Anahtar kelimeler: Mermercilik Mermer Madencilik Çeke Kambiyo Mahsus Başlattığını Yazildiği Başkan Katip

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2025/
KARAR NO
: 2026/
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafIN ... 2. Genel İcra Dairesi’nin 2025/... E. sayılı dosyası ile müvekkili ... aleyhine 10.000.000 TL bedelli bir çeke dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takibe konu çekin 08.02.2023 tarihinde ... Mermer Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ile ... Şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında, müvekkilin ortak olduğu ... Mermercilik A.Ş. Tarafından keşidecisi ... Mermercilik A.Ş. Olan bu çek müvekkil ile birlikte, birlikte müştereken şirket yetkilisi olan ... ... ile keşideci şirketi temsilen imzalanmış ve sadece TEMİNAT amacıyla verildiğini, çekin o tarihte tarihsiz ve keşide yeri boş olarak teslim edildiğini, müvekkilinin çek üzerindeki imzasının birlikte müştereken şirket temsili sıfatıyla atılmış olup, aval kastı kesinlikle bulunmadığını, çekin arka yüzünde ise müvekkilinin ciranta olarak attığı imza karalanarak iptal edildiğini, çekte ciranta olarak yer alan ...'in alacaklı-davalı şirketin yetkilisi olup, çek verildiği tarihte müvekkilinin şirketinde ...'lı çalışanı olduğunu, aynı şekilde çekte lehtar görünen ... ... hem ... şirket yetkilisi hem de ... Şirketi’nde ...'lı çalışan olduğunu, müvekkili ... ...'e karşı ... 2. .... 2024/... ve ... 5. .... 2024/... sayılı dosyalarla 20.000.000 TL’ye yakın alacak takibi başlattığını, bu takiplerde ... adresine de haciz gidildiğini, nitekim 13.03.2025 tarihinde aynı adrese ikinci kez gidilen haciz sırasında da ... firmasının bu adreste fiilen faaliyet gösterdiği tespit edildiğini, ... firmasının ... adresine taşındığı ticaret sicil kayıtları ile de sabittir. Müvekkilin bu kişilere aval vermesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hal bu iken, müvekkilinin teminat kastıyla, tarih ve keşide yeri boş olarak verdiği bu çek, sonradan doldurularak ve müvekkilinin ... şirketindeki ortaklıktan ayrılmasından yaklaşık bir sene sonra avalist gibi gösterilip icra takibine konduğunu, çekten doğan borcun müvekkiline ait olmadığı gibi, senedin kambiyo vasfı da tartışmalı olduğunu, ayrıca, bu çeklerin iadesi sırasında ... ...’in, şirket yetkilisi sıfatıyla, çekleri teslim ederken çektiği ve müvekkiline gönderdiği bir video kaydı da bulunduğunu, bu videoda, çekler üzerinde müvekkilinin hem keşideci müşterek yetkilisi olarak hem de arka yüzde ciranta olarak imzası olduğu, çeklerin tarihsiz olduğu açıkça görülmekte olduğunu, daha sonra müvekkiline ait ciroların video kaydı sırasında iptal edildiğinin anlaşıldığını, müvekkiline gönderilen bu video kaydı da işbu dava dosyasına delil olarak sunulduğunu, müvekkilinin bu çekte hem avalist hem de ciranta olması mümkün olmadığını, müvekkilinin ön yüzdeki imzasının keşide tarihinden önce atıldığı gerek çek teslim tutanağından gerekse de videodan anlaşıldığını, bir an için ön yüzdeki imzanın aval için atıldığı düşünülse bile video izlendiğinde müvekkilinin tarihsiz çekte hem ön yüzde hem de ciranta olarak imzasının olduğu dolayısı ile aval vermiş bir kimsenin ciranta olamayacağı açık olduğundan müvekkilin ön yüzündeki imzasının sadece keşideci adına temsilci sıfatı ile atıldığının açık olduğunu, müvekkilinin aval kastı kesinlikle bulunmadığını, müvekkilinin çekte avalist olmadığı ve çeki şirket yetkilisi olarak imzaladığı davalı şirketin de kabulünde olduğunu, nitekim çekten kaynaklı olarak yapmış oldukları çek şikayetinde ... 3. İcra Ceza Mahkemesi 2025-... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin çekteki imzayı ... firması yetkilsi olarak imzaladığını kabul edip ... firması yetkilisi olarak müvekkilinden şikayetçi olduğunu, bu sebeple müvekkilinin bu çekten doğan borçtan sorumlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına ve yargılama sürecinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmek zarureti doğduğunu, ... 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında başlatılan kambiyo senedine dayalı icra takibinen borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin imzayı avalist değil, şirket yetkilisi sıfatı ile attığı davalının da kabulünde olduğundan hiçbir teminat aranmaksızın, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında takibin tedbiren durdurulmasına, yüzde yirmiden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminata, ve yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili tarafından takibe konu edilen ve keşidecisi ... Mermercilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan çekin, teminat amacıyla verildiğini; ön yüzünde yer alan imzanın şirket yetkilisi sıfatıyla atıldığını ve bu nedenle aval iradesi taşımadığını iddia ettiğini, ne var ki, bu savlar, hukuki dayanak ve delilden tümüyle yoksun olduğunu, zira hem pozitif hukuk kuralları hem de Yargıtay içtihatları aksini açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu çekin ön yüzünde yer alan imza, çekin keşidecisi olan şirketin yetkilisi sıfatıyla atılmadığını, davacı kişinin çek keşidecisi şirketi temsil yetkisine sahip olmadığını, bu hususun ... kayıtları ve yetki belgeleriyle açıkça sabit olduğunu, bu durumda, söz konusu imza temsil yetkisi bulunmayan kişi tarafından çekin ön yüzüne atıldığından, TTK hükümleri gereği aval niteliği taşıdığını, teminat ve çekin sonradan doldurulduğu iddiası, sadece keşideci ,davacı ile ilk hamil arasındaki iç ilişkide ileri sürülebilir ve müvekkili gibi iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, ibraz tarihi itibarıyla çek üzerinde imzası bulunan ...’in keşideci şirketin yetkilisi olmadığı, kamuya açık ticaret sicili kayıtlarıyla sabit olduğunu, dolayısıyla, bu kişi tarafından atılan imza şirket adına değil, ancak kendi şahsı adına ve aval sıfatıyla yorumlanabileceğini, davacı tarafça, dava dışı ... MERMER A.Ş. ile geriye dönük ve tek imzalı olarak düzenlenen hükümsüz protokolle yargı yanıltılmak istendiğini, teminat iradesi gerçek olsaydı çekin iadesi veya iptali gerekeceğini, pasifliğin teminat savunmasını hükümsüz kılacağını, müvekkilinin irade beyanı ve sözleşme tarafı olma şartlarını taşımayan protokol, müvekkili açısından hukuki bağlayıcılık doğurmayacağını, davacı tarafın takip dayanağı olarak sunduğu protokolün, müvekkili şirket yönünden de sonuç doğuracağını ileri sürdüğünü, ancak, söz konusu protokolün müvekkili şirket ... tarafından imzalanmadığını, herhangi bir temsilci ya da yetkili sıfatıyla irade beyanı ortaya konulmamış ve müvekkil ile doğrudan hukuki ilişki kurulmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine,Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe
:
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı ... 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasında █████/2025 tarihli ... seri numaralı, 10.000.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Çek kambiyo senedi olup TTK'da düzenlenen işlerdendir.Çek kambiyo senedi olduğundan, kambiyo senedine ilişkin her türlü iddiaların yazılı belge ile ispatlanması gerekmektedir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin ticaret sicil özeti celp edilmiş, şirketin tek ortağının ... olduğu görülmüştür. ... ...'e ait ... hizmet dökümü ... İl Müdürlüğünden celp edilmiştir.Çekin keşidecisi ... MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş.' nin çekin keşide tarihi olan █████/2025 tarihinde geçerli olan yöneticilerine ilişkin █████/2024 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanı dosya arasına alınmış, incelenmesinde keşidecinin yetkilisinin ... ... olduğu, davacının yönetici sıfatı bulunmadığı görülmüştür.Davacı söz konusu çekin teminat amacıyla verildiğini, çekin tarihsiz ve keşide yeri boş olarak verildiğini, davacının çek üzerindeki imzasının aval kastı ile atılmadığını, müşterek temsil amacıyla imzalandığını, diğer yönetici ... ile birlikte müştereken temsil söz konusu olduğu için imzalandığını aval kastının bulunmadığını, █████/2023 tarihli tutanak dikkate alındığında çekin teminat çeki olduğunun belirli olduğunu, çekte lehtar olarak görülen ... ...'in aynı zamanda ... Şirketinin ...'lı çalışanı olduğunu, ciranta olarak yer alan ...'in de davalı şirketin yetkilisi olduğunu bu nedenle son hamil olan davalının temel ilişkide borcun bulunmadığını bildiğini, iyi niyetli hamil olmadığını ileri sürmüştür.Takibe ve davaya konu senet bono niteliğindeki kambiyo senedi olduğundan, bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Dava dosyamıza ait yargılama konusu çekler bakımından da durum kambiyo senedinin tedavülünden kaynaklanmaktadır.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ... 17.12.2003 gün ve E:2003/-, K:2003/; 12.10.2011 gün ve E:2011/-, K:2011/; 04.12.2013 gün ve E:2013/-, K:2013/; 14.05.2014 gün ve E:2013/-, K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir. Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır.
Davacı söz konusu çekin teminat amacıyla verildiğini, çekin tarihsiz ve keşide yeri boş olarak verildiğini, davacının çek üzerindeki imzasının aval kastı ile atılmadığını, müşterek temsil amacıyla imzalandığını, diğer yönetici ... ile birlikte müştereken temsil söz konusu olduğu için imzalandığını aval kastının bulunmadığını ileri sürmüşse de çekin üzerinde bulunan düzenleme tarihi itibariyle de şirket yetkilisinin yalnızca ... olduğu, davacının bu tarihte şirkette yönetim yetkisinin bulunmadığı, her ne kadar davacı keşide tarihinin ve keşide yerinin boş olarak teslim edildiğini ileri sürmüşse de çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu davacının yazılı olarak ispatlaması gerektiği yine dosyaya ibraz olunan ve çekin teminat çeki olduğuna ispat olarak gösterilen tutanağında ... A.Ş. İle ... Mermer A.Ş. arasında düzenlenmiş olması karşısında çekin teminat çeki olduğuna yönelik iddiaların davalı şirket bakımından dikkate almak mümkün olmamıştır. Ayrıca ...'lı çalışan olduğu belirtilen ...'ın ve şirket yetkisi olduğu belirtilen İsmet'in bu tutanakta cirantalar kısmında ismi geçse de söz konusu tutanakta bu kişilerin imzaları da bulunmamaktadır. Bu sebeple çekin teminat çeki olduğu ve ayrıca davalının kötü niyetli hamil olduğuna ilişkin iddiaları ispatlanamamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-DAVANIN REDDİNE;
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 17.077,50 TL peşin harcın ve 153.967,50 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 170.313,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.010.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!