Anahtar kelimeler: Davamaddi Arayarak Araçla Kaybettiğini Denizli Yarısından Alkol Murisi Aldıkları Gece

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026 (Ara Karar)
DAVA
:Maddi - Manevi Tazminat
GEREKÇE TARİHİ
:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'ın davalı ...'a ait ... plakalı aracın içinde bulunduğu █████/2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, gerçekleşen trafik kazası ile ilgili olarak Denizli C. Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın murisin gece yarısından sonra davalı ...'ı arayarak ticari plakalı aracı istediği ve bu araçla ... ve ... isimli şahıslar ile alkol aldıkları mekandan alıp eve bırakmak için istediğini, aracı murisin kullandığı ve aracı kullanmadan önce alkol aldığı ve alkolün etkisinde iken direksiyon hakimiyeti kaybederek kazanın meydana geldiği iddiasıyla takipsizlik kararı verildiğini, verilen takipsizlik kararına itiraz neticesinde dosyanın incelemede olduğunu, davalılardan sigorta şiketine davacıların başvurusu sonucunda murislerinin teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle taleplerinin rededildiğini, ancak gerek tanık beyanları, gerek dosyadaki diğer belgelerin değerlendirilmesinden murislerinin aracı kullanmasının imkansız olup bedeninde meydana gelen hasarların tümünü sağ tarafından aldığı, aracın kaza anı fotoğraflarında da açıkla belli olduğu üzere aracın sağ ön camının patladığı bu durumda müvekkillerinin murisinin aracın sol tarafında aracı kullanmasının mümkün olmadığını, kaza sırasında yanında olan ... ve ...'ün suçu davacıların murisine atmak için ifadelerini değiştirdiklerinin açık olduğunu, kaza bu şekilde gerçekleşmiş ise müvekkillerinin tazminat taleplerinin haklı olduğunu, olay tarihinde murisin 2 yaşında olan oğlunun destekten yoksun kaldığını, murisin eşi davacı ...'in 29 yaşında dul kalarak hem maddi hem de manevi olarak kaybının bulunduğunu, tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatı olarak 500.00'şer TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ile, müvekkilleri adına ayrı ayrı 25.000,00'şer TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı ... vekili █████/2026 tarihli celsede alınan beyanında; "Eksik olan hususların giderilmesini talep ediyoruz, araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunmaktadır, ancak araç hurdaya çıkacaktır bu nedenle tedbirin kaldırılmasını talep ediyoruz, mahkeme tarafından gerekli görülürse hurdaya çıkacak bu araç yerine başka bir araca tedbir konulabilir, takdir mahkemenindir. Ben iki yıldır aracı çalıştıramıyorum aracın vizesi yok, benim ailem çocuklarım var, mağdur oluyorum, tedbir kararının kaldırılmasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince ... Esas sayılı dosyasında █████/2015 tarihli celsede 7 numaralı ara kararı ile; "... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla takdiren teminatsız olarak söz konusu aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından uyap sisteminden trafik kaydı üzerine tedbir kaydı konulmasına, fazlaya ilişkin tedbir taleplerinin reddine" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda █████/2021 tarihli kararı ile; "...davacı eş ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 73.664,01 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya ödenmesine, bu miktara davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden kaza tarihi olan █████/2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı Abdullah ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın █████/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvrusunda bulunmaları üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "davacılar ile davalı sigorta şirketinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 madde ve bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya ... Esasına kaydedilmiştir. İlk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli duruşmada davalı ... vekili: "Eksik olan hususların giderilmesini talep ediyoruz, araç üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunmaktadır, ancak araç hurdaya çıkacaktır bu nedenle tedbirin kaldırılmasını talep ediyoruz, mahkeme tarafından gerekli görülürse hurdaya çıkacak bu araç yerine başka bir araca tedbir konulabilir" beyanı ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararı ile; "ihtiyati tedbir kararı ancak ilgili dosyada uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Davaya konu uyuşmazlık para alacağı talebine ilişkin olup, davalı üzerine kayıtlı olan menkul ve gayrimenkul malvarlığı uyuşmazlık konusu olmadığından davalı vekilinin davalı adına kayıtlı ... plakalı araç üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
█████/2026 tarihli ara karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla murislerinin vefatına sebep olan davalıya ait araca ve taksi plakasına 2015 yılında ihtiyati tedbir konulduğunu, yargılama sürecinde dosyanın iki kere istinaf incelemesinden geçtiğini ve istinaf ilamlarında davacı eş ve oğlun müteveffanın ölümü sebebiyle davalılardan tazminat talebinde bulunabileceğinin açıklandığını, Yerel Mahkemece destekten yoksun kalanlar yönüyle destek zararının hesaplanması hususunda ara karar kurulup dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, 12 yıllık yargılama süreci sonunda dava neticelenmek üzereyken hiçbir yeni gerekçe ve teminat sunulmaksızın ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının hukuken ve vicdanen hatalı bir karar olduğunu, Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbir kararını kaldırırken, davanın konusunun para alacağı talebine ilişkin olduğunu ve davalı üzerine kayıtlı menkul/gayrimenkul malvarlığının "uyuşmazlık konusu" olmadığını gerekçe göstermesinin yetersiz olduğunu, ihtiyati tedbirin temel amacının, "davanın açılması ve hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması" ve "bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir" tehlikesini bertaraf etmek olduğunu, mahkemenin "malvarlığı uyuşmazlık konusu olmadığından" şeklindeki gerekçesinin, ihtiyati tedbirin "hükmün icrasını güvence altına alma" yönündeki temel amacını göz ardı ettiğini, Yerel Mahkemenin ihtiyati tedbir kararının "yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği" prensibini vurguladığını ancak bunu dar yorumladığını, para alacağı davalarında "uyuşmazlık konusu" sadece alacağın kendisi değil, aynı zamanda bu alacağın tahsil edilebilirliğini sağlayan davalının malvarlığının da dolaylı olarak uyuşmazlığın icra edilebilirliğiyle ilgili bir konu haline geldiğini, aracın hurdaya çıkacak olmasının, davalının malvarlığında "hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracak veya imkansız hale getirecek" bir değişiklik yaratacağını ve HMK 389'da belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının varlığını sürdürdüğünü, davalının aracın hurdaya çıkacağını belirtirken, mahkeme tarafından gerekli görülürse hurdaya çıkacak bu araç yerine başka bir araca tedbir konulabileceği yönündeki beyanının aslında bir güvence ihtiyacının olabileceğini zımnen kabul ettiğini ortaya koyduğunu, mahkemenin davalının bu önerisini değerlendirmeden veya müvekkillerinin haklarını güvence altına alacak başka bir tedbir kararı vermeden mevcut tedbiri kaldırmasının, yargılama sonunda hak elde etme imkanını zayıflatıcı ve dahi imkansız hale getirici nitelikte olduğunu beyan ederek; yerel mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılması kararının, kanunun ihtiyati tedbire yüklediği amaç ve HMK 389'daki şartlar ile çeliştiğini ve müvekkilleri davacıların alacağının tahsilini güvence altına alma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, usule yasaya ve vicdana aykırı kararın ortadan kaldırılmasını ve ihtiyati tedbirin devamını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine, uyuşmazlık ise araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına dair ara kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 341/1-b.maddesinde; "İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara.." karşı istinaf yoluna başvurulabilir düzenlemesi yer almıştır.
HMK'nın 341. maddesine göre ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine yönelik kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar istinaf edilebilmektedir. İlk derece mahkemesince daha evvel verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin olarak verilen ara kararının, HMK'nun 341. maddesinde tahdidi olarak sayılan kararlardan olmadığı ve bu nedenle söz konusu ara kararın istinafı mümkün bulunmadığından dosyanın dairemize istinaf incelemesi için gönderilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, istinafı kabil olmayan ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 352/1-ç maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa İADESİNE,
3-Davacılar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!