Anahtar kelimeler: Abcd Smk Yidk Sınai İbareli Fikri Oysa Yaptıkları Ret Nihai

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “...” ibareli başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-a-b-c-d hükümleri uyarınca yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun “...” anlamına geldiğini, marka niteliğine sahip olmayan, kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren ibarelerin marka olarak tescil edilemeyeceğini ileri sürerek 2021-M-7425 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu ibarenin "..." anlamına gelen slogan marka niteliğinde olduğunu, SMK'nın 5. maddesi anlamında tescil engelinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli İngilizce başvurunun Türkçede “...” anlamına geldiği, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 35. sınıf hizmetleri arasında “..., porselenden, .... süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar.” mallarının satış hizmetinin de bulunduğu, bahsi geçen malların, “dekorasyon eşyaları” oldukları, seramik ile doğrudan bir ilişkilerinin bulunmadığı, zira “seramik”in “1.Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne.; 2.Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan.” anlamlarına geldiği, seramiğin başlı başına bir ürün olmadığı, yüksek ısı ile pişirme sonucunda ortaya çıkan bir ürünün malzemesine ilişkin bir ifade içerdiği, ayrıca, dava konusu markanın tek başına “ceramic/seramik” ibaresinden değil, bir bütün olarak “.../...” ibaresinden oluşması karşısında bir slogan meydana getirdiği, sloganların da marka olarak tescil edilebileceği, bir markanın ayırt ediciliğinin bulunmaması için ilgili tüketiciler nezdinde hiçbir şekilde markasal algı oluşturmamasının gerektiği, dava konusu markanın tescil edildiği mallarla/hizmetlerle bağlı/bağımlı olma gibi bir durumunun bulunmadığı, bundan dolayı da soyut-somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, özellik belirtme durumundan kaynaklı bir tescil engeli barındırmadığı, bir bütün olarak ticaret alanında herkesin kullanımına açık bir ibare de olmadığı, SMK'nın 5. maddesinde düzenlenen mutlak tescil engellerinden herhangi birini bünyesinde barındırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.