Anahtar kelimeler: Bilemediği Cad Vergiye Sitesi Zayi Mah Evraklarını Ötürü Anadolu Defterlerini

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Zayi Belgesi VerilmesiTaraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; kendisine ait ...Mah. ...... Cad. ... Sitesi No:... İstanbul adresindeki ... ticaret sicil numaralı işletmesine ait tüm ticari defterlerini, faturalarını, vergiye esas belgelerini ve sair her türlü evraklarını bilemediği nedenlerden ötürü ofisinden kaybolduğunu, evraklarla alakalı her durum göz önüne alınarak arandığını ancak ulaşılamadığını, bu durumda ilgili evraklarının zayi olduğundan TTK madde 82 (7) numaralı fikra uyarınca mahkemeden 2018 yılına ait tüm defter, fatura ve sair belgeleri zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Davacı 21.12.2022 tarihli dilekçesinde özetle; ████████ Esas sayılı dosya kapsamında █████/2022 tarihli duruşmada da belirtildiği üzere tüm ticari defterler, faturalar ve vergiye esas belgeleri ile her türlü sair belge ve evraklarını annesine ait evin üst katında █████/2022 tarihinde taşınma sırasında su basması sonucu zayi olduğunu öğrenmiş bulunduğunu, buna yönelik Polis Tutanağının ekte olduğunu, 2018 yılı yasal defterlerinin ....... Noterliğinin █████/2017.......- .... no ile tasdik edildiğini, 2019 yılı yasal defterlerinin ..... Noterliğinin █████/2019..... - ... no ile tasdik edildiğini ileri sürerek, ..... esas sayılı dosya kapsamında tüm ticari defterler, faturalar ve vergiye esas belgeleri ile her türlü sair belge ve evrakları zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 17.07.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan zayi davası ile ilgili olarak her ne kadar dava dilekçesi ve beyan dilekçelerinde dava konusu defter ve belgelerin "su basması sonucu" ve "bilmediğimiz nedenlerden ötürü" kaybolduğu bildirilmiş olsa da, müvekkilinin maddi imkansızlıkları ve hastalıkları dolayısıyla davaya konu polis tutunakları ve mahkemeye sunmuş olduğu dilekçelerde konuyu acele ve bilmeden izah etmeye çalışması sebebiyle bir takım çelişkilere sebebiyet verildiğini, çelişkilerin giderilmesi adına belirtmiş olunan nedenlerden dolayı ıslah dilekçesi verme gereği hasıl olduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinin daha önceden vergi incelemesine girmiş bulunmakla birlikte müvekkilinin ticari hayatının iflas aşamasına gelmesi dolayısıyla bir çok tefeciden borç almak zorunda kaldığını, almış olduğu borçlar dolayısıyla insanların tehdit, taciz ve baskılarıyla karşı karşıya kaldığını, dava konusu defter ve belgeleri isteyen vergi müfettişine de müvekkilce anlatıldığını, zayi belgesi almak için karakola başvuran müvekkilinin ifadelerinin polis memurlarınca hazır ve hızlı bir şekilde yazılarak su basması sonucu defter ve belgelerin kaybolduğuna ilişkin gerçeği yansıtmayan bir tutanak tutulduğunu, müvekkilinin tamamıyla polis memurlarının yanlış yönlendirmesi ve yaşadığı buhran dönemi dolayısıyla kendisini yanlış ifade ettiğini, mahkemeye █████/2023 tarihli bir önceki duruşma da sunulan evrak ve belgelerden anlaşılacağı üzere müvekkilinin vergi müfettişine gittiğinde, iş yerini adamların yağmalamak için geldiğini, ortalığı kırıp döktüğünü, o esnada dava konusu defterlerinin kaybolduğunu söylediğini, vergi müfettişi raporunun ilgili bölümünün müvekkili tarafından bir önceki celsede mahkemeye sunulduğunu, müvekkilinin iş yerinin basılmasına ilişkin suç duyurusu neticesinde yürütülen ceza yargılamasının İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yürütüldüğünü belirterek ıslah dilekçesinin kabulü ile dava konusu defter ve belgelerin zayi olma nedeninin müvekkilinin iş yerinin yağmalanması olarak dikkate alınmasını, bunun dışında müvekkilce verilen dava dilekçesi ve polis ifadelerinin dikkate alınmamasını, ıslah dilekçesi ve bir önceki celsede mahkemeye müvekkilince sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişiye sevk edilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının yargılama aşamasında davaya konu ettiği ticari defter ve evrakların kayıp şeklini sürekli değiştirdiği, en son verilen harçlandırılmış ıslah dilekçesindeki iddianın kabulü halinde dahi bu kez de TTK 87 maddesindeki hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme tarafından ret kararı verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, gerekçede, müvekkiline ait defter ve belgelerin kaybolma şeklinin sürekli olarak değiştirildiğine yer verildiğini, müvekkilinin her ne kadar dava dilekçesi ve beyan dilekçelerinde dava konusu defter ve belgelerin su basması sonucu ve bilmediği nedenlerden ötürü kaybolduğunu bildirmiş olsa da müvekkilinin maddi imkansızlıkları ve hastalıklarından dolayı davaya konuya polis tutanakları ve mahkemeye sunduğu dilekçelerde konuyu acele ve bilmeden izah etmeye çalışması sebebiyle bir takım çelişkilere sebebiyet verilmiş bulunduğunu, müvekkilinin ticari işletmesinin daha önceden vergi incelemesine girmiş bulunmakla birlikte ticari hayatının iflas aşamasına gelmesinden dolayı bir çok tefeciden borç almak zorunda kaldığını, bu nedenle bir takım insanların tehdit, taciz ve baskılarıyla karşı karşıya kalmış bulunduğunu, söz konusu sebeplerin dava konusu defter ve belgeleri isteyen vergi müfettişine de anlatıldığını ancak zayi belgesi almak için karakola başvuran müvekkilinin ifadelerinin hazır ve hızlı şekilde yazılarak su basması sonucu defter ve belgelerin kaybolduğuna ilişkin gerçeği yansıtmayan tutanak tutulduğunu, müvekkilinin yanlış yönlendirme ile ifade verdiğini, müvekkilinin iş yerinin basılmasına ilişkin suç duyurusu neticesinde İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın mahkemeye bildirildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇETalep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince şirketin 2018 yılına ait tüm defter, fatura ve sair belgeler hakkında zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı dava dilekçesinde; ... - Tamer Kalıp unvanlı işletmesindeki tüm ticari defterlerin, faturaların, vergiye esas belgelerinin sair her türlü belge ve evraklarının bilemediği nedenden ötürü ofisinden kaybolduğunu ancak ulaşılamadığını iddia ederek, talepte bulunmuştur. Dilekçeye ekli olarak herhangi bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. 21.12.2022 tarihli dosyanın yenilenmesine dair dilekçede ise tüm ticari defterlerin, faturalar ve vergiye esas belgeler ile her türlü evrakın annesine evin üst katında 10.10.2022 tarihinde taşınma sırasında zayi olduğunu öğrenmiş bulunduğunu belirterek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen 20.12.2022 tarihli kayıp eşya müracaat tutanağında; 20.12.2022 tarihinde polis merkezine ... isimli şahsın evinin su basması sonucu muhasebe defterini kaybetmesi üzerine kendi isteği neticesinde belgenin verildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili ise 03.07.2023 tarihli ıslah dilekçe ile; müvekkilinin maddi imkansızlıklar ve hastalıklarından dolayı polis tutanakları ve sunmuş olduğu dilekçelerde konuyu acele ve bilmeden izah etmeye çalışmasından dolayı bir takım çelişkilere sebebiyet verildiğini belirterek ıslah dilekçelerinin kabulüne ve dava konusu defter ve belgelerin zayi olma nedeninin müvekkilinin iş yerinin yağmalanması olarak dikkate alınmasını bunun dışında müvekkilince verilen dava dilekçesi ve polis ifadelerinin dikkate alınmamasını talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgelerden, davacının müşteki ,dava dışı gerçek kişilerin şüpheli olduğu, TCK'nın 206/1, 53/1.maddeler gereğince resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma eyleminden dolayı iddianame ile kamu davasının açıldığı, iddianamenin sonuç kısmında; vergi dairesinden iş yerinde yoklama yapmak için gelen görevli memurlara o esnada iş yerinde bulunan şüphelilerin iş yeri sahibi olduğunu, kendisininde iş yerinde sigortalı çalışan olduğuna dair yalan beyanda bulunduğu, bu beyana istinaden vergi kaybı açılışı yapıldığı ve şüphelilerin üzerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle iddianame düzenlendiği, ██████████ Soruşturma nolu dosyasında ise yine davacının müşteki, dava dışı gerçek kişinin şüpheli olduğu, mala zarar verme eyleminden dolayı 04.05.2019 tarihli şikayet üzerine kamu davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, davacının taleplerinin değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmıştır. 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; talep sahibinin bilemediği nedenlerden ötürü ofisinden kaybolduğu veya 10.10.2022 tarihinde annesinin evinden su basması neticesinde zayi olduğu beyanına dayanarak zayi belgesi verilmesi talebinin benimsenmesi halinde 2018 yılına ait ticari defterler yönünden uygun olacağı,....... Noterliği tarafından onaylanan yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir defterinin tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. 05.07.2022 tarihli ve ...sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 55. maddesi ile değişik TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziyaa uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir, defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir. Kanunda ''isteyebilirler'' denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir.TTK'nın 82/7. maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle, benzer olaylar kastedilmiştir. Yukarıda belirtildiği gibi, ticari defterlerin zayi olma şekli yasada tahdidi olarak da sayılmamıştır. Zayi belgesi verilmesi için ticari defter veya belgenin yasada sayılan hal veya buna eşdeğer bir halde zayi olması gerekmektedir. Ancak, somut olayda davacının birden fazla iddiası, ıslah dilekçesi, dosyaya ibraz edilen ceza soruşturması ile ilgili bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacı şirket yetkilisinin ticari defterin muhafazası için yeterli özeni göstermediği, gerekli önlemleri almadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı yetkilisinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 16.04.2026