Anahtar kelimeler: Aranarak Saniye Tekrardan Alarm Sökülmesi Teçhizatların Arandığını Kamera Süren Dolduğunu

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2019
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında █████/2017 tarihinde yapılmış olan sözleşme ile 2 yıllık taahhüt karşılığı "Kamera ve güvenlik hizmetleri (alarm abonelik)" sözleşmesi imzalandığını, █████/2019 tarihinde bu taahhüt süresinin dolduğunu, davacı tarafından █████/2019 tarihinde davacı adına kayıtlı ...nolu cep telefonundan saat 11:19'da...nolu davalı telefonu aranarak 566 saniye süren görüşmede █████/2019 tarihi itibariyle sözleşmenin iptali işlemlerinin yapılması talep edildiğini, davacı tarafından █████/2019 tarihinde saat 15:30'da tekrar davalı telefonu arandığını, davacının kesin ve net bir şekilde sözleşmenin feshini ve davalıya ait teçhizatların sökülmesi işlemlerin yapılmasını tekrardan talep ettiğini, buna rağmen davalı taraftan net bir cevap alınamadığını belirterek davalının kötü niyetli tutumunun devam etmesi karşısında zararı ile bir başkaca telafisi imkansız zararların doğmasının önlenmesi amacıyla davalı tarafından faturalandırma işlemlerinin durdurulması yönünde yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasını, sözleşmenin feshi ile ilgili işlemi yerine getirmemekte direnen davalının bu kötü niyetli davranışı da nazara alınarak, devam eden aylarda da davacıya faturalar gönderilmemesi adına ilk inceleme ile birlikte davacı ile davalı arasında yapılmış olan sözleşmenin █████/2019 tarihi itibariyle feshinin tespitine, HMK'nın 107'nci maddesi gereğince Belirsiz Alacak vasfında olan işbu dava alacağı için davalı tarafından Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararının 4/g maddesi hükmüne aykırı dövize (dolara) endeksli olarak belirlenen faturalarda davacıdan fazladan tahsil edilen tutardan 100.00 TL'sinin fesih tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesine, TBK md 21 Genel İşlem Şartları hükümlerine aykırı olarak davacıdan talep edilen söküm bedelinin yasaya aykırı olması sebebi reddi ile söküm bedelinden davacının borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen kamere ve güvenlik hizmetleri (alarm abonelik) sözleşmesi nedeniyle, müvekkilinin davalıdan alacakları bulunduğunu iddia ederek, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin feshine, müvekkilinin alacaklarının davalı tarafa ödetilmesine, söküm bedeli nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi ile abonelik sözleşmesi kapsamında borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3 ve 4.maddelerinde ticari iş ve davalar düzenlenmiş, 5.maddesinde ise ticari işlerin görüleceği mahkemeler düzenlenmiş, 11 ve devamı maddelerinde ise ticari işletme ve tacir kavramları düzenlenmiştir.
█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3(1)-k maddesinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici", aynı maddenin l bendinde ise mal ve hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiştir. Aynı kanunun 73(1)maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Yine aynı kanunun 83(2) maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının Avukat olduğu ve Avukatlık ofisine alarm sistemi takılmasına ilişkin olarak davalı tarafla abonelik sözleşmesi yapıldığı ve uyuşmazlığın da bu abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, gerek 1136 sayılı Avukatlık Yasası ve gerekse de ilgili diğer tüm mevzuat hükümleri, doktrindeki görüşler ve müstakar Yargıtay uygulamaları kapsamında Avukatlık ticari bir iş olarak düzenlenmemiştir ve Avukatın tacir olarak kabulüne de yasal olanak bulunmamaktadır. Bu kabulden hareketle Avukatın ofisine bilgisayar alması, koltuk takımı alması veya somut olaydaki gibi ofisine güvenlik/alarm sistemi kurdurmak için abonelik sözleşmesi yapması eylemleri ticari iş olarak kabul edilemez ve bu hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilemez. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı yasa kapsamında değerlendirilebilecek tipik bir tüketici işlemidir. Bu nedenle mahkememiz eldeki davaya bakmakla görevli değildir ve dava Tüketici Mahkemesinde görülmelidir. Diğer yandan mahkemelerin görevi dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Yine usul ekonomisi ve davanın süratle sonuçlandırılması ilkeleri nazara alınarak takdiren dosya üzerinden mahkememizce karar verilmiştir. Zira duruşma açılması ve tarafların dinlenmesi görev hususunu değiştirmeyecek, başka bir deyişle görevsiz olan mahkememizi görevli hale getirmeyecektir. Bu nedenle duruşma açılmadan ve dosya üzerinden mahkememizce karar verilmiştir.
Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere üzere karar verildi.█████/2019
Katip ...
E-İmza
Hakim...
E-İmza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!