Anahtar kelimeler: Yeğen Ağabey Yengesi Ağabeyi Süregelen Günümüze Geçmişten Yaşadığı Kızı Esasen

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
:1-
2-
3-
VEKİLİ
:Av.
DAVA
:Tespit
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
: Davacı vekili, müvekkili ile ağabeyi ...’in aralarında geçmişten günümüze kadar süregelen birçok şirkette resmi ve gizli ortaklık ilişkilerinin bulunduğunu, davalı şirket ortağı davalı ... (...’in muvazaalı boşandığı halen birlikte yaşadığı eski eşi) müvekkilin yengesi, davalı ... ise, ...’in kızı olduğunu, davalı şirketin resmi ortakları olarak görünen davalılar ... ve ...’in esasen şirketin sahibi veya yöneticisi olmadıklarını, davalı şirket sermayesi, müvekkil ... ve ağabey ... ve yeğen ... tarafından sağlanarak yönetildiğini, müvekkilin dayandığı ... işleme delalet eden, %12 hissenin davacıya ait olduğu ve devrinin yapılacağı şirket ortakları tarafından taahhüt edildiği halde bunun yerine getirilmediğini, davalı şirketin kurulmasına götüren muvazaalı işlemlerin temelinde; davacı ..., ... ve ...’in ortak olduğu ... Tekstil San.AŞ ile onun devamı niteliğinde kurulan şirketler yattığını, ... borçlarından kurtulmak üzere taraflarca muvazaalı olarak bir çok şirket kurulduğunu veya devralındığını, bu kapsamda müvekkilin ortağı olduğu ... Havlu San.Tic. AŞ sonrasında ... Havlu San. Tic. Ltd Şti. kurulmuş ve ... adlı şirketin aktifleri diğerlerinde olduğu gibi ... Havlu şirketine devredildiğini, en son bu şirketlerin aktifleri ve taşınmazları 1999 yılı kuruluşlu olan davalı ... Boya Apre Boya San.Tic.Ltd Şti’ne devredildiğini, bu silsile her yeni şirket kurulduğunda ''borçsuz ve ''risksiz'' bir yapı oluşturulup yeni şirket üzerinden borçlanana kadar devam ettirilmiş, bir daha yeni şirket kurularak veya şirket isimleri değiştirilerek günümüze kadar gelindiğini, davalı şirketin kuruluş süreci, müvekkilin fiili katkısı, ticari iradesi ve maddi desteği ile gerçekleşmiş olup, bunun karşılığı olarak müvekkile %12 oranında ortaklık hakkı tanınacağı yazılı bir belge ile davalılar tarafından kabul ve imza edildiğini, müvekkilin şirketin ortakları arasında yer almadığı halde 2018 yılına kadar kar payı dağıtımlarında elden/gayrıresmi muhasebe yazışmaları ile paralarını alabildiğini, müvekkil ..., ağabey ... ve yeğen ... davalı şirketin sicil kayıtlarında ortak olarak görünmese de tüm çevrede ve iş yaptıkları piyasada şirketin ortağı olduğu bilindiğini, ...’den 16.03.2020 tarihinde alınan ibraname sonrasında, imza sirkülerinden gizli ortak ...’in davalı şirketin 2030 yılına kadar müdürler kurulu başkanı olduğunun anlaşıldığını, ...’in avukatı Av. ... vasıtasıyla müvekkiline 11.05.2025 yılında bir mail atıldığını, bu yazı içeriğinin de müvekkilinin şirkette hissesi olduğunu kanıtladığını, davalı şirketin bulunduğu şirkete ait fabrika binası, davalı şirket kuruluşundan önce ... Havlu San.AŞ’ye ait olduğunu ileri sürerek davacıya ait olan %12 oranındaki ortaklık hakkının tespitine, hisselerin müvekkile aidiyetinin tespitine, şirketin mevcut ortaklık yapısının muvazaalı olduğunun tespitine, bu muvazaalı tescil işlemlerinin iptaline, davalılar adına yapılan tescillerin iptal edilerek, %12’lik payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalılar vekili, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, dava şartı arabuluculuk yapıldığına dair tutanak sunulmadığını, müvekkil şirketin yetkilisi olmayan, müvekkil şirkette hissesi bulunmaması nedeniyle ortak olarak yer almayan ...'in dava dilekçesinde davalı tarafmış gibi belirtilmesi dahi davacının salt kötü niyetli ve mesnetsiz iddialar ile davayı açtığını açıkça ortaya koyduğunu, davacının davasına dayanak 02.01.2012 tarihli belgenin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, geçerli yasal koşulları içermediğini, belgede usulsüzlük yapılarak tahrip edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili belgede yalnızca pay sahipleri olan müvekkil ... ile ...'ın bulunduğu, müvekkil şirkete ait bir emare ve şirket yetkilisi sıfatıyla bir imzanın bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin müvekkil ... ile ... tarafından kendi öz malvarlıkları ile yapılan katkı neticesinde kurulduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, anılan belge pay devrine dair bir sözleşme olup müvekkil şirketin limited şirket olduğu da dikkate alındığında usulüne uygun düzenlenmediğinden geçerli olmadığını, ayrıca müvekkil ...'e ait imzalar incelendiğinde benzerlik bulunmadığını ve sonrasında yapılan eklemeler ile davacının özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olup bu hususta itiraz haklarımızı saklı tuttuklarını, davacının kendi muvazaasına dayanmasının hukuka aykırı olduğunu, olayda ... bir işlemin bulunduğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş; 20.10.2025 tarihli dilekçesinde, davacının dayandığı 02.01.2012 tarihli belgedeki davalılara atfen atılı imzaların davalılara ait olmadığını beyan ederek imza inkarında bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının muvazaalı ve /veya ... işleme dayalı olarak davalılar ... ve ...’ın eşit oranda hissedarı oldukları iki ortaklı davalı şirketin gizli ortağı ve bu şirkette %12 payı olup olmadığına ilişkindir.Somut olayda; davacı ..., ağabeyi ... ve yeğeni ...’in birlikte ortak oldukları şirketlerin ... borçlarından dolayı muvazaalı olarak başka bir çok şirket kurularak şirket kaynaklarının bu şirketlere aktarıldığı, bu kapsamda ... Havlu San.Tic. AŞ’nin taşınmazının davalı şirkete devredildiği, davalı şirketin sermayesi, davacı ..., ... ve ... tarafından sağlandığı ve fiilen yönetildiği, davacının davalı şirkette gizli ortaklık payının %12 olduğu, davalı şirketin resmi ortakları olan davalılar ... ve ...’ın esasen ortak olmadıkları, ... işleme dayalı hisseleri uhdelerinde tuttukları, nitekim davacıya %12 oranında ortaklık hakkı tanınacağını yazılı bir belgede kabul ettiği iddia olunarak davacıya ait olan %12 oranındaki ortaklık hakkının tespiti ile davacı adına tescilini istenmiş, davalılar ise, davacının davasına dayanak yazılı belgenin geçerli yasal koşulları içermediğini, imzaların sahte olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi muvazaasına dayanmasının hukuka aykırı olduğunu, olayda ... bir işlemin bulunduğundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddinin savunmuştur. Dosyaya getirtilen davalı şirketin kuruluşundan buyana tüm sicil kayıtlarının incelenmesinde, ticaret sicilinde 09.02.1999 tarihinde tescil edilen davalı şirketin kurucu ortaklarının ... ve ... olduğu,...’ın hissesinin tamamını 21.12.2004 tarihinde ...’e devrettiği, 26.12.2007 tarihinde ise ...’ın şirket ortağından hisselerini devralmak suretiyle şirket yapısının ... %50; ...’ın %50 şeklinde olduğu, şirketi münferiden temsile yetkilileri ..., ... ve ... olduğu görülmüştür.Davacı tarafından ... işlem iddiasına dayanak olarak gösterilen ... Hukuk Bürosu antetli “Belgedir” başlıklı ..., ... ve ... isim ve imzalı 02.01.2012 tarihli yazılı belgede “... Baskı Boya San.Tic.Ltd Şti. Unvanlı ... ... ... ... adresinde faal ... vergi numaralı ... Verdi Dairesi mükellefi olan şirketin ticaret sicilinde ortakları olarak şahsımız ... ve ... olarak %50-%50 olarak ortak görünmekte isek de; gerçekte ...’in %12, ...’in %4 hisseye sahip olduklarını, istediklerinde hisse sahiplerine hisselerini bedelsiz olarak iade etmeyi her birimiz kabul ve taahhüt ettiğimizi beyan ederiz” yazılıdır. Davalılar tarafından belgedeki imzanın inkar edilmesi üzerine, imza incelemesi yapılmış ve bu doğrultuda alınan ATK raporunda, belgedeki imzaların davalı ... ve ...’a ait olduğu belirlenmiştir.Somut olayda, davacının davalı şirkette %12 oranında gizli ortağı olduğu, şirket ortaklık yapısının muvazaalı olduğu, davacının ... işleme dayalı davalılar ... ve ... uhdesindeki hisselerinin kendisine devrini talep etmiştir.Davacı, davalı şirketin gizli ortağı olduğunu iddia etmiş ise de; davacının limited şirket ortağı sıfatını iktisap edebilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 594 üncü maddesinde öngörüldüğü şekilde ad ve soyadının, 6102 sayılı Kanun'un 503 üncü maddesine göre şirkete koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarının ortaklar pay defterine kayıt edilmiş bulunması gerektiği, oysa ki; davacının şirketin ortaklar pay defterinde yer almadığı ancak gizli ortak olduğu iddiasında bulunduğu, limited şirkete ortak olma koşullarının kanunla belirlendiği, davacının davalı şirket gizli ortaklığına yönelik olarak davalı şirket ortakları tarafından imzalanmış az yukarıda belirtilen 02.01.2012 tarihli belgeye dayanmış ise de, TTK m. 595; ''Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir.'' hükmü gereğince, limited şirketlerde ortaklar arasında düzenlenen pay devrine ilişkin sözleşmelerin yazılı olarak sunulması ve imzaların noter tarafından onaylanması ve sunulan sermayenin de ayrıntılı olarak pay defterinde yer alması gerektiği, dolayısıyla adi yazılı şekilde düzenlenen belgenin şekli yasal koşulları taşımadığı, kural olarak hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceği, davacının anılan yazılı belgeye dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak talepte bulunabileceği anlaşılmakla davacının davalı şirketin gizli ortağı olduğu ve şirket ortaklık yapısının muvazaalı olduğuna yönelik iddiası yerinde görülmemiştir. Davacının ... işlem iddiası yönünde ise; ... işlem, inananın (itimat edenin) bir hakkını belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılanın da inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmeler olarak tanımlanabilir. ... Yargısal kararlarda ise ... sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir (... 13.5.1992 tarih, 1992/- E, 1992/ K). ... sözleşme ile inanan (itimat eden) bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana (mutemede) devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir. ... işlemleri doğrudan doğruya düzenleyen kanun hükümleri yoktur. ... işlemler, kişinin kendisini gizlemek amacıyla yapılabileceği gibi teminat amacıyla veya alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla da yapılabilecek işlemlerdir. ... işlem, ... sözleşmesi ve hakkın devri işlemi (kazandırıcı işlem olarak) olmak üzere iki temel unsurdan oluşmaktadır. ... sözleşmesi, ... işlemin hukuki sebebini, inanılanın salahiyet sınırlarını ve kapsamını, ... işlemin sona erme nedenlerini, ... işlemin sonra ermesinden sonra ... konusu şeyin inanana devredilme biçimi ve koşullarını belirler. Bir başka deyişle bu sözleşme ... konusu şeyin yeniden inanılana devir edilmesinin temelini oluşturur. ... sözleşmesinin geçerliliği kural olarak, herhangi bir biçim koşuluna bağlı değildir. ... sözleşmesi, 6098 sayıl Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel hükümlerine bağlıdır. Diğer bir unsur ise kazandırıcı işlem (yani hakkın devri) işlemidir. Kazandırıcı işlem ile ... işlem konusu şey doğrudan inanan veya üçüncü bir kişi tarafından inanılana devredilir. Bu suretle, inanılanın mal varlığı zenginleşirken inananın mal varlığında aynı oranda azalma meydan gelmektedir. ... işlemde kazandırıcı işlemin şekli genel hükümlere tabidir. Bir başka anlatımla ... konusunun devri, hakların devrine ilişkin kurallara göre yapılır. Kural olarak devir edilebilir nitelikteki tüm haklar ... işleme konu olabilir. Bu itibarla kişiye sıkı sıkıya bağlı olan kişisel haklar ile aile miras hukukundan doğan hakların ... işlem ile devredilmesine olanak yoktur. ... işlem, aynı zamanda bir kazandırıcı işlem olduğundan öteki kazandırıcı işlemlerin tüm hüküm ve sonuçlarını doğurur. ... konusu mülkiyet veya hak inananın mülkiyetinden çıkar, inanılanın mal varlığına girer. İnanılan, bir malikin ve hak sahibinin yapabileceği tasarrufları yapma yetkisini kazanır. İnanılan, ... sözleşmesi ile ... konusunu iyi bir şekilde muhafaza ve idare etmek, beklenen koşullar oluştuktan sonra da inanana iade etmek borcu altına girmiştir. Ayrıca inanana karşı ileri sürebileceği bazı haklar elde etmiştir. İnanılan, ... konusunu özenle muhafaza ve kullanma yükümlülüğü altındadır. ... kazandırma ile inanılan ... konusu hakkın sahibi veya o şeyin maliki olmuştur. Bu nedenle hak sahibinin veya malikinin tüm yetkilerini kullanabilecek durumdadır. ... işlemler ile yapılan temlikler geçerli olup mülkiyet hakkı karşı tarafa geçmektedir. Bu itibarla ... işlem nedeniyle açılan davalarda davacı yolsuz tescile, başka bir anlatımla aynı hakka değil ... sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakka dayanmaktadır. O halde davanın konusu taşınmaz olsa dahi bu dava ayni hakkı koruyan bir dava sayılmaz. Davada, ... sözleşmesindeki kişisel hakka dayanıldığından, ... işleme dayanan davaların da zamanaşımına tabi olması gerekir. ... işlemler gibi, bu işlemlerin hangi zamanaşımına tabi tutulacakları da Kanunumuzda düzenlenmemiştir. Gerek bilimsel alanda gerekse uygulamada, ... konusunun iadesine, ... konusu üçüncü kişiye devredilmiş, inanılan elinden çıkmışsa tazminat talebine ilişkin dava hakkının 6098 sayılı Kanunu'nun 146 ncı maddesindeki 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ortaklaşa kabul edilmektedir. Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu tarihte, başka bir anlatımla ... konusu şeyin iadesi gerektiği tarihte işlemeye başlar. İade tarihi henüz gelmemiş inanılan, ... konusunu elinde tutmakta haklı ise zamanaşımının başlamasına imkan yoktur (... 11 HD, 24.04.2023 T., 2021/ E., 2023/ K. sayılı ilamı).Bu açıklamalar ışığında, ... işlemin ... sözleşmesi ve hakkın devri işlemi (kazandırıcı işlem olarak) olmak üzere iki temel unsurdan oluştuğu, ... sözleşmesinin geçerliliği kural olarak, herhangi bir biçim koşuluna bağlı olmadığı, diğer unsuru olan, yani hakkın devrini konu alan kazandırıcı işlem ile ... işlem konusu şey doğrudan inanan veya üçüncü bir kişi tarafından inanılana devredilmesi gerektiği, somut olaya gelince, davacının davalı şirketin kurucu ortakları arasında bulunmadığı gibi sonradan hisse devri yoluyla şirkette ortaklığının olmadığı, davalı ortakların ise şirkete hisse devri ile sonradan ortak oldukları, dolayısıyla ... işleme konu olan şirket hisse devrine davacının taraf olmadığı, şirketin kurucu ortaklarının esasen davacı ... ile ağabeyi ... ve yeğeni ...’in çalışanları olduğu ve onların talimatı ile hareket ettikleri ileri sürülmüş ise de, kurucu ortakların ... sözleşmesine tarafı olmadıkları gibi davada da taraf gösterilmediği gözetildiğinde, ispat olunamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin yatırılan 615,40.-TL ile 660.000,00.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 659.883,40.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 105.000,00 .-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!