Anahtar kelimeler: Fetö Özlük Ksayılı Khknın Parasal Süreci Silahlı Milli Örgütüne Beşinci

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve .../... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K...sayılı kararıyla; her ne kadar davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraat kararı verilmiş ise de; söz konusu kararda HTS kaydı alınan ... ve ... numaralı sabit telefon hatlarının kayıtları incelendiğinde; bu hatlardan sanığın kullandığı... numaralı gsm hattının 2013 yılında 9 kez arandığı, bu aramaların hepsinin █████/2013 tarihinde değişik saatlerde yapıldığı, 4 aramanın ve iki aramanın kendi içinde arka arkaya yapılan aramalar olduğu, bu sabit hat aramalarından 19:19 saat diliminde yapılanın kendisi gibi askeri personel olan K.O ile ardışık olduğu söz konusu ardışık aramanın Samsun ilinde tespit edilen sabit hattan yapıldığı, konuşma sürelerinin 0 saniye olduğu,'' tespitlerine yer verildiği, davacının █████/2019 tarihli bilgi alma tutanağındaki ifadesinde: ''Lise 4'üncü sınıfta ders çalışmak amaçlı sınıftan giden arkadaşlar vardı. Lisede sınıf arkadaşım S.S (Jandarma Gn.K.llğlrıda 2014 mezunu astsubay) beni ders çalıştırmak maksadıyla Acıbadem 4 Yol civarında bulunan bir cemaat evin götürdü. Bu eve ben, İ.Y (soy isminden emin değilim sivil şahıs), F.Y (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay iken kendi isteği ile meslekten ayrılmıştır.), Ö.F.Y (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) ve S.S (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) ile birlikte sınavlardan bir iki gün önce ders çalışmak maksadıyla gidiyorduk. Bizimle ... isimli (Çanakkaleli olduğunu biliyorum) soyismini hatırlayamadığım bir cemaat abisi ilgileniyordu. Bu evde ders çalışıyor, namaz kılıyorduk. O dönemde ... isimli (Kendisini genellikle FEM Dershanesi'nin önünde görüyordum. Ancak FEM Dershanesi'ne gitmediğim için kendisinin öğretmen olup olmadığını bilmiyorum) bir cemaat abisi de bu eve ortalama ayda bir geliyordu. Kendisinin bize askeri okula girmemiz yönünde yönlendirmelerde bulunuyordu. Ancak ben askeri okula, kendi isteğimle, lisede dağıtılan broşür vasıtasıyla başvurdum. KAMYO ve JAMYO mülakatlarına iştirak ettim. S.S (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) ile birlikte Ankara'ya mülakatlar için geldik. Burada ... isimli cemaat abisi, Ö.F.Y (Jandarma Gn.K.llğlnda 2014 mezunu astsubay) ve F.Y (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay iken kendi isteği ile meslekten ayrılmıştır.) ile buluştuk. Burak bizi Dutluk olarak hatırladığım bir semtte bulunan bir eve götürdü. Bu evde 1-2 gün kaldık. Daha sonra mülakatlar bittikten sonra S.S (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) ile birlikte kendi imkanlarımızla İstanbul'a geri döndük. Askeri okula başladıktan sonra ... bana ya da S.S'a (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) telefonla ulaştı. Balıkesir'de olduğunu ve görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine S.S (Jandarma Gn.K.lığında 2014 mezunu astsubay) ile birlikte Balıkesir'de bulunan, yerini tam olarak hatırlayamadığım bir aile evine gittik. Bu evde normal şekilde sohbet ettik ve ayrıldık. Bu eve toplam 2-3 defa gittiğimizi hatırlıyorum. O dönemde cemaat evine gitmemeye karar vermiştim. KAMYO'da 2'nci sınıftayken hiçbir şekilde cemaat evine gitmedim. Mesleğe başladıktan sonra da cemaat ile herhangi bir şekilde temasım olmadı.'' şeklinde beyanlarda bulunduğunun görüldüğü, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak teşkil eden KHK hükmünde, terör örgütleri veya MGK'ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile üyeler arasındaki bağın "sübut" derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, bu yapı, oluşum ve gruplar ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü ve idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü tüm maddi kayıplarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi taleplerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkeme kararında hükme esas alınan █████/2019 tarihli bilgi alma tutanağındaki ifadenin davacıya değil, dava dışı E.C isimli şahsa ait olduğundan bu tespite ilişkin paragrafın gerekçeden çıkarılarak, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: FETÖ/PDY ile irtibatının bulunmadığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığından kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Davacı, Gölcük Deniz Üs Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Öte yandan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılamada davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne, 141. maddesinin 3. fıkrasında, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” düzenlemelerine yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (e) fıkrasında ise kararın dayandığı "hukuki sebepler" ile "gerekçe", kararlarda bulunacak hususlar arasında sayılmıştır.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olup, mahkemelerin kararlarını hangi hukuki ve maddi temellere dayandırdıklarını yeterince açık bir şekilde belirtme yükümlülüklerini ifade etmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesiyle, bir davanın gereğince görüldüğü ortaya konulmakta, tarafların etkili bir itirazda bulunabilmelerine ve kararın bir temyiz organı tarafından incelenmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca, adaletin tecellisinin kamuoyu tarafından denetlenebilmesi de ancak gerekçeli bir karar verilmesiyle mümkün hale gelmektedir.Bununla birlikte, gerekçeli karar hakkı, davanın taraflarının ileri sürdüğü her iddianın ayrıntılı bir şekilde karşılanmasını gerektirmediği gibi, temyiz mahkemelerinin ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararları gerekçelerini tekrarlamaksızın onamalarına da engel teşkil etmemektedir. (AİHM Kararları: Ruiz Torija/İspanya, Seri A no. 303-A, █████/1994, p. 29; Suominen/Finlandiya, no. ████████, 01/7/2003, p. 36; Hadjianastassiou/Yunanistan, no.████████, █████/1992, p.33; Tatişvili/Rusya, no. ███████, █████/2007, p.58; Gorou (no2)/Yunanistan, no. ████████, 20/3/2009, p.38,42; Hirvisaari/Finlandiya, no. ████████, █████/2001, p.30,32; Van de Hurk/Hollanda, no: ████████, 19/4/1994, p. 61)Bu bağlamda, soyut, genel ve belirsiz kavramların ya da kanunda yer alan ifadelerin tekrarından ibaret olan veya maddi ve hukuki unsurların yüzeysel bir şekilde ele alındığı gerekçelendirme türü, yetersiz gerekçelendirme olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla, soyut yasal ifadelerin tekrarı tek başına yeterli kabul edilmemekte; yasada yer alan soyut kavramların analiz edilerek gerekçelerle somutlaştırılması gerekmektedir. (AİHM Kararları: Georgiadis/Yunanistan, no. ████████, 29/5/1997, p.40-43; H./Belçika, no. ███████, █████/1987, p.53)Aynı doğrultuda, Anayasa Mahkemesi tarafından da ilke olarak, mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının adil yargılanma hakkının bir gereği olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, mahkemelerin, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanmasını ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardıkları sonucu, bu sonuca ulaşırken kullandıkları takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorunda oldukları ifade edilmiş olup, "makul gerekçe"nin, davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuki düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır. Zira tarafların, davada hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün ve bununla uyumlu hüküm fıkralarının bulunmasının zorunlu olduğu; bununla birlikte, derece mahkemelerinin taraflarca ileri sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, hükme esas teşkil eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koymalarının yeterli olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, kanun yolu mercilerince onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları verilmesi hâlinde, alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri gerekçelerin kabul edilmiş sayılacağı, bu nedenle anılan kararlarda ayrıca gerekçe gösterilmesine gerek bulunmadığı ifade edilmiştir. (AYM Kararı: Başvuru No: █████████, █████/2013, p.23-25)HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu değerlendirilen davacı, Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden biri olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan, idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle █████/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “…Millî Güvenlik Kurulunca…” ve “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla, idari yargı mercilerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.Bu çerçevede, ilgililer hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararları, ilgili kişinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel teşkil etmediği gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden verilmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması da, idari yargı mercilerince dava dosyasında yer alan veya ceza yargılamasında elde edilen bilgi, belge ve tespitlere dayanılarak, irtibat ve iltisak kavramları yönünden bir değerlendirme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır.Dolayısıyla, idari yargı mercilerince, kişilerin terör örgütleri ile irtibat veya iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarece dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında ceza soruşturması veya yargılamasında elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesi; daha ileri bir araştırmanın gerekli görülmesi hâlinde ise yapılacak ara kararı üzerine ilgili kurumların sunacağı bilgi, belge ve tespitlerin dikkate alınması suretiyle karara bağlanması gerekmektedir.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İdare Mahkemesi’nce, davacının ardışık olarak arandığı iddiasıyla yapılan yargılamada hakkında beraat kararı verilmiş ise de; Samsun ilinden █████/2013 tarihinde sabit/ankesörlü hatlardan 9 defa arandığı, aynı günde yapılan bu aramalardan 19.19 saat diliminde yapılan aramanın kendisi gibi askeri personel olan K.O ile ardışık olduğu ve davacının █████/2019 tarihli bilgi alma tutanağındaki ifadesinde özetle, ders çalışmak maksadıyla örgüte ait evlere gittiğini, örgüt abisi tarafından yapılan sohbetlere katıldığını, örgütle irtibatının 2014 yılına kadar devam ettiğini ikrar ettiği gerekçesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, Bölge İdare Mahkemesince bilgi alma tutanağındaki ifadelerin davacıya değil, dava dışı E.C isimli şahsa ait olduğu gerekçesiyle bu kısmın gerekçeden çıkarılmasına karar verilmiştir. Ancak davacının örgütle irtibat ve iltisakına ilişkin başka bir tespite yer verilmeksizin ve herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.Öte yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen kovuşturma sonucunda davacının beraatına karar verilen ....Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; "Her ne kadar sanık ... hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de; HTS kaydı alınan ... ve ... Numaralı sabit telefon hatlarının kayıtları incelendiğinde; bu hatlardan sanığın kullandığı... numaralı gsm hattının 2013 yılında 9 kez arandığı, bu aramaların hepsinin █████/2013 tarihinde değişik saatlerde yapıldığı, 4 aramanın ve iki aramanın kendi içinde arka arkaya yapılan aramalar olduğu, bu sabit hat aramalarından 19:19 saat diliminde yapılanın kendisi gibi askeri personel olan K.O ile ardışık olduğu söz konusu ardışık aramanın Samsun ilinde tespit edilen sabit hattan yapıldığı, konuşma sürelerinin 0 saniye olduğu, sanığın Samsun ili ile herhangi bir bağlantısının tespit edilemediği, sanığın 2013 yılı Ağustos ayında ardışığı olduğu tespit edilen K.O ile birlikte aynı gemide görevli olarak Samsun'a gittiklerini savunmasında belirttiği, bu savunmanın dosyaya celp edilen geçici görevlendirme yazısı ile doğrulandığı, sanığın ardışık olarak aranan şahıs K.O ile aynı gemide görevli olması ve geçici görevle Samsun'a gitmeleri nedeniyle HTS analizinde ortak baz bilgilerinin bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ayrıca Samsun'da bulunan Fetö mahrem imamları ile ortak baz bilgileri olduğuna dair yapılan teknik çalışmanın hedef şahısların irtibatlarını değil baz bilgilerini gösterdiği, sanığın ardışığı K.O hakkında ardışık arama nedeniyle aynı suçtan açılan kamu davasında ...Ağır Ceza Mahkemesinin... Esas,... Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği,..." gerekçesiyle davacının beraatına karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir.Bu durumda, İdare Mahkemesince davacının, Samsun ilinden █████/2013 tarihinde sabit/ankesörlü hatlardan arandığı ve örgütle irtibatını ikrar ettiğine dair bilgi alma tutanağı ifadesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ardışık arama yönünden yapılan yargılamalarda hem davacı hakkında hem de ardışık olarak arandığı iddia edilen K.O hakkında beraat kararı verildiğinin görülmesi, davanın reddine dair kararda hükme esas alınan gerekçenin (█████/2019 tarihli bilgi alma tutanağındaki dava dışı E.C isimli şahsın ifadesi) davacıya ait olmaması, Bölge İdare Mahkemesince de davacıya ait olmayan ifade gerekçeden çıkarıldıktan sonra herhangi bir gerekçeye yer verilmeksizin ve davacının örgütle irtibatına ve iltisakına dair herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın verilen hükmün, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan "gerekçeli karar hakkı"na aykırı olduğu açıktır.Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.