Anahtar kelimeler: Çekmeceden Çalınmış Kilidi Çekten Kırılmak Kilitli Evraktan Kıymetli Zorla Doldurularak

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2015
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -
DAVA
: /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davaya konu çekin müvekkilinin iş yerinde kilitli çekmeceden kilidi zorla kırılmak suretiyle çalınmış ve fahiş bir bedelle doldurularak tedavüle çıkarıldığını, bu nedenle müvekkilinin söz konusu çekten doğan herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ... Tic. A.Ş. İsimli şirketin eski hissedarı olduğunu, şirketteki hisselerini o dönemde şirkete ait hastanenin müdürü sıfatına haiz ...'a devrettiğini, hisselerin devri esnasında hastane düzeninin bozulmaması için alım yapılan firmalara verilmek üzere bir kısım şirket çeklerinin imzalanmasını istediğini, anılan şirketi temsil ve imzalamaya yetkili müvekkilinin de şirket çeklerini şirket adına hastane tedarikçilerine verilmek üzere boş olarak imzaladığını, bu çeklerden bir tanesinin ise doğrudan müvekkilinin tanıdığı bir hastane tedarikçisine verilmek üzere boş olarak imzalandığını, bu çeklerden bir tanesinin ise doğrudan müvekkilinin tanıdığı bir hastane tedarikçisine verileceğinin söylenerek müvekkilinin de cirosu istenmiş müvekkilinin ise yanında hastane müdürü olarak çalışan ... 'ın kendisine verdiği güven ile çeki cirolattığını, daha sonra müvekkili aleyhine başlatılan takibe konu çekin de dahil olmak üzere ... Şubesinin çek koçanından çek seri numarası ... ile ... aralığındaki altmış iki adet çekin dava dışı ... ve üçüncü kişiler tarafından müvekkili ...'in rızası hilafına muhasebe müdürünün kilitli çekmecesi kırılmak suretiyle çalındığını, müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, çekin ait olduğu ... şubesine gerekli bildirimleri yaptığını, müvekkilinin uzun yıllar boyunca çeşitli kamu hastanelerinde doktorluk ve yöneticilik yapmasının ardından hissedarı olduğu ... Hastanesi bünyesinde yöneticilik görevine başladığını, müvekkilinin şirket hissesinin devri sırasında tedarikçiler talep ediyor olması gerekçesiyle ciroladığı çeklerin boş iken hastanede tutulduğu kilitli çekmeceden kilidi zorla kırılmak suretiyle ele geçirildiğini,... ve ... 'e verildiğini, hastane hisse satış bedelinde indirim yapılmasının talep edildiğini akabinde 3.500.000 TL bedelle doldurulduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde tanımadığı ve hiçbir ticari ilişkisinin ve borcunun olmadığı davalı ... tarafından ciro edilerek yine müvekkilinin hiçbir şekilde tanımadığı davalı ... tarafından icra takibine konu edildiğini, takibin iptali için açılan davanın ... 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinde halen derdest olduğunu, icra takibine konu çekin müvekkili tarafından doldurulmadığını, icra takibine konu çekin kötü niyetli olarak ele geçirilerek tedavüle çıkartıldığı ve hiçbir ticari ilişki ile gerçek bir alacağa dayanmadığı, davalıların kötü niyetle birlikte hareket ettiklerini ve ortada iddia olunduğu gibi bir borç bulunmadığının açık olduğunu, davaya konu takibin devamını engeller mahiyette ve olası bir haciz neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi bakımından; davalı/ alacaklı tarafından ikame edilmiş ... 30. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibinin tüm deliller de göz önünde bulundurularak teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulüne , müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile iş bu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP /
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılarca cevap dilekçesi sunulmamış, H.M.K nun 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmış, yargılama sürecinde davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; İİK 72. Madde uyarınca menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), Ankara 2013, s. 346). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Diğer bir deyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir.
Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir sebeple sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına sebep olan temel alacağın herhangi bir sebeple mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
6100 sayılı HMK’nun 201.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerekmektedir.
Menfi tespit davalarında ise ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ... Esas, ... Karar sayılı kararları) Somut olayda davacı, dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığını iddia ettiğine göre ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddialarını kesin delillerle kanıtlamak zorundadır.
TTK 680. Madde de " tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe aradaki anlaşmalara aykırı doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez , meğerki hamil poliçeyi kötü niyetli iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, dava ve takip konusu çekin davacı elinden hırsızlık yoluyla zorla alınıp alınmadığı, davalıların bu çekin meşru hamili sayılıp sayılmayacakları, davacının çek bedelinden lehtar ve ciranta sıfatı ile sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
... 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası, ... 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Dava konusu çekin; ... A.Ş. ... şubesine ait keşidecisi ...Tic. A.Ş. olan ... emrine yazılı, ... nolu , keşide yeri ..., keşide tarihi 21.07.2014 olan 3.500.000 TL meblağlı çek olduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış yazı incelemesine esas olmak üzere davaya konu çek aslı, ... 2.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname aslı, ... 2.Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname aslı, ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname aslının celp edilerek mahkememiz kasasına alınmış ve dosya yazı incelemesi yapılarak rapor tanzimi için bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen █████/2027 tarihli rapor ve █████/2028 tarihli ek raporlarda özetle;" dava konusu olan çek üzerindeki yazı ve rakamların ...'in yazı ve rakam örnekleriyle yapılan mukayesesinde bunların ... tarafından yazıldığını belirlemeye elverişli ve yeterli bulguya rastlanılmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
... 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; iş bu davanın davalıları olan ... ve ... hakkında, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Resmi Belgede Sahtecilik, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarına ilişkin olarak açılan davada "....... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de suça konu çekin sahte olmadığı, keşideci imzasının katılan müşteki ...'e ait olduğu, çekteki yazı ve rakamların sanıklar tarafından doldurulduğuna dair bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların unsurları itibari ile oluşmayan bu suçtan CMK 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı BERAATLERİNE ve ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış ise de sanıklarla müştekiler arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından beraatlerine .." karar verildiği ve verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Taraf iddia ve savunmaları, ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;, davacı tarafça ... A.Ş. ... şubesine ait keşidecisi ... Tic. A.Ş. olan ... emrine yazılı, ... nolu, keşide yeri ..., keşide tarihi 21.07.2014 olan 3.500.000 TL meblağlı çekten kaynaklı olarak menfi tespit talebiyle iş bu dava açılmıştır. Davacı tarafça imza inkarında bulunulmamış, iş yerinde kilitli çekmeceden, kilidi zorla kırılmak suretiyle çekin çalındığı ve fahiş bir bedelle doldurularak tedavüle çıkarıldığını, bu nedenle çekten kaynaklı olarak borcun bulunmadı ileri sürülmüştür. Çek bir ödeme aracı olup, bir borcun tasfiyesi için verilir. Davacı, dava konusu çek nedeniyle davalı borcunun bulunmadığını, imzalı boş çekin kilitli çekmecen çalındığını sonradan doldurarak kötüniyetli olarak ciroladığını iddia etmektedir. ... 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarında yapılan yargılama sonucunda davalılar hakkında beraat kararı verilmiş olup işbu karar Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Yine davacı tarafça çekteki yazıların ve rakamların sonradan doldurulduğu beyan edilmişse de çekteki diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması çekin doğrudan hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Çek işleme konulmadan önce rakamın /miktarın sonradan tamamlanabilmesi mümkündür. Ceza soruşturma aşamasında belirlenen maddi vakıalar ve dosyamız kapsamından dava konusu çekin davacı tarafça keşideci sıfatıyla imzaladığı, gibi hile, aldatma vb. irade sakatlığının da bulunmadığ, çekin geçersizliğine dair de bilgi- belge ve delil bulunmadığı, davalılardan hamilin kötüniyetli ciro yoluyla hamil olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, davacı tarafça ödeme savunmasında bulunulmadığı ve yemin deliline de başvurulmayacağının beyan edildiği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Yasası gereği alınması geren 732,00 TL harç, başlangıçta alınan harçtan mahsup edilerek bakiye 59.039,25 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ...Ü.T uyarınca 497.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davanın kesinleşmesi için gerekli tebliğ masrafları kullanıldıktan sonra bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Davalı tarafça yatırılan gider avansı olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!