Anahtar kelimeler: Viop Opsiyon Borsa Satımına Faktöring Finansman Finansal Vadeli Kiralama Yatırım

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Borsa İstanbul nezdinde kurulan Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) faaliyet gösteren yatırım kuruluşu olduğunu, müvekkili ile davalı arasında █████/2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili ile imzaladığı sözleşme uyarınca alım satım işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu işlemlerde davalının alım satım emirlerini Borsa İstanbul nezdindeki ilgili piyasaya ilettiğini ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, davalıya, Sermaye Piyasası mevzuatının gereği olarak hesap açılışında tüm risk bildirimlerinin yapıldığını, davalının VİOP nezdinde almış olduğu alım ve satım pozisyonları ve pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında yaşanan değişimler nedeniyle teminatın tamamını kaybettiğini, kayıplarının yatırdığı teminatı aşarak eksi bakiye miktarının 203.951,61-TL olduğunu, davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlama çağrısı yapıldığını, ancak borcu ödemekten imtina ettiğini, davalı yanın mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçlu - davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından yapılan haksız ve kötüniyetli itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin finansal derinliği olmayan alelade bir vatandaş olduğunu, davacı yanın çalışan ve temsilcilerinin gerçek dışı anlatım ve talepleri sonucu davacı şirket nezdinde bir hesap açtığını ve yine davacı şirket temsilcilerinin tavsiyeleri doğrultusunda bir kaç işlem yaptığını, internet ortamında gönderilen ve sayfalarında imzası bulunmayan █████/2021 tarihli Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ile müvekkilinin davacı şirketin müşterisi yapıldığını, müvekkili tarafından imzalanan genel sözleşme dışında bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin bu sözleşme içeriğinden ve sonuçlarından haberdar edilmediğini, sözleşmenin imzalı bir suretinin ya da aslının müvekkiline verilmediğini, davacı şirket çalışanlarınca davalı müvekkiline, piyasa işlemleri yapması halinde zararının teminat olarak yatırılan bedelin %20'si ile sınırlı olduğuna, açılan işlem pozisyonunda bir kayıp olması halinde bu kaybın mevcut teminatın %20'ye inmesi halinde davacı şirketin sahip olduğu ve kullanımında bulunan yazılım ve sistemi ile otomatik olarak kapatılacağına dair bilgi verildiğini ve müvekkilinin bu bildirim ile hareket ettiğini, müvekkilinin kaybın gerçekleştiği anda hesabına müdahale etme imkanının kendisinden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı firmanın gerçek dışı anlatım ve tavsiyeleri sonucu eksi bakiyeye düşerek zarar gördüğünü savunarak, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI
: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; "…Mahkememiz dosya davalısı tarafından davacı aracı kuruma herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilerek icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 ve █████/2024 tarihli bilirkişi raporları ile davalının, davacı aracı kuruma belirtilen miktar kadar borcunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından da söz konusu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.
İcra takibinde faize ilişkin itirazın incelenmesinde; her ne kadar davacı tarafından ticari temerrüt faizi istenilmişse de davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığı anlaşılmakla taraflar arasında yer alan ilişkinin ticari iş sayılması gerekmesi karşısında sözleşmenin 11. Maddesi kapsamında "Borsa veya yurtdışı araç kuruluşlar tarafından uygulanacak faizin %50 fazlası" şeklinde belirtildiği ancak bu miktarın oranının kesin olarak tespit edilemediği gibi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının sistemlerinde de açıkça yer almadığı anlaşılmakla ticari işlere uygulanan avans faizine göre karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla davalı borçlunun, icra takibine itirazında ...'a ödenen 201.823,42TL ve işlemiş ticari avans faizi 4.055,82‬‬TL olmak üzere toplam 205.879,24‬TL kadar haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından taraflar arasındaki yatırım sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, davalı hesabının eksi bakiyeye düştüğünden ve miktarından haberdar olmakla davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, davalı borçlunun İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 201.823,42TL asıl alacak ve 4.055,82‬‬TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 205.879,24‬TL yönünden İPTALİNE, takibin asıl alacağa işleyecek yıllık ticari avans faizi üzerinden DEVAMINA,
2-2004 Sayılı İİK'nun 67/2. maddesi gereğince kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında belirlenen 41.175,848‬TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE…" karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ
: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, yerel mahkemece itirazları ve beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini, davacı ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkinin niteliği değerlendirilmeden, müvekkilinin kar ettiği dönemlerinin de olduğu belirtilerek, söz konusu teminatın eksiye düşmesinin sorumluluğunun müvekkiline atfedildiğini, kararın bu haliyle usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini,
Yargılama süreci boyunca alınan bilirkişi raporlarının müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin kati bir tespit içermediğini, kaldı ki, eksik ve hatalı raporlara defalarca itiraz ettiklerini, itirazları üzerine alınan 02.04.2024 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda "Davalı müşterinin, Davacı aracı kurum tarafından müşteri olarak kabulü ve sözleşmelerin imzalanması aşamasında ve öncesinde Davacının Davalıyı yanlış yönlendirdiği, bilgisizliğinden faydalandığı, iradesini bozduğu, Davalının bilgisiz ve tecrübesiz olduğu yönündeki iddialarının ispatına yarayacak bir ses kaydı veya başka bir delilin dosyaya girmemiş olması sebebiyle bu hususlarda bilirkişiliğimizce bir tespit ve değerlendirme yapılması mümkün olmadığı, Kök ve Birinci Ek raporlarımızda açıklanmıştır." şeklinde belirtildiği üzere itirazları ve beyanlarının tam anlamıyla karşılanmadığı ve hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporunun dosyada mevcut olmadığını, söz konusu eksik ve çelişkili bilirkişi raporları ile hüküm kurulmuş olup; yerel mahkeme kararının bu yönüyle de hukuka uyar yanı bulunmadığını,
Ayrıca, davacının icra takibini açarken takip talebinde temerrüt faizi talep ettiğini, itirazın iptali davası için sunulan dava dilekçesinin talep kısmında da faize ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, ancak, yerel mahkemenin HMK'nun temel ilkelerinden biri olan taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde, ne takip talebinde ne de dava dilekçesinde reeskont avans faizi talep edilmemişken, talebi aşarak takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont avans uygulanarak takibin devamına karar verdiğini,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte, takibe devam edilecekse de taleple bağlı kalınarak asıl alacağa temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının her bakımdan usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle; İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ E. ve ████████ K. sayılı usul ve yasalara aykırı kararının istinaf gerekçeleri doğrultusunda müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı/alacaklının, davalı/borçlu hakkında, Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan eksi bakiye alacağa dayalı olarak; 203.935,78 TL asıl alacak, 4.296,62-TL faiz olmak üzere toplam 208.232,40-TL alacağın tahsili için █████/2022 tarihinde ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalı/borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı/borçlunun süresi içerisinde █████/2022 tarihinde borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince SMMM ve SPK uzmanı bilirkişi ...’tan alınan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporu incelendiğinde; davalının elektronik ortamda davacı kurumun sistemine girerek gerçekleştirdiği işlemler sonucunda, davacı aracı kurumun davalı müşterisi adına ve hesabına ...'a yatırdığı davalıya ait hesap ekstresinde kaydedilmiş olan 201.823,42-TL, davalının hesabındaki 203.951,61-TL nihai eksi hesap bakiyesi için takip talebindeki 203.935,78-TL olarak talep ettiği anapara alacağı için davalı müşteri tarafından davacı aracı kuruma ödenmesine ve itirazının iptaline karar verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğuna dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli ek rapor incelendiğinde; davalının davacı ile imzaladığı sözleşmeler bakımından bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, davalının hesabında zarara yol açan işlemlerin elektronik araçlar ile davacı aracı kurumun sistemine girilerek verilen emirlere dayandığı, bu emirlere ve işlemlere dair LOG kayıtlarını davacı tarafın SPK'ca belirlenen Tebliğ hükümlerine uygun şekilde dosyaya sunduğu, davalının sözleşmenin kurulması ve hesapta işlem yapılması ile ilgili davalının yanıltıldığına, yanlış yönlendirildiğine dair iddialarının ispatına dair ses kaydı veya başka bir belgenin dosyaya girmediği, bu sebeple davalının bu iddiaları konusunda bir tespit yapılamadığı, bu kapsamda davacı aracı kurum nezdinde hesap açtırdıktan sonra, davalının çok sayıda VİOP işlem gerçekleştirmiş ve bu işlemlerde kâr veya zarar etmiş, hesabına para yatırmış ve hesabından para çekmiş olmasına rağmen bu işlemlerin hiç birine itiraz etmeden 21.12.2021 günü hesabında eksi bakiye oluştuktan sonra sözleşmenin kurulmasına dair davalının iradesinin bozulmasına dair iddialarının mahkemenin takdirinde olduğu, davacının hesabındaki eksi bakiye üzerinden anapara olarak davalıdan icra takip talebinde 203.935,61 TL anapara üzerinden faiz talep ettiği, dosyaya sunulan davalıya ait hesaptaki en son hareketin gerçekleştiği 22.12.2021 günü itibariyle davalının hesabındaki eksi bakiyenin 203.951,61-TL olarak gerçekleştiği, taleple bağlılık ilkesi gereği davalının icra takibindeki talebinin 203.935,61 TL esas alınarak, 22.12.2022 günü vade başlangıç tarihi ve 07.02.2022 (icra takip talebi günü) vade sonu kabul edilerek TCMB'nın Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranı olarak yıllık %15,75 esas alınarak, 48 gün için işlemiş faizin 4.282,65 TL olarak hesaplandığı, anapara alacağı olarak 203.935,61 TL ve işlemiş faiz olarak 4.482,65 TL olmak üzere davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle toplam alacağının 208.218,26 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E
:Dava, itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan Türev Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ile davalıya işlem riski konusunda gerekli bildirimlerin yapıldığı, Sözleşmenin 28. maddesinde müşterinin temerrüdü ve ters işlem pozisyonunun, 29. maddesinde temerrüt esaslarının açıkça düzenlendiği, ayrıca Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formu, Vadeli İşlem ve Opsiyon Sözleşmelerine İlişkin Risk Bildirim Formu ve benzeri konularda bildirim formları ile müşteri aydınlatma metninin davalı tarafından elektronik olarak imzalandığı, davalının bu sözleşmeler kapsamında elektronik ortamda işlemler yaptığı, sözleşmelerin geçersiz ya da imzasız olduğuna dair bir itirazda bulunmadığı, davalının hesabı eksiye düştüğü halde teminatın tamamlanma çağrısına ilişkin yükümlülükleri yerine getirmediği, davacı yanın Takas İstanbul nezdinde oluşan 201.823,42 TL teminat açığını 22.12.2021'de kapattığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalının davacı tarafından yanlış bilgilendirildiğine dair savunmasını ispatlayacak başkaca bir delil bulunmadığı, buna ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, icra dosyasında TTK’nın 1530. maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi talep edildiğinden, davalı tarafın Mahkemece faiz konusunda talep aşılarak karar verildiğine dair istinaf talebinin de yerinde olmadığı, bilirkişi raporlarının denetime uygun ve yeterli olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 14.063,61 TL nispi harçtan, peşin alınan 3.515,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.547,71 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!