Anahtar kelimeler: Fethiye Merci Adalet Güveni Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Başvuran Kötüye İstemi
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI
: █████████ Değişik iş
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
... Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2024 tarihli ve █████████ Soruşturma, █████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin 23.09.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.09.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.07.2024 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.09.2024 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.07.2024 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile"...Müştekinin müracaatında şüpheli ile inşaatının çatısının yapılması için anlaşma yaptıklarını, çatı için gereken kiremitlerin kendisi tarafından alındığını, alınan kiremitlerin tamamının inşaatta kullanılmadığını, kiremitlerde 500-650 civarı eksiklik olduğunu, ayrıca şüphelinin kendisine sedir ağacı kullanılacağını söylediğini ancak ağacın kokusunun alınamadığını, eğer başka ağaç kullanılmış ise sözleşmenin esaslı unsuru olduğundan tespitini talep ettiğini, şüphelinin kendisinden alacağı için ihtarname çektiğini, ihtarnamede kişisel veri niteliğindeki meslek sicilini yazdığını, şüpheliden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, Şüphelinin alınan savunmasında müşteki ile yapılan anlaşma karşılığında kiremitlerin çatıda kullanıldığını, belirtilen sayıda kiremit kalmadığını, kalanları çatı yapılan yerin bahçesine bıraktığını, çatıda sözleşmede belirtilen şekilde sedir ağacı kullanıldığını, sözleşmede belirtilmeyen birçok işi de yaptığını, müştekiye ulaşamadığı için ihtar çektiğini, ihtar resmi bir belge olduğu için sicil numarasının yazılmasının suç olduğunu düşünmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden anlaşmazlığın müşteki ile şüpheli arasındaki sözleşmenin edimin ifasından ve yan yükümlülüklerinden kaynaklandığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, çözümünün hukuk yargısına ait olduğu, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak suçu yönünden ise müsnet suçun oluşabilmesi için failin hukuka aykırılık kastı ile hareket etmesi gerektiği, somut olayda müştekinin de beyanı ile şüphelinin hukuken meşru olan alacağı için müştekiye noter kanalı ile ihtarname çekerken müştekinin mesleki sicilini kullanması şeklindeki eyleminde hukuka aykırılık kastı ile hareket ettiğine dair dosya muhteviyatında maddi, somut bir delilin olmadığı, bu itibarla şüpheli hakkında müsnet suçlardan kamu davası açmaya yeter şüphe ve delilin bulunmadığı anlaşılmakla, ..." şeklinde gerekçe ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, müştekinin , ... Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 08.07.2024 tarihli dilekçesinde belirtmiş olduğu ve şüphelinin uhdesine geçirdiği iddia edilen 500-600 kiremit ve bir kısım inşaat malzemesinin nerede olduğuna yönelik araştırma yapılarak ayrıca çatı yapımında çalışan işçilerin ve yapı marketten mal takası iddiasının araştırılması için yapı market sahibinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak ifadesine başvurulduktan sonra sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 10 19... parselde bulunan inşaata ilişkin şikayetçi ile şüpheli arasında düzenlenen çatı yapım sözleşmesine istinaden, şikayetçi tarafından satın alınan 4.300 adet kiremitin tamamının inşaatta kullanılmak üzere şüpheliye teslim edildiği, bununla birlikte kiremitlerin bir kısmının çatıda kullanılmadığı, şikayetçiye iade de edilmediği, yaklaşık 500-600 adet kiremitin şüphelinin uhdesinde kaldığı, bu şekilde şüphelinin hizmet ilişkisi gereği belirli bir şekilde kullanılmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunduğunun iddia olunması ile şüphelinin alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmeyerek, artan kiremiti evin bahçesine bıraktıklarını, çatı için alınan malzemelerden bir kısmını ise ... isimli iş yerine iade ederek yerine başka malzeme aldıklarını söylemesi karşısında; ihtiyaç duyulması halinde bilirkişi marifetiyle ne miktarda kiremit kullanıldığının, şüphelinin uhdesinde kalan miktar olup olmadığının araştırılması, inşaat alanına ilişkin görgü ve tespit tutanağı düzenlettirilmesi, şüphelinin yanında çalışan ustanın, varsa işçilerin ve ifadede bahsi geçen iş yeri yetkilisinin beyanlarına başvurulması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...anlaşmazlığın müşteki ile şüpheli arasındaki sözleşmenin edimin ifasından ve yan yükümlülüklerinden kaynaklandığı ve hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, çözümünün hukuk yargısına ait olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Fethiye Sulh Ceza Hakimliğinin 23.09.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!