Anahtar kelimeler: Anneyi Down Sendromunu Sendromlu Gebelik Testler Alternatif Riskler Cismani Doğmasına

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----, küçük --- annesi olduğunu, gebelik takibini dava dışı Dr. --- tarafından yapıldığını, Dr. ----Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi █████/2020-█████/2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere ----- no. ile davalı --- - Şirketi tarafından düzenlendiğini, sigortalı doktor gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ---- down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromu gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de 2827 SK'na göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, davalarının, sigortalı doktorun davacıları aydınlatmaması sebebiyle down sendromlu doğumdan sorumlu olduğu iddiasına dayandığını, Arz edilen nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakkımız mahfuz kalmak kaydıyla: Müvekkilim küçük----için: 430.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 40.000 TL manevi tazminat, Müvekkili ---- (anne) için 20.000 TL manevi tazminat, Müvekkili ----- (baba) için 20.000 TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 510.000 TL tazminatın davalıya başvuru (█████/2021) tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettikleri görüldü.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK md.121 vd. gereği, dava dilekçesinde dayanılan delillerin birer nüsha fazlası mahkemeye sunulur ve davalı yana bir nüshasının tebliğ edilmesi gerektiğini, deliller taraflarına tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde dayanılan delillerin birinci trimester kombine tarama testi (ikili tarama testi), dörtlü tarama testi, doğum raporu ve diğer delillerin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, ilk tazminat talep tarihinde hekimin sigortasının hangi şirket nezdinde bulunduğunun tespiti; ayrıca olay tarihinde hekimin herhangi bir sigorta şirketinde Zorunlu TKU poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, Zira 30 günden fazla sigortasız kalınan dönemlerde yapılan mesleki faaliyetler yönünden, ileride poliçe düzenlense dahi TKU ZMM genel şartları gereği poliçe kapsam ve koruması bulunmadığını, dava konusu olayın ne şekilde meydana geldiği; davacının hangi tarihlerde sigortalı hekimle görüştüğü; doğum öncesi gebelik takiplerinin hangi hastanelerde yapıldığına ilişkin hiçbir bilgi dava dilekçesinde verilmediğini, davacı yan tarafından, müvekkili şirketçe sigortalı bulunduğu iddia edilen hekim Dr. ----- tarafından takip edildiği iddia edilen kısma yönelik itham ve iddialarda bulunulmuş olup; HMK md.64 vd. Uyarınca işbu davanın sonuçları kendisini de etkileyebileceğinden, davanın, sigortalı hekime ihbarını talep ettiklerini, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkikler eksiksiz yaptırıldığını, kaldı ki, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100 tespiti mümkün olmadığı gibi, eğer test ve tetkiklerde düşük risk çıktı ise bu durumda da hekime kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, zira testlerin tespit oranları değişkenlik gösterdiği gibi her doğum öncesi anomalinin doğumu sonlandırma endikasyonu da bulunmadığını, üstelik, hastanın ikili tarama testi vb. yöntemlerle yüksek risk grubunda bulunmadığı durumlarda, amniyosentez, kordosentez ve CVS gibi invazif işlemlerin yapılması tıbbi açıdan mümkün olmadığını, zira bahsi geçen invazif tanı yöntemleri yüksek oranda risk içerdiğinden, bu tür invazif girişimlerin yapılabilmesi için hastanın endikasyonlarının bu testlerin yapılmasına uygun olması diğer bir deyişle yüksek risk grubunda yer alması gerektiğini, o halde dahi, hastanın, hekimin yönlendirmelerine uygun şekilde işlem yapması (söz gelimi, amniyosentez için sevk edildi ise gönderildiği hastanede tetkiklerini yaptırması) gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerle; öncelikle zamanaşımı itirazımız gereği davanın reddini talep ettiklerini, öte yandan, HMK md.121 gereği davacı yan tarafından davaya dayanak edilen tetkik ve sair delillerin taraflarına tebliğine, bu deliller tebliğ edilene kadar cevap hakkımızın saklı tutulmasına, HMK md.64 vd. gereği davanın Dr. ---- ile ------ ihbarına, HMK md.119/2 gereği dava dilçesinde dayanılan olay ve maddi vakıalar ile talep sonucun açıklatılması için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesine; Celp edilmesi gereken delil ve kayıtların; medula kayıtları ile bu kayıtlardan tespit edilecek hasta dosyaları, test ve tetkik sonuçları ile belgelerin celbine; Medula kayıtları ve ilgili tüm hasta dosyaları geldiğinde, dosyanın Adli Tıp Kurumu ---- İhtisas Dairesine gönderilmesine; aksi halde üniversitelerden üç kişilik heyet oluşturularak Perinatoloji - Tıbbi Genetik Deontoloji bölümlerinden tercihen öğretim görevlisi-Prof.Dr. bilirkişilere dosyanın tevdii edilmesine; Her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Malil Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat talebidir.Davacılardan --- küçük ---- annesi olup gebelik takipleri dava dışı doktor ----- tarafından yapılmış olup, dava dışı doktor Tıbbi Uygulamaya İlişkin Zorunlu Malil Sorumluluk Sigorta poliçesi uyarınca 01.09.2020 - 01.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ----... şirket tarafından poliçe kapsamına alındığı, davacı annenin down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda gerekli aydınlatmaların dava dışı doktor tarafından yapılmadığı gerekçesi ile davacı küçük --- down sendromlu olarak dünyaya gelmesi nedeni ile davacıların uğradığı maddi ve manevi tazminat talebidir.Mahkememizin ---- Esas ---- Karar 10.05.2023 tarihli İlamı ile;'' Yapılan yargılama sonucu; dosya içerisine sunulan 01.09.2020- 01.09.2021 tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında dava dışı doktorun sigorta kapsamına alındığı, her bir olay için 800.000,00 TL limit belirlendiği, sağlık hizmetinin verilmesinde tıbbi gereklere uygun teşhis ve tedavinin hekime ait olduğu, her bir hastayı meydana gelecek fayda ve riskler konusunda hastanın anlayabileceği şekilde aydınlatma yükümlülüğünün bulunduğu, kabul veya reddedilmesi durumunda meydana gelebilecek durumların hastanın sosyal ve kültürel yapısına göre uygun bir şekilde kendisine anlatılması gerektiği, hekimlerin hastalarına uyguladıkları tedavi, yöntem ve bunun sonucu olarak doğacak sonuçları aydınlatmakla yükümlü bulundukları, hekimlerin üzerilerine düşen aydınlatma yükümlülükleri kanunlara uygun olarak yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği ancak gebe olan davacı annenin hekim tarafından yeterli derecede aydınlatılmadığı ve davacıların bundan dolayı maddi zararlarının meydana geldiği, dava dışı doktorun davalı sigorta şirketi tarafından 800.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere poliçe kapsamına alındığı anlaşılmakla davacıların madde ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.- Açılan davanın 19.12.2022 tarihli Bedel Arttırım Dilekçesi uyarınca Maddi Tazminat Talebi Yönünden ; davacı küçük ---- için açılan davanın KABULÜ İLE- 720.000,00 TL iş göremezlik maddi tazminatının dava tarihi olan 27.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmenine- Manevi Tazminat Talebi Yönünden ;davacı küçük --- için 40.000,00 TL ,anne ---- için 20.000,00 TL ,baba -- için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihi olan 27.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine, '' şeklinde hüküm kurulmuştur.--- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi --- Esas ----- Karar 27.02.2024 tarihli İlamı ile; '' Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, '' karar verilmiştir.Yargıtay --- Hukuk Dairesinin ---- Esas ---- Karar 06.03.2025 tarihli İlamı ile; '' Anılan hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “Hekim, zamanında aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmiş olsaydı ölümcül şekilde rahimden tahliye edilecektim, sağ olarak dünyaya gelmemle, hekimin ihmali arasında illiyet bağı bulunuyor" şeklinde tevil edilebilecek bir dava ile geriye dönük ötenazi isteminden kaynaklanan tazminat talebinde hukuki yarar bulunmamakta, istem özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal etmektedir. Maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaat, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemez. Sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuk ----- yararlanacağı şüphesizdir. Açıklanan bu hususlar doğrultusunda davacı çocuk hakkında kurulan hükümde de isabet bulunmamaktadır.'' gerekçesiyle mahkeme tarafından verilen karar bozularak dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.Yapılan Yargılama Sonucu;Davacılardan --- küçük --- annesi olduğu diğer davacı --- babası olduğu, gebelik takibinin dava dışı doktor ---- tarafından yapıldığını, dava dışı doktorun da Tıbbı Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 01.09.2020-01.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamına alındığı tespit edilmiş olup davacıların maddi ve manevi tazminat talebidir.Down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “doktor, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirseydi, belki benim yaşam hakkım elimden alınacaktı, oysa şimdi alınmadı" şeklinde yorumlanabilecek bir sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde hukuki yararın bulunmadığı, istemin özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal ettiği, maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaatin, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemeyeceği, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuğun da yararlanacağı, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2023 tarihli, ----. sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu, davacı küçük hakkında açılan davanın hukuki yararın bulunmadığı, davacı küçüğün down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve %100 malul olduğunun belirlendiği, yaşı ve maluliyet durumuna göre hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacağı, dolayısıyla davacılar anne ve babanın da çocukla birlikte ömür boyu bu sendromun getirdiği zorlukları birlikte yaşayacakları, sürecin ağır ve meşakkatli bir süreç olduğu, anne ve baba için de ciddi bir travma yarattığı, sigortalı hekimin ağır kusurlu olduğu, davalının sigortalısının kusurundan kaynaklı bu zarardan da poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun bulunduğu, davacı anne babanın manevi tazminat istemlerinin de kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarı açıklandığı üzere;1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE,-Davacılar anne ---- ve baba---- için manevi tazminat talebi yönünden her biri için 20.000'er TL olmak üzere toplam 40.000 TL manevi tazminata, dava tarihi olan 27.04.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara verilmesine,-Fazlaya ilişkin istemlerin ve diğer taleplerin REDDİNE,a) Kabul edilen manevi tazminat talebi miktarı bakımından;2-Alınması gereken 2.732,40 TL harcın, yatırılan 1.741,91 TL peşin harçtan ve 991,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 0,51 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca ve kabul / ret oranına göre alınması gereken 68,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Karar tarihinde AAÜT Genel Hükümler 13/2. maddesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih ve ----sayılı kararı nazara alınarak; davacının harç ve masraf olmak üzere yapmış olduğu toplam 8.632,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Alınması gereken harcın bir kısmı yatırılan harçtan mahsup edildiği nedeni ile 2.791,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b) Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından;7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca ve kabul / ret oranına göre alınması gereken 1.292,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Karar tarihinde AAÜT Genel Hükümler 13/2 maddesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davalının yapmış olduğu toplam 240,00 TL masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.