Anahtar kelimeler: Tavas Denizli Mercii Adalet Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Başvuran Suçlar İstemi
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: ████████ Değişik İş
SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tavas Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2024 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Denizli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.01.2025'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... vekilinin şikayetinde özetle, müşteki firma ile ... ... ... ... A.Ş. isimli firmanın adi iş ortaklığı kurarak ... ilçelerinin yol yapım işini ... Büyükşehir Belediyesi'nin ihalesine girerek aldıkları, tüm harcamaların ... ... A.Ş. tarafından yapılıp hak edişlerin iş ortaklığı hesabına yattığı, ... ... A.Ş.'nin 27.03.2017 tarihinde yol yapım işleri için kurduğu beton parke üretim tesisini ... ve ...'a devrettiği, devir işlemlerinden sonra hak edişlerin ... ... Ltd. Şti. isimli firmanın hesabına aktarıldığı, devir işlemlerinde ... ... A.Ş'nin devredilene kadar oluşan borçlarının da devir sözleşmesiyle ... ... Ltd. Şti. isimli firmaya aktarıldığı, bu borçlar arasında .... ve.... Şti. isimli firmadan alınan akaryakıt alımlarından oluşan borçların da ödenmesinin ... ... Ltd. Şti. isimli şirkete aktarıldığı, ... ... Ltd. Şti. tarafından ... Ltd. Şti. isimli şirkete ödenmesi gereken akaryakıt borçlarının zamanında ödenmemesi üzerine ... Ltd. Şti. isimli şirketin yetkilisi şüpheli... ile ... ... A.Ş. isimli şirketin yetkilisi şüpheli ...'ın bir araya gelerek 16.01.2017 düzenleme, 31.07.2017 vade tarihli ve 750.000,00 Türk lirası tutarlı, borçlusu ... ... Ltd. Şti. ve ... ... A.Ş. İş Ortaklığı, alacaklısı ... Ltd. Şti. olacak şekilde senet düzenledikleri, bu senede ilişkin ... Ltd. Şti. tarafından Tavas İcra Müdürlüğü ████████ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ... Ltd. Şti. yetkilisi şüpheli... ve ... ... A.Ş. yetkilisi şüpheli ...'ın aralarında anlaşarak ... ... Ltd. Şti.'ni zor durumda bırakmak amacıyla gerçeği yansıtmayan geçmişe dönük kambiyo senedi düzenleyerek adi iş ortaklığı aleyhine icra takibi başlatılmasına neden olduklarını iddia ederek suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Tavas Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Somut olayda, müşteki vekili tarafından; şüpheliler ... ve ...'in ihaleye ait İdari Şartnamenin "16/5. maddesinde yer alan "İş Ortaklığı sözleşmesinde, ortakların hisse oranları, pilot ortak ile diğer ortakların işin yerine getirilmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirtilecektir." şeklindeki zorunluluk nedeniyle, .... Noterliğinin 06.09.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı "Adi Ortaklık Sözleşmesinin" 6. maddesinde, ortaklığı oluşturan şirketlerin tek başına temsile yetkili olduğunun belirtilmiş olmasını fırsata çevirdikleri, şüpheli ...'ın 2017 yılının Temmuz ayında ... ... A.Ş.'yi tek başına temsile yetkili olmadığı için ...-... Ortaklığını da tek başına temsil etmesi imkansız olmasına rağmen, geçmiş tarihli (16.01.2017) senet düzenleyerek (hileli davranışlarda bulunarak) söz konusu senedi anılan adi ortaklık adına düzenlediği ve böylece şüphelilerin haksız menfaat temin ettikleri, ... - ... İş Ortaklığını oluşturan şirketler arasındaki ticari ilişki dikkate alındığında, %30 paya sahip ... ... A.Ş. üzerinden şüpheli ... aracılığı ile ...- ... İş Ortaklığının borçlu duruma sokulmasının ticaretin ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu senet, her ne kadar ...-... Ortaklığı'nın 2 adet kaşesi basılmak suretiyle tanzim edilmiş görünse de iş bu 2 adet kaşe üzerinde sadece şüpheli ... tarafından imza atılması suretiyle % 70 ortaklık payına sahip ve zaten pilot ortak konumunda olan ... ... Ltd.Şti. yetkilisine ait herhangi bir imzanın bulunmadığı, bununla birlikte söz konusu senedin düzenleme tarihinin 16.01.2017 olduğu, bu itibarla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 219. maddesine göre 10 gün içinde ... Ltd.Şti.nin ticari defterlerine yansıtılmış olması gerekirken, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında davalı ... Ltd.Şti.nin ticari defterleri üzerinden alınan 08.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda ve 31.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda, söz konusu senede yönelik hiçbir tespitte bulunulmamış olmasının, iş bu senedin dolandırma kastı ile 2017 yılının Temmuz ayında, geçmiş tarihli olarak sahte bir şekilde üretildiğini gösterdiğinin iddia edilmesi ve şüpheli ...'ın da kollukta alınan ifadesinde söz konusu senedi 2017 yılının Temmuz ayı başında düzenleme tarihi 16.01.2017 olarak düzenlediklerini beyan etmesi karşısında, şikayete konu olayın aydınlatılması amacıyla anılan firmalar arasındaki iş ve işlemlere ilişkin olarak bilgi, belge ve kayıtlar (ticari defterler, anılan ihaleye ilişkin sözleşme ve ilgili belgeler, taraflar arasındaki sözleşmeler, tahsilat makbuzları, dekontlar, irsaliye ve faturalar, banka hesap hareketleri vb.) ile taraflar arasındaki bahse konu uyuşmazlığa ilişkin adli merciilere intikal etmiş hususlara (icra takibi, dava vs.) ilişkin belge suretlerinin dosyaya temin edilerek alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasını müteakip, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirket ile şüphelilerden ...'ın yetkilisi olduğu ... A.Ş. arasında kurulan adi ortaklık kapsamında ... ilçelerinin yol yapım ihalesinin alındığının, aralarındaki anlaşmaya göre tüm harcamaların ... A.Ş. tarafından yapılacağının, hak edişlerin ise ortaklık adına banka hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığının, ... A.Ş. tarafından 27.03.2017 tarihli sözleşmeye istinaden ihalenin alt taşeronluk işi de dahil olmak üzere şirkete ait bir kısım tesislerin borçları ile birlikte ... ve ... isimli kişilere devredildiğinin, devir işleminden sonra hak edişlerin ... ... Ltd. Şti. isimli şirketin hesabına aktarıldığının, sözleşme kapsamında temlik edilen borçlar arasında şüpheli ...'in yetkilisi olduğu .... ve.... Şti.'den yapılan akaryakıt alımlarından kaynaklanan borçlara ilişkin verilen çeklerin de olduğunun, ancak ... ... Ltd. Şti'nin çek bedellerini ödememesi üzerine, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek adi ortaklığın devam ettiği tarihleri de kapsayacak ve gerçek borç miktarından fazla olacak şekilde 16.01.2017 düzenleme, 31.07.2017 vade tarihli ve 750.000,00 TL bedelli borçlusu şikâyetçi ... ... .... Şti. ve ... A.Ş. adi ortaklığı, alacaklısı .... ve.... Şti. olan bonoyu düzenleyerek, bu bonoya istinaden şikâyetçi şirket aleyhine de .... İcra Müdürlüğünün ████████ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ın ...11.01.2024 tarihinde alınan ifadesinde, suça konu bonoyu düzenleme tarihi 16.01.2017 olacak şekilde, 2017 yılının Temmuz ayında düzenlediğini bildirmesi; şüpheli ...'in ise ... alınan 02.01.2024 tarihli ifadesinde, şikâyetçi şirket ile şüpheli ...'ın yetkilisi olduğu ... A.Ş. arasındaki adi ortaklığın kendisine olan borçlarına istinaden bu bonoyu rızaları dahilinde verdiklerini, bononun üzerinde yazılan bedelinin tamamı yerine gerçek borç miktarı üzerinden icra takibine konu ettiklerini, halen alacaklarını tahsil edemediklerini, şikâyetçi şirket yetkilisi ve şüpheli ... hakkında daha önce kendisinin dolandırıcılık iddiası ile şikâyetçi olduğunu, ödenmeyen çekler nedeniyle şüpheli ... hakkında icra mahkemesine müracaatta bulunduğunu, gerçekte şikâyetçi şirketin şüpheli ... ile iştirak halinde hareket ettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; 2017 yılının Temmuz ayında şüpheli ...'ın .... A.Ş.'nin yetkilisi olup olmadığının, adı geçen adi ortaklık adına bono düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan sorulmak suretiyle tespit edilmesi, taraflar arasındaki icra/hukuk dava dosyaları ile şüpheli ...'in ifadesinde belirttiği Tavas Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma sayılı dosyasının getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, ... ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi/yetkilileri ile ... ve ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili bilgilerine başvurulması, gerekli görülmesi halinde .... A.Ş. ile .... ve.... Şti.'ye ait ticari defter ve belgeler, banka hesap hareketleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sonucuna göre şüphelilerin iştirak halinde harelet edip etmedikleri, şüpheli ...'in bononun düzenleme tarihinde şüpheli ...'ın yetkili olup olmadığına yönelik bilgisinin bulunup bulunmadığı, bononun önceden doğan borca istinaden verilip verilmediği hususları da tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken, "...taraflar arasındaki ilişkinin hukuki itilaf mahiyetinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!