Anahtar kelimeler: Kula Şerit Salihli Seyrederken Bam Esaskarar İlçesinden İlçesine Otomobili Sol

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ35. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: █████/2026Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili dava dilekçesinde; 26.08.2023 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile Salihli İlçesinden Kula İlçesine sol şerit üzerinde seyrederken D300 04 DKY'nin km 6+50 geldiği esnada aracının sol ön çamurluk kısımları ile gidiş istikametine göre orta refüjden yola çıkan yaya ...'e çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkillerinin yakını ...'in vefat ettiğini, söz konusu kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun m. 52/1-b sürücülere ait “aracının hızını yol, hava şartlarına uydurmamak” maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığını, bu kazanın meydana gelmesinde yaya konumunda olan müteveffa ... ve manevi desteğinden yoksun kalan yakınlarının herhangi bir kusurları bulunmadığını, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde, aleyhine başvurulan ... Sigorta A.Ş. tarafından 55352957 Numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olup, bu poliçede yer alan İhtiyari Mali Mesuliyet klozu gereği 500.000,00-TL teminat sağladığını, manevi tazminat teminatının müteveffanın vefatı dolayısıyla mağdur olan müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, müteveffanın eşi ...'in eşini kaybetmesi nedeniyle derin üzüntü içerisine girdiğini, çocuklarının ise babaları ...'in vefatı sebebiyle tarifsiz bir acı içerisinde bulunduğunu, müvekkillerinin ve müteveffanın ekonomik ve sosyal durumu, davalılarının ekonomik gücü ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat bedellerinin oldukça makul seviyede olduğunu, sigorta şirketine teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapması ihtarının 18.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu dava açılmadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "3. dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı kısmının 5/A maddesi kapsamında arabulucuya başvurulduğunu belirterek, ...'in vefatı sebebiyle; eşi ... için 50.000,00-TL, oğlu ... için 30.000,00-TL, oğlu ... için 30.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL, kızı ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 230.000,00-TL manevi tazminat bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 29.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 ve 163. maddeleri ile 2918 sayılı KTK'nın 85 ve 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile sigortalısı ... arasında, ... plakalı araç için, 10.01.2023-10.01.2024 tarihleri arasını teminat altına almış olan 55352957 no’lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi akdedildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup, tazminat talepleri bakımından İMM teminatının 500.000,00 TL olduğunu, talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, trafik kaza tespit tutanağında müteveffa yaya ...'in KTK madde 138 uyarınca taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isterken yaya geçidini kullanmadığını ve kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kaza tarihinden itibaren işlemiş olan faizin talep edilebilmesini, hiçbir şekilde müvekkilinin işbu dava nedeni ile tazminat ödeme borcu altında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere, kaza tarihinden itibaren işletilecek bir faizden müvekkili şirketin sorumlu olabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden faize ilişkin de bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; somut olayda davacıların murisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında, davalı sürücünün %15 oranda kusurlu olduğu, bu nedenlerle davacıların manevi tazminat isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile, davacı ... için 50.000,0TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 30.000,00TL manevi tazminatın 29.12.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün düşük düzeyde tali kusurlu olduğu dikkate alındığında bu derece yüksek tutarlarda manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEDava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 26.08.2023 günü saat 06.00 sıralarında İzmir Uşak Karayolunda dava dışı ...’nun sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde Kasko İMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı otomobil ile Salihli yönünden Kula yönüne seyrederken Durasıllı Mahallesi mevkiinde, gidiş yönüne göre yolun solundan sağına geçmeye çalışan ve orta refüjü geçen yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen kazada davacılar murisi olan ...’in hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan █████/2025 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...’nun %15 oranında kusurlu, müteveffa yaya ...'in %85 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, alınan rapor dosya kapsamına, kazanın oluş şekline ve ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olguya uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.İlk derece mahkemesi tarafından hükmolunan manevi tazminat miktarına gelinceTürk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre, değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır.O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Somut olayda; dava konusu kazanın meydana geldiği yer ve zaman, gerçekleşme biçimi ve sonuçları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile paranın alım gücü ve manevi tazminat takdirine ilişkin yukarıda yazılı diğer ilkeler nazara alındığında yerel mahkemece hükmolunan tazminat tutarının hakkaniyete uygun bir miktar olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılması gereken 15.711,30 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.927,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.783,47 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.