Anahtar kelimeler: Vasisi Lehtarı Bonoya Kambiyo Ciro Senet Yazildiği Başkan Katip Senetlerinden

ESAS NO
: 2025/KARAR NO
: 2026/BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
: 1-VEKİLLERİ
: Av.Av.DAVALI
: 2-VASİSİ
:DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Takibe dayanak senet lehtarı davalı ... tarafından davalı ...'na ciro edilmiş ve davalı ... tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, kambiyo vasfı bulunmayan bonoya dayanılarak ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu senet sahte olup senet uyarınca müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, gerek davalıların ikametgahının ... olması ve gerekse de Sayın Mahkemenin yargı yetkisinin ... il mülki sınırları ile belirlenmiş olduğu dikkate alındığında Sayın Mahkeme işbu davanın görülmesinde yetkili olduğunu, senet nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığını, Müvekkili tarafından kendisine ait ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 536 ada 17 ve 18 parselde yer alan taşınmazlar satılığa çıkarıldığını, davalı ... tarafından müvekkiline ulaşılarak bu taşınmazları almak istediğini bildirildiğini, davalı ...'in 01.07.2025 günü ... Mahallesine gelerek müvekkili ile buluştuğunu ve müvekkiline ait taşınmazları gezdiğini, müvekkilinin acil ihtiyacı nedeni ile davalı ...'ten 2.000,00 TL borç istediğini, davalı ... tarafından da müvekkiline 2.000,00 TL borç verildiğini, ...'in vermiş olduğu bu borcun teminatı amacı ile müvekkilinden senet ve ilerde taşınmazı satın alması durumunda ise bu 2.000,00 TL'nin mahsup edilebilmesi amacı ile bir belge imzalatıldığıın, müvekkili tarafından imzalanan belgeler davalı ... tarafından alındığını, tarafların taşınmaz alımında fiyatta anlaşamamaları üzerine müvekkilinin satmaktan vazgeçtiğini, bunun üzerine de aldığı 2.000,00 TL'yi iade ettiğini, müvekkili tarafından kendisine imzalatılan belgelerin iade edilmesi istendiğini, davalı ... tarafından da müvekkilinden herhangi bir alacağının olmaması nedeni ile senet ve belgelerin iade edileceği kabul edildiğini, bu itibarla lehdarın kabulü dikkate alındığında müvekkilin senet nedeni ile hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin senet lehdarı davalı ...'e herhangi bir şekilde borcunun olabilmesi olanaklı olmadığını, ... tarafından mesajlarda belirtildiği gibi müvekkiline 2.000,00 TL borç verildiğini ve bu borcun ödenmesi sonrası da belgelerin iade edilmesi kabul edildiğini, ne var ki daha sonra dolandırma kastı ile müvekkili hakkında tehdit ve icra işlemleri yürütüldüğünü, davalı ... tarafından öncelikle belgelerin iade edileceği söylenmesine karşın daha sonra müvekkiline belgeler gönderildiğini ve borcunun 3.000.000,00 TL olduğunun söylendiğini, müvekkilinin de kendisine iletilen belgelerden davalı ... tarafından imzalatılan belgelerin gerçek dışı şekilde doldurulduğu ve tahrifat yapıldığının anlaşıldığını, ,iddia edildiği miktarda bedel verilmesine ilişkin olarak taraflar arasında hiçbir konuşma gerçekleşmediği gibi ...'in de anılan bedeli ödeme mali gücü bulunmadığını, ...'in tamamı ile dolandırma kastı ile ve haksız menfaat temin etme amacı ile hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle ivedi olarak ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin tedbiren teminatsız olarak HMK.m.209 kapsamında durdurulmasına, davanın kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine konu 10.07.2025 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli senet hakkında borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın borçlu olmadığına dair iddialarının müvekkile karşı öne sürülme imkanı olmadığını, davacı tarafın ... ile aralarında bir taşınmaz satımı üzerine bir görüşme olduğunu, bu görüşme doğrultusunda satıştan vazgeçilince düzenlenen evrakın iadesinin ... tarafından kabul edildiğini ancak geri verilmeyerek dolaşıma sokulduğunu öne sürdüğnü, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde ... tarafından senet ve belgelerin iade edileceğini kabul ettiğini belirtmekteyse de, davacı tarafça sunulan ... konuşmalarında ...'in doğrudan bu belgelerin ne olduğu ve belgelerin iade edeceğine dair açık bir yazışma görülmediğini, ara ara telefon görüşmeleri de yapılmış olup, bu görüşmelerin içeriğine de ulaşma imkanı bulunmadığını, davacı tarafın iddiaları açıkça ispatlanabilir mahiyette olmadığını, takibe konulan senedin sahteliği söz konusu olmadığını, davacı taraf, senedin tahrif edildiğini öne sürmekteyse de senede çıplak gözle bakıldığında dahi bu iddiaların gerçek olmadığının gözükeceğini, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/E. sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde takibe ve işbu davaya konu edilen senetteki imzanın davacı tarafın eli ürünü olduğu onaylanmış olup, sahteliğe yahut tahrifata ilişkin herhangi bir husus tespit edilmediğini, takibe konu senedin kambiyo vasfında şüphe bulunmadığını, ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas Sayılı dosyasından takibe konulan senette kambiyo vasfını sağlayan tüm unsurların tam olduğunu, diğer davalı ... ile davacı arasındaki taşınmaz devrinden kaynaklanan hukuki meselenin müvekkiline karşı öne sürülebilirliği bulunmadığını, müvekkile verildiği tarihte takibe konulan bononun unsurları tam olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bonoda eksik olduğu ve kambiyo vasfının kaybına sebebiyet verdiği öne sürülen unsurlar sonradan tamamlanabilir unsurlar olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine İİK madde 72/4'te belirtilen kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'e ve vasisi ...'e yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf takibe dayanak senedin lehtarı davalı ... tarafından davalı ...'na ciro edildiğini ve davalı ... tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, kambiyo vasfı bulunmayan bonoya dayanılarak ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu senedin sahte olduğunu ve senet uyarınca borçlu olmadığını ileri sürmüştür.Takibe ve davaya konu senet bono niteliğindeki kambiyo senedi olduğundan, bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Dava dosyamıza ait yargılama konusu çekler bakımından da durum kambiyo senedinin tedavülünden kaynaklanmaktadır.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ... 17.12.2003 gün ve E:2003/- K:2003/; 12.10.2011 gün ve E:2011/ K:2011/; 04.12.2013 gün ve E:2013/- K:2013/; 14.05.2014 gün ve E:2013/-, K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir. Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır. Davacının tahkikat iddiası yönünden ise davacı rakam kısmında yazılan 3 milyon TL'nin tahrif edildiğini ileri sürmüşse de senedin yazıyla olan metin kısmında da 3 milyon TL yazılı bulunduğundan rakamla ilgili kısıma ilişkin bu tahrifat iddiasının yazı ile yazılan kısım dikkate alındığında sonuca etkisi olmadığından bu hususta grafoloji incelmesi de yapılmamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.Duruşma zaptında açıklanan hükmün davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda olarak sehven yazıldığı, davalı ... vekilinin de duruşmaya katıldığı anlaşılmakla gerekçeli karar yazımı sırasında davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda olarak düzeltilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;1-DAVANIN REDDİNE,2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 51.232,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 50.500,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 432.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 4.700,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...E-imzalıÜye ...E-imzalıÜye ...E-imzalıKatip ...E-imzalı