Anahtar kelimeler: Satımdan Ödememesi Faturaya İlamsız Yazildiği Katip İlişki Bursa Takibi Takibe

ESAS NO
: 2026/KARAR NO
: 2026/HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle davalının borçlu olduğunu, davalının faturaya konu borçlarını süresinde ödememesi üzerine ... 4. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden 322.373,76 TL asıl alacak ve 322.693,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 645.067,47 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli “Toprak ve Altyapı İşlemi Alt Yüklenici Sözleşmesi”nin 42. maddesinde ... (...) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle hem icra dairesinin hem de mahkememizin yetkisiz olduğunu savunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ekipman, iş makinesi, kiralama, yakıt ve benzeri giderlerin davacı alt yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun sözleşmenin 14.3, 22.3 ve 22.10 maddelerinde açıkça düzenlendiğini, davaya konu edilen faturanın sözleşmeye ve taraflar arasındaki iş ilişkisinin kapsamına aykırı şekilde düzenlendiğini ileri sürmüştür. Ayrıca sözleşmenin 26.1 maddesi uyarınca damga vergisinin taraflarca paylaşılması gerektiğini, bu kapsamda davacıya ayrıca fatura düzenlendiğini ancak ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Davalı taraf; dava konusu edilen alacağın gerçek, muaccel ve likit olmadığını, yalnızca faturaya dayanılmasının alacağı ispatlamaya yeterli olmayacağını, temerrüt koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen fatura alacağına ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu ... 4. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 322.373,76 TL asıl alacak ile 322.693,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 645.067,47 TL üzerinden, faturalardan ve ticari ilişkiden kaynaklanan alacak nedeniyle █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilince █████/2025 havale tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde icra dosyasına itiraz edildiği, söz konusu dilekçede borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği gibi ayrıca icra dairesinin yetkisine de açıkça itiraz edilerek yetkili icra dairelerinin ... ... İcra Daireleri olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (... █████/2001 tarih ve 2001/- E., 2001/ K.; █████/2002 tarih ve 2002/- E., 2002/ K. Sayılı ilamları)İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı yasanın" sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10. maddesinde, sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 89. maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.Yetki itirazının incelemesi neticesi mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine” karar verecektir. (█████/2004 tarih ve 2004/- E., 2004/ K. sayılı ilamı)Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.Yukarıdaki açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan █████/2022 tarihli “Toprak ve Altyapı İşlemi Alt Yüklenici Sözleşmesi”nin 42.2 maddesinde; taraflar arasında sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda ... (...) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Tarafların ikisinin de tacir olduğu anlaşıldığından sözleşmedeki yetkiye ilişkin düzenlemenin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dava da, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinden öncelikli icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar incelenecektir. Dosya kapsamında takibin konusunun eser sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğu, tarafların tacir olup sözleşmedeki yetkiye ilişkin düzenlemenin geçerli olsa da davalı borçlunun alacaklı davacının yerleşim yerinde takip başlatmasına 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine( yetki sözleşmesine) dayanarak itiraz etmediği, böylelikle sözleşmeden kaynaklı para borcuna ilişkin takipte alacaklının yerleşim yeri icra dairelerinin yetkili hale geldiği anlaşıldığından davalının icra dairesinin yetkisine dair itirazının reddine karar verilmiştir. Diğer bir ifade ile, davalı icra takibine itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesinin kendi yerleşim yeri olan ... ... İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtmiş, yetki sözleşmesine dayanmamıştır. ... 6. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarih ve 2025/ esas, 2025/ karar sayılı ilamında eser sözleşmelerinde TBK’nın 89/1. Maddesi uyarınca davacı alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesinin de yetkili olacağı belirtildiğinden davacının da yerleşim yeri ... olması nedeniyle ve davalının münhasır yetki şartına dayanmadığından icra dairesinin yetkiye yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.Buna rağmen davalı süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki sözleşmesine dayanarak mahkememiz yetkisine açıkça itiraz etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmede ... (...) Mahkemeleri münhasır yetkili kılındığından, eldeki uyuşmazlık bakımından mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, taraflar arasındaki geçerli yetki sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde ... (...) Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, mahkememizin yetkisiz bulunduğu sonucuna varılmış ve davanın HMK’nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığından davanın USULDEN REDDİNE,2-Yetkili mahkemenin ...( ...) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,3-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili ...( ...) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,4-6100 sayılı HMK'nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (ihtarın tebliğ ile yapılmış sayılmasına)5-6100 Sayılı HMK' nın 331/2 maddesinin 1. cümlesine göre yargılama harç ve giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına, aynı maddenin 2.cümlesine göre yetkisizlik kararı sonrasında davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi halinde ve talep halinde yargılama harç ve giderlerinin karara bağlanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi.█████/2026KatipE-imzalıdırHakimE-imzalıdır