Anahtar kelimeler: Tcvergi Arhavi İban Nama Lehdarı Odasına Sanatkarlar Esnaf Esnasında Keşidecisi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; keşidecisi, Arhavi Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ... sicil numarası ile kayıtlı, ..... TC/Vergi kimlik numaralı ... – ... ve lehdarı müvekkili şirket olan, Türkiye ... A.Ş. Arhavi Şubesi’nin ... IBAN numaralı hesabına bağlı bulunan nama yazılı çeklerin müvekkili şirketin zilyetliği esnasında kaybolduğunu, kaybolan çek bilgilerinin; ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.01.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek, ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.02.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek (Dava konusu çek), ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.03.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli çek olduğunu, çeklerin kaybolduğunun fark edilmesi akabinde keşideci ... – ... 'ın bilgilendirildiğini ve çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesi devam ettiğinden 22.11.2022 tarihinde T.C. Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyası kapsamında çek bedellerinin bankadan alınmaması için ödeme yasağı konulması ve ilgili ilan süreçlerinin uygulanarak bilgileri paylaşılan çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığını, Mahkemenin vermiş olduğu ara kararlar neticesinde çeklerin geri çağrıldığını ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde 3 kez ilan edildiğini, devam eden süreçte, çekler ibraz edilmediği gibi davalı tarafından icra takibine konu edildiğini, bu durumun Mahkemeye bildirildiğini, bunun üzerine, 30.03.2023 tarihinde yapılan duruşmada “Davaya konu edilen çekler ile ilgili olarak Alacaklı olarak takip dosyasında görülen ... Anonim Şirketi’ne karşı iade davası açılması amacıyla 2 (iki) haftalık kesin süre verilmesine” karar verildiğini ve davalı şirkete karşı yapılan arabuluculuk başvurusunun duruşma gününden önce tamamlanmamış olması üzerine davanın konusuz kaldığına karar verildiğini, bu kapsamda davalı şirkete karşı yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin dava konusu çekler açısından borçlu olmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirketin basiretli tacir olmasına rağmen kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatmadan önce Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan ilanları dikkate almadığı, iyi niyetli üçüncü kişi sıfatından haksız olarak yararlanabilmek adına müvekkili şirketi de borçlu göstererek ... çek için İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ D. İş. sayılı dosyası kapsamında ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında haciz ve tahsilat işlemlerine giriştiğini, aleyhine işlem yapılan keşideci ...’ın müvekkili şirketi bilgilendirmesi üzerine öğrenildiğini, bu noktada, müvekkili şirketin icra takibinin borçlularından biri olarak gösterilmesine rağmen icra dosyası kapsamında ödeme emri gönderilmediği gibi ihtiyati haciz dosyasında da müvekkili şirket aleyhine haciz talebinde bulunulmadığını, bu durumun davalı şirketin, müvekkili şirketin çek iptal davasından haberdar olduğu ve bu davada ileri sürdüğü sahte imza iddiasını bildiği yönünde karine teşkil ettiğini, bu kapsamda aleyhine işlem yapılan keşideci ...’ın bilgilendirmesini üzerine nerede olduğu anlaşılan dava konusu çeklerin arka yüzlerinin kendilerince incelendiğini, çeklerin arka yüzünde kullanılan müvekkili şirket kaşesi ve yetkilisine ait imzanın sahte olduğunu, dava konusu çekin müvekkili şirket uhdesindeyken kaşelenmediğini ve imzalanmadığını, müvekkili şirketin tek temsil ve imza yetkilisinin Kazım DERECİ olduğunu, imza sirkülerinden de görüleceği üzere müvekkili şirket kaşesinde bulunan imza ile imza sirkülerinde bulunan imzanın hiçbir benzerlik göstermediği gibi müvekkili şirketin kaşesinin de çek arkasında bulunan kaşe olmadığını, ek olarak, ... seri numaralı çek için 10.04.2023 tarihinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ██████████ soruşturma sayılı dosyası kapsamında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından şikayette bulunulduğunu, bu dosyanın daha önce 30.01.2023 tarihinde ... seri numaralı çekin aynı suç kapsamında yapılan şikayete ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın █████████ soruşturma sayılı dosyası ile birleştirildiğini, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin çekin arkasına göre ilgili bankadan ödeme yasağı bulunduğuna dair kayıt düşülmüş olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak bile bile tahsilat işlemi yaptığını, ciro zincirinin kopmuş olması sebebiyle yetkili hamil olmadığından, ilgili çekleri yetkili hamil olan müvekkili şirkete teslim etmesi gerektiğini, davalı şirketin basiretli tacir olup dava açmadan ya da icra takibi başlatmadan önce ilgili işleme ilişkin her türlü araştırmayı yapma yükümlülüğü altında olup, bu yükümlülüğünü yerine getirmeden hareket etmesi halinde basiretli tacir sıfatı gereğince ilgili araştırmayı yaptığı ve buna göre hareket ettiği, bunun sonucu olarak ise davalı şirketin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirket yetkili hamil olmadığı gibi, ciro zinciri kopuk olduğundan ciro zincirinin koptuğu nokta olan müvekkili şirkete ve öncekilere başvuramayacak olup müvekkili şirketin dava konusu çek yönünden herhangi bir borcunun bulunmadığının da tespitinin gerekli olduğunu bildirerek, ihtiyati tedbir talep hakları saklı olmak üzere davanın kabulüne, gerekli görülmesi halinde davanın ciro zincirinde adı geçen diğer ilgililere ihbarına, müvekkili şirketin ilgili çek ile icra dosyası yönünden icra dosyasının her türlü fer’isi de dahil olmak üzere müvekkil şirketin gerek davalı şirket ve gerekse diğer ilgililere karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına ve sair yargılama giderlerinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; mezkur dava ile menfi tespiti talep edilen İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya borcunun dava dışı keşideci borçlu tarafından ödenmiş ve icra dosyası infazen kapatılmış olduğundan, konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Mahkemede görülen menfi tespit istemine konu İstanbul 13. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyalarına ilişkin borcun, dava dışı keşideci konumunda bulunan borçlu ... tarafından icra dosyalarına ödendiğini ve icra dosyalarının icra müdürlüklerince infazen kapatıldığını, Mahkemece de takdir edileceği üzere, dava konusu icra takiplerine ilişkin borç ödendiğinden, mezkur davanın konusuz kaldığını, izah olunan nedenlerle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının, borçlu olmadığını iddia ettiği bedel üzerinden harç ikmal etmediğini, eksik harcın ikmali için davacıya kesin süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı borçlunun işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı olmadığından, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davaya konu çekleri usul ve yasaya uygun şekilde ciro yoluyla iktisap etmiş olduğunu, iyi niyetli son meşru hamil olduğunu, müvekkili şirketin takip konusu çeke ilişkin alacağı usul ve yasaya uygun bir şekilde Faktoring Sözleşmesi, alacak bildirim formu, fatura tavsik edilerek ...Limited Şirketi'nden ciro yolu ile iktisap ettiğini, Mahkemece de takdir edileceği üzere, müvekkili şirket Faktoring Usul Ve Esaslarına ilişkin Kanun ve Yönetmelikle bağlı olup, kanun hükmü gereğince faktoring işlemlerine esas çeke ilişkin alacağın devralınması için mal veya hizmet alımını gösterir faturanın tavsik edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu çeke ilişkin alacağı devralırken... Limited Şirketi ile ...Limited Şirketi arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura ile tavsik edildiğini, müvekkili şirketin alacağı usul ve yasaya uygun olarak üstlenmiş olup alacaklı sıfatını kazandığını, müvekkilinin iyiniyetli son meşru hamil olduğunu, davacının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun iddialarının reddinin gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli son meşru hamil sıfatıyla işbu çeki icra takibine konu etmesinde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını, müvekkilinin iyiniyetli son meşru hamil olduğunu, söz konusu çekin vadesinde ve tutarında ödenmediğini, işbu çekin son yasal meşru hamili olan müvekkili tarafından takibe konulmasında ve çekte keşideci, lehtar ve cirantalar hakkında icra takibi yürütülmesinde usul ve yasaya aykırı hiçbir durumun bulunmadığını, dava konusu çek vadesinde ve tutarında ödenmediğinden borçlular ... Limited Şirketi ve ... aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine müstenit icra takibine konu edildiğini, HMK md 200 gereğince senedin senetle ispatının gerektiğini, borçlunun takibe dayanak senet hakkındaki itirazlarına ilişkin senet mahiyetinde hiçbir belge, dekont ibraz edemediğini, borçlunun İİK Md 169 gereğince de hiçbir belge, delil ibraz edemediğini, zira davaya konu borca ilişkin alacaklı müvekkiline yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü tüm itirazların hukuki dayanaktan ve delilden yoksun olduğunu, borçlu ....Ltd. Şti. 'nin, takibe konu çeke atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek imzaya itiraz ettiğini, itiraz eden borçlunun itirazının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını, kabulünün mümkün olmadığını, borçlunun imzanın kendisine ait olmamasına sebebiyet verecek olayı izah edemediğini, yalnızca çekin zilyetliğinden rızası hilafına çıktığını iddia ederek bu davayı ikame ettiğini, davacı borçluların iddialarının soyut, hukuki dayanaktan yoksun ve asılsız olduğunu, ''İmzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması halinin, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, poliçeye imza koyan kişinin, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşıdığını, buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağladığını, poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunmasının yeterli olduğunu, davacı/ borçlunun kendi iddialarından sirayetle çeklerin ciro zincirinde kopukluk olduğunu ve hatta davalı/ alacaklı müvekkilinin yetkili hamil olmadığını öne süremeyeceğini, kanun koyucunun, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul ettiğini, çekteki imzaların bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk oluşturmasa bile, senedin yine de geçerli kaldığını, çekin geçerli kalmasının sonucunun ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesi olduğunu, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, ödemeden men yasağı kararı verilen davada müvekkilinin taraf olmadığını, bu nedenle iyi niyetli meşru hamil olan müvekkilini bağlayan bir tedbir kararının bulunmadığını, davaya konu çekin TTK hükümleri uyarınca kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, HMK md 200 gereği senedin senetle ispatının zorunlu olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yeterli delil ibraz edemediğini bildirerek öncelikle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Mahkeme aksi kanaatte ise, davacıların işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine, davacının usul ve yasaya aykırı ikame ettiği işbu davanın esastan reddine, huzurdaki dava kötü niyetle ikame edildiğinden davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 02.12.2025 tarihli ████████E. - ████████K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalı tarafından başlatılan İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına konu keşidecisi dava dışı ... lehtarı davacı olan .../Arhavi-Atvin Şubesine ... numaralı █████/2023 tarihli 17.000 TL bedelli çekin dava dışı keşideci tarafından aralarındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenip davacıya verildiğinin, çeklerin davacıda iken kaybolduğunun, çekin arka yüzünde bulunan cirodaki imzanın davacıya ait olmadığının beyan edilerek menfi tespit talepli bu davanın açıldığı, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde davalı tarafından davacıya karşı davaya konu çekler nedeniyle çek bedeli, işlemiş faiz ve çek tazminatı olmak üzere toplam 18.770,10 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu çek şeklen incelendiğinde keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının davacı olduğunun, çekin arka yüzünde ilk ciro olarak davacının kaşe ve imzasının bulunduğu, daha sonra sırasıyla dava dışı ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve davalının cirolarının bulunduğunun görüldüğü, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasında çek keşidecisi ... tarafından █████/2023 tarihinde toplam 27.424,90 TL ödeme yapıldığı, dosya borcunun tamamı ödenmiş olmakla dosyanın infazen kapatıldığı, davacı tarafça açılan bu davada çek ve icra dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talepli dava açıldığı, davanın açılış tarihinin █████/2023 tarihi olduğu, davanın dava dışı keşideci tarafından icra dosyasına ödeme yapılıp, dosya kapatıldıktan sonra açıldığı, icra dosyasına ödemenin davacı tarafından değil dava dışı keşideci tarafından yapılmış olması ve davanın ödemeden sonra açılmış olması nedeniyle İİK'nun 72/6 maddesinin uygulanamayacağı, yukarıda emsal olarak belirtilen İstinaf İlamında da belirtildiği üzere davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davacının iddiaları doğrultusunda davalıya karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda dava açabileceği anlaşıldığından davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ
: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını ve beyanlarını tekrarla, müvekkili şirketin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu,
Takip borçlularından biri olan keşideci ... tarafından huzurdaki davanın açılış tarihinden önce 19.06.2023 tarihinde toplam 27.424,90 TL tutarında ödeme yapılmasının ve dosyanın infazen kapatılmasının tek başına öneminin bulunmadığını, çek bedelini icra dosyasına ödeyen ... tarafından herhangi bir menfi tespit ya da istirdat davası açılıp açılmadığı araştırılmadan, icra borcunun dava tarihinden önce ödendiği gerekçesiyle müvekkil şirketin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının olmadığının söylenmesinin usul ve yasaya aykırı olup, eksik araştırma yapılarak karar verildiğini,
Müvekkili şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde çeklerin lehtarının davacı şirket ve keşidecisinin ise ...’ın olduğunu, çeklerin müvekkili şirket tarafından keşideciden ciro olmadan direkt alındığını ve müvekkilinin çeklerin hamili olduğunun tespit edildiğini,
Gerekçeli kararda bilirkişi raporundan bahsedilmişse de, raporun hükme esas alınmamasının nedeninin açıklanmadığını, müvekkili şirketin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,
Müvekkili şirketin çeklerin hamili olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, imza itirazlarına ilişkin inceleme yapılmadan karar verildiğini,
Dava konusu çeklerin müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmamasının, çeklerin müvekkilinin elindeyken kaybolduğunu gösterdiğini,
Yine bilirkişi raporu ile müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu ve davalının iyiniyetli meşru hamil olamayacağını, ciro zincirinin koptuğunu gösterdiğini,
Çekin arkasındaki müvekkiline atfen atılan imzanın ve şirket kaşesinin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çek iptal davası açmasında ve huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu,
Davalının ciro zincirindeki kopma nedeniyle müvekkiline çekle ilgili müracaat edemeyeceğini belirterek, açıklanan ve Mahkemece resen dikkate alınacak tüm nedenlerle, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. ve 02.12.2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, gerekli görülmesi halinde davanın ciro zincirinde adı geçen diğer ilgililere ihbarına, müvekkil şirketin ilgili çek ile icra dosyası yönünden icra dosyasının her türlü fer’isi de dahil olmak üzere gerek davalı şirket ve gerekse diğer ilgililere karşı herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi tarafından borçlular borçlu ... Limited Şirketi ve ... aleyhine 17.000,00 TL asıl alacak, 70,10 TL işlemiş faiz ve 1.700,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 18.770,10 TL için █████/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının █████/2023 tarihli, 17.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği, çekin keşidecisi olan ... tarafından █████/2023 tarihinde toplam 27.424,90 TL ödeme yapılarak icra dosyasının infazen kapatıldığı tespit edilmiştir.
Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ...Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 15.02.2023 keşide tarihli 17.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ... Limited Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla davacı lehtar ... ... Limited Şirketi ve davalı ... A.Ş.'nin cirolarının bulunduğu, çekin bankaya ibraz edildiği ve Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarihli, ████████ Esas numaralı ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamadığının yazıldığı tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi'nce Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mali müşavir ...'dan alınan 06.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Davacı şirket vekili, keşidecisi ... ve lehtarı müvekkil şirket olan, ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.01.2023 vade tarihli 17.000,00 TL, ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.02.2023 vade tarihli 17.000,00 TL ve ... seri numaralı, 28.10.2022 keşide ve 10.03.2023 vade tarihli 17.000,00 TL bedelli 3 adet çekin kaybolduğunu, çeklerin kaybolduğunun fark edilmesi üzerine keşideci ...-... bilgilendirildiği ve çek bedellerin bankadan alınmaması için ödeme yasağı konulması ve çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığını beyan ettiği, 2-Dosya kapsamından, dava konusu çeklerden 10.01.2023 tarih ve ... numaralı 17.000,00 TL bedelli ve 10.02.2023 tarih ve ... numaralı 17.000,00 TL bedelli 2 adet çekin, lehtarı tarafından ciro edildiği ve son cirantasının davalı ... olarak göründüğü, davacı şirket çeklerin arka yüzünde yer alan şirket kaşesi ve imzasının sahte olduğunu ve ciro zincirinin koptuğunu beyan ettiği ve çeklerin ... Bankasına ibraz edildiği ancak tedbir kararı nedeniyle ödenmediğinin anlaşıldığı, 3-Alacaklı ... A.Ş. tarafından, borçlular..., ... ve ... aleyhine, İstanbul 13. İcra Dairesinin 01.03.2023 tarih ve ... E. sayılı dosyasında, ... seri numaralı ve 10.02.2023 tarihli 17.000,00 TL bedelli çek alacağı, işlemiş faiz ve karşılıksız çek tazminatı ile birlikte toplam 18.770,10 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, İcra takibine konu çek alacağı için, İcra Dairesi tarafından 19.09.2023 tarihinde yapılan Dosya Hesabı ile, takipte kesinleşen 18.770,10 TL alacak üzerinden harç, faiz, vekalet ücreti ve masraf dahil toplam 27.423,80 TL alacak hesaplandığı, 24.521,90 TL yatırıldığı ve 2.901,90 TL bakiye borcun kaldığı, 4-Davacı ... İnş. Ltd. Şti. nin incelenen ticari defter kayıtlarında; Dava konusu çeklerin keşidecisi ...’a 2022 ve 2023 yıllarında düzenlediği toptan mal satış faturaları ve ... tarafından yapılan çek, banka havalesi ve senet ödemelerine ait cari hesap kayıtlarının bulunması, davacı şirket ile çeklerin keşidecisi ... arasında, mal alım/satımına dayalı ticari ilişkinin olduğunu gösterdiği, ancak davacının defter kayıtlarında çeklerin giriş-çıkış kaydı ve bu çeklerden dolayı bir ödeme kaydına rastlanmadığı, Sonuç olarak: Davacı şirket ile dava konusu çeklerin keşidecisi olan ... arasında mal alım satımına dayalı ticaretin bulunması nedeniyle, bu çeklerin ticari ilişki kapsamında alınmış olabileceği değerlendirilmekle birlikte, çeklerin davacının defterinde giriş-çıkış ve bu çeklerden dolayı yapılan bir ödeme kaydının bulunmaması nedeniyle, çeklerin çıkışının kime yapıldığı ve ödeme yapılıp yapılmadığı konularında defter kayıtlarından bir tespit yapılamadığı, söz konusu çeklerin lehtarının davacı şirket ve keşidecisinin ise ...’ın olması, çeklerin davacı şirket tarafından keşideciden ciro olmadan direkt alındığı ve çeklerin hamili olduğunu gösterdiği..." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
G E R E K Ç E
: Dava, imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelenmesi, HMK’nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde, davaya konu çekte lehtar ve ilk ciranta davacı şirketse de, davalının çekle ilgili davacı aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunmadığı, başlattığı icra takibinde davacı şirket borçlu olarak yer almışsa da, icra takibi sırasında, dava açılmadan önce borcun çekin keşidecisi dava dışı ... tarafından icra dosyasına ödenmesi üzerine, davalının davacıdan talep edebileceği bir hakkının kalmadığı, takibe konu çekin ...’a teslim edildiği, bu nedenle davacının davalıya karşı işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.
Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!