Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından Promosyon Kurumsal Finansmaaş Maaş Ödeneceği Taahhüt Hariç Süreli

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili banka arasında 05.08.2021 tarihli üç yıl süreli, 01.10.2021 tarihli üç yıl süreli ve 27.04.2022 tarihli üç yıl süreli üç adet Finansmaaş Sözleşmesi imzalandığını, 05.08.2021 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi'nin yürürlüğü süresince davalı tarafça her ay toplam 120 adet personelin maaş ödemelerinin müvekkili banka aracılığı ile ödeneceği taahhüt edilmiş olup sözleşme gereğince Müvekkili banka tarafından 11.08.2021 tarihinde davalının hesabına promosyon ödemesi yapıldığını, 01.10.2021 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi'nin yürürlüğü süresince davalı tarafça her ay toplam 150 adet personelin maaş ödemelerinin müvekkili Banka aracılığı ile ödeneceği taahhüt edilmiş olup sözleşme gereğince Müvekkili banka tarafından 07.10.2021 tarihinde davalının hesabına promosyon ödemesi yapıldığını, 27.04.2022 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi'nin yürürlüğü süresince davalı tarafça her ay toplam 95 adet personelin maaş ödemelerinin müvekkili banka aracılığı ile ödeneceği taahhüt edilmiş olup sözleşme gereğince Müvekkili banka tarafından 05.05.2022 tarihinde davalının hesabına promosyon ödemesi yapıldığını, ancak davalı tarafça, anılan sözleşmelerdeki personel maaş ödemesine ilişkin taahhütlerinin, Ocak 2023 personel maaş ödemesi döneminde, maaş ödemesinin gerçekleştirildiği son tarih olan 20.02.2023 tarihi itibariyle ihlal edildiğini, davalının sözleşmelerdeki taahhütlerini ihlal etmesi üzerine davalıya ... 9. Noterliği'nin ... tarihli ..., ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri keşide edilerek anılan Finansmaaş Sözleşme'lerinin feshedildiği ve Finanmaaş Sözleşmelerinin 17. Maddesi uyarınca belirlenen tutarın müvekkil Bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faizi ile birlikte 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davalının keşide edilen ihtarnamelere istinaden ödeme yapmaması üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile Sözleşmelere istinaden icra takibi başlatıldığını, Borçlu/davalı tarafından borca itiraz edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından başlatılan takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin, 660.543,29-TL toplam alacak miktarı yönünden devamına, davalı borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ikame edilen davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın takipten sonra bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde davasını ikame etmediğinden davanın zamanaşımı def'ine bağlı olarak usulden reddine, müvekkilinin davacı ile yaptığı sözleşme itibariyle maaş ödeme yerini belirlediğini, bu bağlamda da müvekkilinin ödemelerini hala eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmemezlik yapmadığını, davacı tarafça ileri sürülen cezai şart hususlarının hiçbirinin doğmadığını, sözleşmenin feshini içerir bölümdeki itfa durumlarının tamamı belirlendiğini, müvekkilinin kesintisiz olarak maaş ödemelerini tamamladığını, davacı tarafın cezai şart bağlamında bir talebinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın sözleşme bedellerine yönelik müvekkili aracılığı ile müşterilere ulaştığını, kredi kartları verdiğini, banka hesaplarında işlevsellik kazandığını, denkleştirme eylemini yerine getirdiğini, müşteri portföyünü davacı tarafa sağladığını, bu tarz sözleşmelerin maksadında bulunanın müşteri tabanının karşılanması adına yapılan, müşteriye ulaşmasını sağlayıcı bir sözleşme olduğunu, tipik sözleşmelerin akdedilmesinde ki maksadın yegane sebebinin finans kuruluşunun müşteriye ulaşımını sağlamak olduğunu, müvekkilinin ise müşteriye ulaşımını sağlama eylemini yerine getirdiğini, müvekkilinin eğitim kurumu olup eğitim kurumunun niteliği itibariyle de MEB nezdinde ders saatlik ücretli hizmet vermesinde herhangi bir sakınca olmadığını, ödemelerinin belirli bir oranda kalması gibi bir unsurun söz konusu olmayacağının sabit olduğunu, ders saati ücreti ile personel çalıştırmakta olduğunu, bu nedenle de rakamın belirli bir oranın üzerinde olması zorunluluğu olmadığı gibi sözleşmeyle de müvekkilinin belirli bir düzeyin altında tutması gibi bir öngörü bilerek ve isteyerek işlenmediğini, Bu nedenle de davacının talebi yersiz olduğunu, zira davacı taraf bir finans kuruluşu olup öngörülememesi gibi bir hususun olmasının mümkün olmadığını, sözleşmeye bilerek ve isteyerek konu edinmediğini, müvekkili tarafından asgari ücretin altında bir ücretin yatırılmasının sözleşme itibariyle de mümkün olduğunu, buna tarafların cezai şartta belirlememesi, sözleşmede belirlenen sadece sayı sınırına yönelik sözleşmede bir sınır tutulmasıyla müvekkili ile yapılan sözleşmenin özünün müşteriye bir şekilde ulaşma maksadı olduğunun anlaşılmakta olduğunu, bu haliyle de davacıya karşı müvekkilin bedel yönünden bir alt limit veya üst limit getirilmediğinden, sözleşme hükümlerinin sabit olması nedeniyle de bu yöntem üzerinden bir bedel hesaplanması mümkün olmayacağından bu şekilde bir yöntemin ise hukuken mümkün olmayacağı ve hakkaniyete ve sözleşmeler hukuku itibariyle davanın reddine karar verilmesini, kötüniyetli davacının yaptığı icra takibi nedeniyle %20'den az olmaması koşuluyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Dosyada tarafların bildirdiği belgeler,... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası, Finansmaaş Sözleşmeleri ,personel maaş ödemesi hesap hareketleri, Promosyon ödemesine dair dekontlar, Faturalar, ihtarnameler, Tebliğ şerhleri ve bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.Uyuşmazlığın niteliği ile HMK'nın 200. maddesi uyarınca itibariyle taraf vekillerinin tanık dinletme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Davalı tarafça takip dosyasına yapılan borca itiraz başvurusunda yetki itirazında bulunulduğu ancak yetkili icra dairesinin bildirilmediği bu sebeple usulüne uygun bir yetki itirazının varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davalının (takip borçlusunun) icra takip dosyasındaki yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki █████/2021, █████/2021 ve █████/2022 tarihli finansmaaş sözleşmelerinin imza altına alınmasından sonra takip tarihi olan █████/2023 tarihine kadar TBK'nun 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması nedeniyle davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı defisinin reddine karar verilmiştir.HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bankacılık ve finans uzmanı bir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilen finansmaaş sözleşmeleri ve diğer sözleşmeler sebebiyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı(sözleşmenin 17. Maddesinin TBK'nın 27/1. Maddesine aykırılık teşkil ettiği yönündeki itirazlar da değerlendirilerek), bulunuyor ise ferileriyle birlikte takip talebiyle ve dava dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak miktarının belirlenmesi hususunda hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında imzalanan; 05.08.2021 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi ile, davalı şirketin (...) 120 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, 01.10.2021 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi ile, davalı şirketin (...) 150 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 375.000,00 TL ödeme yapıldığı, 27.04 2022 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi ile, davalı şirketin (...) 95 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 250.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketin davacı banka nezdindeki ... no.lu Maaş Hesabı incelendiğinde; 05.08.2021 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2021 Temmuz maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Haziran maaş ödemesi arasında toplam 36 ay süresince, sadece 2023 Ocak maaş ödemesi (81 kişi) hariç, sözleşme ile belirlenen 120 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, 01.10.2021 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2021 Eylül maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Haziran maaş ödemesi arasında toplam 34 ay süresince, sadece 2023 Ocak maaş ödemesi hariç, sözleşme ile belirlenen 150 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, 27.04.2022 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2022 Nisan maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Ocak maaş ödemesi arasında toplam 22 ay süresince sadece 2023 Ocak (81 kişi) ve Şubat (298 kişi) maaş ödemesi hariç, sözleşme ile belirlenen 95 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, bu durumda gerek ihtarnamelerin keşide edildiği 07.06.2023 tarihi itibariyle, gerekse huzurdaki davanın esasını oluşturan takibin açıldığı 14.08.2023 takip tarihi itibariyle, maaş ödemesi yapılan personel sayıları bakımından sözleşmeler kapsamında, davalı şirket tarafından taahhütlere uyulduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, davacı tarafından, davalıdan takip tarihi itibariyle taahhüt ihlallerinden kaynaklanan talep edilebilir bir alacak tutarının bulunmadığı, hemen yukarıda 2 no.lu maddede yer alan tespitlerden; 05.08.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklanan bir taahhüdün bulunmadığı, 01.10.2021 tarihli sözleşmenin kalan taahhüt süresinin 2 ay, 27.04.2022 tarihli sözleşmenin kalan taahhüt süresinin ise 14 ay olduğunun anlaşıldığı, 01.10.2021 tarihli sözleşmenin kalan 2 aylık süresine isabet eden promosyon bedelinin 20.833,34 TL ve 27.04.2022 tarihli sözleşmenin kalan 14 aylık süresine isabet eden promosyon bedelinin ise 97.222,22 TL olduğu tespit edildiğini, söz konusu tutarlara dava tarihine kadar faiz hesaplandığında, davacı bankanın davalı şirketten toplam 138.172,27 TL talep edilebilir alacağının bulunduğu bildirilmiştir.Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii ile taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden hazırlanan █████/2026 tarihli ek raporda; Davacı banka aracılığıyla aylar itibariyle maaş ödemesi yapılan kişi sayısı, Kök raporda yer aldığını, söz konusu 2024 Ocak ayında 414 kişinin, 2024 Şubat ayında 280 kişinin, 2024 Mart ayında 285 kişinin, 2024 Nisan ayında 295 kişinin, 2024 Mayıs ayında 283 kişinin, 2024 Haziran ayında 255 kişinin, 2024 Haziran ayında 29 kişinin maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla ödendiği tespit edilmektedir. 05.08.2021 tarihli sözleşme ile 120 kişinin, 01.10.2021 tarihli sözleşme ile 150 kişinin ve 27.04.2022 tarihli sözleşme ile de 95 kişinin maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla ödenmesi taahhüt edildiğini, bu durumda, 2024 Haziran ayına kadar 05.08.2021 ve 01.10.2021 tarihli sözleşmelerle taahhüt edilen kişi sayısına (120+ 250= 270) ulaşıldığı, böylece 05.08.2021 tarihli sözleşmeden doğan 36 aylık taahhüt süresinin dolduğu, 01.10.2021 tarihli sözleşmeden doğan taahhüt süresinden 2 ay eksik kaldığı, 27.04.2022 tarihli sözleşmeden doğan kişi taahhüt sayısına ise 2024 Şubat ayından itibaren uyulmaması nedeniyle, taahhüt edilen sürenin 14 aylık kısmının yerine getirilmediği tespit edilmektedir. Bu sebeple, davacı banka vekilinin beyan dilekçesinde belirtilen aylar kök raporumuzda dikkate alındığından, kök rapordaki tespit ve görüşlerin muhafaza edildiği, gerek ihtarnamelerin keşide edildi 07.06.2023 tarihi itibariyle, gerekse huzurdaki davanın esasını oluşturan icra takibinin açıldığı 14.08.2023 tarihi itibariyle, maaş ödemesi yapılan personel sayıları bakımından sözleşmeler kapsamında, 2023 yılı Ocak ayı maaş ödemesi hariç, davalı şirket tarafından taahhütlere uyulduğu anlaşılmadığı, bu sebeple, davacı tarafından, davalıdan takip tarihi itibariyle talep edilebilir bir alacak tutarının bulunmadığının değerlendirildiği, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, davalı şirket tarafından yerine getirilemeyen taahhüt sürelerine ve söz konusu sürelere göre hesaplanan davacının talep edilebilir alacak tutarlarına, kök raporda etraflıca yer verildiğini, davalı şirketin maaş ödenen kişi sayısı yönünden eksik kalan taahhütlerine, 2024 yılı Haziran ayına kadar 05.08.2021 ve 01.10.2021 tarihli sözleşmelerle taahhüt edilen kişi sayısına ulaşıldığı, böylece 05.08.2021 tarihli sözleşmeden doğan 36 aylık taahhüt süresinin dolduğu, 01.10.2021 tarihli sözleşmeden doğan taahhüt süresinden 2 ay eksik kaldığı, 27.04.2022 tarihli sözleşmeden doğan kişi taahhüt sayısına ise 2024 Şubat ayından itibaren uyulmaması nedeniyle, taahhüt edilen sürenin 14 aylık kısmının yerine getirilmediği tespit edildiği, söz konusu tespitleri kök raporda yer aldığından, kök rapordaki görüşlerinin muhafaza edildiği bildirilmiştir.İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-███████ md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/███████ - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-████████ md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-███████ md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir.Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır."Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin ...adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih, ...Esas ... Karar sayılı ilamı)"İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır:1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır.3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır.4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır.5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir.6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır.İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir.Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası, finansmaaş sözleşmeleri, personel maaş ödemesi hesap hareketleri, promosyon ödemesine dair dekontlar, faturalar, ihtarnameler, tebliğ şerhleri, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile █████/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı ... A.Ş. ile davalı...A.Ş. arasında imzalanan; 05.08.2021 tarihli finansmaaş sözleşmesi ile, davalı şirketin 120 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 300.000,00 TL ödeme yapıldığı, 01.10.2021 tarihli finansmaaş sözleşmesi ile, davalı şirketin 150 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 375.000,00 TL ödeme yapıldığı, 27.04 2022 tarihli finansmaaş sözleşmesi ile, davalı şirketin 95 personel maaşının 3 yıl (36 ay) süresince davacı banka aracılığıyla ödenmesinin gerçekleştirilmesi şartıyla, davalı ...'a KDV dahil 250.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketin davacı banka nezdindeki ... no.lu Maaş Hesabı incelendiğinde; 05.08.2021 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2021 Temmuz maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Haziran maaş ödemesi arasında toplam 36 ay süresince, sadece 2023 Ocak maaş ödemesi (81 kişi) hariç, sözleşme ile belirlenen 120 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, 01.10.2021 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2021 Eylül maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Haziran maaş ödemesi arasında toplam 34 ay süresince, sadece 2023 Ocak maaş ödemesi hariç, sözleşme ile belirlenen 150 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, 27.04.2022 tarihli sözleşmeye istinaden ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği 2022 Nisan maaş ödemesi ile en son maaş ödemesinin gerçekleştiği 2024 Ocak maaş ödemesi arasında toplam 22 ay süresince sadece 2023 Ocak (81 kişi) ve Şubat (298 kişi) maaş ödemesi hariç, sözleşme ile belirlenen 95 personel maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla gerçekleştirildiği, bu durumda gerek ihtarnamelerin keşide edildiği 07.06.2023 tarihi itibariyle, gerekse huzurdaki davanın esasını oluşturan takibin açıldığı 14.08.2023 takip tarihi itibariyle, maaş ödemesi yapılan personel sayıları bakımından sözleşmeler kapsamında, davalı şirket tarafından taahhütlere uyulduğu bu sebeple, davacı tarafından, davalıdan takip tarihi itibariyle taahhüt ihlallerinden kaynaklanan talep edilebilir bir alacak tutarının bulunmadığı, kanaatine varılmıştır.█████/2026 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.731,99-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 999.99-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 105.081,49-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*