Anahtar kelimeler: Belgeselin Prodüksiyon Refi Yapımcılığı Ortam Eseri Sahipliğinden Sanat Fikir Haklara

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve TazminiKARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in 2019 yılı Mayıs ayında proje ortam yapımcılığı ve yönetmenliğini üstlendiğini, "..." isimli belgeselin yapım çalışmalarına davalı ..., ... ve Şirketleri ... ... Prodüksiyon ile birlikte başladığını, davacı tarafından söz konusu belgeselin sponsor bulma, Amerika'da ilk röportaj çekimi çalışmalarına başlamak suretiyle projenin hazırlanması için işlemleri sürdürüldüğünü, davacının projenin isim ve eser hakkı sahibi, yönetmeni, anlatıcısı, yapımcısı, finansörü ve sahibi olduğunu, 2019 yılı Kasım ayında ise belgeselin çekimi için davacı ..., görüntü yönetmeni ..., yardımcı yönetmen ...ve davalı ...'dan oluşan ekip çekim çalışmaları için Amerika'ya gittiğini, burada Washington DC ve NewYork şehirlerinde çekimler yapıldığını, 2019 yılı Aralık ayında davacının Türkiye'ye döndüğünü, Amerika'da yapılan çekimlerden sonra ... tarafından suni sorunlar çıkartıldığını ve davacının fikri haklarına sahip olduğu bu belgeselin yaratılan anlaşmazlıklar neticesinde yarım kaldığını, tarafların projedeki sorunlar giderilene kadar projenin o anki şekliyle kalması yönünde anlaştığını, davacının bu sırada projenin bir çekim kopyasını da kendi uhdesine aldığını, sonrasında yaşanan süreçte ise davacı ulusal basında yayınlanan haberlerden; projenin davalı tarafından kendisinden habersiz olarak bitirildiğini ve isminin "..." olarak değiştirildiğini öğrendiğini belirterek davacının söz konusu belgeseldeki tüm haklarına yapılan tecavüz nedeniyle uğradığı zarara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari avans faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.TALEP ARTIRIM
:Davacı vekili █████/2024 Tarihli dilekçesinde neticeten; fikri haklara tecavüz nedeni ile toplam 200.000TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 01.12.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000TL manevi tazminatın 01.12.2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalılar süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"...Somut olaya dönüldüğünde, dava konusu olan ‘...’ belgeseli ile ilgili dava dosyasına sunulan deliller ışığında, dosyada sunulan belgeler / linkler uzman bilirkişilerce incelenmiş olup, dayanak haberlerin “2019” yılından buna yayınlanan haberlerden oluştuğu, haberlerin genel olarak “...” ibareli başlık veya içeriklerinden oluştuğu, haber içeriklerinde davacının “...” adını taşıyan ve özetle ... ... ABD’de yaşadıkları dönemdeki ırkçılığa karşı tavırlarını anlatan belgesel filmde “ortak yapımcı ve yönetmen” olarak adının geçtiği, Dışişleri Bakanlığı’nın 27.12.2023 tarihli ve 37303185 sayılı müzekkere cevabında “Yapımcı/Yönetmen ...ve ...’in” ... ... ABD’deki siyahi müzisyenleri büyükelçiliğe davet ederek provalarını büyükelçilikte yapması, ırkçılığa meydan okuması konulu “...” adlı belgesel projesi için destek talep ettiklerini, bu kapsamda kendilerine yol harcırahı ve elçilik binası çekimlerinde kolaylık sağlanması şeklinde destekte bulunulduğu, davacı tarafından belgesele ilişkin kendi uhdesinde bulunan video kayıtlarının incelenmesi ile ... ilgili “...” başlığıyla yayınlanan ve filmin İstanbul galasına ait görüntülerin incelenmesinde galada gösterilen filmle, davacının sunduğu video kayıtları arasında eşleşen görüntülere rastlandığı, “umran safter” kullanıcı adıyla ve “...” başlığıyla paylaşılan videoda yine davacının sunduğu video kayıtlarıyla eşleşen görüntülerin bulunduğu dikkate alınarak davacının “...” adıyla çekimleri yapılan ve ... ... ABD’de ırkçılıkla mücadelesini konu alan projede eser sahipliği bakımından davalı ... birlikte yönetmen sıfatıyla yer aldığına yönelik ve tanık anlatımları ile birlikte değerlendirildiğinde, FSEK m.11/2 hükmü davacının mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılması da gözetilerek eser sahibi halinin yönetmen sıfatıyla bulunduğu anlaşılmıştır...Ağırlıklı olarak yurtdışında yerinde çekimler ve arşiv görüntüleri içeren, yaklaşık 1 saat uzunluğundaki belgesel bir film için birlikte yönetmen olarak yer alan eser sahibine, sözleşme yapılmış olsaydı ödenebilecek varsayımsal ücretin sektör teamülleri uyarınca dava tarihi itibariyle 200.000-TL olabileceğine ilişkin denetime açık rapor içeriği de dikkate alınarak, bu haliyle talep edilmeksizin FSEK 68. Madde gereğince üç kat hesabının mahkemece resen takdiri mümkün olmadığından maddi tazminat yönünden davanın ve bedel artırım dilekçesinin kabulü ile, davalı kullanımlarının dava konusu "..." (...) isimli belgeselden kaynaklanan haklarının ihlali nedeniyle FSEK m. 68 uyarınca ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 200.000,00-TL maddi tazminatın █████/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf aynı zamanda FSEK 70 hükmü çerçevesinde manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosyada mübrez kullanımlar sırasında eser sahibinin davacı olduğunun belirtilmemesi, ayrıca eser sahibinden umuma arz yetkisinin alınmaması nedeniyle nedeniyle FSEK 15 te düzenlenen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te düzenlenen umuma arz hakkının hak ihlalinin söz konusu olması nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, ihlal edilen manevi hakların türü, ihlalin gerçekleşme şekli ve hükmedilecek tazminatın tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdir edilecek oluşu, hakkaniyet ölçüsü gözetilerek talebin kısmen kabulü ile 35.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.-Maddi tazminat yönünden davanın ve bedel artırım dilekçesinin KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının dava konusu "..." (...) isimli belgeselden kaynaklanan haklarının ihlali nedeniyle FSEK m. 68 uyarınca ve taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek 200.000,00-TL maddi tazminatın █████/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,-35.000,00-TL manevi tazminatın █████/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalılar vekili istinaf isteminde özetle;Dava konusu belgeselde davacının proje ortam yapımcılığı ve yönetmenliği sıfatının hiç olmadığını, müvekkilinin belgesel filmi Dışışleri Bakanlığı’nın uçak bileti ve kısmi harcırah desteğiyle yaptığını, Bakanlıkla tüm yazışmalarının müvekkilinin yaptığını, röportaj yapılan isimleri kendisi tarafından tespit edildiğini, konuşmacıların telif haklarını müvekkiline devrettiğini, muvafakatnamelerin müvekkilinde olduğunu, tüm senaryo, arşiv çalışması ve röportajların müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, bu belgeselden davalıların hiç bir şekilde para da kazanmadığını, ... ... ve kardeşi ... ...’ün 1930 ve 40 lı yıllarda babaları ABD’de büyükelçisiyken müziğin gücüyle ırk ayrımcılığına nasıl başkaldırdıklarını anlayan.../... belgeselinin tüm manevi ve mali hakları müvekkili ...(...) ve ... ...’ya ait olduğunu, Müvekkilinin bu projeyi 2018 yılından itibaren geliştirmeye başladığını, 2020 ve 2021 yılında prodüksiyon ve post prodüksiyonunu tamamen kendi imkanlarıyla gerçekleştirdiğini, müvekkilinin üzerinde çalıştığı ... isimli belgesel film projesinin de Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle Yönetmenliğini... senaristliğini müvekkilinin eski iş ortağı ... tarafından 2019-2020 yılında gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu projeye senaryo aşamasında destek verdiğini, Müvekkilinin ... ailesinden merhum ... ... ile iletişime geçerek kendisiyle röportaj yaptığını, Aile adına ... ...'ün muvafakatname verdiğini, Belgesel konuşmacılarından ... belgesel filmin hazırlık süreci ile ... gazetesinde makale yazdığını ve proje sahibi olarak sadece müvekkilinden bahsettiğini, ilgili makalenin gazetenin internet sitesinde de olduğunu,Müvekkili ... ise bu belgesel film projesinde ücret karşılığı uygulayıcı yapımcı olarak çalışmış olup ... ... ile hiç bir organik bağı bulunmadığını, Bu filmle ilgili Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel müdürlüğü tarafından eser işletme belgesinin de ... ...’ya verildiğini, müvekkili ...'nın tüm mali ve manevi haklarını ... ...’ya devrettiğini, davacı ...'in projenin hiç bir şekilde sahibi olmadığını, iddiaların doğru olmadığını, davacı beyanına göre karar verilmesi ve para kazanılmamış bir projeden para kazanılmış gibi müvekkil aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili ek istinaf dilekçesinde özetle;Davacının sunduğu görüntüler ile davalının kamuya sunduğu görüntülerin karşılaştırılması, ne kadarın örtüştüğü, ortak görüntülerin eserin korunan kısımlara mı ait olduğunun tespiti, bu tespitin sonucuna göre hangi hakların ihlal edildiğinin tespiti gerekirken mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, belirtilen linkteki fragman incelendiğinde çoğu görüntünün koruma süresi bitmiş olan dava dışı yabancı yapımcılara ait siyah beyaz film kesitleri olduğunu, 1.53 dakikalık görüntü karşılaştırmasının yeterli olmadığını, davalının kendi adıyla fragmanını kamuya sunduğu filmin dosyada olmadığını, kayıt ve tescili var ise Kültür Bakanlığı'ndan celbi gerektiğini, bulunmaması halinde davalılara yazılı ihtarla tebligat yapılması gerektiğini, davacının FSEK 68 maddesine dayandığını, telif tazminatının belirlenme usulünün de hatalı olduğunu, mahkemenin BK 470 vd maddelerinde yer alan istisna akdine göre tazminata hükmettiğini,Davalının belgeselinin tümünün kamuya sunulduğuna ve belgeselin ortak yapım olduğu iddia edilen ... adlı filmin tümden kopyası olduğuna dair kanıt olmadığından mahkemenin kabulüne göre filmin tamamının telif ücretinin belirlenmesi, 1.53 dakikalık kısma uyarlama yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇEDavacı, "..." isimli belgesel projesinde isim ve eser hakkı sahibi, yönetmen, anlatıcı, yapımcı ve finansör konumda olduğunu, projenin kendisinden izinsiz bitirilerek ve ismi "..." şeklinde değiştirilerek davalılar tarafından kamuya sunulduğunu iddia etmiş, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davalılar yargılama aşamasında davaya cevap dilekçesi yahut delil listesi sunmamıştır. HMK 357/1.maddesi son cümlesi gereğince; istinaf incelemesinde "ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılmaz" şeklinde düzenlenmiş olmakla davalıların istinafı davanın inkarı kapsamında incelenecektir.Dışişleri Bakanlığı yazı cevabında; 2019 yılında yapımcı/yönetmen ...ile ...'in "..." belgeseli ile aynı konudaki "..." adlı belgesel projesi için destek talep ettiği, yönetmen ve yapımcılar ...'in yol harcırahı ve elçilik binası çekimlerinde kolaylık sağlanması şeklinde destek olunduğunun belirtildiği, dosyada mevcut yeterli, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi heyeti raporunda ise; delil olarak dayanılan linklerde 2019 yılından itibaren başlayan ve rapor tarihi itibarı ile yayında olan "..." ibareli içerikler yahut haberlerin yer aldığı, davacının "..." adıyla çekimleri yapılan projede eser sahipliği yönünden davalı ... ile birlikte yönetmen sıfatı ile yer almış olabileceğinin tespit edildiğine yer veilerek, "... "..." başlığıyla yayınlanan ve filmin İstanbul galasına ait görüntülerin incelenmesinde davacının sunduğu video kayıtları ile eşleşen görüntülere rastlandığı", "..." kullanıcı adıyla ve "..." başlıklı videoda yine davacının sunduğu kayıtlar ile eşleşen görüntüler olduğu, ... Haber'e ait ... kanalında "... belgesinin dünya prömiyeri Washington'da yapıldı" "başlıklı haber görüntülerinde perdeye yansıyan belgesel görüntülerinde davacının sunduğu video kayıtları ile eşleşen görüntülere rastlandığının" da belirtildiği dikkate alındığında mahkemece davanın kabulüne karar verilerek sektör bilirkişisinin de yer aldığı rapor ve talep artırım dilekçesine göre maddi tazminata hükmedilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 16.052,85TL harçtan, peşin alınan 4.013,60TL harcın mahsubu ile bakiye 12.039,25TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 50TL istinaf masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026