Anahtar kelimeler: Sağına Savrularak Pert Arkadan Çıkarak Yolun Çarpması Fiilden Ruhsat Araca

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: İzmir 6. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: █████████ Esas █████████ KararKARAR TARİHİ
: █████/2025DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D ÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.06.2023 günü saat 22:10 da sürücü ...’in sevk ve idaresinde ruhsat sahibi .... Şti olan ....plakalı ....marka aracın, müvekkiline ait ... plakalı ... marka araca arkadan çarpması neticesinde müvekkilinin aracın kontrolden çıkarak yolun sağına savrularak pert olduğunu, ... idaresindeki .... marka araç, süratli ve makas atar bir halde üstelik çakar tabir edilen ışıklar ile kontrolsüz bir şekilde araç kullanması sonucunda, hem müvekkil aracına arkadan çarpmış hem de yolun en sağında park halinde bir araca çarparak bu araçtan inmiş bir annenin ölümüne neden olduğunu, bu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle İzmir 6 Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. Sayılı davası istinaf aşamasında devam ettiğini, ceza dosyasından alınan son İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporuna göre; çakarlı bir araç ile sürekli makas atarak ve aşırı hızlı bir şekilde araç kullanan davalı ... asli kusurlu kabul edildiğini, tehlikeyi ön göremeyen müvekkilinin ise tali kusurlu kabul edildiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının pert olduğunu, ... yüzünden haksız yere uzun süre cezaevinde kaldığını, .... AŞ ... plakalı .... marka aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında, .... Aş müvekkilin kasko şirketi kapsamında hasardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketlerine yapılan başvurular ilgili sigorta şirketleri tarafından kabul edilmediğini, akabinde tüm taraflar için zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de taraflar ile anlaşma sağlanamadığını, araç sürücüsü ve ruhsat sahibi kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tüm hasar bedeli, ikame araç bedelinden sorumlu olduğunu, sigorta şirketleri ise sigorta limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, beyanla belirsiz alacak olarak işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 750.000 TL araç bedelinin, ileride bedel attırımı yapmak kaydıyla, belirsiz alacak olarak işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 5.000 TL ikame araç bedelinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili (sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti kapsamında); yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ
:Davalı ...... ŞTİ ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, ceza dosyasında yürütülen yargılama kapsamında davacı hakkında da mahkûmiyet hükmü tesis edilmiş olup bu durumun davacının kazanın meydana gelişindeki sorumluluğunu açıkça ortaya koyduğunu, ikame araç bedeli istemi yönünden soyut talepte bulunulduğunu beyanla davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince Mahkemenin ████████ Esasına kaydı yapılan davada, █████/2025 tarihli duruşmanın 7 nolu ara kararı uyarınca davalı ... yönünden tefrik kararı verilerek Mahkemenin █████████ Esasına kaydı yapılan davada verilen kararda özetle; somut olayda yaralanan kimse olmayıp maddi hasarla sonuçlanan kaza olduğu, açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; davanın aynı zamanda ceza soruşturması davası intaç etmeyen salt haksız fiilden kaynaklı dava olup, esas dosyada belirtildiği gibi davalı asil açısından arabuluculuk mahiyet itibari ile ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk olmamakla Arabuluculuk Kanunu 1672 ve 18/A-15 hükümlerinden davacı istifade edemediğinden, bu itibarla maddi hasarla sonuçlanan kazanın █████/2023 tarihinde gerçekleştiği, davaya konu trafik kazası sonucunda davacıya ait aracın hasarlandığı, kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden başlayarak dava tarihi olan █████/2025 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuki değerlendirmede hata yapıldığı inancı ile açıklamaları sonucunda verilen hatalı kararın ortadan kaldırılmasını talep ettiklerini, taraflar arasında İzmir 6 Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyası ile derdest ceza davası olduğunu, kimin kusurlu olduğunun ceza dosyasında alınan 17.11.2024 tarihli rapor ile aydınlandığını, hatta bu rapor alınmadan İzmir 6 Ağır Ceza Mahkemesince verilen ilk kararın istinaf tarafından bozulduğunu, verilen ikinci kararın da halen Yargıtay aşamasında olduğunu, dolayısıyla mevcut ceza davası var iken KTK da düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı uygulamasının yeri olmadığını, tazminat davalarında uzamış zamanaşımı uygulanacağını, ortada bir ceza davası olduğunu ve tüm taraflara karşı uygulanmak zorunda olduğunu, beyanla kararın ortadan kaldırılmasını ve devam eden dava ile birleştirilmesini amacıyla tehiri icra talepli istinaf ettiklerini beyan etmiştir.İSTİNAFA CEVAP
:Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazası edeniyle pert total olan araç için araç bedeli ve ikame araç zararından oluşan maddi tazminat isteğine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.Bilindiği üzere, sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. Araç işleteni de, zarar görene karşı sürücü ile birlikte müteselsilen sorumludur.Somut olayda, davacı █████/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle aracının pert olduğu iddiası ile sigorta şirketleri ile birlikte araç maliki ve sürücüyü de davalı göstererek █████/2025 tarihinde araç bedeli ve ikame araç zararı istemli ████████ Esasta dava açmış, davalı işleten ve sürücü vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş, İDM'ce davalı sürücü aleyhine açılan dava tefrik edilerek █████████ Esasa kayıt ile dosya üzerinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dava dilekçesine ekli █████████ Başvuru nolu ██████████ Arabuluculuk nolu █████/2025 tarihli Son Tutanağa göre davacı tarafça █████/2025 tarihinde ... dahil olmak üzere davalılar aleyhine Arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşma sağlanamadığı anlaşılmıştır.Dairemizin ████████ E ████████ K sayılı █████/2026 tarihli Kararında; 6325 sayılı Yasanın madde 16 hükmü ve sürelere etkisi;" 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun, dördüncü bölümünde, "Arabuluculuk Faaliyeti" üst başlığı ile 13. maddede, arabuluculuğa başvuru düzenlenmiş, "Arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürelere etkisi" başlıklı 16. maddenin 2. fıkrasında ise "Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz" hükmüne yer verilmiştir. 16. maddenin 1. fıkrasında arabuluculuk sürecinin, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru halinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı hükme bağlanmış, devamında ise dava açılmasından sonraki süreç düzenlenmiştir.Burada zorunlu arabuluculuktan farklı olarak sürecin başlaması esas alınmaktadır. ....... Yasanın sistematiği ve lafzı itibariyle, zorunlu arabuluculuk faaliyetinin sürelere etkisinin madde 18/A f.15 hükmünde ayrıca düzenlenmiş olması , madde 16/2 hükmünün ihtiyari veya zorunlu arabulucuk ayrımı olmaksızın tüm arabuluculuk faaliyetleri yönünden geçerli bir düzenleme olduğunu göstermektedir." şeklinde ifade edilmiştir.Bu nedenle her ne kadar eldeki dava zorunlu arabulucuğa tabi bir dava değil ise de; 6325 Sayılı Yasa madde 16/2 hükmünün somut olayda da uygulanması gerektiği kanaati ile İDM'nin aksi yöndeki gerekçesi doğru bulunmamıştır.Bu durumda, 6325 Sayılı Kanunun madde 16/1 hükmünde ifade edildiği şekilde arabuluculuk sürecinin başlangıcının ilk toplantı tarihi olan █████/2025 olduğu , yine aynı tarihli anlaşamama son tutanağı ile sürecin tamamlandığı, bu haliyle 1(bir) günlük sürenin hesaba katılmaması şeklinde süreye etkisi olduğu anlaşılmıştır.Öte yandan, her ne kadar kaza nedeniyle ceza yargılaması devam etmekte ise de , davacı yönünden bedensel yaralanma veya yakının ölümü şeklinde bir durumun söz konusu olmadığı, bu nedenle davacı yönünden sadece aracının zarar görmesi şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle mala zarar verme açısından kasıtlı bir eylem söz konusu olmaması, bu haliyle suç teşkil etmemesi nedeniyle ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektiren bir hal bulunmadığı anlaşıldığından 2 ve 10 yıllık sürelerin uygulanması gerektiği, ihtiyari arabuluculuktaki süre de mahsup edildiğinde dava tarihi itibariyle 2 yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle zamanaşımı nedeniyle redde ilişkin kararın neticeten yerinde olduğu belirlendiğinden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri kabul edilmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından peşin yatırılan 2002,00TL istinaf yoluna başvuru harcı ile 732 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine,5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca █████/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.