgusunda, █████ Aralık 2013 tarihinden çok önce Muş İli'nde görev yaptığı dönemde çok kısa bir süre sohbetlere katıldığını ikrar ettiği, sonrasında sohbetlere gitmediği, davacının sohbetlere katılımın dini saiklerle ve █████ Aralık 2013 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğu, davacının █████ Aralık 2013 tarihiden sonraki dönemde ise, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibatını ve iltisakını gösterir bilgi ve belgenin davalı idarece ortaya konulamadığı, kendine özgü bir yapılanma modeli-örneği sergileyen Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün elinden sadır olan dijital veri niteliğindeki veri inceleme raporu içeriğinde davacının "AD" olarak kodlandığı ve bunun anlamının da örgüt literatüründe "Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişileri tanımlayan" ifade ettiği, bu kodlamanın davacının örgütle bağ kurmadığını teyit eder nitelikte olduğu, Mahkemelerince yapılan ara kararlara istinaden kamu kurum ve kuruluşlarından gelen müzekkere cevaplarında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibatını ve iltisakını gösterir farklı bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, davacının örgüt faaliyetlerine dahil olduğu veya irtibat ve iltisakını sürdürdüğü yönünde başka bir ifade ve tanık beyanı bulunmadığı, hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, davalı idare tarafından dava dosyasına davacının söz konusu örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı olduğuna ilişkin başkaca somut bilgi veya belge sunulmadığı dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat yahut iltisakının varlığına ilişkin değerlendirmenin yeterli bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu" kapsamında açılan ceza davasında davacının beraat ettiği anlaşılsa da; söz konusu ceza mahkemesi kararı incelendiğinde; davacı ile darbeden sonra tutuklanan askeri personel M.S. arasında yaklaşık 70 kez görüşme yapıldığı; davacı tarafından, bu görüşmelerin sebebinin, askeri personel M.S.'nın eşinin, davacının kızının da öğrencisi olduğu Lamia Danıç Anaokulu'nda anaokulu öğretmeni olduğu, söz konusu görüşmelerin bu nedenle yapıldığı şeklinde açıklanmışsa da, bu durumun, hayatın olağan akışına uymadığı, HTS kayıtlarında tespit edilen M.S. adlı askeri personel ile, kızının öğrenciliğiyle ilgili olarak bu kadar sık görüşmeyi gerektiren bir neden olmadığı, öğrencilikle ilgili görüşmenin, M.S. ile değil de öğretmen olan eşiyle yapılmasının hayatın olağan akışına daha uygun olacağı; bu bakımdan, söz konusu HTS kaydıyla ilgili olarak davacı tarafından yapılan açıklamanın makul ve mantıklı kabul edilemeyeceği; yine davacı ile dava dışı polis memurları arasında da çok sayıda HTS kaydının tespit edildiği; ceza dosyasına yansıyan tanık beyanına göre davacının 2007-2013 yılları arasında örgütün sohbet toplantılarına katıldığı; ceza mahkemesince davacı hakkında yapılan değerlendirmede de; davacı hakkında elde edilen delillerin, örgüt üyeliği için yeterli seviyede kabul edilmese de, elde edilen delillerle davacının örgüte sempati duyduğunun kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tespitte bulunulduğu; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olduğu düşünülen birkaç kişiyi teşhis ederek bu kişilerle ilgili bilgileri Savcılık makamına sunduğu; söz konusu bilgi ve teşhisleri de örgüt sohbetlerine katılması nedeniyle verdiği; her ne kadar Mahkemece 2013 yılından sonra örgütle ilgisini kestiğinden bahisle davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmişse de, davacının 2007-2013 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütünün sohbetlerine katıldığı, FETÖ/PDY'ye üyelikten tutuklanan askeri personelle darbeden sonra 70 kez HTS kaydı tespit edildiği, yine dava dışı polis memurlarıyla da HTS kayıtlarının bulunduğu, kendi ikrarıyla da Muş ilinde bir süre örgüt toplantılarına katıldığını kabul ettiği; yine, tanığın, davacı hakkında "Ümit" olarak nitelendirilen ve örgüte küsen ancak geri dönmesi için çalışılması gereken şahıslardan birisi olduğu yönünde beyanda bulunulduğu, bu şekilde davacının geçmişte de FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantı içerisinde olduğu, ancak örgüte küsmesi nedeniyle geri kazanılmaya çalışılan kişi konumunda olduğu, bu şekilde, davacıyla ilgili güncel bilgiler ile davacının geçmişte FETÖ/PDY içerisinde yer almış olmasının bir bütün halinde değerlendirilmesinde, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde somut ve objektif deliller ve bilgiler olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı (bağlantılı) olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmakla, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, başvuruya konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi isteminin de reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunmadığı, hiçbir yasa dışı oluşum içerisinde olmadığı, ceza yargılaması kapsamında toplanan deliller neticesinde beraat hükmünün kesinleştiği, kamu görevinden çıkarılması işlemine dayanak olarak gösterilen ve birkaç kere gerçekleşen sohbet ve toplantılara katılma eyleminin örgütün gerçek amacının henüz toplum tarafından bilinip açığa çıkmadığı kabul edilen zaman diliminde gerçekleştiği, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılan M.S. isimli şahısla telefon ile 70 adet görüşme yaptığı, bu konuşmaların, M.S. isimli şahsın eşinin, davacının kızının da öğrencisi olduğu Lamia Danıç Anaokulu'nda anaokulu öğretmeni olduğu, HTS kayıtlarında bahsi geçen telefon numarasının her ne kadar M.S. üzerine kayıtlı olsa da, davacının kızının anaokulu öğretmeni olan G.S. tarafından fiilen kullanıldığı, yine aynı şekilde müvekkilin, M.S. ile konuştuğu telefon hattı her ne kadar müvekkil üzerine kayıtlı olsa da fiilen davacının eşi olan E.Ö. tarafından kullanıldığı, gizli tanık ifadesi kapsamında elde edilen kodlama sonucunun FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir irtibat ve iltisakı olmadığını gösterdiği, SD kart kodlamasında AD kodlaması ile kodlandığı, Ad kodlamasının ise emniyet içerisinde fetö yapılanması dışında olan şahısları ifade ettiği, 2015 mart alan kodlamasında da müvekkilin AD kodlaması ile listede yer aldığı, 2015 mart alan dışı yani 2015 mart ayından sonra ise herhangi bir kodlamanın yapılmadığı iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, █████/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu kanun da █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.2) Davacıya İlişkin SüreçDavacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve...sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, anılan kararın █████/2019 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.B) İNCELEME VE GEREKÇE
:... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Örgütün kodlama sistemi hakkındaki bu bilgi ve belgeler incelenerek kodlama sisteminin nasıl işlediğinin, kodların ne anlama geldiğinin, kodlama verisinin adli makamlara intikali sürecinin, verilerin hukuki niteliğinin ortaya konulması ve buradan hareketle kodlama verilerinin iltisak ve irtibat yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.1- Kodlama Verisinin Adli Makamlara İntikal SüreciKodlama verilerinin adli makamlara intikali sürecinin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında ... kod adlı gizli tanığın dijital materyalleri teslim etmesiyle başladığı;Anılan Savcılığın █████/2017 tarihli yazısıyla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyali barındıran iki adet hafıza kartı ile bir adet cep telefonuna 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 127. maddesi gereğince el konulması, 134. maddesi gereğince birebir kopyasının alınması, inceleme yapılması, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi ve kopyalarının muhafaza edilmesinin talep edildiği,... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... Değişik İş sayılı kararıyla “...” (K) isimli şahıs tarafından 2 adet mikro sd kart ve bir adet cep telefonu olarak teslim edilen dijital materyallere CMK'nın 127. maddesi gereğince el konulması, bunlar üzerinde 134. maddesi gereğince inceleme yapılması, suç unsuru oluşturan kayıtlardan birebir kopya alınması, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi, kopyalarının muhafaza edilmesi yolunda karar verildiği,Bunun üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilen █████/2017 tarihli yazı ile anılan soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde inceleme yapılarak, elde edilen verilerin metin haline getirilmesi, kopyasının alınması ve muhafaza edilmesi, hazırlanacak rapor ile materyallerin ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talimatı verildiği,odlama verilerinin adli makamlara intikali sürecinin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında ... kod adlı gizli tanığın dijital materyalleri teslim etmesiyle başladığı;Anılan Savcılığın █████/2017 tarihli yazısıyla Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinden gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyali barındıran iki adet hafıza kartı ile bir adet cep telefonuna 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 127. maddesi gereğince el konulması, 134. maddesi gereğince birebir kopyasının alınması, inceleme yapılması, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi ve kopyalarının muhafaza edilmesinin talep edildiği,... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ...Değişik İş sayılı kararıyla “...” (K) isimli şahıs tarafından 2 adet mikro sd kart ve bir adet cep telefonu olarak teslim edilen dijital materyallere CMK'nın 127. maddesi gereğince el konulması, bunlar üzerinde 134. maddesi gereğince inceleme yapılması, suç unsuru oluşturan kayıtlardan birebir kopya alınması, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesi, kopyalarının muhafaza edilmesi yolunda karar verildiği,Bunun üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilen █████/2017 tarihli yazı ile anılan soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde inceleme yapılarak, elde edilen verilerin metin haline getirilmesi, kopyasının alınması ve muhafaza edilmesi, hazırlanacak rapor ile materyallerin ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talimatı verildiği,Anılan talimat kapsamında, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca, bahse konu dijital materyali barındıran 2 (iki) adet Micro Sd kart ve cep telefonu ile ilgili imaj alma ve HASH değeri tespit işlemlerinin tamamlandığı, yapılan incelemeler neticesinde söz konusu dijital materyaller içeriğinde tüm Emniyet Teşkilatı personelinin kodlanmasına ilişkin bilgilerin de yer aldığının tespit edildiği,... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tespit edilen söz konusu kodlama verilerine yönelik olarak verileri teslim eden gizli tanığın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında beyanlarına başvurulduğu anlaşılmaktadır.Gizli tanık “...”un █████/2017 tarihli beyanında: “…Yaklaşık 8-9 yıl kadar önce de Emniyet mahrem yapısı olarak nitelendirdiğimiz yapıya dahil oldum. Bu yapıyı açıklamam gerekirse Türkiye Cumhuriyeti Emniyet teşkilatı ile ilgili polis okulları ve polis akademisine girişlerin takibi, giren cemaat mensuplarının davranış ve strateji tarzlarının belirlenerek uygulanması, okuldan mezun olarak emniyet görevlisi sıfatıyla işe başladıktan sonra da bu kişilerin takibini gerçekleştirir, bu doğrultuda toplantılar düzenleyerek örgüte mali kaynak sağlanması ve örgüt içerisinde yer alan emniyet görevlilerinin gerektiğinde görevlerinin gereğine aykırı olarak örgüt talimatları doğrultusunda ve örgütün hedeflerini gerçekleştirmesine yönelik işlemleri yürütür. Bu kişiler benim dahil olduğum süre zarfında sivil kişilerden oluşmaktaydı. … Mahrem hizmetler yapısı Türkiye genelinde Marmara (İstanbul), ..., Ege (İzmir), Gaziantep ve Erzurum olmak üzere 5 bölgeye ayrılmıştı. … Biz mahrem imamlar olarak genellikle ... ilinde ayda bir olmak üzere toplantılar düzenlerdik. Aramızdaki irtibatı kendi adımıza kayıtlı olmayan telefon hatları ile çok ayrıntıya girmeden toplantı yerini kararlaştırırdık. Bu toplantılara 5 bölgenin sorumluları olan kişiler katılırdı. Bu toplantılara ben de iştirak etmekteydim. Bu kartlarda ele geçirilen bilgiler bu süreç içerisinde toplantılarda kayıt altına alınan bilgiler ve aynı süreçte öğrenerek kayda geçirdiğim bilgilerdir. Kartların incelemesi ile de anlaşılacağı üzere örgüt tarafından emniyet teşkilatı içeresinde yer alan herkesin yakın veya uzak olup olmadığı, örgüt ile ilgili kanaati, mezhebi, dünya görüşü, siyasi görüşüne göre sınıflandırmalar yapılmıştır. Bahsettiğim 5 bölge altında kendi içerisinde bu bölgelere bağlı küçük bölge olarak adlandırdığımız alt bölgeler vardır. … Alt bölgelerden toplanan bilgiler, himmet olarak tabir ettiğimiz paralar 5 bölgenin üst düzeydeki temsilcilerine aktarılır, bu şekilde bir bilgi ve maddi kaynak havuzu oluşturulmuştur. Tüm personel ile ilgili bilgiler de bu şekilde kayıt altına alınmış bulunmaktadır…. Güncel Lise Kitabı başlıklı dosyada Türkiye’de görev yapan tüm polis memurları ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Tüm Emekli kitabı listesiyle, bu liste emniyet teşkilatından emekli olan çeşitli rütbelerde olan rütbeli personeli göstermektedir. Tüm Liste kitabı listesiyle, EGM de bulunan tüm personelin FETÖ açısından derecelendirmesini belirtir excel tablosudur. Bu listede FETÖ mensubu olan/olmayan tüm personel yer almakta ve bunlara aşağıda açıklayacağım kodlamalarla bir sistematik kurulmuştur. Bu liste incelendiğinde EGM de FETÖ mensubu olan ve olmayan kişiler ayırt edilebilir. Bu liste 2016 Nisan ayında hazırlanmış bir listedir…” hususlarına yer vermek suretiyle örgüt içi kodlama sisteminin işleyişi hakkında bilgiler verdiğinin tespit edilmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, yapılan tespitler doğrultusunda, Emniyet Teşkilatı personeline ilişkin hazırlanacak bireysel raporların ilgili birimlere gönderilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.2-Kodlama Sisteminin TanımlanmasıGizli Tanık ...'dan dijital materyal içeriğinde tespit edilen Emniyet Teşkilatı personeline yönelik dosyalar ve dosya içeriklerinde geçen harflerden oluşan kodların ne anlama geldiği sorulduğunda;... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyası kapsamında verdiği █████/2017 tarihli ifadesinde, “...Güncel Lise Kitabı başlıklı dosyada Türkiye'de görev yapan tüm polis memurları ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Bu bağlamda No alt başlığı ile bu kişilerin sicilleri, Y.O kazanma durumu alt başlığı ile memurluktan amirliğe geçiş sınavını kazanıp kazanmadığı, N alt başlığı ile az önce bahsettiğim 5 bölge, A başlığı altında 5 bölgeye bağlı küçük bölge dediğimiz alt bölgeleri, İ alt başlığı ile küçük bölgelere bağlı diğer iller, İlçe başlığı ile bağlı olan ilçeler, AO başlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışan tüm görevlilerin örgüt üyesi olsun veya olmasın isimleri, Soyadı başlığı altında bu kişililerin soyadları, C başlığı altında cinsiyeti, yıllık ödev başlığı ile kişilerin çalıştığı emniyet birimi veya şubeyi ,TLF başlığı ile bu kişilerin gerçek telefon numaraları, Medeni durum başlığı ile medeni hali, Eş adı başlığı ile evli olan kişilerin eşlerinin isimleri, Eş meslek başlığı ile eşlerinin çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise ne iş yaptığı, Eş devam başlığı ile eşlerinin sohbet olarak nitelendirdiğimiz toplantılara katılıp katılmadığı, 2015 BB başlığı ile yine büyük bölge olarak kastettiğimiz bölgeler, 2015 Mart alan başlığı ile bu kişilerin FETÖ/PDY örgütüne bakış açısını göstermektedir,...” şeklinde,... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında verdiği ifadesinde ise, “…Genel olarak EGM personelini örgütsel tasnifleme ile beşe ayırmak mümkündür. Bunlar; ALAN DIŞI, İLGİ, ALAN İÇİ, ÜMİT ve SERHAT olarak nitelendirilebilir...ALAN DIŞI; Emniyet Teşkilatında görevli bulunduğu süre zarfında örgüt ile bağlantısı olmayanlar olarak nitelendirilebilir. Özellikle Alan Dışı kısmında yer alan personelin kodlamaları, birlikte çalıştığı alan içinde yer alan örgüt mensubu emniyet teşkilatı personellerinden (EA, SAY, A4, A5, B4, B5 vb. kodlamasına sahip kişiler) alınan bilgiler neticesinde verilmiştir… Ayrıca ilgili personelin hayata bakış açısı, yaşam tarzı, aile yapısı, mezhebi ve inancına ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapılarak kodlama/fişleme yapılmıştır...İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir. Zaten hedef olarak kendilerine de verilir. Bu nedenle sahada görevli mahrem sorumlular ilgilendikleri öğrencilerin belirli aralıklarla alana aktarımını sağlarlar...ALAN İÇİ; Bu kısımda yer alan kodlamalara sahip kişiler, örgütün içerisinde yer alan kişilerdir. Bu alanda bulunanlar belirli bir aşamadan geçtikten sonra bu alana dahil edilir. Burada birden fazla kodlama bulunmaktadır.Alan içinde bulunan örgüt mensupları, örgütün sohbet toplantılarına katılır, himmet verir (özel durumlar hariç) çalışmış olduğu birimdeki diğer personeller hakkında bilgi aktarabilir, eğer KOM, TEM, İstihbarat gibi kritik birimlerde çalışıyor ise örgütün herhangi bir şahıs ile ilgili olarak bilgi alması gerekiyor ise şubesinde bulunan bilgiyi temin ederek kendisinden sorumlu olan abiye aktarabilir, Vekil olarak sorumluluk alabilir.Kısacası bu alandaki şahıslar gerektiğinde görevlerinin gereğine aykırı olarak örgüt talimatları doğrultusunda ve örgütün hedeflerini gerçekleştirilmesine yönelik işlemleri yürütür, örgütü tamamen benimsemiş kişilerdir. Bu kişilerin içerisinde, çekirdekten yetişmiş, örgüt tarafından gerek sınav sorularının verilmesi ile gerekse mülakatlarda referans olunmak sureti ile emniyet teşkilatına yerleştirilmiş kişiler olabileceği gibi, örgüt ile okulda veya meslekte tanışarak örgüte katılan kişiler de bulunabilir.Örgüt, emniyet teşkilatındaki üst düzey atamaları, emniyet teşkilatı için önemli olan kritik birimlerde çalışacak rütbeli veya rütbesiz personeli genel olarak bu alandan seçerek yerleştirirdi. Çünkü bu alanda yer alan kişiler, yukarıda da açıkladığım gibi örgüt kendisinden bir bilgi isterse yerine getirebilecek durumdaki kişilerdir...ÜMİT; Hayatının bir döneminde aidiyet duygusuna sahip olmuş, en az 6 ay boyunca örgütsel toplantılara devam etmiş, örgütün mahremiyetine ve hiyarerşik yapılanmasına dahil olmuş (istişare sistemi-duanamaz-literatür), bu yolda ilerlerken herhangi bir sebepten dolayı, örgütten kopmuş olan şahıslara ÜMİT denir. Örgütün mahrem yapılanması açısından ÜMİT durumuna düşmüş kişiler aşırı derecede önemlidir, ÜMİT konusu ile ilgili olarak hatırladığım kadarıyla özel gündemler oluşturulurdu; ÜMİT konusu ile ilgili olarak örgüt liderine atfedilen “Beni her vakit kabeye ışınlasanız, bir ümit erinin düzelmesi kadar sevindiremezsiniz. Ümit bağrıma saplanmış bir hançerdir. Çözümü dünyada bulamazsak öbür taraftan getirmeli. Kendi evlatlarımızın kaymaması için nasıl dua ediyorsak, bu işi yapanlar olarak bizde öyle dua etmeliyiz. Normal Müslümanlık performansı yetmez ekstra Müslümanlık ister. Yoğunlaşma olmalı, yeni yöntemler keşfedilmeli, sıfırlama mümkün mü bilmiyorum ama sıfırlama peşinde olalım” şeklinde söylemlerinden bahsedilirdi. Hatta ÜMİT bir kişinin kazanılması ile ilgili nasıl bir yol izlenmesine ilişkin ayrıntılı sunum ve notlar hazırlanırdı. Dijital materyaller içerisinde de bu minvaldeki sunum ve notlarda bulunabilir. Bu noktada şu anda adını hatırlamadığım bir ümitle ilgili olarak kazanılması amacıyla hali hazırda Afrika ülkesinde görevlendirilen bir mahrem sorumlusunun (abi) masrafları karşılanarak getirilmesi ve şahısla görüşme yapılması gündeme alınmıştı. ÜMİT durumunda olan kişi, örgütün mahrem yapısının işleyişini öğrenmiş, mahrem sorumluyu tanıyan ve dolayısı ile örgütsel toplantılara diğer katılanları da bilen bir kişi olması nedeniyle, ÜMİT durumundaki şahsın, örgüte ihanet ederek karşı tarafa geçmesi halinde oluşabilecek durumlara tedbir almak amacıyla ÜMİT konusuna örgütün bu kadar yoğunlaşmasını şimdi daha iyi anlıyorum. Mahrem yapının işleyişinde, bir kez mahrem sorumluyla tanışıp, örgütsel toplantılara katılan, kendisinden görevinin gereği dışında, örgütün menfaati doğrultusunda iş ve işlem yapması istenilen şahısların, örgütten ayrılması kendisi açısından mümkün ancak örgüt açısından mümkün değildir. En sert şekilde örgütü eleştirerek ayrılan kişiler bile ÜMİT olarak değerlendirilir...SERHAT; █████ Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde korku nedeniyle yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu, bu örgütün yine üst düzey bir toplantısında gündeme geldi, o zamana kadar rastlanılmayan şekilde yoğun bir “ÜMİT” durumu ortaya çıktı. O toplantıda bu kadar çok ÜMİT’in olamayacağı, sürecin normale dönmesi ile pek çoğunun tekrar geri geleceği inancıyla ayrı bir kodlama yapılması gündeme geldi ve “SÜRECİ” ifade eden “S” kodu üretildi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Aynı ifade içeriğinde, diğer alt kodlamalara ilişkin olarak ise:"OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır...KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa █████ Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir...ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.3- Kodlama Sistematiğinin İşleyine Dair Diğer BeyanlarUYAP üzerinden erişilen ceza yargılaması kayıtlarının incelenmesinden, örgüt tarafından oluşturulan kodlama verilerinin anlamlandırılmasına yönelik olarak, gizli tanık ... tarafından ifade edilen bilgiler ile örtüşen beyanlar bulunduğu görülmektedir:... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında, M.K.’nın Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce alınan █████/2017 tarihli ifadesinde, “Benim grubumda yer alanların tamamı polis memuruydu. Çoğunluğu karakol ve asayiş birimlerinde çalışan sivil ve resmi polislerdi. KOM, TEM, İstihbarat birimleri ile rütbeli personeller özel birim olarak kabul edilir bunların sohbet verenleri de özel olarak seçilirdi o yüzden benim grubumda bu kişiler yoktu. Biz hatta bu sohbet veren kişilerinde kim olduğunu bilmezdik. O birimlerin ayrı ayrı kodları olur. Örneğin İngilizce Coğrafya Tarih gibi kod isimleri farklı verirdi. Ancak benim ilgilendiğim polislerin bir kodlaması varmı yokmu bilmiyorum. Çünkü bizim bölümlerimiz kritik bölümler değildi. İ.T. 2013-2014 ortalarına kadar bizden sorumlu idi. 2014 ten sonra ... Sosyal Bilgiler öğretmeni olan ... kod adlı B.E. geldi. Bu sorumlularda bir flash bellek bulunur bu flash belleklerin kod adı YGS dir. Flash Bellek içerinde kim hangi bölüme bakıyor ilgilendikleri kişiler kimlerdir. Bu kişilerin bilgileri yer almaktadır. Bu bilgilerde sohbetlere katılan her bireyin mesleki ailevi ve kişisel iletişim bilgileri, bu kişileri ilgi alanları zaafları özel yetenekleri eğitim bilgileri hangi alanda kullanılabileceği, örgüte ne kadar himmet verdiği, ne kadar yardım yapabileceği bilgileri ile kimlerin cemaate dahil edilebileceği yeni atanan tüm memurların kişisel bilgileri bu memurlardan cemaate dahil edilebilecekler ve edilemeyeceklerin başka cemaatlerle ilgisi bulunanların bilgileri yer alır. Bu kişilere sınıflama kodu verilir. Sınıflama kodunda 1 Kodlu kişiler cemaate gelmeyen ancak gelme ihtimali olan özellikteki kişileri gösterir 3 Kodlu kişiler Cemaat sohbetlerine düzenli katılan kişileri gösterir, 4 KOD lu kişiler Sohbetlere düzenli gelmekle birlikte himmet ve yardımlarını düzenli yapan kişileri gösterir bu kişilere Eşit Ağırlıklı (EA) Kodu da denilir, 5 Kodlu kişiler Aktif olarak örgütçe görevlendirilebilecek kadar örgüte sadık kişileri gösterir, 5 Kodununda bölümleri vardır örneğin 5 A Kodlu kişi listesi Sorgusuz bütün verilen görevleri yapabilecek kişileri gösteren listedir. Ben bu listeyi B.E. nda gördüm bana göstermesinin nedeni de bir gün benden sohbet verdiğim kişilerle ilgili detaylı özel hayatı gerektiren bilgiler sorunca ben de neden böle bir soru soruyorsun dediğimde kendisi İnternet Bağlantısı olmayan sadece bu flaşın takılı bulunduğu ve kendi sorumluluğunda bulunan bilgisayara bu flaşı taktı ve bana bu bilgileri gösterdi. Hatta kendimi bu listede 5. KOD da gördüm. Bu flaş bellek her bilgisayarda çalışmaz TRUECRYPT denilen Disk şifreleme programı ile çalışmaktadır. Bu program yine hem flashta olmalı hem bilgisayarda olmalıdır aksi takdirde bu flash yine kullanılamaz. Bana gösterdiği EXCELL formatlı bu listede sadece benim bilgilerimin yerini bana gösterdi. Bu listede benim sohbet verdiğim ... deki tüm polis memurları bu listede benim ismimin altında yer alıyordu. Bu sistemi kimseye göstermezler gizliliği için çok büyük çaba sarfedererdi.“ şeklinde beyanda bulunmak suretiyle kendisinin 5. derecede kodlandığını ikrar suretiyle teyit etmesinin yanı sıra, örgütün kodlama sisteminin işleyişini, veri giriş sisteminde belirli bir programa ve şifrelemeye ihtiyaç duyulduğunu, veri girişinin mahrem sorumlular tarafından yapıldığını, örgütün kodlamaya muhatap olan kişileri nasıl derecelendirdiğini açıklayan bilgiler verdiği,... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun ... tarih ve İddianame No:... sayılı iddianamesinde yer verilen M.F.T.’nin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadesinde, “...Bizlerin bu yapı içerisindeki görevlerimize gelince Sohbet gruplarına katılan polislerin öncelikle listeleri oluşturulurdu, bu listeleri sohbet hocalığı yapan benim bir altımda bulunan sohbet grup abileri herkes kendi grubunda bulunan personelin listesini hazırlar ve bu sohbete katılan polis memurları hakkında gerekli bilgileri düzenleyerek şahısların sohbete katılımları, himmetlerini düzenli verip vermediklerini ve sadakatlarını ölçeklendirme yapılarak 1-3 ve 5 numara ile derecelendirilerek şahsın bağlılığını gösterirdi. Bu dereceler içerisinde en yüksek derece 5 oluyordu bu derece ile derecelendirilen memur Fetö Terör örgütüne cemaate yani hizmete bağlılığı olduğu anlaşılırdı, en düşük derecede bulunan memurlara da herhangi bir dışlama söz konusu olmazdı aksine şahıslar ile daha çok ilgilenilmesi gerektiği belirtilirdi. Bu hazırlanan listeler rapor halinde bizden sorumlu olan Emniyet Müdürlüğü Polis memurlarından sorumlu olan imam olan C.D.nin bizleri ziyarete geldiğinde, bende sohbet gruplarında sorumlu abileri çağırıp gerekli bilgileri bu abimize verirlerdi C.D.’de yanında getirdiği bilgisayarına bunları kayıt ederdi ....” yönünde beyanda bulunmak suretiyle kodlamanın nasıl yapıldığı hakkında bilgi verdiği:... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki ... tarihli duruşma tutanağında yer verildiği üzere, A.K.nın ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan █████/2017 tarihli ifadesinde, “Bu kamp daha önce belirttiğim villada gerçekleşti. Bu kamp yıllık olarak belirli periyotlarla yapılan personel yetiştirme programlarından birisiydi. Benim yeni katılmam nedeniyle ayrıntılı olarak gerçekleşti. Hem maneviyat olarak yani kuran tecviti, risale bilgisi dini bilgilerin yanında mesleki bilgiler öğretiliyordu. Mesleki bilgiden kasıt Emniyet Müdürlüğü teşkilatını ayrıntılı olarak anlatıp cemaatin bu teşkilattaki faliyetleri anlatılıyordu. Polis memuru ile amir arasındaki farklar, komiser olmanın şartları, müdür olabilmenin şartları, müdürlerin kaç yıldızının bulunduğu, müdürlerin dereceleri ve yükselme şartları, hangi derecedeki müdür hangi göreve getirileceği anlatılmıştı. Villada başlayan sinevizyonlu seminerlerde ayrıntılı bilgiler aldık. Cemaat için en önemli birimlerin Terör(Tarih), Kaçakçılık(kimya), istihbarat(İngilizce) olduğu belirtilmişti. Amaç özellikle bu birimlere kendi adamlarımızı yerleştirmekti. Cemaat benim geldiğimde çok kan kaybetmişti. Özellikle bu üç birimdeki elemanı azaldığı için yapılacak operasyonları eskisi gibi önceden bilemiyordu. Bazen bize özellikle soruluyordu yokmu içerden haber alabilecek biri diyerek tepki veriliyordu. Bir örnek verecek olursam; emniyet bazı araçlar ayarlamış ve bazı cemaatçileri takip ediyormuş, bu bilgi üzerine harekete geçtiler ve bize de alttakilere sormamızı istediler bu araçların plakaları nedir kim öğrenebilir diye araştırmaya başladılar. Daha önceden olsaydı cemaat bu plakaları çok çabuk bulabilirdi. Seminerlerin en önemli gündem maddesi polislerin manevi durumları hakkındaydı. Her bir memurun okuması ve dinlemesi için maneviyat hedefleri burada belirleniyordu. Tabloya yansıtılıyordu. Ayrıca bu seminerde ilgilenilen kişilerden bahsediliyordu. Cemaat kendisine yakın kişilerin yanında dışarıdan kişiler kazanıyordu, bunun listesi yapılmıştı. Bazen kendi personelini kaybediyordu fakat bunları yine bırakmıyor ve ümit arıza denilen grup oluşturup bu başlık altında sohbet ağabeylerine teslim edilip diğer memurlar tarafından ilgilenmesi sağlanıyordu. Bu şekilde geçmiş hafızası kaydedilip kontrol ediliyordu. Seminer içerisinde bütün emniyet birimleri ve alt birimleri anlatılıp bunlara kod isimler verilmişti. Dışarda konuşmalarda ve iletişim araçlarında emniyet birimlerinin kod isimleri ile bahsedilirdi. Bu yetiştirme seminerlerinde emniyetin hiyerarşik yapısı, yükselme ve terfi işlemleride anlatılmıştı. Bir personelin iş yerinde nasıl tedbir yapacağı, arkadaşları ile nasıl konuşacağı apartmandaki komşularla nasıl konuşacağı hayatını dışarıya nasıl aksettireceği çocuğunu hangi okula yazdıracağı bu kamplarda ayrıntılı anlatılmıştı. Yani bu kampta benim yapacağım işin her ayrıntısı anlatılmıştı.” şeklinde beyanda bulunmak suretiyle örgütün bütün emniyet birimleri ve alt birimleri dahil olmak üzere özellikle kadrolaşmak yönünden önemli gördüğü birimleri "tarih (terör)", "kimya (kaçakçılık)" ve "ingilizce (istihbarat)" olarak kodladığı ve bu birimlerden kritik bilgiler edinmeye çalıştığı hakkında bilgi verdiği;... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve İddianame No:... sayılı iddianamesinde yer aldığı üzere, ... soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olan B.Y.’nin ifadesinde özetle, ''2012 ile 2016 yılları arasında ... ilindeki emniyet mahrem yapısı içerisinde örgüt mensubu polis memurluğundan geçme komiser ve komiser yardımcılarından sorumlu olarak görev aldığını, mahrem yapılanma hakkında detaylı şekilde bilgi sahibi olduğunu, mahrem yapının Türkiye'de beş büyük bölgeye ayrıldığını, küçük illerin birleşerek beş büyük bölgeden birine bağlandığını, bir kaç ilin birleşmesi ile alt bölgeler oluşturulduğunu, illerde ''müdür, zümre başkanı ve öğretmen'' olarak adlandırılan birimlerin olduğu, öğretmenlerin kendi aralarında ''rehber, ümitçi, arama-taramacı, sosyal medyacı ve kasa'' olmak üzere görev bölümü yapıldığını, akademiden mezun olan ve komiser yardımcısı ve yukarı rütbedeki memurlardan ''üniversite öğrencisi'' diye adlandırıldığı, polis ve baş polis memurlarının ''lise öğrencisi” olarak adlandırıldığı, meslekten geçen komiser yardımcısı, başkomiser ve müdür rütbesinde bulunan memurların yüksek okul öğrencisi olarak adlandırıldığını, mahiyetinde bulunan komiser ve komiser yardımcılarının özelliklerine göre harf ve rakamlarla katagorize ettiklerini, bu şekilde örgüt içerisindeki konumlarının tayin edildiğini, mahrem yapı içerisinde ... kod adını kullandığını, meslekten geçen komiser ve komiser yardımcılarından ... ilinde yalnızca kendisinin sorumlu olduğunu, emniyet içerisindeki tayinlerin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını, mahiyetinde bulunan komiser ve komiser yardımcılarından düzenli olarak kendi evinde veya komiser ve komiser yardımcılarının evinde sohbet yaptığını, bir çoğuna bylock isimli programı yüklediğini, himmet adı altında maaşının belli bir kısmını aldığını, kurban parası aldığını, mahiyetinde bulunan kişilere karşı yapmış olduğu faaliyetleri ... ilinde bulunan üstü konumundaki ... kod adlı Y.K.'ya ilettiği(ni)…'' belirtmek suretiyle içerisinde mahrem sorumlu olarak görev aldığı örgütün bölge ve il yapılanması, görev dağılımı, rütbeli ve rütbesiz personelin ne şekilde kodlandığı, kodlama sistemi, kodlama sistemine bağlı olarak atamaların yapıldığı hususlarında bilgiler verdiği görülmektedir.Öte yandan, örgütün kodlama sisteminin işleyişine ve ne için kullanıldığına dair bilgiler içeren yukarıdaki beyanların dışında, kodlama verilerinin ne anlama geldiğini ve doğruluğunu teyit eden ifadelerin de bulunduğu görülmektedir:... Cumhuriyet Başsavcılığının... ve... iddianame numaralı iddianamelerinde yer verildiği üzere, A.K., S.K. ve H.Ş. isimli kişiler hakkında düzenlenen sırasıyla █████/2018, █████/2019 ve █████/2019 tarihli veri inceleme raporlarında adı geçenlerin “vekili” olarak kodlandığı görülen A.G. İsimli kişinin ifadesinde “...Bana hitaben sen başka bir grupla beraber olacaksın ve grubun 4 kişi olacak dediler. Bunu bana ... isimli sivil şahıs söyledi. Süreçten önce sohbetlere katılan ve sonra bırakan bazı isimler vardı, Bu isimler A.K., Y.D. isimli şahıslardır. Yeni grupta ise C.E. ders verecek olan şahıs, H.Ş., S.K. ve ben yer aldık. Genel her hafta grup içinde birimizin evinde toplanıyorduk. Sohbet edip dini konular hakkında görüş alışverişinde bulunuyorduk. Bizim bu grupla ... isimli sivil bir şahıs ilgilenmeye başladı..." beyanında bulunmak suretiyle “vekil” kavramının sivil sorumlunun yerine görev yapan sorumlu kişi anlamına geldiği ile anılan iddianamede yer verildiği üzere A.G.nin kendisi hakkındaki “SAYV” kodlamasının doğruluğunu teyit ettiği görülmektedir.İ.B. isimli kişinin ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında İ.K. isimli kişi hakkında verdiği ifadesinde, “2007 veya 2008 yılında olay yeri şube abisi olduğunu, sanığın (İ.K.) grup abisi olarak kendisinin yardımcısı olduğunu” belirtmek suretiyle kendisinin şube abisi olduğunu ve İ.K. isimli şahsın yardımcısı olduğunu ikrar ederken, aynı zamanda İ.K. hakkında düzenlenen █████/2019 tarihli veri inceleme raporunda İ.K.nın “vekil” olarak kodlandığı yönündeki bilgiyi teyit ettiği anlaşılmaktadır.4- Kodlama Verisinin Hukuki NiteliğiÖrgütün kodlama sisteminin tüm emniyet personelini kapsadığı, bu çerçevede örgütün etki alanı dışındaki kişileri "alan dışı" kategoride, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülen kişileri "ilgi" kategorisinde, örgütün etki alanına dahil edilen kişileri "alan-içi" kategoride, örgütün etki alanında iken çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine giren kişileri "ümit" veya "serhat" kategorileri içerisinde kodladığı; her bir kategori içerisinde kişinin derecelendirildiği çeşitli alt kodların bulunduğu, söz konusu kodlamaların kişinin öngörülen süreler içerisinde belirli faaliyetlerden oluşan safhalardan geçirilmesi suretiyle yapıldığı ve kodlamanın periyodik aralıklarla tekrar edildiği anlaşılmaktadır.Böylece, örgüte yeni kazandırılacak kişilerin tespit edilip ilgilenilmesi, örgütün etki alanına dahil edilmesi ve örgütten uzaklaşanların ise engellenmesi suretiyle örgütün emniyet teşkilatı içerisinde kadrolaşmak, bu yapılanmasını korumak ve güçlendirmek amacıyla bir bilgi ve kaynak havuzu oluşturulduğu değerlendirilmektedir.Kodlama verilerini içeren dijital materyalin adli makamların kararı uyarınca ceza usulünün gerektirdiği sürece uygun olarak elde edildiği, incelendiği; bu inceleme ile kodlama sistematiğinin nasıl işlediğinin ve kodların ne anlama geldiğinin, gerek gizli tanık ...'un beyanları gerekse dijital veri içeriğindeki tespitler dikkate alınarak açıklığa kavuşturulduğu, daha sonra söz konusu tespitlerin kişisel raporlara dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Öte yandan, gizli tanık ...'un kodlama sistematiğinin işleyişine ve anlamlandırılmasına ilişkin söz konusu beyanlarının, kovuşturma makamlarına teslim ettiği dijital materyal içeriği ile örtüşmesinin yanı sıra, yukarıda yer verildiği üzere, üçüncü kişilerin beyanlarıyla da örtüştüğü görülmektedir.Nitekim, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin █████/2023 tarih ve E:██████████, K:██████████ sayılı kararında, “…anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, ... Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan ... tarih ve ... Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde elde edilen bilgilere ilişkin raporların, müsnet suç yönünden; gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir delil olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu..." değerlendirmesine yer verilmiştir.Ayrıca, Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararlarında, başvurucuların örgüt tarafından kodlanmış olmasını kuvvetli suç belirtisi olarak kabul etmiştir. (AYM Kararları: 01/7/2020 tarih ve ██████████ Başvuru Numaralı kararı & 41; █████/2019 tarih ve ██████████ Başvuru Numaralı kararı & 40; █████/2020 tarih ve Başvuru Numarası: ██████████ Başvuru Numaralı kararı & 48)Netice itibarıyla, kodlama verilerinin bir kamu görevlisinin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının değerlendirilmesinde esas alınabilecek hukuka uygun veri niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.5- Kodlama Verisinin İltisak ve İrtibat Yönünden DeğerlendirilmesiAnayasa'nın 129. maddesinin 1. fıkrasında, "Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler" kuralına yer verilmiştir.Bu kural doğrultusunda, Anayasa Mahkemesi kamu görevlisi olmanın sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında bazı külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı sınırlamalara tabi olmayı da gerektirdiğini, kişinin kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayıldığını, kamu hizmetinin kendine has özelliklerinin bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kıldığını ve kamu görevlilerinin statülerinden kaynaklanan ve katlanmak zorunda oldukları yükümlülüklerden birisinin de Anayasa'nın 129. maddesinde öngörülen sadakat yükümlülüğü olduğunu vurgulamaktadır. (AYM GK Kararı: Başvuru No.██████████, █████/2021, p.67-68)Aynı doğrultuda, AİHM'de "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir. AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (AİHM Kararları: Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No:████████ ve ████████, █████/2004, p. 52, 57; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, p.28).Dava konusu kararın dayanağı olan 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesindeki düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs eden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı tespit edilen kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır."İltisak" ve "irtibat" kavramlarının nasıl tanımlandığı hususuna gelince, Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında, iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', "irtibatlı" kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Aynı kararda, terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olma durumu farklı şekillerde ortaya çıkabileceğinden bunların kanun koyucu tarafından önceden belirlenmesi ve kanunda tek tek sayılması zorunluluğundan söz edilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramları genel kavram niteliğinde olmakla birlikte, bunların belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, hukuki nitelikleri ve objektif anlamlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceği ifade edilmiştir.Anayasa Mahkemesi; olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikeler gözetilerek olağanüstü hâl döneminde terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı bulunulup bulunulmadığının tespiti bakımından, terör örgütleriyle bağın varlığı konusunda yapılacak değerlendirmenin olağan dönemde yapılacak değerlendirmeden farklı olabileceğini; olağanüstü dönemde iltisak ve irtibat tespitine dayalı olarak kamu görevinden çıkarılma kararı verilirken söz konusu bağın “sübut” derecesinde ortaya konulmasının aranmadığını, bu yönde bir "değerlendirme" yapılarak "kanaat" oluşturulmasının yeterli görüldüğünü, belirli bir tür delile dayanma zorunluluğu öngörülmemiş olmakla birlikte bu yönde bir kanaate varılırken keyfilikten uzak durulması gerektiğini belirtmiştir. (AYM Genel Kurul Kararı: E:2016/6 (Değişik işler), K:███████, █████/2016, p.85-88; AYM Kararı: E:███████, K:███████, █████/2019, p-30-33)Bu çerçevede, yukarıda sistematiği ve adli makamlara intikali süreci anlatılan örgüt içi kodlama verisinin, bir kamu görevlisinin terör örgütü ile iltisak veya irtibatının ortaya konulması için yeterli olup olmayacağının tartışılması gerekmektedir.Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır.Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu çerçevede, yukarıda yer verilen beyan ve tespitlerin incelenmesinden; örgüt tarafından "alan-içi" kategoride kodlanmış olmanın, örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanışmak gibi faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak anlamını taşıdığı görülmektedir.Dolayısıyla, bir emniyet mensubunun FETÖ/PDY terör örgütünün toplantılarına katılmak, örgütün diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyet aşamalarından geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle "alan-içi" kategoride kodlanmış olmasının, örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, gerek Anayasa Mahkemesi gerekse AİHM, bir delilin başka delillerle desteklenmemesi durumunun tek başına yargılamanın hakkaniyetini zedelemeyeceğini, delilin güçlü olmasına ve güvenilirliği konusunda riskin bulunmamasına bağlı olarak destekleyici delil ihtiyacının da zayıflayacağını vurgulamaktadır. (AYM Kararı: Başvuru Numarası: ██████████, 04/6/2020, p.108; AİHM Kararları: Bykov/Rusya [BD], B. No: ███████, 10/3/2009, p.89,90; Ilgar Mammadov/Azerbaycan (No.2), B. No: ██████, █████/2017, p. 208, 209).6- Kodlama Verisi Tespitinin Davacı Yönünden DeğerlendirmesiYukarıda değinildiği üzere, kişi hakkındaki örgüt kodlama verileri, hukuka uygun ve kişinin örgütle iltisak ve irtibatı bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olabilecek nitelikte somut bir veri niteliğindedir.Dosyada bulunan, davacı hakkında düzenlenen █████/2022 tarihli veri inceleme raporununu incelenmesinden, davacının "2015 Mart Alan" kısmında "AD", "Alan" kısmında ise "AD" olarak kodlandığı görülmektedir.Ayrıca, istinaf aşamasında dosyaya sunulan, davacı hakkındaki █████/2024 tarihli veri analiz raporunun incelenmesinden, davacının raporun "2011 Alan" kısmında "Dil", "2012 Nisan Alan" kısmında "Dil", "2012 Aralık Alan" kısmında "C", "2013 Haziran Alan" kısmında "AD", "2014 Kasım Alan" kısmında "AD" şeklinde kodlandığı görülmektedir.Bu itibarla, istinaf aşamasında dosyaya sunulan davacı hakkındaki █████/2024 tarihli veri analiz raporunun davacıya tebliğ edilip, cevap hakkını kullanabilmesi için ara kararı ile makul bir süre tanınması, belirlenen süre içerisinde cevap verilmesi ya da cevap verme süresi geçtikten sonra, davacı hakkındaki veri inceleme raporunda ve veri analiz raporunda yer alan kodların ve bu kodların içerisinde yer aldığı kategorinin karşılığı olarak tanımlanan aşama ve faaliyetlerin değerlendirilmesi suretiyle, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığının karara bağlanması gerektiğinden, "davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgili irtibat veya iltisakının varlığına ilişkin değerlendirmenin yeterli bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, özlük haklarının iadesi, parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.Öte yandan, davacının, M.S. isimli kamu görevinden çıkarılmış askeri personelle arasında 70 kez görüşme bulunduğuna ilişkin tespitte, bu görüşmelerin içeriği, hangi tarihlerde ve ne kadar süre görüşüldüğüne ilişkin dava dosyasında herhangi bir veri bulunmadığından bu hususun davacının iddiaları da gözetilerek araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi, özlük haklarının iadesi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.