Anahtar kelimeler: Yüzyılı Sahifede Ormanı Beldesinde Aşkın Süredir Hattının Muris Tapuda Yerleşik

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2018/5 E., 2024/6 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 02.06.2000 tarihli ve 1 37... sahifede kayıtlı olan taşınmazının ... beldesinde yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında Yerleşik ... Ormanı sınırları içerisinde bırakıldığını, bu taşınmazın Muris ... adına 1943 tarihli tapu ile kayıtlı olduğunu, yüzyılı aşkın süredir zilyetlikleri altında bulunduğunu belirterek, tapuda kayıtlı olan taşınmazının orman kadastro hattının iptal edilerek bu taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.01.2016 tarihli ve 2009/1 Esas, 2016/3 Karar sayılı kararı ile keşif masraflarının kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.02.2018 tarihli ve █████████ Esas, 2018/ 745 Karar sayılı ilamıyla keşif için kurulan kısa kararın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeni ile orman olan alanda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi Mülki sınırları içerisinde kalan Yerleşik ... Ormanında 24 OS noktası ile ... noktası arasında yapılan kadastro çalışmalarının tespit gibi tesciline, fen bilirkişisi ...'ın 28.07.2023 tarihli fen raporundaki haritada (A) harfi ile gösterilen 317.363,75 metrekare yüzölçümlü taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştirV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın Yargı içtihatlarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, kamu yararı gözetilmeksizin orman sınırı içinde bırakıldığını, kadastro müdürlüğünün hatalı işlem yaptığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını, bu beyanlar doğrultusunda hazırlanan raporlarda da taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlendiği Yerleşik ... Ormanı ile müvekkilinin murisi ...'e ait tapulu arazinin arasında, otlak ve mera olarak kullanılan "..." yer aldığını, güzlenin batısındaki sınırda dere boyunun da yıllarca tarım alanı olarak kullanıldığını, tapu sınırları içinde kalan yerin 4785 sayılı Kanun kasamında değerlendirilmediğini, orman araştırmasının yetersiz olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraza ilişkindirTarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.