Anahtar kelimeler: Dönüm Mülk Mevkiinde Yörede Harici İçi Edinme Köy Yaklaşık Bildirdiği
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü köy içi mevkiinde bulunan, sınırlarını bildirdiği yaklaşık beş dönüm miktarındaki taşınmazın yörede yapılan arazi kadastrosunda tespit harici bırakıldığını ve taşınmaz üzerinde yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine, 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi uyarınca karşı tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 24.01.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.224,24 m² lik yerin tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca tescil davası yönünden ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ilgili kamu tüzel kişileri olarak davada taraf olarak yer almaları gerektiği gözetilmemiş ve böylelikle yönteminde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiş, ayrıca davanın esasına ilişkin olarak, dava konusu taşınmazın orman tahdidine göre konumu ve eski tarihli belgelerde ne şekilde göründüğü denetlemeye elverişli şeklilde bilirkişi raporuna aktarılmamıştır" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Hazine adına tescili talebine ilişkin bir karar verilmediğini belirterek, hükmün bozulmasına talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve Hazinenin karşı tescil talebinde bulunup bulunamayacağına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince, 6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesine göre "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmüne ve 4721 sayılı Kanun'un 713/6 maddesinde de "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. Eldeki dava tescil davası olup, davalı Hazine tarafından dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili talep edilmişse de İlk Derece Mahkemesince, bu talep hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
O halde İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in davacının reddine, davalı Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi uyarınca karşı tescil talebinin kabulüne ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği halde, mezkur talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!