Anahtar kelimeler: Kaynaşlı Kazı Telekomünikasyon Encümeninin Ksayılı İzinsiz Sekizinci Gelirleri Süreci Limited
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI)
: ...Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirket tarafından, izinsiz kazı çalışmaları yapıldığından bahisle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun Mükerrer 79. maddesi uyarınca davacı şirkete 1.282.779,95-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Kaynaşlı Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun Mükerrer 79. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarına karşı açılan davaların görüm ve çözümüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması, dava konusu idari para cezasının Kabahatler Kanunu kapsamında idari yaptırım niteliğinde olması ve dava konusu işlem dahilinde davacı ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren bir kararın da bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, dava konusu idari yaptırıma konu kalemlerin izinsiz altyapı kazısı iddiası ile üç kat tutarında zemin tahrip bedeli ve kazı alanının usulüne uygun kapatılmadığı iddiası ile iki kat tutarında zemin tahrip bedelinden oluştuğu, 5326 sayılı Kanun'un tüm genel hükümlerinin sadece idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren kabahatlerde uygulanabildiği, zemin tahrip bedeli tahakkukunun ise 5326 sayılı Kanun anlamında idari para cezası niteliği taşımadığı, zemin tahrip bedelinin ruhsatlandırma bedeli mahiyeti taşıdığı ve tüm altyapı şirketlerinden tahsil edilmekte olduğu, bu bedelin hukuka aykırı bir şekilde cezalı olarak tahsil edilmesinin ruhsatlandırma bedeline idari para cezası hüviyeti kazandırmayacağı, idarenin kamu gücüne dayalı, tek taraflı ve icrai nitelikte tesis ettiği idari işlem olan zemin tahrip bedeli tahakkukuna ilişkin dava konusu işlemin yargısal denetiminin idari yargı merciileri tarafından yapılması gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerinde tanımlanmış şartlara uyulmadan izinsiz altyapı kazısı yapılması ve kazı alanının usulüne uygun kapatılmaması nedeniyle dava konusu idari para cezasının uygulandığı, dava konusu idari yaptırım kararının 5326 sayılı Kanun kapsamında bir idari para cezası niteliğinde olduğu, diğer taraftan idari para cezasının ruhsatlandırma bedeli olduğu iddialarının hukuken kabul edilebilir olmadığı, nitekim 2464 sayılı Kanun'un Mükerrer 79. maddesi incelendiğinde de görüleceği üzere davaya konu yaptırımın idari para cezası mahiyetinde olduğunun açıkça belirtildiği, bu nedenle İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!