Anahtar kelimeler: İsmine Ohal Listede Talebiyle Müşaviri Eki Adil Süreci Göreve Beşinci

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti
: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Adil bir yargılanma süreci işletilmeden, memuriyetten çıkarılmaya ilişkin usul ve esaslara uyulmadan, somut delil olmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, OHAL döneminde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarılabileceği, mahkemenin önüne gelen uyuşmazlıkta uyuşmazlığın dayandığı metnin hukuksal nitelendirmesini yapması gerektiği, Bakanlar Kurulu’nca Anayasanın ve yasaların kendisine vermediği bir yetkinin kullanıldığı, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile bireysel kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis edildiği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. maddesine aykırı olduğu, Anayasaya aykırılık iddiasının mahkemece değerlendirilmediği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile hak arama özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, isnadı öğrenme hakkı, hukukun üstünlüğü ilkesi, şeref ve itibara saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, silahların eşitliği ilkesi, ölçülülük ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden kovuşturma bilgisine yer verildiği görülmüş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği devam eden kovuşturma bilgisinin, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... ... nolu GSM hattında tespit edilen Bylock'a ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı mahkememizce değerlendirildiğinde; Bylock kullanıcı adının "...", ID numarasının "...", şifresinin ''...'' olduğu, yine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan alınan HTS verilerinin analizine ilişkin düzenlenen █████/2021 tarihli Bilirkişi Raporunda da, ... nolu GSM hattı ile █████/2014-█████/2015 tarihleri arasında bulunan CGNAT bilgilerinde 38 farklı tarihte toplamda 10.223 defa ByLock IP'lerine erişiminin bulunduğu, söz konusu erişim kaydının ... nolu IP üzerinden gerçekleştiği, ByLock sunucularına bağlantı esnasında ... numaralı GSM hattının HTS ve CGNAT verilerinin baz bilgilerinin karşılaştırılması suretiyle yapılan analiz çalışmasında Diyarbakır ilinde 6.319, Ankara ilinde 3.544, Konya ilinde 250 ve Şanlıurfa ilinde 110 bağlantı gerçekleştiğine yönelik tespitlerde bulunulduğu......Sanığın Bylock uygulamasını █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ... nolu GSM hattı üzerinden en son █████/2015 tarihine kadar kullandığı, daha sonrasında █████/2017 tarihli Ankara Mali Şube Müdürlüğünde müdafii huzurunda alınan ifadesinde "... nolu GSM hattını 1.5 yıldır kullandığını, bu hattından önce de 2-3 sene kadar ... nolu GSM hattını kullandığını" söylediği ve yine ... Sulh Ceza Hakimliğindeki █████/2017 tarihli sorgusunda da "... nolu GSM hattını 2 yıldır kullandığını" beyan ettiği ve sanığın bu beyanları ile ... nolu GSM hattı üzerinde yapılan Bylock'a ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı baz alınarak oluşturulmuş bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde aralarında herhangi bir çelişki bulunmadığı, sanığın eski numarasından Bylock uygulamasını kullanmış olduğu son tarihler ile ... nolu GSM hattını çıkarttığını beyan ettiği tarihlerin tutarlı olduğu görülmüştür.Bu tarihten sonra sanığın Bylock uygulamasını kullanmaya devam ettiği ancak daha sonra tespit edilen bu bylock kullanıma ilişkin tespit değerlendirme tutanağında GSM veya ADSL hattının tespit edilmediği ancak tespit edilen Bylock kullanıcısına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı mahkememizce değerlendirildiğinde; Bylock kullanıcı adının "...", ID numarasının "...", şifresinin ''...,'' olduğu, ve kullanıcı adı olan ''...'' ibaresinin içeriğinde "..." harflerinin devamında yer alan "..." numaralı ibarenin sanığın nüfusa kayıtlı olduğu Konya ilinin, üniversite hayatını geçirmiş olduğu İstanbul ilinin ve halihazırda yaşamakta olduğu Ankara ilinin plaka kodlarının birleşimi şeklinde olduğu görülmüş ve bağlantının gerçekleştiği Konya ilinin sanığın memleketi ve Ankara ilinin de sanığın yaşadığı ve çalıştığı il olduğu, her ne kadar kullanıcı adında "..." yazıyor olsa da bu ID numaralı kullanıcıyı ekleyen kişilerin kendisini "...", "...", "...", "..." isimleriyle kaydettiği, yine sanığın eşi olduğu bilinen "..." ID nolu M. S. ve "..." ID nolu A. S.ün, sanığa ait olduğu değerlendirilen eski ve yeni her iki Bylock hesabında da ortak şekilde eklenmiş olduğu......tanık H. C. K.'ın dosya kapsamı ve diğer tanık beyanı ile uyumlu olan soruşturma aşamasında alınan ve mahkememizce itibar edilen beyanlarında sanığın üniversite döneminde örgüte müzahir evlerde kaldığını beyan ettiği, yine diğer tanık M. A.'un soruşturma aşamasındaki beyanında; "2006-2010 yılları arasında örgüte ait farklı öğrenci evlerinde kaldığını ve bu süre boyunca yapılan toplantılara sanık Yasin Danışman'ın da içinde olduğu pek çok kişinin katıldığını hatırladığını", mahkememizce 19 nolu celsede alınan beyanında ise; "Sanığın toplantılara katılıp katılmadığını hatırlamadığını" belirtmesi üzerine çelişki görülüp sorulduğunda ilk ifadesinin geçerli olduğunu belirttiği böylece sanığın örgüte müzahir evlerde kalarak örgütsel toplantılara katıldığı..." yolundaki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.