Anahtar kelimeler: İhyası İhya İstihkak Memuru Limited Bakırköy Anadolu Takibi Tasfiye İlamda

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Bakırköy 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
: 23.11.2022NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ KararDAVA
: Şirket sicil kaydının ihyasıTaraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde ...Limited Şirket ile davacı arasında Bakırköy ... İş Mahkemesinin 2016/.. Esas, İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas, ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında işçi alacağı, icra takibi ve istihkak davaları bulunduğunu, ancak kararların kesinleşmesi beklenilmeden şirketin tasfiye edildiğini ve davacının alacağının tahsil etmesinin engellendiğini, şirkete ait bazı aktiflerin tasfiyede dikkate alınmadığını ileri sürerek, TH. ...Limited Şirket'inin ihyasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; davacının açmış olduğu davaların, şirketin tasfiyesinden sonra açıldığını, TTK geçici 7/15. maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32 ve Yönetmeliğin 34.maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde ki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinde sicil müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenlerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, bununla birlikte davacı tarafın ihyası istenen şirketin Bakırköy 14.iş mahkemesinin ███████ esas ve İstanbul Anadolu 10.icra hukuk Mahkemesinin █████████ esas, ....icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarında işçi alacağı, icra takibi ve istihkak davaları açtığı anlaşılmıştır. Saptanan bu durum karşısında ihyası istenen şirketin terkin ile sona eren tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve ek tasfiyesi zorunludur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince talebin kabulü halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekir. Mahkememizce terkinden önceki tasfiye memuru olan davalı ...'ın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... numarasında kayıtlı iken terkin edilen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin Bakırköy 14. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında yargılama süreci sonrasında verilen kararın ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, TTK'nın 547. maddesi gereğince son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, keyfiyetin TTK'nın 547/2. maddesi gereğince tescil ve ilanına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının ihya talebine dayanak olan davanın açıldığı tarihi belirtmediğini, sadece icra takip tarihinin 19.07.2018 tarihinde yapıldığını bildirdiğini, oysa .... Şti'nin tasfiye işlemlerine 01.03.2016 tarihinde başlandığını, 09.03.2016, 16.03.2016, 23.03.2016 tarihlerinde alacaklılara ilan yapıldığını, tasfiye sonu bilançosu ile şirketin tasfiyesinin usulüne uygun bir şekilde tamamlandığını, ihya için dayanak gösterilen davanın tasfiye öncesi açılmasının ihya davasının şartı olduğunu, bu durumda icra takibinden önce şirketin terkin edilmesi nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun bir şekilde tamamlandığını, takibin tasfiye sonrası başlatılması nedeniyle ihya talebinin reddi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 19.04.2017 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir. Dosyada bulunan mahkeme ilamlarından, davacının, ... ...Limited Şirketi aleyhine Bakırköy 14. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında 25.01.2026 tarihinde işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açtığı, mahkemenin 18.05.2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verdiği, diğer davalıların başvurusu üzerine İstanbul Bölge Aadliye Mahkemesi 30.Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile davalılar ...AŞ ve ... AŞ. yönünden hükmün düzeltildiği anlaşılmıştır. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28.04.2021 tarih ve █████████-8735 E.K. sayılı ilamı ile kararın onandığı görülmüştür. Terkin edilen bir şirket aleyhine açılan bir davada taraf teşkilinin sağlanarak davanı hükme bağlanması ve kararın infazı için şirket tüzel kişiliğinin ihyası zorunlu olduğundan bu durumdaki bir şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması veya bir takip bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. İhya davası için, terkinden veya tasfiye başlangıcından önce bir takip başlatılması veya dava açılması şartı bulunmamaktadır. Şirketin terkin edilmesinden sonra açılmış bir davada da taraf teşkilinin sağlanması için ihya kararı verilebilir. Davalı vekilinni istinaf başvurusunda belirttiği istinaf kararında da şirketin tasfiyesi sonrası açılan bir ihya davasının kabul edilemeyeceğine ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Taraf teşkilinin sağlanması için ihya bir zorunluluktur. Kaldı ki eldeki davada, davacının25.01.2016 tarihinde Bakırköy 14.İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında, ...Limited Şirketi ile ...AŞ ve ... AŞ.aleyhine kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığı ve bu dava tarihinin şirketin terkin tarihinden önce olduğu, bu durumda şirketin terkin edilmeden işçilik alacakları için dava açıldığı ve şirketin derdest davaya rağmen terkin edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı tasfiye memurunun ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı savunulmuştur. HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davalı tasfiye memuru dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde davayı kabul etmemiştir. Bu nedenle HMK'nın 312. maddesinin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu nedenle şirketin ihyasına karar verilmesi, son tasfiye memurunun ek tasfiye için görevlendirilmesi yerindedir. Tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ihya sonrası yapılacak tasfiye bilançosunda dikkate alınabileceği anlaşılmakla, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM
: Açıklanan bu gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.KANUN YOLU
: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.