Anahtar kelimeler: Takiben Gebze Lirası Kasıtlı Bahisle Cezalandırılmasına İşlediğinden İlamı Cezası İhbar

KANUN YARARINA BOZMA
Tehdit suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 80... maddeleri gereğince 66,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2007 tarihli ve 2005/2 26... /782 sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.09.2010 tarihli ve ████████ 56... /14456 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, bozma üzerine sanığın anılan suçtan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 80... . maddeleri uyarınca 66,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli ve █████████ Esas, ████████ sayılı kararını takiben, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 765 sayılı Kanun'un 191/1, 80... . maddeleri gereğince 66,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 23.05.2025 gün ve 94660652-105-41-22110-2024-Kyb sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.07.2025 gün ve ██████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,MEZKUR İHBARNAMEDE;Yargıtay 2. Ceza Dairesinin █████/2014 tarihli ve ██████████ esas, █████████ sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,Sanığın 26.11.2004 tarihinde tehdit suçundan eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 765 sayılı Kanun'un 102/4. maddesi gereğince 5 yıl, anılan Kanun'un 104/2. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 6 ay olduğu,Sanık hakkında 28.12.2007 tarihinde mahkumiyet kararı verilerek zamanaşımı süresinin kesildiği, 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ilk mahkumiyet kararının verildiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.11.2011 tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 10.08.2012 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı,Bu haliyle, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen 28.12.2007 tarihinden hükmün açıklandığı tarihe kadar geçen süreden, zamanaşımı süresinin durduğu süre mahsup edildikten sonra kalan sürede, 5 yıl olan olağan zamanaşımının tamamlandığı anlaşıldığından, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREKÇEHükümlünün eylemlerinin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 80... . maddelerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1.2.c maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı Kanun'un 191/1maddesinde düzenlenen tehdit için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4. maddesinde belirtilen 5 yıllık dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre belirlenen dava zamanaşımına göre lehe olduğu ve hükümlünün sorgusunun yapıldığı 20.07.2006 tarihinden 02.01.2015 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu gözetilmeden (hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran 9 ay 6 günlük süre de eklendikten sonra), hükümlü hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca hükümlü hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,03.02.2026 tarihinde karar verildi.