Anahtar kelimeler: İçişleri Özlük Görevden Parasal Süreci Uzaklaştırıldığı Beşinci İşletilecek Dönemde Kararnamenin
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Müdürlüğü / ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av....
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı dönemde yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı idarenin savunması ekinde sunulan işlem dosyasında 2020/4 sayılı karar başlıklı belgede davacı hakkında herhangi bir veriye rastlanılmadığı, eşi polis memuru ...'ın 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı bilgisine yer verildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2020 tarihli yazısında davacı ve birinci derece yakın akrabaları hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı, eşi ... hakkında yürütülen ...sayılı soruşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin E... sayılı dosyasında dava açıldığı bilgisine yer verildiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının eşi ...hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E... K...sayılı kararı ile ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçundan yargılanarak hakkında mahkumiyet kararının verildiği ve dava dosyasının Yargıtay aşamasında olduğunun görüldüğü, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün █████/2020 tarihli yazısında aynı bilgilere yer verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesinin █████/2020 tarihinde kayda alınan yazısında davacının eşi hakkında ByLock kaydı bulunduğu ve adli soruşturma açıldığı, 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, davacının diğer akrabaları hakkında herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Personel Dairesinin █████/2020 tarihinde kayda alınan yazısında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca gönderilecek bilgi belgelerin esas alınmasının uygun olacağının belirtildiği, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın █████/2020 tarihli yazısı ekindeki formlarda davacının "AD" yani "Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişileri tanımlar" şeklinde tanımlandığı, eşinin ise "EA" yani "FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade ettiği" şeklinde tanımlandığı, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... Talimat numaralı █████/2018 tarihli duruşma tutanağında davacının eşi aleyhinde ifade veren Z.K. isimli şahsın "Kendisinin eşi de polis memuruydu. Eşinin o dönem FETÖ/PDY ile bir bağlantısı yoktu." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın █████/2020 tarihli yazısı ekinde yer alan formda FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişi olarak tanımlandığı, eşinin ise zaafları olan biri olarak tanımlandığı, ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde davacı aleyhinde ifade veren şahsın da davacının eşinin örgütle ilişkisini belirtirken davacının örgütle bağlantısının olmadığını beyan ettiği dikkate alındığında, davacının örgütle irtibat veya iltisakını ortaya koyan somut bir veri bulunmadığı görüldüğünden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan, davacının görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı dönemde yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin tüm özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davalı idareler tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Kamu görevinde istihdam edilen görevlilerin Devletin temeli olan anayasal prensiplere sadakat yükümlülüğünün bulunduğu, kamu görevine son verme işlemlerinin geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran tedbir niteliğinde işlemler olduğu, 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevine son verilebilmesi için terör örgütü ile üyelik veya mensubiyet bağının zorunlu olmayıp irtibat ve iltisak bulunmasının yeterli olduğu, FETÖ/PDY'nin devletin bütün bileşenlerini kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan, casusluk faaliyetlerini bünyesinde barındıran atipik bir terör örgütü olduğu, FETÖ/PDY terör örgütünün polis teşkilatı içinde de örgütlendiği, adli, idari, istihbari kolluk görevi ifa eden ve aynı zamanda güç kullanma yetkisine sahip olan Emniyet Genel Müdürlüğü içindeki bu yapılanmanın toplum üzerinde etki oluşturacak soruşturmalarda planlama yaptığı, davacı hakkında idarece yapılan değerlendirmenin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(f) maddesinde; █████/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır..." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, Ankara İli, Keçiören İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı dönemde yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan davacının, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu ceza soruşturmasının ve kovuşturmasının bulunmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak ve örgüt mahremiyetini ileri seviyede korumak için, mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının eşi ...'ın İçişleri Bakanlığı bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun ... tarih ve...sayılı işlemiyle reddedildiği, söz konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiği görülmüştür.
Yine, davacının eşi ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile, adı geçenin ByLock kullandığı gerekçesine yer verilerek 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, temyiz başvurusu neticesinde ise Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesine ilişkin dilekçe sunduğu gerekçesiyle söz konusu Ceza Dairesi kararının bozulduğu ve ...'ın ceza yargılamasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği görülmüştür.
Dava dosyasının, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalar ışığında incelenmesinden; FETÖ/PDY'nin yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ile aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin (yargı kararıyla tespit edilen) FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının anılan örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, eşine ilişkin söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu anlaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ve davacının görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin tüm özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda da hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali ve davacının görevden uzaklaştırıldığı ve kamu görevinden çıkarıldığı döneme ilişkin tüm özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!