Anahtar kelimeler: Kumaş Varken Evraktan Edimlerinin Mayıs Kıymetli Ayında Temini Firma İrtibata

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin 2020 mayıs ayında davalı şirket ile kumaş temini için anlaşma yaptığını, anlaşma gereğince müvekkili şirketin kumaş temini için başka şirketlerle de irtibata geçtiğini, yapılan sözleşme edimlerinin yerine getirilmesi için süre varken davalı firma yetkilisinin ödenen meblağın iadesini talep ettiğini, müvekkili tarafından 10 ton kumaş teslim edildiğini, davalı taraf hiçbir ihtar çekmeden müvekkili firmadan para iadesi talep ettiğini, akabinde █████/2020 tarihinde müvekkilin Pendik ilçesinde bulunan şirket binasında 22:00 civarında görüşme yapılmak üzerine kararlaştırıldığını, ticari teammüllere aykırı şekilde müvekkil şirketin yönetim katına 5 kişi olarak gelinerek müvekkiline cebir uygulayarak 700.000 USD bedelli bono imzalattırıldığını, bu olayla ilgili İstanbul Anadolu 13.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile nitelikli yağma, senedin yağması suçundan dolayı ..., ... ve ...' ın cezalandırılması istemiyle dava açıldığını, ...'ın soruşturma dosyasında ve █████/2021 tarihli ifadesinde; zorla alınan bononun icraya konulduğunu ikrar ettiğini, yağmaladıkları senedin İstanbul Anadolu 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile işleme koyulduğunu beyanla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde de aynı sebeple davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı süresinde dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"...Taraflar arasında kumaş satışı yönünde bir sözleşme imzalandığı, davacının ödenen bedel karşılığı davalıya kumaş teslimi yapacağının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın, davacı tarafından davacıya yapılan kumaş teslimatının miktarı, davalı tarafından icraya konan 700.000,00 USD bedelli dava konusu senet bedeli kadar davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senedin davacının elinden rızası hilafına tehditle zorla alınıp alınmadığı, bu nedenlerle davacının dava konusu icra takibine yaptığı itirazın haklı olup olmadığı noktasında olduğu görülmüştür....Davalı şirket yetkililerinin İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ E. ████████ K. Sayılı dosyasındaki zorla senet düzenletmekten dolayı yargılandıkları davacı şirket yetkilisi ... ın müşteki olduğu, sanıkların senedin yağması suçundan beraat ettikleri, tehdit suçundan dolayı mahkum oldukları, ceza yargılaması sırasında müşteki ve sanık beyanlarına göre davalı şirketin davacı şirket işyerinden mal götürdükleri, davalı şirket yetkilisi ...'ın Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki beyanında, davacı şirketten alınan ürünlerin toplam değerinin 200.000,00 USD tutarında olduğu beyan edildiği, bu beyanın ikrar niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, davacı ...'ın ağır ceza mahkemesindeki davalıların 500.000,00 USD lik mal aldıkları beyanına yönelik ise dosyada herhangi bir somut delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır..... davalı şirket yetkilisi ...'ın Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki sanık olarak yaptığı savunmasında, davacı şirketten alınan ürünlerin toplam değerinin 200.000,00 USD tutarında olduğunun beyan edildiği, bu beyanın ikrar niteliğinin bulunduğu ve her ne kadar ticari defterlerde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmasa da, davalı şirket tarafında davacı şirketten 200.000,00 USD karşılığı mal alındığının kabul edildiği ve bunun hesaplamada dikkate alınması gerektiği, buna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin USD olması, tarafların beyanlarında ödemelerin ve malların USD olarak yapıldığının belirtilmesi nedeniyle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD olarak yapıldığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemeler ile davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerindeki TCMB Efektif Satış Kuru dikkate alınarak USD karşılıkları hesaplandığında, davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen ödemelerin toplam tutarı 600.843,60 USD olup senedin bu miktarı aşan kısmının bedelsiz olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete gönderilen ödemelerin toplam tutarı ise 26.650,80 USD olduğu, davalı şirketin ödemiş olduğu 600.843,60 USD'lik ödemeden, 200.000,00 USD'lik mal teslimi ve davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan 26.650,80 USD tutarın düşümü yapıldığında, davacı şirketin borcunun 374.192,80 USD olacağı, bunun dışında kalan bakiye miktar yönünden davacıların senet ve icra takibinden dolayı borçlu olmadıkları kanaatine ulaşılmış, bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş;-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,Davacıların 700.000,00.-USD miktarlı █████/2020 tanzim tarihli, █████/2020 vade tarihli keşidecinin ... LTD ŞTİ, lehtarın ... LTD ŞTİ olan senetten dolayı 325.807,2.-USD den dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Davacıların İstanbul Anadolu 25.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinden dolayı 125.807,2.-USD ve 6.743,27.-TL işlemiş faizden dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,Takibin kalan kısımlar yönünden DEVAMINA,Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, "şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;01.03.2024 Tarihli Bilirkişi Raporu ile üç farklı hesap yapıldığını, sanık ifadesinin tamamına yer verilmeksizin hatalı yorumla yapılan hesaplama olarak Bilirkişi Raporuna itiraz ettiklerini,"...Ayrıca davacı ...’ın Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki beyanında, davalılara borcunun 300-350 bin dolar olmasına rağmen, kendisinden zorla 700.000,00 USD tutarında senet alındığını, ayrıca davacı şirketten götürdükleri kumaşın bedelinin 500.000,00 USD olduğu, bu kumaşları sanıkların sattığını ancak parasını kendisine vermedikleri beyanına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklindeki hususun yalan beyan olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispatlanmışken raporda yer verilmesinin hatalı olduğunu,Müvekkil Şirket yetkilisi ...' ın ifadesinin tamamının birlikte değerlendirilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapıldığını,Davacı Şirket tarafından toplamda 200.000 USD değerinde kumaşın müvekkiline verildiğini, ancak bu anlaşma bozulduğundan müvekkili şirket tarafından mallar ve faturanın kabul edilmemiş olduğunu, ticari defterlerin incelemesinde de bu mallara ilişkin hiç bir kayıt söz konusu olmadığını, çünkü malların müvekkili şirket tarafından kabul edilmemiş, teslim alınmamış olduğunu, bu kumaşların davacı şirket tarafından satılarak bedelinin borca mukabil müvekkili şirkete ödenmesi yönünde yapılan şifahi anlaşmaya da davacı şirket tarafından uyulmadığından, Müvekkilinin icra takibi başlatılması neticesinde de Davacı Şirket ve yetkilisi tarafından asılsız iddialarla şikayette bulunulduğunu,Bahse konu bu kumaşların İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından haczedilmiş ve icradan satışa çıkarılmış olduğunu, icra dosyasına konu kumaşların bedelinin takip talebindeki anapara alacağından düşülmesinin fahiş hata niteliğinde olduğunu,İfadenin tamamında davacı şirketin vermek istediği kumaşların teslim alınmadığının açıklandığını, belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.GEREKÇEDava, menfi tespti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında kumaş alım satımı için sözleşme ilişkisi kurulduğu, sözleşmeye istinaden davalı tarafça davacı şirkete toplam 6000.843,60USD ödeme yapıldığı, davacı tarafın ise davalıya 26.650,80USD geri ödeme yapıtığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı şirket yetkilisinin soruşturma aşamasındaki beyanında ise, davacı şirket tarafından teslim edilen malların değerinin yaklaşık 200.000USD civarında olduğunu, kalan kısmın teslim edilmediğini beyan ettiği dikkate alındığında neticeten; mahkemece yeterli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ve davalı şirket yetkilisinin ceza dosyasındaki beyanı dikkate alınarak davalının davacıya yaptığı toplam ödemeden davacı tarafça teslim edilen malların değeri ile davacının ödemelerinin mahsubu neticesinde; davacının davalıya 374.192,80USD borçlu olduğu açıklanmak sureti ile bakiye kısma ilişkin senet ve takip yönünden menfi tespit istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 290.786,55TL harçtan, peşin alınan 72.803,53TL harcın mahsubu ile bakiye 217.983,02TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 175TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026