Anahtar kelimeler: Sınai İbareli Fikri Markalarını Ret Haklar Marka Göstererek Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ██████████ sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanmasından sonra davalı şirketin ██████████ sayılı ve "... ..." ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 1991 yılından bu yana ortak 29. ve 30. sınıftaki aynı emtiada tescilli olan çok sayıda “... ibareli markasının bulunduğunu, başvuru konusu “... ...” markasındaki “...” ibaresinin müvekkilinin aynı sınıflarda tescilli “... İtalyano”, “... ...”, “... ...”, “... ...”, “... ...”, “... ...” şeklindeki seri markalarında da aynen kullanıldığını, müvekkilinin markalarında “...” ibaresinin öne çıkartılarak kullandığını ve seri markalar yarattığını, “...” ibareli markalarının yıllardır süregelen yoğun kullanım, reklam ve tanıtım faaliyetleri neticesinde tüketiciler nezdinde bilinir hale geldiğini ve müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin başvuru konusu “... ...” markasının itiraza mesnet markalardan bütün olarak farklılaştığını, müvekkilinin “...” ibareli 1991 yılından bu yana çok sayıda 29. ve 30. sınıflarda tescilli markası bulunduğundan müvekkilinin bu markalar üzerinden müktesep hakkının olduğunu ileri sürerek 2022-M-2563 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “... ...” markası ile diğer davalının “... ...” markasının esas unsurları arasındaki benzerliğin ilk bakışta göze çarptığını, her iki unsurun da üç hece, altı harften oluştuğunu, vurgunun toplandığı ilk hecenin “pa” sesinden oluştuğunu, bu haliyle markaların işitsel ve görsel olarak birbirine benzediğini, ilgili tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali doğuracağını ve iltibas tehlikesi oluşturacağını, birbirleriyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... San. ve .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli birçok tescilli markasının bulunduğunu, "..." ibareli markanın 19.07.2000 yılından beri tescilli olduğunu, müvekkilinin “... ...” markasının hem yurt içi hem de yurt dışında tanındığını, “...” ibareli markanın ... nezdinde tescilli olduğunu, davacının “... ...” ibareli markasının tescilinin müvekkilinin tüketici nezdinde tanınan markasının ayırt ediciliğine zarar vereceğini, “... ...” markası ile “...” markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal açından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın 29. ve 30. sınıflarda tescilinin istendiğini, müvekkiline ait markanın ise 05, 29, 30... . sınıflarda tescilli olduğunu, 30. sınıflarda yer alan mal ve mal gruplarındaki ürünlerin cins ve nitelikleri gereği tüketicinin satın alma kararı verme sürecinin kısa sürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markasının emtia listesindeki redde konu olan 29... . sınıfta yer alan tüm malların davalının redde mesnet gösterdiği markanın tescil kapsamında yer aldığı, başvuru standart karakterle yazılmış "... ..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "... ..." ibarelerinden oluştuğu, esas unsur olan “...” ile “...” ibarelerinden oluşan her iki kelimenin İspanyolca olduğu, “...” kelimesinin “ördek yavrusu”, “...” kelimesinin ise “patates” aynı zamanda halk dilinde “tatlım, canım, arkadaş” anlamına geldiği, taraf markaları görsel ve işitsel olarak benzeştiği, markalarda yer alan çatı/lider markaların işbu değerlendirmede geri planda kalacağı, her iki taraf markasında da ön plana çıkartılan unsurun “...” ve “...” olduğu, davacıya ait markadaki “...” ibaresinin, davalı yanın “...” ibareli markalarından esinlenerek oluşturulmuş olduğu yorumunda bulunulabileceği, davacının dava konusu marka başvurusunda yer alan asli unsurun önceki tarihli markaların asli unsuru muhafaza edilerek başvuruya konu edildiği, bu sebeple de dava konusu ...markasının, "...", “... ...”, “... ...”, "... ...", "... ...", "... ...", "... italyano" markalarının güncellenmiş hali olduğu, ancak bu markalarda tescilli "patates cipsleri, mısır gevreği ve çerezi" mallarında kullanıldığına ilişkin başvuru aşamasında delil sunulmadığı, yargılama aşamasında sunulan delillerin YİDK kararının iptaline ilişkin davalarda dikkate alınamayacağı, davacının “... ...” ibareli başvurusu yönünden, önceki tarihli anılan markalarından kaynaklı müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın özel yazı ve siyah renkle üstte ..., altta ise düz yazı ve daha küçük punto ile ... ibaresinin konumlandırıldığı, dava konusu marka başvurusunda yer alan asli unsurun önceki tarihli markaların asli unsuru muhafaza edilerek başvuruya konu edildiği, markaların esaslı unsurlarını oluşturan bu sözcüklerin aynı bulunduğu, dava konusu ...markasının, önceki davacı markalarının güncellenmiş hali olduğu, ancak bu markalarda tescilli "patates cipsleri, mısır gevreği ve çerezi" mallarında kullanıldığına ilişkin başvuru aşamasında delil sunulmadığı, yargılama aşamasında sunulan delillerin YİDK kararının iptaline ilişkin davalarda dikkate alınamayacağı, İlk Derece Mahkemesinin, davacının “... ...” ibareli başvurusu yönünden, önceki tarihli markalarından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde görüldüğü, ancak davacının başvurusuna konu "... ..." markasının biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle bir özgünlük içerdiği, redde mesnet "..." ibareli marka ile esas unsurlarının farklılaştığı, tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında iltibas ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2022-M-2563 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekili ile davalı ... San. ve .... A.Ş. vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekili ile davalı ... San. ve .... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.