Anahtar kelimeler: Ödemekten Dekontlarında Mallara Geçmişte Süredir Bono Bonoları Vadeli Düzenli Alışverişi

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki ve açık cari hesap çalışması bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında çeşitli tarihlerde mal alışverişi yapıldığını, senet düzenlendiğini, tahsilatlar gerçekleştirildiğini ve cari hesap hareketleri oluştuğunu, müvekkili şirket geçmişte teslim aldığı mallara ilişkin düzenlenen bonoları düzenli şekilde ödediğini, dava dilekçesinde banka dekontlarında ... vadeli ... TL bedelli bono, ... vadeli ... TL bedelli bono ödendiğini, müvekkilinin ticari ilişki kapsamında gerçek borçlarını ödemekten kaçınan bir taraf olmadığını, davalı tarafça Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyası ile ... vadeli ... TL, ... vadeli ... TL, ... vadeli ... TL bedelli üç adet bono, kambiyo takibine konu edildiğini, takibe konu bonoların tamamında açıkça bedeli malen ahzolunmuştur kaydı yer aldığını, bononun tamamen soyut borç ilişkisine dayanılamayacağını, müvekkili takip konusu bonoları ileride gerçekleşmesi muhtemel mal teslimleri kapsamında düzenlenmiş olduğunu, mal tesliminin gerçekleşmesi şartına bağlı olarak kullanılmak üzere davalı tarafa teslim ettiğini ancak söz konusu bonolara karşılık herhangi bir mal teslimi gerçekleşmediğini, davalı tarafça takip konusu edilen bonoların hangi somut borca istinaden düzenlendiği, hangi teslimlere ilişkin olduğu, hangi cari hesap kalemlerine mahsup edildiği ve gerçek bakiye durumunun ne olduğu bonolarda bulunan malen kaydı nedeniyle ispat edilmesi gerektiğini, mal teslimlerine ilişkin kayıt ve faturaları takibe koymak yerine kambiyo takibinin kolaylığından faydalanılması aslında bedelsiz olan bonoların takibe konulduğunu, taraflar arasında mevcut güven ilişkisini ve cari çalışma sistemini kötüye kullanarak, herhangi bir mal teslimi gerçekleştirmediği halde elinde bulundurduğu senetleri takibe koyduğunu, düzenlenen bonoların henüz gerçekleşmemiş bir mal teslimine bağlı olarak verilmiş olup mevcut durumda karşılıksız kaldığını, bu nedenle henüz doğmamış bir borç ilişkisine dayanılarak müvekkilin haciz tehdidi altında bırakılması hukuka aykırı olduğunu, davaya konu bonolar bakımından e-fatura, e-irsaliye, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma belgesi, stok çıkış kaydı, sipariş formu bulunmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık geçmiş ticari ilişkiden değil münhasıran takip konusu edilen üç adet bonoya ilişkin mal tesliminin hiç gerçekleşmemiş olmasından kaynaklandığını, takibin doğrudan lehtar tarafından başlatılmış olması nedeniyle müvekkil şirketin bu şekilde temel ilişkiye dayalı şahsi def’ilerini ileri sürmesinde herhangi bir hukuki engel bulunmadığını, İcra takibinin devamı halinde müvekkili şirket telafisi güç zararlara uğrayacağını, bu nedenle Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine, muhafaza işlemlerinin durdurulmasına, satış işlemlerinin durdurulmasına, öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten durdurulmasına ve icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın bedelsiz olduğu bilinen senetleri takibe koymak suretiyle açıkça kötü niyetli hareket etmiş olması nedeniyle İİK m.72 uyarınca dava konusu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava ; Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../... Esas sayılı dosyasında takibe konu ... vade tarihli ...-TL bedelli, ... vade tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine yöneliktir.28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.Dava dosyası incelendiğinde; dava dosyasının mahkememize tevzi edilmeden önce ... tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve arabuluculuk sürecinin henüz tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Arabuluculuğa ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılmış olan ...- TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı tarafça Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza