Anahtar kelimeler: Parti Anlaşarak Dernek Ltdşti Şer Almanya Temsile Hisselerinin Ortağı Siyasi
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Katılan ... ile sanık ...’ ın ... Ltd.Şti. nin temsile yetkili %50 şer ortağı oldukları, ...'ın ise katılanın hisselerinin gerçek sahibi olduğu, sanık ...’ ın sanık Avukat ...ile anlaşarak Almanya vatandaşı olan şahısların imzalarını sahte atarak veya attırarak diğer sanıkların da cirolarını almak suretiyle, alacaklısı ... ... olan 05.12.2005 tarihli 130.000 € bedelli, alacaklısı...’ un cirantası ... olan 28.12.2005 tarihli 200.000 €, alacaklısı ... ... olan 30.12.2005 tarihli 330.000 € bedelli, alacaklısı ... ... olan 02.01.2006 tarihli 160.000 € bedelli senetleri sanık ... .İcra Müdürlüğünün 2006/..., 2006/..., .../..., 2006/.... Esas numaralı takipleri ile 28.07.2008 tarihinde sıralı şekilde icra takibi yaptığı, sanık ...’ın da İcra Dairesine gelerek aynı gün ödeme emirlerini tebliğ alarak borçları da kabul ettiğini beyan ederek takipleri kesinleştirdiği, bu şekilde sanıkların katılan şirkete karşı TCK 158/1-d maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
Sanık ...'nin sahte senetleri, cirantaların imzalarını almak kaydıyla kendi ofisinde düzenlemesi nedeniyle suça sanık olarak iştirak ettiği, sanık ...'ın ise eylemlerinde ortağı ve yetkilisi olduğu şirketi başka kişileri kullanmak suretiyle sahte senetlerle borçlandırarak kamu kurumu olan icra dairesini aracı kılmak suretiyle eylemi gerçekleştirdiği, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma, sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suç vasfına girdiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;
Avukat olan sanığın, diğer sanık ...'in isteği üzerine tanıdığı kişilere ciro ettirerek sahte senetleri icra takibine koyması şeklinde gerçekleşen eyleminin ise nitelikli dolandırıcılık yerine 5237 sayılı TCK'nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek ve soruşturma izninin talep edildiği 16.12.2008 ile soruşturma izni verildiği 05.03.2009 tarihleri ve kovuşturma izninin talep edildiği 11.09.2009 ile kovuşturma izninin verildiği 11.11.2009 tarihleri arasında toplam 4 ay 18 gün zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 07.07.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!