Anahtar kelimeler: Çarpışması Bam Bati Esaskarar Kazada Yazildiği Plakalı Ankara Aracın Araç

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ ESAS - ████████ KARAR
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.2024 tarihinde ...'ya ait ... plakalı araç ile ... yönetimindeki ... plakalı ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ...'nın kaldırıldığı Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 02.05.2024 tarihinde vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı ... Sigorta AŞ.'ye 301000045455941 no'lu poliçe ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ün kusurlu olduğunu, müteveffa sürücü ...'nın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkillerinin müteveffanın mirasçısı olduğunu, müvekkillerinin ve müteveffanın yaşı, mesleği, geliri ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalının zararın tümünden sorumlu olacağını, davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden ödeme yapılması maksadıyla 06.06.2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 15.06.2024 tarihinde temerrüde düştüklerini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, müteveffa ...'nın eşi ... için 40,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ... ile ... için ayrı ayrı 10,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 15.06.2024'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili █████/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; davacı ... yönünden 40,00 TL olan tazminat taleplerini 380.519,10 TL artırarak, 380.559,10 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın olay yeri kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşak girişinde durarak bölünmüş-anayoldan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken hız kesmeden girdiği kavşak içerisinde kazaya sebep olması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffanın vefatı sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilerin tespit edilmesi ve davacılar dışında birinin bulunması halinde payının saklı tutulmasını talep ettiklerini, müteveffanın çocuklarının destek ve muhtaçlık yaş sınırını geçmiş bulunduklarından bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, söz konusu kazada müteveffanın ölüm sebebi göz önüne aldığında emniyet kemeri kullanmadığının anlaşıldığını, müteveffanın vefatı ile emniyet kemeri takmaması arasında nedensellik bağı bulunduğunu, müterafik kusuru nedeniyle tazminat hesabından makul bir oranda indirim yapılması gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, olayın haksız fiilden kaynaklandığını, ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; müteveffanın %80, sigortalı ticari minübüs sürücüsünün %20 kusuruyla meydana gelen kazada eşi/desteğini kaybeden davacılardan Satiye’nin destekten yoksunluk zararının oluştuğu, diğer davacıların destek alacaklısı olduğunun ispatlanmadığı, alınan raporla destek zarının belirlendiği ve bu kapsamda davanın ıslah edildiği anlaşıldığından; “Davacı ...'nın maddi tazminat davasının KABULÜNE, davacı ... için eşi ...'nın vefatından dolayı 380.559,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçe limiti olan 1.800.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın açtıkları maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine,” karar verilmiş; hükme karşı davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; avans faizine hükmedilmesinin doğru olmadığını, tazminat hesabında ölenin çocukları ile ana ve babasına da pay ayrılacağının gözetilmesi gerektiğini, araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müteveffanın müterafık kusuru bulunduğuna yönelik itirazlarına değerlendirilmediğini, hesaplanan tazminatta müfterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı Sigorta Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, oluşa ve dosya kapsamına uygun, kaza tutanağı ile uyumlu, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20, müteveffa sürücünün %80 kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle davacı eş Satiye’nin destekten yoksun kalma zararının oluştuğu, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlardaki yönteme uygun arak düzenlendiği, ölenin ayrıca müterafık kusurunun ispatlanmadığı, mahkemece davacı eş Satiye’nin gerçek zarar ilkesi kapsamında zararının belirlendiği, müteveffanın başkaca destek alacaklısının bulunmadığı, destek payının da doğru belirlendiği ve bu kapsamda karar verildiği, davalıya sigortalı aracın ticari kullanım amaçlı olması gözetildiğinde avans faizine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 25.995,99.TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.495,99 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!