Anahtar kelimeler: Görene Zmms Bam Esaskarar Yazildiği Sürücüsünün Ankara Kaza Kişinin Neden

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ ESAS - ████████ KARARDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; █████/2021 kaza tarihinde müvekkilinin ZMMS sigortalısı davalı araç sürücüsünün dava dışı 3.kişinin maddi zararına neden olduğunu, dava dışı zarar görene ödeme yapıldığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olması nedeni ile ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin aracı dava dışı sürücü ...'a sattığını, bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile araç sürücüsünün kasti bir hareketi veya ağır kusuru bulunmadığından rücuu koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; dava konusu ödemeye esas kazanın sigortalının ağır kusuru veya kastı ile meydana geldiği ispatlanmadığından “Davanın reddine” karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, bu durumun kaza tutanağı ve sigorta tahkim kararıyla sabit olduğunu, rücu koşullarının oluştuğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Davacı Sigorta Şirketi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebinde bulunmuştur.Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” düzenlenmiş, buna göre: “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:…b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,…” sigortanın rücu hakkının bulunduğu düzenlemesi mevcuttur.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Sigorta Şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kasıt veya ağır kusurdan söz edilmiş olup, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre de ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olarak; kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; sigortalı araç sürücüsünün yaya geçidinden geçmekte olan dava dışı yayaya 9.90mt. fren izi ile çarptığı ve tam kusurlu olduğu sabit ise de sürücünün kasten veya kasta yakın kusurlu olduğuna dair başkaca delil bulunmaması ve Dairemizce UYAP ortamında yapılan araştırma sonucu olayla ilgili Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Ankara BAM 26 CD’den de geçtiği anlaşılan ████████Esas-████████ Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada da “Taksirle Yaralama” suçundan ceza verilip ertelenmesi nazara alındığında Genel Şartların B4-b maddesindeki rücu koşulu oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 304,40TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.