Anahtar kelimeler: Aksu Çayı Taşkın Dsi Gelmiş Yazim Eser Çevrilen Antalya İşi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: █████████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacılar vekilleri tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili
: Müvekkili ortaklık ile DSİ Genel Müdürlüğü Antalya 13. Bölge Müdürlüğü arasında "Antalya Aksu Çayı Taşkın Koruma İşi "ne ilişkin sözleşme imzalandığını, anılan sözleşme kapsamındaki işlerin "Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projeleri Hazırlanması (TİGH ) İşleri " bölümünün yapımının ise müvekkili ortaklık ve davalı arasında 15.12.2016 tarihinde imzalanan "Alt Yüklenici -İstisna Sözleşmesi" ile davalının üstlendiğini, iş bedeli 972.535,12TL olup, işin 21.06.2018 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, davalı işe başladıktan bir süre sonra davalıyla ilgili basına yansıyan yolsuzluk iddiaları dolayısıyla asıl iş sahibi DSİ Genel Müdürlüğü Antalya 13. Bölge Müdürlüğünün 03.01.2020 tarihli, 16.01.2020 tarihli ve 20.01.2020 tarihli kurum içi yazışmalarına istinaden, 21.01.2020 tarihli yazı ile davalı ... Harita şirketinin çalışmalarının durdurulmasının istendiğini ve yeni bir alt yüklenici dosyasının ivedilikle sunulmasının talep edildiğini, bu doğrultuda davalı ... Harita’nın sözleşmesi asıl iş sahibi DSİ'nin talimatıyla 21.02.2020 tarihinde tek taraflı olarak etik değerlere ve idarenin talimatlarına uygun çalışılmadığı için müvekkili ortaklık tarafından haklı olarak feshedildiğini, işe başladığı tarihten sözleşmesinin fesih tarihine kadar, davalı ... Harita şirketine 20.04.2017, 15.08.2017, 12.04.2018 ve 14.07.2018 tarihlerinde KDV dahil toplam 263.298,80 TL tutarında 4 ayrı hakediş düzenlendiğini ve bunlara istinaden davalının kesmiş olduğu faturalar karşılığı kendisine 126.182,35 TL ödeme yapıldığını, 52.161,64 TL’nin de kendileri adına Sosyal Güvenlik Kurumu’na yatırıldığını, sözleşmenin 15. maddesi gereği her hak edişten %5 kesilmesi gerekir iken kesilmeyen teminat tutarının 11.156,72TL olduğunu, yukarıdaki yazışmalara konu, 03.04.2019 ve 14.12.2020 tarihli tutanaklarla da tespit edildiği üzere, ... Harita’nın beyanı doğrultusunda yapılan AÇT-7 nolu pozla ilgili olarak, ana sözleşme kapsamındaki idare hakedişlerinde 5502 adet parsel için fazladan ödenen bedelin tamamı fiyat farkı ve katsayı çarpımı ile birlikte (KDV dahil olmak üzere) 204.453,80 TL olarak müvekkili ortaklık alacağından kesildiğini, yine aynı yazıda AÇT-6 birim fiyatında da Bakanlık Onayı yapılmayan mahallerin de bedelinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, davalının düzenlenen hakedişlerden; 263.298,79 TL’den 18.125,96TL KDV tevkifatı , stopaj kesintileri ve %5 teminat tutarını düştükten sonra 245.172,83TL (126.182,39 TL + 56.183,12+11.156,72.TL) =51.650,60 TL alacaklı görünüyor olsa da; yukarıdaki 204.453,80TL’lik kesinti kendilerine yansıtıldığında, müvekkili ortaklığa (51.650,60-204.403,80)= 152.803,20 TL borçlu duruma düştüğünü, madde 5.13 ve 5.24'de belirtilen işçi ücretleri ve sosyal hakların ödenmesinin alt yüklenici tarafından kabul ve beyan edilmiş olmasına rağmen işçilerle ilgili ödeme dekontlarının müvekkiline verilmediğini, bu nedenle çalıştırdığı personeller tarafından açılmış veya açılacak işçi alacak davaları nedeniyle rücu davası hakkı ve müvekkilinin itibar kaybıyla ilgili zarar talep hakları, işin gecikmesi ve müvekkilinin genel giderlerinin artmasıyla ilgili ve ayrıca işin yeni yükleniciye yaptırılması nedeniyle oluşacak maliyet farkı nedeniyle oluşacak zararlarını talep etme haklarının saklı olduğunu, yine sözleşmenin 15. maddesine göre yapılan hak edişlerden kesilmesi gereken %5 kesin teminatların kesilmemesi sebebiyle %5'lik teminat tutarının da sözleşmenin 30. maddesi gereği gelir kaydedilmesi ve madde 30'da belirtilen şartların oluşması nedeniyle 100.000,00TL ceza-i şartın da ödenmesini talep ettiklerini, davalı tarafça keşide edilen Antalya 5.Noterliği'nin 17.02.2020 tarih ve 05152 yevmiye sayılı ihtarname ile müvekkili ortaklıktan 119.502,23TL alacak talebinde bulunulduğunu, davalının ihtarına Ankara 30. Noterliği'nce keşide edilen 28.02.2020 gün ve 02648 yevmiye nolu cevabi ihtarname ile borçlu olunmadığının, alacaklı olunduğunun ihtar edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere davalı ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi sonucunda müvekkili şirketin asıl işveren idareden alamadığı için uğradığı zarar miktarı için şimdilik 152.803,20 TL'nin ve 100.000,00TL cezai şartın sözleşmenin fesih tarihi olan 21.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesince
: Davanın, davacı ortaklık ile dava dışı DSİ Genel Müdürlüğü Antalya 13. Bölge Müdürlüğü arasında imzalanan "Antalya Aksu Çayı Taşkın Koruma İşi" sözleşmesi kapsamındaki "Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projeleri Hazırlanması (TİGH ) İşleri" bölümünün yapımını üstlenen davalı ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi sonucu davacı ortaklığın asıl işveren idareden alamadığı için uğramış olduğunu iddia ettiği zarar miktarı olan 152.803,20 TL ile 100.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece gerekli deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemeleri yaptırılarak, bilirkişilerden raporlar alınmış olup, en son 13.04.2023 tarihli 2.ek bilirkişi raporu ile tarafların beyanları alınmak suretiyle tahkikatın tamamlandığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün asıl işveren, davacı iş ortaklığının yüklenici, davalı şirketin ise alt yüklenici olduğu akdi ilişkide, asıl işveren olan idarenin talimatları sonucu alt yüklenici olan davalının sözleşmesinin feshedildiği, davacı ortaklığın asıl işveren olan idarenin vermiş olduğu talimatlara uymakla yükümlü olup, dava dışı Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğünün davacı iş ortaklığına hitaben gönderdiği 21.01.2020 tarihli yazı içeriğinde, alt yüklenici olan ... Harita Ltd.Şti. ile alakalı olarak tespit edilen nedenlerden ötürü, alt yüklenicinin değiştirilmesinin istendiği, bahse konu işte yeni bir alt yüklenici ile anlaşılması için gerekli işlemlerin ivedi olarak başlatılmasının talep edildiği, davacı iş ortaklığının DSİ 13. Bölge Müdürlüğünün söz konusu yazısını ilgi tutarak, davalı ile yapmış olduğu alt yüklenici istisna sözleşmesini feshettiği, fesih nedenlerinin davalıdan kaynaklanması nedeniyle davacı iş ortaklığının sözleşmeyi fesihte bir kusurunun bulunmadığı, yapılan feshe ilişkin işlemin davacı iş ortaklığı yönünden haklı ve zorunlu bir fesih niteliğinde olduğu, davacının bu nedenle uğradığı zararların bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.04.2023 tarihli 2. ek raporda 72.190,47 TL olarak hesaplandığı, davacı iş ortaklığınca ayrıca taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 30. maddesinde düzenlenen cezai şartın da talep edildiği, anılan maddede belirtilen 100.000,00 TL cezai şartın davalıdan taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi nedenine dayalı olarak istenebileceği, davalının kendisinden kaynaklanan nedenlerle sözleşmenin feshine ve davacının zararına sebebiyet vermiş olması nedeniyle davacının sözleşme uyarınca kararlaştırılan cezai şartı talep etme hakkının bulunduğu, ancak davalının dosyaya getirtilen vergi dairesi kayıtları uyarınca belirlenen gelir-gideri ile ortaya çıkan mali durumu değerlendirildiğinde, sözleşmede kararlaştırılan 100.000,00 TL cezai şartın tahsiline karar verilmesinin davalı için aşırı bir miktar olacağı takdir olunmakla, sözleşme ile kararlaştırılan ve davacı tarafça sözleşme uyarınca talep edilen 100.000,00 TL cezai şartın, TBK'nun 182/son maddesi uyarınca takdiren 40.000,00 TL olarak belirlenmesine, ancak yerleşik Yargıtay kararları uyarınca hakimin takdir yetkisi kapsamında tenkis edilen cezai şart alacağından dolayı, reddedilen kısım açısından davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, davacı iş ortaklığı tarafından davalıya gönderilen feshe ilişkin 23.01.2020 tarihli yazıda ve Ankara 30. Noterliği kanalı ile gönderilen 26.02.2020 tarihli cevabi ihtarname içeriğinde, davaya konu taleplerle ilgili olarak yapılmış bir istem ve verilmiş bir süre bulunmadığından davalının dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davacı iş ortaklığı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile;72.190,47TL davacı taraf zararı ile takdiren 40.000,00TL cezai şart olmak üzere toplam 112.190,47TL alacağın dava tarihi olan 05.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı iş ortaklığı adına ... İnşaat Ticaret San. Ltd. Şti. ile ... Yapı Üretim San. ve Tic. A.Ş.'ne ödenmesine, davacı iş ortaklığının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararında her ne kadar davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmışsa da bu hususun itiraza kabil olduğunu ve tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, müvekkili adına dava dilekçesi, tensip zaptı ve eklerini içerir tebligatın █████/2021 tarihinde postacı tarafından işyerinin daimi çalışanı olduğu iddia edilen ve tebligat üzerindeki yazıdan anlaşıldığı kadarıyla ... 'e tebliğ evrakının teslim edildiğini, müvekkili şirket adına çıkarılmış tebligat adresi her ne kadar ... ise de bu adresin de aynı zamanda ... Mühendislik…Ltd.Şti. ile gider ortaklığı şeklinde usulle paylaşıldığını, haricen araştırmaları neticesinde tebliğ üzerindeki ...'in bu şirketin eski çalışanı olduğu, o gün orada bulunduğunun ortaya çıkarıldığını, bahse konu tebligatın ... tarafından neden ve niçin teslim aldığına dair bir malumatlarının mevcut olmadığını, bir diğer hususun ise bahsi geçen şahsın müvekkili şirketle ne temsile, ne de işçi olduğuna ilişkin kayıtlarının mevcut olmadığını, bu haliyle bakıldığında yapılan ilk tebligatın usulsüz olduğunu, ancak mahkemenin bu hususları dikkate almamış tebligatın usulüne uygun yapıldığı kanaatine varmış ve yasal itiraz haklarının kullanılmasını engellenmiş olduğunu, müvekkilinin sadece sözlü ve ortaya herhangi bir iddia konulmadan sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, özellikle kurumun ve alt yüklenicinin fesih sebeplerini mahkemece tartışmadan kısmen kabul kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kurumdan gelen sade bir yazı ile haksız olarak müvekkilinin sözleşmesinin fesih edilmesinin müvekkili şirketin büyük zararlarına yol açtığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasaldüzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davalı tarafça yargılama aşamalarına katılınmış bulunulmasına ve davaya karşı beyan, itiraz, delillerini sunması noktasında kısıtlayıcı herhangi bir ara karar oluşturulmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.663,73 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.915,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.747,79 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katipe-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır