Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Üye Talebi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 1- ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 2- ......VEKİLİ
: Av...DAVA
: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 28.04.2025 tarihinde Konya İli, Meram İlçesi ...... Caddesinde müvekkil şirkete ait ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ile ...... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davaya konu trafik kazasında davalı ......'un KTK md.84/1-d (arkadan çarpma) hükmü gereği ██████ kusurlu olduğu, davalının kusuru nedeniyle meydana gelen kaza sonucu müvekkil şirketin aracının değer kaybına uğradığı, onarım ve tamir için kırk beş gün serviste kaldığı, bunun üzerine KTK md.97 gereğince davalı ......'ne değer kaybı talebimize ilişkin yazılı başvuruda bulunulduğu, başvuru dilekçeleri ve gerekli belgelerin eksiksiz olarak 04.07.2025 tarihinde posta yoluyla teslim edildiği, ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığı, bununla birlikte ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığı, 18.07.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere anlaşmaya varılamadığı, gelinen bu aşamada işbu davayı açma zorunlulukları hasıl olduğu, davalı sürücü ......'un, müvekkil şirkete ait ...... plakalı araca arkadan çarparak KTK md.84/1-d hükmünü ihlal ettiğini, kusuru bulunan ...... plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan ...... police nolu ZMMS sigortasını düzenlediğinden müşterek müteseisil sorumlu olduğunu, söz konusu kazadan kaynaklı yapılan tamiratta çeki demiri, şase, tampon değişimi, depo değişimi gibi aracın değerini bir hayli düşürecek işlemlerin yapıldığı, bilindiği üzere ikinci el araçlarda oluşan bu tip hasarların hem aracın satışını etkilemekte hem de değerini bir hayli düşürmekte olduğundan bahisle fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile HMK-m.107 uyarınca kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, müvekkil şirkete ait ...... plakalı araçtaki değer kaybı tazminatı için (ileride alınacak rapora göre artırılmak üzere) şimdilik 100,00TL'nin, araç mahrumiyet tazminatı için (ileride alınacak rapora göre artırılmak üzere) şimdilik 100,00TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesi, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili dava değer artırım dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ...... plakalı araçtaki değer kaybı tazminatı için 20.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 22.638,49TL mahrumiyet tazminatının ......'tan tahsil edilerek müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... A.ş. usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ...... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile █████/2025-2026 tarihleri arasında sigortalı olduğu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 300.000,00-TL olduğu, dava konusu aracın hasar bedeli için davacıya 53.000 TL ödendiği, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiği, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığı, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığı, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiği, davacı tarafın usulüne Uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2001 Tarih ve █████████ E.-█████████ K. Sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusurunun şart olduğu, kişilerin zararına neden olacak bir kazada araç işleteninin sorumluluğunun bulunması gerektiği, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinin zaruri olduğu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığı, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmanın, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirilmekte olduğu, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiği, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceği, müvekkil şirket nezdinde yapılan ekspertiz çalışmasında aracın mevcut hasarına konu parçaların daha önce aynı bölgeden hasar onarım işlemine tabi olduğunu bu nedenle değer kaybı oluşmayacağının tespit edildiği, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/ orijinal/ kazaya uğramadığı/ değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığı, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağının bir karine olarak kabul edilmesi gerektiği, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiği, ancak bilindiği üzere, aracı hasara uğrayan kişilerin, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçmekte oldukları, hal böyle olunca, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak dava konusu kaza dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararlarında işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerektiğinden bahisle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ......'a usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasına dayanak olarak gösterdiği delillerin açıklıkla dosyaya sunulmadığı, taraflarına da tebliğ edilmediği, hasarın muhteviyatı, boyutu ve değer kaybına esas bilgilerin, davanın açıklığa kavuşması için elzem olduğu, dolayısıyla, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte, bu bilgiler olmadan dava açılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacının aracını kasko poliçesi kapsamında tamir ettirip ettirmediği, şayet kasko kapsamında tamir işlemi gerçekleşmiş ise kasko hasar dosyasında bulunan tüm belgeler ve eksper raporunun temin edilerek başvuru yapılması, değer kaybı ve hasar onarım bedelinin hesabının yapılabilmesi için şart olduğu, aksi hâlde davacıya ait aracın incelenebilmesi, hangi parçaların ne oranda hasarlandığının tespit edilebilmesinin mümkün olmayacağı, aynı şekilde muhtemel bir kasko poliçesinde "ikâme araç bedeline ilişkin hüküm olup olmadığı, davacı tarafa muhtemel kasko poliçesi kapsamında araç kullandırılıp kullandırılmadığının araştırılması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda bir kullanımın olması hâlinde araç mahrumiyet tazminatından bahsedilemeyeceğinin aşikâr olduğu, davacı taraf, dava dilekçesinde, müvekkilinin 45 gün araçtan mahrum kaldığından bahsetmekte ise de, bu döneme ilişkin araç kira bedeli faturası ve/veya herhangi bir rapor sunmuş olmadığı, ayrıca kaza tarihinden sonra hasar tespiti ve tamir ile ilgili işlemlerin yapılmasındaki gecikmelerden müvekkilin sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davacı tarafın ve/veya sigorta şirketlerinin söz konusu işlemleri ne kadar süre içinde sonuçlandırdığının araştırılması ve 45 günlük hasar tespiti ve tamir süresinin makul olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay'ın, araç mahrumiyeti. tazminatına ilişkin davalarda, zarar gördüğünü iddia eden tarafın ne iş yaptığı, aracın hangi amaçlarla kullanıldığı ve kullanılan mesafeler gibi bilgilere kritik önem atfettiği, bu detayların, somut deliller ve bilirkişi raporlarının desteklenmesi gerektiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanına göre ...... plakalı aracın 2015 model ve 215.842 kilometrede olduğu, yani aracın gerek yaşı, gerekse kilometresinin oldukça yüksek olduğu, dolayısıyla aracın değişmeyen parçası, boyalı ve hasarlı olmayan yanı olamayacağının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu sebeple aracın daha evvelki tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiği, daha önceden aynı bölgelerden hasar olduğunun tespiti hâlinde değer kaybının söz konusu olamayacağının kabulü gerektiği, davacı tarafın araçtan mahrum kaldığı iddiası döneme ilişkin herhangi bir kira bedeli belgesi sunmadığı; oluşan hasar ile 45 günlük hasar tespit ve tamir süresinin mâkül olup olmadığı; ayrıca aracın yaşı ve kilometresi gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, işbu davanın haksız ve mesnetsiz şekilde açıldığının ortaya çıkacağı ve olan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen ve sayın mahkeme tarafından re'sen gözetilecek sebeplerle, öncelikle ihtiyati haczin kaldırılmasından bahisle, maddi sınırları zorlayan ve somut dayanaktan yoksun kötü niyetli davanın ve tüm taleplerin reddi, arabuluculuk ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde takip mesafesini korumayan ...... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/c ve 84/d maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporuyla tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV olmak üzere onarım bedelinin 63.600,00 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 5.790.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 5.770.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 20.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 3 gün olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model bir aracı günlük 8.500,00 TL'ye kiralayabileceği, davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında ikame araç bedeli maddi zararının ise 22.638,49 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının bu tutarlar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.Sigorta şirketi açısından ikame araç bedeli yönüyle ise dava dilekçesinde 100,00 TL üzerinden açılan davanın sigorta şirketine de yöneltilerek ikame araç bedeli maddi zararının her iki davalıdan da müştereken ve müteselsilen talep edildiği, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alındığında dolaylı zarar niteliğinde olan ikame araç bedelinin sigorta teminat kapsamında olmaması sebebiyle 100,00 TL üzerinden sigorta şirketine yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.(4) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:(a) Sigorta Şirketi Açısından; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.(b) Diğer Davalı Açısından
: Sigorta şirketi dışındaki davalı ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalılar yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.(5) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ...... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2020 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun █████/2025 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin █████/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.(6) MADDİ HATANIN GEREKÇELİ KARAR İLE DÜZELTİLMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar kısa kararda davacının davasının kabulüne denilmiş ise de kısa kararının (1-c) maddesinde açıkça davacının sigorta şirketine yöneltmiş olduğu davasının reddine karar verildiği, kabul şeklinde geçen ifadenin sehven yapılan maddi hatadan kaynaklandığı görülmekle bu maddi hata gerekçeli kararda "KISMEN KABUL" olarak düzeltilmiştir. " şeklinde davacının davasının kısmen kabulü ile; Davacının █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 20.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ...... A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ......) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 300.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 53.000,00 TL'nin mahsubu neticesinde bakiye teminat limiti: 247.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalı ......'tan( Kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 22.638,49 TL ikame araç bedeli maddi zararının davalı ......'tan kaza tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ikame araç bedeli yönüyle sigorta şirketine yöneltmiş olduğu davasının reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, bilirkişi raporunun Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nden gelecek cevabı beklenmeden ve davalı şirketin hazırlattığı rapora dayanılarak hükme esas alındığını, aracın hasarsız piyasa rayicinin gerçeğe uygun tespit edilmediğini, önceki hasarlar nedeniyle takdiren yapılan değer kaybı indiriminin denetlenebilir ve somut temele dayanmadığını, otomotiv satış firmalarının ikinci el fiyatlarının dikkate alınmayıp güvenilirliği tartışmalı internet ilanlarının esas alındığını, kasko değerinin piyasa rayicinden düşük olduğunu, aracın model yılı, kilometresi ve parça niteliği bakımından çok yüksek indirim yapılarak değer kaybının ve ikame araç bedelinin fahiş şekilde düşük belirlendiğini, makul onarım süresinin ve günlük kiralama bedelinin de hayatın olağan akışına aykırı biçimde hesaplandığını, bu itirazlara rağmen ek rapor alınmadan karar verildiğini, ayrıca sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun zorunlu arabuluculuğu ortadan kaldırmadığı halde arabuluculuk giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile arabuluculuk masrafının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.6098 sayılı Türk Borçlar KanunuMadde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Değer kaybına itiraz istinafıYargıtay 17.HD'nin █████████ E- █████████ K sayılı █████/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.Davada sigorta şirketinin taraf olmaması nedeniyle yeni genel şartların uygulanması mümkün olmayıp, kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekeceğine göre alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla itiraz yersizdir.Araç yokluk bedellerine ilişkin istinafıMahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir.itiraz yersizdir.Davacı vekilinin arabuluculuk ücretinin kendilerine yüklenemeyeceği istinafıKaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göreSigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu anlaşılmakla itiraz yersizdir.Nitekim Yargıtay 4 HD'nin ██████████ esas ████████ karar, ██████████ esas ██████████ karar ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı.Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026... ... ... ...Başkan Üye Üye Katip... ... ... ...E imza E imza E imza E imzaBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.