Anahtar kelimeler: Davamaddi Manevra Motosikletin Çarpması Ekspertiz Park Kazada Sürücüsü Maliki Kaybı

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
:█████/2026 (Ara Karar)DAVA
:Maddi TazminatGEREKÇE TARİHİ
:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki ve sürücüsü olduğu motosikletin park halinde bulunduğu sırada davalılardan ...’nin kontrolsüz geri manevra gerçekleştirmesi suretiyle çarpması sonucu maddi hasar ve değer kaybı oluştuğunu, kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu durumun kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ile sabit olduğunu, raporda davalı sigortalının %100 kusurlu bulunduğunu, motosikletin kullanılmaz hale geldiğini, birçok parça değişimi olduğunu ve ciddi oranda değer kaybı yaşandığını, kaza tramer kaydında açıkça görüldüğünden müvekkilinin motosikletini satmak istediğinde değer kaybı yaşayacağını, ... LTD. ŞTİ. tarafından düzenlenen rapora göre hasar bedelinin 26.430,00 TL olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuruda değer kaybı talep edildiğini ancak 1.982,00 TL gibi komik bir bedel ödemesi yapıldığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı ...'nin kazada %100 oranla kusurlu olduğundan sorumlu bulunduğunu, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğunu belirterek, meydana gelen değer kaybının tazmini olarak şimdilik 9.000,00 TL'nin, araç mahrumiyet bedelinin tazmini olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini ve davalı ... adına kayıtlı bulunan alacaklarına yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli talep dilekçesinde özetle; 08.01.2026 tarihli ara kararının 2. Bendine göre davalı ... kazaya karışan aracı devrettiğinden üzerine kayıtlı bir araç var ise yeniden tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, usulüne uygun başvuru yapmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek:6'da belirtilen maddi zararlara ilişkin belgeleri tam ve eksiksiz olarak müvekkil şirkete ibraz etmediğini, sigorta eksperinden rapor almadan başvuru yaptığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar ve hasar onarımına ilişkin belgelerin sunulmasının zorunlu olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1. maddesine göre sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan tazminat davalarının hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülüğünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl sonra zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi dava olarak açıldığını ve dava konusu edilmeyen tutar yönünden zamanaşımının işlemeye devam edeceğini, ıslah yapılması halinde zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu miktarın davacı tarafça belirlenebilir olduğunu, zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından sürücünün kusurunun şart olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporların hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından davaya konu araç için gerçek zarar ilkesine göre reel değer kaybı tazminatı ödendiğini ve davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, araç mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamında olmadığını ve müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirketlerine müracaat tarihinden öncesinde şirketlerinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğini ve bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının da bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurlu olup olmadığı, davacı tarafın kaskodan ikame araç alıp almadığı, davacı tarafın aracına ilişkin tramer kayıtlarının dahi belli olmadığı bu anlamda dava konusunun yargılamayı gerektirdiğini, ihtiyati haciz müessesesi, İİK m.257 vd. hükümlerinde düzenlendiği üzere istisnai bir tedbir olduğunu, ihtiyati haciz müessesesinde asıl amacın, alacağın teminat altına alınması olduğunu, ancak mevcut olayda; dava konusu uyuşmazlık yönünden müvekkilinin kusuruna ilişkin bir alacak söz konusu olmadığını, kusurun tartışmalı olduğunu ve müvekkilinin mal kaçırma kastı bulunmadığını, bu nedenlerle ihtiyati haczin tümden ve teminatsız olarak kaldırılmasını talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesince █████/2025 tarihli tensip zaptının 11 nolu maddesinde; " ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; dava değeri olan 10.000,00 TL nakit ya da kesin, şartsız ve süresiz teminat mektubu karşılığında ... plakalı araç üzerine davalı ... adına kayıtlı olması halinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz uygulanmasına, teminat yatırıldığında Yazı İşleri Müdürlüğünce infazına," karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara kararı ile; " █████/2025 tarihli tensip ara kararı ile belirlenen teminat mahkeme veznesine yatırılmış ise de; tensip tutanağının 11 numaralı bendinde tedbir koyulması istenen araç plakasının sehven ... yazıldığı, doğru araç plakasının ... olduğu ancak yapılan UYAP sorgusunda araç sahibinin davalı ... değil ... olduğu tespit edilmekle (tescil tarihi █████/2025) davacı vekili tarafından yatırılan teminatın iadesine " karar verilmiştir.Davacı vekilince █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile davalı ... aracı devrettiğinden üzerine kayıtlı bir araç var ise yeniden tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara kararı ile; " ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; (dava değeri olan) 10.000,00 TL nakit ya da kesin, şartsız ve süresiz teminat mektubu karşılığında ... plakalı otomobil, ... plakalı motosiklet üzerine (davalı ... adına kayıtlı olması halinde) ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz uygulanmasına, teminat yatırıldığında Yazı İşleri Müdürlüğünce infazına " karar verilmiştir.Davalı ... vekili tarafından █████/2026 tarihli ara karara itiraz dilekçesi sunulmuştur.İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli ara kararı ile; " ... Alacağın ve kusurun varlığı yargılamayı gerektirdiğinden, özellikle maddi tazminata konu ''değer kaybı'' zarar kalemi yönünden yargılama öncesi Sigorta Şirketince 1.982,00 TL lik ödeme yapıldığından, bakiye 9.000,00 TL lik değer kaybı olup olmadığı hususu yargılamaya muhtaç olduğu " gerekçesiyle " █████/2025 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin kabulü ile; ihtiyati haczin kaldırılmasına, " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:İlk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararına davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu kazada kusursuz olduğunu, karşı taraf ...'nin vekil edeninin park halindeki aracına çarptığını ve tutanağa da bu şekilde geçtiğini, müvekkilinin aracı park halinde olup davalının olayda %100 kusurlu olduğunu, alınacak kusur raporunun beklenmesine gerek olmadığını, park halindeki araca çarpan başka bir aracın kusursuz olamayacağını, müvekkilinin kusuru olmadığı bir kazada alacağının teminat altına alınmamasının dava sonunda hak kaybına neden olacağını, üstelik yerel mahkemece verilen tedbir kararının 10.000 TL teminatla verildiğini ve teminatsız da verilmediği halde kaldırıldığını, yerel mahkemenin 08.01.2026 tarihli ara kararında da belirtildiği gibi davalı ...'nin kazaya karışan ... plakalı aracı kazadan sonra 17.11.2025 tarihinde ... isminde bir kişiye mal kaçırma kastı ile devrettiğini, bu nedenle kazaya karışan araca tedbir konulamadığını, sonrasında davalının tespit edilen başka bir aracına tedbir konulduğunu, şimdi verilen bu karar ile davalının mal kaçırma ve borçtan kaçma iradesinin hukuk yoluyla teminat altına alındığını, müvekkilinin davayı kazanması durumunda alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geldiğini, davalının kazaya karışan aracı olaydan sonra devretmesinin mal kaçırma iradesini ortaya koyan en önemli delil olduğunu, İİK 257 vd hükümlere göre ihtiyati haciz müessesesinde asıl amacın alacağı teminat altına almak olduğunu, bu kararın kaldırılması durumunda tüm mal varlığını devreden davalıdan davacı vekil edenin alacağını almasının mümkün görünmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı, ikame araç bedeline dair maddi tazminat istemine, uyuşmazlık ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, alacağın yargılamayı gerektirmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA ve ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. █████/2026...