Anahtar kelimeler: Cismani Bam Esaskarar Başkan Yazim Katip Konya Ölüm Üye Talebi

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 1- ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 2- ......VEKİLLERİ
: Av... Av...DAVALI
: 3- ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 4- ......VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 5- ......VEKİLİ
: Av...DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;█████/2022 tarihinde davalı ......'in sevk ve idaresindeki, davalı ...... tarafından sigortalandığını, ...... plakalı aracın; Konya ili, Selçuklu İlçesi, ... Mah....Sokağı takiben seyredip ...Caddeye giriş yaparak ...Sokak istikametine doğru geçiş yapmak istediği esnada, ...Caddeyi takiben seyredip kavşağa giren davalı ...... idaresindeki, davalı ...... A.Ş. Tarafından sigortalanmış ...... plakalı aracın çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...... Tarafından işletilen ...... plakalı işçi servisinde, dava dışı ...... işçisi olarak yolcu konumunda bulunan davacının mezkur kaza neticesinde burnunda kemik kırığı olacak şekilde yaralandığını, işçi servisinde yolcu konumunda olan davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, mezkur kaza neticesinde ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğradığı gibi bakıcı ihtiyacı da doğduğu gibi nedenlerle HMK Md. 107 uyarınca (külli tespit kısmi eda davası olarak); 10,00 TL geçici iş göremezlik bedeli, 10,00 TL kalıcı iş göremezlik bedeli, 10,00 TL bakıcı gideri, kısmi dava olarak; 10,00 TL Tedavi masrafı olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla şahsın tazminat talebi söz konusu olduğundan proporsiyon uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, kusura ilişkin itirazlar doğrultusunda dosyanın ATK'ya sevkedilmesini, eğer esas incelemesi yapılacak ise başvuru sahibinin güncel maluliyet durumunun tespiti için; ikamet ettiği yerdeki Üniversite hastanesine sevki sağlanarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik mülga:█████/2019) hükümleri uygun olarak heyet raporunun alınmasını, esas inceleme yapılacak ise müterafik kusur araştırılması yapılmasını, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı gideri talebi ZMMS sigortası kapsamında olmadığından talebin reddini, TRH Mortalite tablosu ve %1,8 Teknik Faiz ile hesaplama yapılmasına, aksi kanaatte PMF hükümlerinin uygulanmasını, iş kazası olduğundan SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitini, kazada birden çok yaralı bulunduğundan garameten paylaşım yapılmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, haksız davanın reddini, aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı iddia edilen ...... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ...... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile █████/2021-█████/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti kişi başına 430.000,00-TL olup müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın adli tıp kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettikleri gibi nedenlerle müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğini, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... .. Şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait araç ...... plakalı araç olup, araç ...... idaresinde olduğunu, her ne kadar kaza tespit tutanağını tanzim eden polis memurlarınca, ......'ın tali kusurlu olduğu ifade edildiğini, ...... plakalı araç sürücüsü dur levhası bulunmasına ve geçiş önceliği kendisinde olmamasına rağmen hızını azaltmadan, müvekkili şirkete ait araca çarptığını, ilgili kazaya ilişkin ...... A.Ş. nezdinde hasar dosyası açıldığını, poliçe kapsamında ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, davacının maluliyetinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, mahkemenizce yapılacak inceleme sonucunda tespit edilecek zarardan poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağını, davacının SGK kayıtlarının celbi ile tedavi giderlerin karşılanıp karşılanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının özel olarak harcama yaptığını gösterir herhangi bir fatura sunulmadığı gibi nedenlerle davanın reddini, yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; iş bu dava zamanaşımı süresi içerisinde ikame edilmediğini, davalının davanın dayanağı olan trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusur ya da ihmalinin olmadığını, bu sebeple davalıdan herhangi bir talepte bulunmanın mümkün olmadığını, zira davalıda iş bu kazada ciddi derecede yaralandığını, kendisi de bu kazanın maddi ve manevi olarak mağduru olduğunu, kusur durumu belirlenirken davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da tespiti zorunlu olduğunu, davacının herhangi bir maluliyeti söz konusu olmadığı gibi nedenlerle haksız, hukuksuz ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Mahkememizin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...... plakalı çekici ve buna bağlı ...... plakalı yarı römork sürücüsü ......'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod:8'e denk gelen Madde 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şeklide yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ...... plakalı servis otobüsü ......'ın ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun olayın oluş şekline ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ██████████ Esas-███████ Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.Mahkememize sunulan █████/2024 tarihli ATK raporunda özetle; şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, kişinin arızasının █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre şahsın kalıcı sakatlık niteliğinde arızası olmadığı, iyileşme süresinin 1 ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının 17.989,10TL olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; █████/2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 1 ayda iyileşen bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ......'ın █████/2022 - █████/2022 tarihleri arasındaki 1 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 6.765,43TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın █████/2022 - █████/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı TRH 2010 Erkek Mortalite tablosuna göre bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın bulunmadığı, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 17.898,10TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin davacının kazancına ilişkin itirazı, gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda ve çalışma kayıtlarına göre haksız bulunmuştur. Bu rapora itibar edilmiştir.Davalı vekilinin, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki itirazının değerlendirilmesinde;6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak koruyucu ekipman takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceği bilinmektedir.Somut olayda, emniyet kemerinin takılı olmadığına yönelik dosyada bir delil olmadığından bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir.Hatır taşıması itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;Davacının işçi olarak araçta yolcu konumunda olduğu anlaşılmakla hatır taşıması itirazı yersizdir.Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani █████/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay 4 HD'nin ██████████ esas, ████████ karar; ██████████ esas, ██████████ karar; ██████████ esas, █████████ karar; Konya BAM 3. HD █████████ esas █████████ karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur." şeklinde davanın kısmen kabulü ile; 6.765,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 17.898,10TL tedavi gideri tazminatı, olmak üzere hesaplanan maddi tazminat tutarı olan toplam 24.663,53 TL'nin davalılar ......, ......, ...... Ltd Şti, ...... A.Ş. ve ...... A.Ş .'den sigorta şirketlerinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte, davalılar ......, ......, ...... Şti'den kaza tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya’da 04.08.2022 tarihinde iki sigortalı aracın kavşakta çarpışması sonucu, davalı serviste yolcu olarak bulunan davacı müvekkilin yaralandığı olayda; kusur raporuyla davacıya kusur atfedilmediğini, buna rağmen ilk derece mahkemesinin maluliyet ve gelir hesabına ilişkin eksik/yanlış değerlendirme yaptığını, özellikle maluliyet yönünden yeniden rapor alınması talebini gerekçesiz reddettiği ve aktüerya hesabında davacının süreklilik arz eden hafta tatili, resmi tatil ve fazla mesai gelirlerini dışlayarak gelirini eksik belirlediğini; bu nedenle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin █████/2025 tarihli kararının kaldırılarak davacı lehine yeniden hüküm kurulması ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesi talep edilmektedir.Davalı ...... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, davaya konu kazada müvekkil şirkete ait ...... plakalı aracın kusursuz olduğu, kazanın oluşumunda karşı taraf aracının hatalı ve ani manevrasının etkili bulunduğu, buna rağmen tek bir bilirkişi raporuna dayanılarak kusur isnadında bulunulduğu, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu ve bu durumun yaralanmanın ağırlığını etkilediği, ancak indirim yapılmadan karar verildiği, geçici iş göremezlik süresi ile tedavi giderlerinin somut belgeye dayanmadığı halde kabul edildiği, maluliyet oranı, yaşam süresi, aktif-pasif dönem hesabı, bakıcı ihtiyacı ve SGK ödemeleri gibi maddi olgular yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğu, hükme esas alınan aktüerya raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığı ve raporun PMF yaşam tablosu ile hatalı varsayımlara göre düzenlendiği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Davalı ...... vekilinin istinaf başvurusu üzerine eksik harcın HMK'nun 344. maddesi gereğince bir haftalık kesin sürede yatırılması için muhtıra düzenlendiği, bu muhtıranın █████/2026 tarihinde tebliğ edildiği, bir haftalık kesin süre içerisinde eksik harcın yatırılmadığı anlaşılmakla istinaf kanun yoluna başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmekle inceleme diğer istinaf edenlere yönelik yapılmıştırMaluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik istinafların değerlendirilmesinde;Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasındaANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN █████/2020 TARİHLİ VE ███████ ESAS,███████ SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN ███████ ESAS ,████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK ,Dairemizin █████████ ve █████████ esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2016 tarihli ████████ esas ████████ karar ve ████████ esas ve ████████ sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle,BU ÇERÇEVEDE;Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.Somut olaydaİDM ce kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı görülmektedir.Bu kapsamda hükme esas alınan maluliyet raporunun HAKSIZ FİİL TARİHİNDE GEÇERLİ YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE GÖRE usul ve yasaya uygun düzenlendiği anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin itirazının yerine olmadığı anlaşılmıştır.İtiraz edenin TRH 2010 1.8 Teknik Faiz Uygulamasına yönelik itirazı ile ilgili olarak;09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve ███████ E., ███████ K. Sayılı iptal kararı ile KTK 90.maddesi; “Maddi ve manevi tazminat: (2) Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindedir. Türk Borçlar Kanunu 55.maddesi ise; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanır…” şeklinde düzenlenmiş olup, tazminat hesabına ilişkin Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmamaktadır.Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi yargılaması tamamlanmış davalarla ilgili olup, mevcut davalar bakımından Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması geriye yürümezlik ilkesinin ihlal niteliğinde değildir.TRH 2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz indirimi suretiyle hesaplama usulü ZMSS genel şartları ile getirilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada bu usulün uygulanması söz konusu olmayacaktır.Diğer taraftan Genel Şartların halen yürürlükte olduğu, iptal kararı ile sadece bazı maddelerinin iptal edildiği dikkate alınarak buna göre ZMSS genel şartlarında getirilen % 1,8 teknik faiz indirimi kısmının gerçek zarar ilkesine aykırı oluşu sebebiyle uygulanmaması gerekmektedir.Yargıtay 17.HD. nin konuya ilişkin █████████ E. █████████ K. Sayılı 24.02.2021 tarihli güncel kararı uyarınca “Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtayda uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” kararı ileYine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;Destek alacağı hesaplanır iken desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerekir.Bu kapsamda İDM ce yapılan hesaplama TRH 2010 tablosunun esas alınması , hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması suretiyle alınmış olup itiraz yersizdir.Bu kapsamdaMahkemeye sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; █████/2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 1 ayda iyileşen bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ......'ın █████/2022 - █████/2022 tarihleri arasındaki 1 aylık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararın 6.765,43TL, sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararın █████/2022 - █████/2057 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı TRH 2010 Erkek Mortalite tablosuna göre bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararın bulunmadığı, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 17.898,10TL olduğu sonuç ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin davacının kazancına ilişkin itirazı, gelen bilgi ve belgeler doğrultusunda ve çalışma kayıtlarına göre bu rapora itibar edilmesi yerindedir.Kusura itirazMahkemenin █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...... plakalı çekici ve buna bağlı ...... plakalı yarı römork sürücüsü ......'in bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nun 84. Maddesinin asli kusurlardan kod:8'e denk gelen Madde 57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şeklide yavaşlamamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) asli kural ihlali olup %75 oranında kural ihlalinin olduğu, ...... plakalı servis otobüsü ......'ın ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde 52/1-a (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) tali kural ihlali olup %25 oranında kural ihlalinin olduğu, DAVACININ ARAÇTA YOLCU OLUP KUSURUNDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİNDEN itiraz yersizdir.Davalı vekilinin, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki itirazının değerlendirilmesinde;6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak koruyucu ekipman takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceği bilinmektedir.Somut olayda, emniyet kemerinin takılı olmadığına yönelik dosyada bir delil olmadığından bu yöndeki itiraz kabul edilmemesi yerindedir.Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı ...... Nak Oto Tic Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,1-Davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,2-Davalı ...... tarafından alınması gereken 1.684,76 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.069,36 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. █████/2026... ... ... ...Başkan Üye Üye Katip... ... ... ...E imza E imza E imza E imzaBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.