Anahtar kelimeler: İkitelli Satımdan Uhdesinde Şubesi Ciro Vadeli Çeki Aşnin Keşide Bedelli

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri.... Ltd. Şti. ile ... A.Ş.’nin, ... İş Ortaklığı’nı oluşturduğunu, ortaklardan ... ...’ın, iş ortaklığına ... ... İkitelli Şubesi ... nolu 20.06.2020 vadeli 350.000,00 TL bedelli çeki keşide ettiğini, müvekkili iş ortaklığının çeki ciro ettiğini, çekin müvekkili uhdesinde iken hırsızlandığını, Bakırköy 7. ATM ████████ E. sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, mahkemece ödeme yasağı konulduğunu, ilgili banka şubesine bildirildiğini, 07.07.2020 tarihinde bankadan hesaplarına haciz konulduğu mesajı ile Bakırköy 16. İcra Müd. ... E. sayılı dosyasından suça konu çekin icra takibine konu edildiğinin öğrenildiğini, çekte bulunan imzaların sahte olduğunun düşünüldüğünü, çekte imzası olan davalılarla müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, çekin son hamili olan ...’ın ticari defterlerinin incelenmesinde halinde gerçek bir mal satışı karşılığı çeki almadığının görüleceğini, ... Karaman’ın çekle ilgili bankadan bilgi alması halinde çekin çalıntı olduğunu öğrenebileceğini, ...’ın kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, ...’dan önceki cirantanın ... olduğunu, adresinin Adana ili olduğunu, çekin çalınma tarihi ile bankaya ibraz tarihini birbirine çok yakın olduğunu, bu kadar zaman dilimi içinde malı hazır edip hiç tanımadığı birine teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...’ın ihtiyati haciz kararı alarak müvekkilinin mal varlığına haciz koyduğunu, dava konusu 350.000,00 TL‘lik çek nedeniyle müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitini, çekin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile ... arasındaki dosyada mübrez faturada detayları yazdığı üzere poşet ve koli ticareti gerçekleştiğini, karşılığında keşidecisinin davacı ... ... olan █████/2020 Vade Tarihli ve 350.000,00 TL Bedelli çekin müvekkiline verildiğini, müvekkilinin çekin son yetkili hamili olduğunu, çekin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edildiğinde "Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı Hazırlık Bürosu ██████████ CBS Soruşturma dosyası tarafından ÇEK ASLI İSTENDİĞİNDEN" gerekçesi ile çekin işleme alınmadığını ve el konulduğunu, Müvekkilinin yasal alacağının tahsilinin engellenmesi üzerine ilgili bankadan çek suretinin alındığını ve Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş sayılı dosyası ile İhtiyati Haciz talebinde bulunulduğunu, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile hem ihtiyati haciz tatbik edildiğini hem de esas takibe girişildiğini, haciz işlemlerinin ardından müvekkiline karşı huzurdaki haksız davanın ikame edildiğini, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, çekin arkasında yer alan ciro silsilesinin düzgün olduğunu, davacının müvekkilinin kötüniyetini yahut ağır kusurunu ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olup T.T.K. 790 ve 792 gereği müvekkiline ancak kötüniyet ve ağır kusur iddiasında bulunabileceğini ve ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, müvekkilinin, ... isimli firmaya poşet ve koli satmış ve karşılığında takibe dayanak çek'i aldığını, elektronik fatura ve tahsilat makbuzunun dosyaya ibraz edildiğini savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesinini arz ve talep etmiştir.Davalı ... yetkilisinin █████/2020 tarihli dilekçesinde özetle; Davalı ...’ı ve ... ... tanımadığını, hiç bir ticari mal alışverişi olmadığını, dava konusu çek üzerindeki şirket kaşesindeki imzanın kendine ait olmadığı beyan edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar 17.10.2024 Tarihli kararı: "...Ciro silsilesinde yer alan davalılardan ...'nin diğer cirantalardan ...'ı ve ... ... tanımadığını, hiç bir ticari mal alışverişi olmadığını,dava konusu çek üzerindeki şirket kaşesindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, diğer davalılardan ... ile ... ...'ın ise herhangi bir savunma yapmadıkları, ayrıca, anılan davalıların dava konusu çeki bir ticari ilişki neticesinde iktisap etmiş olduklarına dair herhangi bir delil sunmadıkları da görülmektedir. Ciro silsilesinde yer alan davalılardan ... ise davalılardan ... ile yapılan poşet ve koli ticaretine istinaden düzenlenen faturaya karşılık dava konusu çekin alındığını ileri sürmüş isede; anılan davalının iddia ettiği ... ile olan ticari ilişkisini ispatlamaya yönelik olarak herhangi bir somut delil sunmamış, sunulan faturanın da,bilirkişi raporunun mali inceleme bölümünde tespit edildiği üzere, dayanağına rastlanmamıştır. Davalı ...'den önceki ciranta olan ... yetkilisi ...'in mahkememize gönderdiği beyan dilekçesi ile savcılıkta verdiği ifade de davalı ile ticari alış verişinin olmadığı ve çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını söylediği, savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre de, davalıya çeki cirolayan ... yetkilisinin imzasının bu firmanın yetkilisi ...'e ait olmadığının tespit edildiği, dinlenen davacı tanıklarının da ifadeleri dikkate alındığında davalı ...'in söz konusu çeki bir ticari ilişki kapsamında kendisinden önceki cirantadan almadığı, çekin çalıntı olduğunu bilerek veya bilmesi gerekirken iktisap ettiği, çekin iktisabı anında ağır kusurunun bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davacıları menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından takip alacaklısı ... aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi,diğer davalılar takip alacaklısı olmadığından bu davalılar aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nederlerle;1-Davanın KABULÜ ile;davacıların,... ...-İkitelli Şubesine ait,█████/2020 keşide tarihli,E1-... seri numaralı ve 350.000,00.-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadıklarının TESPİTİ ile, dava konusu çekin davacılar yönünden İPTALİNE, 2-Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İİK'nın 72/5.maddesi uyarınca 70.000,00.-TL tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, diğer davalıların takip alacaklısı olmadığı anlaşıldığından bu davalılara yönelik kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kıymetli Evrakın Son Yetkili Hamili olduğunu, Müvekkili firma ile ... . Ltd. Şti. Firması arasındaki dosyada mübrez faturada detayları yazdığı üzere poşet(OPP) ve koli ticareti gerçekleştiğini, karşılığında da keşidecisinin davacı... Limited Şirketi olan ... ... İkitelli Şubesinin ... Seri Numaralı, █████/2020 Vade Tarihli ve 350.000,00 TL Bedelli bir adet çeki ciro yolu ile müvekkiline verildiğini, Müvekkilinin ilgili çekin son yetkili hamili olduğunu, Çekin arkasında yer alan ciro silsilesinin düzgün olduğunu, sebepten mücerretlik ilkesi ilk derece mahkemesinde tatbik edilmediğini, müvekkilinin çeki iktisap sebebi olarak dosyaya fatura ibraz ettiğini, nitekim müvekkilin çeki iktisap ettiği ... isimli firma, kendisine ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde imzaya yahut borca itiraz etmediği gibi menfi tespit davası da açmayarak kambiyo evrakında yer alan imzayı ve borcu kabul ettiğini, ispat külfeti davacıda olmasına rağmen belirtilen ispat araçları ile müvekkilinin çeki edinme şekli ve gerekçesinin taraflarınca ispatlanmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından ... firma yetkilisinin süresinden sonra yapmış olduğu ve önceki ikrarının aksine anlatımına itibar ederek müvekkilini kötüniyetli hamil kabul etmesinin hatalı olduğunu, çekin sebepten mücerretliği ve tedavül kolaylığı ilkeleri uyarınca müvekkilinin geçerli bir ciro silsilesi sonucunda çeki edindiğini ve yetkili hamil olduğunu, yerel mahkemenin ispat külfetinde yanılgıya düştüğünü, müvekkilinin kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanamadığını, ... yetkilisi imzaya borca itiraz etmediği halde, işbu mahkemeye sunduğu beyan dilekçesi ile imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki "çelişkili işlem yasağı" kapsamındaki beyanına itibar edildiğini, davacının dava dilekçesindeki şahsi defilerinin müvekkiline karşı yöneltilemeyeceğini, Müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararı, davalı ... vekili istinaf etmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, hırsızlanma, bedelsizlik, kötünityetli iktisap iddialarına dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.Davaya konu çek suretinden; ... ... İketelli Şubesine ait, ... seri nuöaralı, 20.06.2020 keşide tarihli 350.000,00-TL bedelli olarak keşideci .... Ltd. Şit. , lehtar/ciranta ...İş Adi Ortaklığı ve devam eden cirantaların sırasıyla ... İnş...Ştd. Şti., ... ... Ltd. Şti. , ... ... Ltd. Şti. Ve ... olduğu görülmüştür.Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilir. İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir. Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş,başka bir deyişle bu amaçla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalıların dava konusu çekin bir ticari ilişki neticesinde iktisap etmiş olduklarına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, yetkili hamil olduğunu iddia eden ... tarafından her ne kadar ... şirketi ile arasında yapılan poşet ve koli ticaretine istinaden düzenlenen faturaya karşılık dava konusu çekin alındığını ileri sürmüş ise de; Mahkemece HMK 222. Madde kapsamında yapılan ihtara karşılık ticari defterlerin sunulmadığı, davalılar yönünden ilgili vergi dairelerin Ba-Bs formaları celp edildiği, yapılan bilirkişi incelmesi ile de dava konusu çek arkasında ciranta olarak yer alan firmalara ait herhangi bir alım/satım bildirimi yapılmadığının tespit edildiği, ... şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde de ciro zincirinde kendisinden önce ve sonra yer alan ciranta ... şirketi ile ...'ı tanımadığını, hiç bir ticari mal alışverişi olmadığını beyan ettiği, kötüniyetin varlığının her türlü delille ispatının mümkün olması karşısında mevcut deliller kapsamında davanın kabulüne ve davalı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir..HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 23.908,50TL harçtan, peşin alınan 5.977,12TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,38TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026