Anahtar kelimeler: Sit Doğal Hanesine Alanında Dışına İli İlçesi Köyü Antalya Parselin
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 37... parsel sayılı 800,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine,“6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'in kullanımında bulunduğu, parselin 3. derece doğal sit alanında kaldığı” şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kemer Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararı ile 397 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini, 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 397 sayılı parselin içerisinde yer alan 1 37... sayılı parselin kullanıcı tespitinin yapılarak Hazine adına tescil edildiğini belirterek, parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men'ine, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kal'ine karar verilmesini talep etmiş, daha sonra elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı yerler olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz için ceza mahkemesinde müvekkilinin taşınmazı satın aldığı kişiler hakkında beraat kararı verildiğini ve taşınmazın 2/B alanında kaldığının belirlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen Kadastro Mahkemesi kararının 2006 yılında kesinleştiğini, ceza mahkemesi kararlarının ise daha sonraki tarihlere ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 30.05.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "çekişmeli taşınmaz her ne kadar Kadastro Mahkemesinin █████████ Esas, ███████ Karar sayılı ilamında orman vasfı ile tesciline karar verilen ..., ..., ... numaralı 2/B alanlarından değilse de; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında ilan edilerek kesinleşen çalışmada taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 1744 sayılı Kanun uyarınca yapılan 1980 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulamasında çekişmeli taşınmazın batısında bulunan IV numaralı alanın 2. madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ancak dava konusu taşınmazın bu 2. madde parselinin çapı dışında ve orman sınırı içinde kaldığı, 07.09.2007 tarihinde 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında dava konusu taşınmazın batısında bulunan IV numaralı 2. madde parselini çevreleyen 34, 20 15... numaralı orman sınır noktaları ile çevrili orman hattında, 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun kapsamında "fenni hataların" düzeltildiği, OS 34, OS 2015, OS 35 hattının, 1744 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. madde uygulaması neticesinde çizilmiş haritalarda OS hattı düz çizgi ile gösterildiği halde, 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun kapsamındaki fenni hataları düzeltme çalışmasında dereyi takiben 'eğri hat olarak düzeltildiği' bu düzeltme neticesinde aslında orman alanında kalan taşınmazın IV nolu 2. madde içinde kaldığının tespit edildiği, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza ilişkin 4999 sayılı Kanun'la değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapılan çalışmaya karşı dava açılmadığı bu çalışmaların kesinleştiği ve dava konusu taşınmazın bu çalışma ile 2. madde alanında kaldığından bahsedilerek rapor düzenlenmiş ve İlk Derece Mahkemesince bu rapor hükme esas alınmış ise de, 4999 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesinin son fıkrası gereğince, fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları sırasında aplikasyon ölçü çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan düzeltilmesi söz konusu olup, böyle bir hata tespit edilmediği takdirde orman sınırlarında bir değişiklik yapılamayacağı, yapılmış ve orman sınırları daraltılmışsa bu çalışmaya ilişkin bir dava açılmamış dahi olsa orman sınırını daraltan bu çalışmaya değer verilemeyeceği, kaldı ki Orman İdaresinin bu çalışmaya itiraz davasını açmakta bir süre sınırı olmayıp her zamana düzeltme çalışmasının orman kadastro çalışmasına aykırı olduğu iddiası ile dava açabileceği gibi orman idaresi tarafından mülkiyet iddiası ile açılan bir davada düzeltme çalışmasının kesinleşen orman tahdidine uygun olup olmadığının Mahkemece denetlenerek hüküm kurulması gerektiği, somut olayda düzeltme çalışması yapılırken herhangi bir hata tespit edilmediği ve kesinleşen aplikasyon ve 2. madde çalışmalarına ait tutanaklar ve haritalarda bir çelişki olmadığı halde düzeltme çalışması sırasında orman alanında kalan taşınmazlar 2. madde alanına dahil edilerek orman alanı daraltılmış olup, dava konusu taşınmazla aynı konumda olan komşu 2 17... parsel için aynı iddia ile açılan davada verilen kabul kararı onanarak hüküm kesinleştiğine göre, eldeki davada da taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalması nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, düzeltme çalışmaları yapıldığı yine bu alanlar içerisinde kaldığı, gerekçesinin bozma ilamında belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne, 1 37... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne ilişkin kısmın onanması gerektiğini ancak davayı kazandıkları halde vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, hükmün bu kısmının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın 2/B alanında kaldığını, bilirkişi raporunda da taşınmazın orman kalmadığının belirlendiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosuna göre konumunun belirlenmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!