Anahtar kelimeler: Dereboyu Maslak Sarıyer Cad Borçlusu Borçluyla Adresinde Hmk İşlemi Haciz

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın iptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın alacaklısı olduğu İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile müvekkili şirketin "Dereboyu Cad. ... ... Maslak Sarıyer / İSTANBUL" adresinde 05.06.2017 tarihinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkili söz konusu icra dosyasının borçlusu olmadığını ve borçluyla herhangi bir ilgisi bulunmadığını haciz esnasında icra memurlarına beyan etmiş olmasına rağmen davalı vekili tarafından haciz ve muhafaza talep edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket menkul mallarının haczedilmeye başlandığını, müvekkili şirketin haciz ve muhafaza tehdidi altında ve kesinlikle borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile haciz tarihinde, ihtirazi kayıt ile davalı vekili Av. ...'a alt ... Bankası A.Ş TR ... no.lu hesabına, '' İstanbul 25. İcra ... Esas haciz ve muhafaza baskısı altında, her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla '' açıklamasıyla, 200.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı vekili tarafından talep edilen hacizlerin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin borçlularla hiçbir bağının olmadığını, haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğu, müvekkilinin istihkak iddiasının yerinde olduğu hususların bir çok mahkeme kararı ile açıklığa kavuştuğunu, davalı aleyhine İstanbul 23.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, itirazının iptali ve takibin devamına, davalı-borçlu taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip tarihi itibariyle müvekkili bankanın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takip tarihi itibariyle kesinleşen bir alacak talebine dayanmayan icra takibi ve devamında açılan davanın yersiz olduğunu, icra müdürlüğünce yapılan haciz işlemlerinde davacı ile borçlu ... Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğunun tespit edildiğini, istihkak dava dosyaları muhteviyatından da görüleceği üzere; birbirinden farklı adreslerde gerçekleştirilen farklı tarihlerdeki fiili hacizlerde birbirinden habersiz, borçlu firmanın farklı şube farklı çalışanları, dava dışı borçlu Ataköy'ün iş yerlerinin ... ... tarafından kiralandığını ve borçlu şrketin işçilerin davacı için çalışmakta olduğunun ikrar edilmesi, borçluya ait birçok ve sayısal olarak ciddi miktarda belge ve evrakın üçüncü kişinin işyerlerinde bulunması, bunların bir kısmının da devrinden sonraki tarihlere ilişkin olması nedeniyle icra müdürlüğü tarafından haciz işlemleri ilgili mahallerde yapıldığını, istihkak iddiasında bulunan 3.kişi nezdinde çalışanların beyan verilmesinin gizlenmeye çalışıldığını ve yönetici seviyesinde bir durum olduğunu, haciz tutanaklarından da açıkça görüleceği üzere üçüncü kişi davacı ... 'a ait olduğu iddia edilen iş yerlerinde gerçekleştirilen hacizlerde, ... çalışanı olduğu tartışmasız ..., ...'nın beyanlarına göre üçüncü kişi davacı ... dava dışı borçlu Ataköy'e ait iş yerlerini, kira ilişkilerini, çalışanlarını, işletmesini devraldığını, bu beyanların üçüncü kişi davacı ... çalışanlarının beyanları olduğunu, dava dışı borçlu şirket ... ...'in 29.08.2021 yılına kadar münferiden yetkilisi olduğu ticaret odası bilgilerinden anlaşılan ... 'nın istihkak iddia eden üçüncü kişi davacı ...'nin yönetim kurulu eski üyesi ve genel müdürü olduğununda tespit edildiğini, dava dışı borçlu şirketin şuan ki temsilcisinin, daha önce de istihkak iddia eden şirketin temsilcisi olduğunu, bunun ve yukarıda belirtilen yönetici seviyesinde çalışanlarında istihkak iddia eden şirkette istihdam edilmesi yönetim seviyesinde de bir birliktelik olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, icra müdürlüğünce müvekkili bankanın borçlusu dava dışı ... Ltd Şit’ye ait işyerlerinde yapılan işlemler gereğince haczedilen malların ... ... Ltd.Şti.'ne ait olduğunun tespit edildiğini, davacı ... ... ise işbu haciz işlemi sırasında borca karşılık olarak ödeme yaptığın, davacının haciz işlemleri sırasında mahallerde bulunan menkullerin maliki olduklarından bahis ile beyanda bulunmuş olup söz konusu iddiaların icra hukuk mahkemesi nezdinde yargıya taşındığını, davanın reddi, davacı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatı hükmedilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
:"... icra dosyasındaki mevcut haciz tutanağı, işbu haciz tutanağına davacı tarafından haciz işlemenin muhafaza tehdidi altında yapıldığını belirten açık ve olumsuz şerhi, davacı vekilinin haciz tutanağına tüm istihkak, şikayet ve dava hakları saklı kalmak üzere ihtirazı kayıtla bir kısım ödeme yapılacağını beyan etmesi / tutanağa geçirmesi, mevcut ödemenin banka dekontuna dahi haciz muhafaza baskısı altında şikayet ve dava hakları saklı kalmak üzere ve ihtirazı kayıtlı yapıldığının dekontun açıklamalar kısmına dahi yazılması, şikayet ve istihkak davaları, dilekçelerde ileri sürülen sair hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra dosyasına cebri icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ödemede bulunduğu, ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin, üçüncü kişi olan davacının, borçlunun borcunu ödeme niyetiyle hareket etmediğini ortaya koyduğu, icra takibinin dava dışı borçlu aleyhine yapıldığı, davacı ile dava dışı takip borçluları arasındaki organik veya fiili bağın tespit edilmediği ve bu hususun davalı tarafından ispat da edilemediği, bu nedenle davacının yaptığı ödeme ile davalının sebepsiz zenginleştiği, davacının ödediği bedelin davalının mal varlığına dahil olduğu, bu çerçevede sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödediği bedelin iadesini davalıdan talep edebileceği sonucuna ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, ayrıca alacağın banka havalesine dayanması likit ve muayyen bir alacak olması sebebiyle İİK 67.maddesindeki yasal koşulların bulunduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına da karar verilerek;-Davanın KABULÜ ile,-Davalının İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin kaldığı yerden aynı koşullar altında ve aynen DEVAMINA,-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın (209.082,19 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, " şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı vekili istinaf isteminde;Dava itirazın iptali olarak ikame edilmesine rağmen esası itibariyle istirdat davası olduğunu ve bu davada delillerin ayrıca değerlendirilmesi ve yeniden bilirkişi raporu tanzimi gerektiğini,Davacının istirdat davası açmak yerine kötü niyetli olarak icra takibi yaparak itirazın iptali davası açtığını, delil olarak İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesinde yargılaması devam eden istihkak davasını gösterdiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan, ödenen paranın iadesi talebine dayanak gösterilen istihkak davsının neticesi beklenerek bu dava neticesinde göre hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu,Yerel mahkeme kararına dayanak teşkil eden İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin █████████ Esas sayılı kararında davanın konusuz kalmasından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verildiğinin ve kararın kesinleştiğini, Yerel mahkeme kararı açısından esasa ilişkin olarak kesin hüküm teşkil etmediğini,Mahkemece %20 tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istihkak davasına konu haciz işleminin icrası sırasında, haciz mahallerinde borçlu şirket adına çok sayıda evrak bulunduğunu, haciz mahallinde çalışanların beyanları ile bu kişilerin Borçlu şirketinde çalışanları olduğu, işyerinin devrinden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam ettikleri ve haciz tutanağı ile sabit olduğunu, organik bağ olduğu belge ve kayıtlarla sabit olduğunu, İşyeri devrinin borcun doğumundan önce yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.GEREKÇEDava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının işyeri adresinde İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında █████/2017 tarihinde hacze gelindiği, davacının dava dışı borçlu ile organik bağı olmadığını belirterek haciz işlemine itiraz ettiği ve ihtirazı kayıt ile 200.000TL ödeme yaptığı, ödemeye istinaden muhafaza işlemine son verildiği, davacı tarafça açılan istihkak davası yönünden ise "...davacı şirketle takip borçlusu şirket arasında organik bağ olmadığı sonucuna varılarak davacının iddiasında haklı olduğu" şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne, hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı istinaf isteminin reddedildiği, temyiz incelemesinde ise Y.12.HD'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı dosyasında; iş bu davaya konu █████████ Esas sayılı birleşen dosyada kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile temyizi isteminin reddine karar verildiği, istihkak davasına ilişkin kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 14.282,40 TL harçtan peşin alınan 3143,00 TL ve 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 10.711,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.