Anahtar kelimeler: Ağası Dedesi Adamlarına Katkıda Halkın Köylerin Kurulacağı Annesinin Haber Gelenlerine

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasıASIL DAVA
: Tespit,DAVA TARİHİ
: █████/2021BİRLEŞEN DAVA
: AlacakDAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2026....Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı kararı ile Yetkisizlik Kararı verilmiş, mahkememiz ████████ Esasına kaydı yapılmış, mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen dosyalar yönünden davaların yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Mahkememiz asıl dosyası yönünden
:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Müvekkilinin annesinin dedesi ... T.C Kimlik Numaralı ... olduğunu, ... ... Bankası Anonim Şirketinin kuruluşunca verdiği maddi destek ile büyük katkıda bulunan bir köy ağası olduğunu, ... Bankası kurulurken köylerin ileri gelenlerine, ilçelere, iş adamlarına vs haber gönderilmiş, bu haber ile yeni bir bankanın kurulacağı, kurulurken halkın desteğinin alınacağı bildirildiğini, müvekkilinin annesinin dedesi ... (Ağa) yüklü miktarda para vererek hisse satın aldığını, ... ve mirasçılarına hisse payları bir süreye kadar ödenmiş ancak sonrasında ödemeler kesildiğini, onlarca yıldır herhangi bir ödeme yapılmadığını, bir takım mirasçılar ise davalıya başvurduklarında farklı cevaplar almışlarsa da davalı ...'nın hissedar olduğunu kabul ettiğini, mirasçılardan ...'nın 16.11.2017 tarihli başvurusuna cevap olarak 25.01.2018' de inceleme neticasinde ... numaralı pay senedinin ... namına .... Ayrıca .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.04.1964 tarih, ... Esas ve 964/... Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir konulmuş olduğu tespit edildiğini, devamında ise (A) ve (C) grubu pay senetlerinin olduğu, fiziki pay senedinin varisler tarafından sunulması halinde ve ihtiyati tedbirin kaldırıldığına dair yazı getirilmesi halinde işlem yapılacağı bildirildiğini, başvurucu ...'ın 01.11.2011 tarihli başvurusuna 18.11.2011 tarihinde verilen cevapta bilgi verilebilmesi için Veraset İlamı sunulması talep edildiğini, başvurucu ...'ın 19.04.2004 tarihli başvurusuna 06.05.2004 tarihinde verilen cevapta hisse senedinin işlerlik kazanabilmesi için varisler üzerine intikali ve bankamız yeni hisse senetleri ile değiştirilmesi gerekmektedir denildiğini, ...'nın davalı bankada hissedar olduğu davalının cevap yazılarından anlaşıldığını, 30.12.2020 tarihinde müvekkil adına davalı bankaya başvurulduğunu, miras bırakandan, müvekkili hissesine düşen hisse ile ilgili detaylı bilgilendirmenin taraflarına yapılmasını, miras bırakandan müvekkilinin miras payı oranında müvekkile intikal edecek olan hissenin/hisselerin müvekkili adına tescil edilmesini, müvekkiline bu zamana kadar işbu hisse ile ilgili her hangi bir bildirim yapılmadığını, miras bırakana veya müvekkilin üst soyundan olan mirasçılara, en son hisse ve kar payı ile diğer alacakları ne zaman ödendi ise o tarihten itibaren ihtar tarihine kadar biriktiğini, müvekkilinin miras payı oranındaki, hisse ve kar payı ile diğer alacaklarının aşağıda belirtilen iban numarasına yatırılmasını, aksi takdirde tüm yaşsal haklarımız ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla hukuki yollara başvurulacağını ihtaren bildirdikleri şeklide iadeli taahhütlü posta ile başvurulduğunu, 04.01.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak dava tarihine kadar herhangi bir cevap alınamadığını, müvekkilin ...'nın mirasçısı olduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin mirasçılık belgesi istemi konulu, 20.11.2020 tarih, ... sayılı ilamı ile sabit olduğunu, ilamda miras bırakan ...' nın mirası 80640 pay kabul edildiğinde 432 payı müvekkiline ait olduğunu, taraflarınca yapılan inceleme, araştırma vs neticesinde müvekkilinin hakkına isabet eden miktarlar taraflarından öğrenilemediğini ve hesap edilemediğini, belirtilen tespitlerin yapılabilmesi için alanında uzman bilirkişilerce tespitin ve hesaplamaların yapılması gerektiğini, müvekkilinin belirtilen haklarını talep edebilmeleri için huzurda görülen iş bu davayı açma zaruretimiz hasıl olduğunu, müvekkilin, annesinin dedesi ...' nın davalı bankanın hissedarı olduğunun tespitini, ...'nın hisselerinin miras payı oranında müvekkiline ait olduğunun tespitini, müvekkilinin ... Bankası A.Ş'deki hisselerinin (miktar ve oran) tespitini, müvekkilin alması gereken ancak kendisine ödenmeyen bütün alacaklarının tespitini, müvekkilinin son 5 yıllık alması gereken ancak ödenmeyen kar payı, ortaklık vs bedellerinin tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde
: Davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin ticari işletmesine ilişkin hisse senedinden kaynaklı olarak açılan davanın, müvekkili banka ticari işletmesi ile ilgili bulunan bir dava olması nedeni ile her halükarda ticari niteliği eş anlatımla ticari dava olduğu tartışmasız olduğunu, hissedarlık iddiasına dayalı davanın niteliği gereğince de, müvekkili banka aleyhine açılan huzurdaki davada kanun gereğince, davanın görev ve çözümünün Sulh Hukuk Mahkemelerinde değil, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle, dava şartı olan bu hususun Mahkemenizce re’sen göz önünde bulundurularak dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davanın yetki yönünden de reddinin gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan reddin gerektiğini, davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının gerektiğini, davacı vekili tarafından davacının ...'nın yasal mirasçısı olduğu iddia edilerek, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen veraset ilamı ibraz edildiğini, söz konusu mahkeme kararında ...'nın 64 adet mirasçısı olduğu görüldüğünü, dava dilekçesi incelendiğinde ise, davanın sadece ... tarafından açıldığı anlaşıldığını, tüm mirasçıların birlikte huzurdaki davayı açmaları zorunluluğu bulunduğunu, mülkiyet rejimine tabi olan işlerde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu, mirasçılık sıfatıyla sözde hak sahipliği olduğunu iddia ettiğini, davanın ...'nın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiğini, davacının, ...'nın, mirasçısı olup olmadığı bellli olmadığını, ...'nın başka mirasçısı olup olmadığı da bilinemediğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ...'ya yönelik olarak müvekkili banka tarafından düzenlenen yanıt yazısında dahi, ilgili tarafından ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasından veraset ilamı sunulduğu belirtildiğini, ...'nın mirasçılarının sayısının ve yaptıkları işlemlerin belirsizliğinin ve ortak işlem yapmadıklarının en açık göstergelerinden biri olduğunu, dava şartı olan bu hususun öncelikle incelenmesini talep ettiklerini, dava şartı olan bu hususun öncelikle incelenmesini talep ettiklerini, davanın bütün mirasçılar tarafından açılmamış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya müvekkili banka tarafı olmayacağını, yasal mevzuata göre söz konusu dava ve dava konusu talepler olsa olsa ...' ne yöneltilebileceğini, müvekkili bankanın huzurdaki davada taraf sıfatının bulunmadığı açıkça orta olduğunu, davanın taraf sıfatı (pasif husumet) yokluğundan da reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili bankanın taraf sıfatı bulunmadığını, davacının esasen ... başvurması gerektiği hususu, mahkeme eliyle SPK'ya yazılacak bir müzekkere ile de kolaylıkla ortaya çıkacağını, mahkemece tespit olunacağını, dava kapsamında davacı tarafa ödenmesi gerekip de ödenmeyen bir alacak söz konusu olmadığını, davacı tarafın alması gereken ve müvekkili banka tarafından ödenmeyen hiçbir alacak söz konusu olmadığını, geçmiş yıllarda davacı tarafça müvekkili bankaya hiçbir talepte bulunulmadığını, davacının 30.12.2020 tarihli dilekçesinde de, ne pay senedi aslına, ne hak sahipliğine ilişkin bir belgeye yer verilmediğini, ilgili yönetmelik kapsamında fotokopisi ibraz edilen pay senetleri kapsamında ...’ye başvurulmak üzere işlem yapılabilmesi için öncelikle hak sahibi olunduğu iddia edilen fiziki pay senetlerinin aslı ile birlikte, pay senedi üzerindeki hak sahibi şahsın mirasçılarını gösteren güncel veraset ilamındaki tüm varisler ve/veya varislerin vekalet verdiği kişilerin talimatının bankalarının herhangi bir şubesine ibraz edilmesi gerektiğini, bu hususların hiçbirini gerçekleştirmeyen davacı adına herhangi bir işlem tesis edilebilmesi de zaten yasal düzenlemeler uyarınca mümkün bulunmadığını, belirtilen nedenlerle, yasal düzenlemelere ve usulüne uygun şekilde talepte bulunmayan ve gerekli belgeleri ibraz etmeyen davacı tarafın müvekkili banka tarafından ödenmeyen herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının 30.12.2020 tarihli başvurusuna ilişkin olarak da müvekkili bankanın 09.04.2021 tarih, 249 sayılı yazısı ile yanıt verildiğini, söz konusu yanıt yazısı içeriği de dilekçemizde belirttiğimiz hususları teyit eder mahiyet olduğunu, yasal düzenlemeler uyarınca davacı taraf üzerine düşen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini, geçmişe dönük alacak iddiası gibi davanın açılmasına müvekkili bankanın neden olduğu yönündeki iddiası da gerçeği yansıtmadığını, huzurdaki davanın reddi ile yükletilecek vekalet ücreti ve yargılama masraflarının da müvekkili bankaya değil, davacı tarafa yükletilmesi gerektiği de ortada olduğunu, davacının murisleri adına kayıtlı hisse senedi bulunmuş olsa dahi hisse senetlerinin üçüncü kişilere satışı veya devrinin mümkün olduğunu, bu halde hisse senetlerinin mülkiyetinin devralanlara geçmesi söz konusu olacağını, davacı tarafından iddia konusu hisse senetleri aslı ibraz edilerek yenileriyle usulüne uygun değiştirilmesi için müvekkili bankaya müracaat edilmediğini, davacı üzerine düşen sorumlulukların hiçbiri halihazırda yerine getirilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde mirasçılardan ...'nın 16.11.2017 tarihli basvurusuna cevap olarak 25.01.2018' de, İnceleme neticesinde 53157 numaralı pay senedinin ... namına .... ayrıca .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.04.1964 tarih, ... Esas ve 964/... Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir konulmuş olduğu tespit edildiğini, (A) ve (C) grubu pay senetlerinin olduğu, fiziki pay senedinin varisler tarafından sunulması halinde ve ihtiyati tedbirin kaldırıldığına dair yazı getirilmesi halinde işlem yapılacağı bildirildiği şeklinde yanıt verildiğini belirttiğini, davacı tarafça sunulmuş olan yazı içeriğinden de anlaşıldığı üzere, söz konusu senet üzerinde bir ihtiyati tedbir kararı bulunduğunun açıkça belirtildiğini, müvekkili bankaya bu tedbirin kaldırıldığına ilişkin herhangi bir belge/karar vb. Sunulmadığını, ilgili mahkemeden de tedbirin kaldırılmasına ilişkin herhangi bir talimat tebliğ edilmediğini, diğer koşullar davacı tarafça yerine getirilmiş olsa bile müvekkili banka tarafından söz konusu hisseye ilişkin herhangi bir ödeme vs. yapılabilmesi de zaten mümkün bulunmadığını, müvekkili banka tarafından yapılan bildirim ve açıklamalara ilişkin hiçbir aksiyon almayan ve hiçbir koşulu yerine getirmeyen tarafın herhangi bir talepte bulunabilmesi de mümkün olmadığını, davacının davanın açılmasına müvekkili bankanın neden olduğu yönündeki iddialarının da ne derece gerçeğe aykırı olduğu tartışmasız olduğunu, huzurdaki davanın davacı açısından hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, tamamen kötü niyetli ve usul ekonomisine aykırı şekilde ikame edildiğinin açık olduğunu, davanın reddini talep etmek zorunda kaldıklarını, davacının dilekçesinde yer verdiği aleyhe tüm iddia, beyan anlatım, yorum ve talepler gerçek dışı ve dayanaktan yoksun olduğunu, dilekçe ve içeriğine itiraz ettiklerini, davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini, öncelikle görev, yetki ve husumet itirazlarımızın kabulüne davanın usulden reddini, usul ve yasalara aykırı dayanaksız talepler içeren davanın tüm talepler açısından reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... Karar sayılı dosyasında:Davacı vekili dava dilekçesinde
: Davacıların, davalı ... Bankası AŞ'nin kurucu hissedarlarından ... (Ağa)'nın mirasçı olduklarını, davacıların murisinin bankanın kurucu hissedarlarından olduğunu, davacıların murisi ... Bankası kurucu hissedarlarından olması sebebiyle davacıların hissedarlığının tespiti gerektiğini, sahip bulundukları hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda değerinin tespiti, kaç adet hisse senedi yaptığı ile hisse senetlerinin davacılara verilmesi, senetlerin geçmişe dönük temettü geliri/kar payı, ikramiye, bağlı şirketler ve iştirakler yönünden kar payı, bunların tasfiye edilmesi halinde tasfiye alacağının her alacak yönünden doğduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile hesaplanarak davacılara ödenmesini, her bir alacak yönünden alacak miktarı belirli hale gelince bedel arttırımı yapılmak üzere 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesi, davanın ... ve ...'ye ihbarına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde
: huzurdaki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması ve söz konusu davanın tüm mirasçılar tarafından ... karşı açılması gerektiğini, ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen mirasçılık belgesinde murisin 82 adet mirasçısı olduğunun görüldüğünü, ancak davanın sadece 57 mirasçı tarafından açıldığını, davacılar tarafından dava dilekçesinde kendilerine hisse senedi verilmesi şeklinde bir talepte bulunduklarını, bu talep ile neyi kastettiklerinin tam olarak anlaşılamadığını, huzurdaki dava kapsamında davacı tarafa ödenmesi gerekip de ödenmeyen bir alacağın söz konusu olmadığını, davacı tarafından iddia konusu hisse senetlerinin aslı ibraz edilerek yenileriyle usulune uygun değiştirilmesi için bankaya müracaat edilmediğini, huzurdaki davanın davacılar açısından hiçbir hukuki yararı bulunmadığını ve tamamen kötü niyetli olduğunu beyanla, öncelikle husumet itirazının kabulü ile davanın usulden reddini, ... davaya dahil edilmesini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
:Asıl davada, davacının, annesinin dedesi ...'nın davalı bankanın hissedarı olduğunun tespitini, ...'nın hisselerinin miras payı oranında davacıya ait olduğunun tespitini, davacının ... Bankası A.Ş.'deki hisselerinin (miktar ve oran) tespitini, davacının alması gereken ancak kendisine ödenmeyen bütün alacaklarının tespitini, davacının son 5 yıllık alması gereken ancak ödenmeyen kar payı, ortaklık vs bedellerinin tespitine ilişkin olduğu, ihtilafın da bu taleplerin yerinde olup olmadığına tespiti talebine ilişkindir.Birleşen davada, davacıların murisinin hissedarlığının tespiti, davacıların murisi olan ... (...) davalı ... Bankası A.Ş'de sahip olduğu kurucu hisse senetleri sebebiyle söz konusu kurucu hisse senedinin hali hazırdaki hisse itibari ile kaç adet hisseye tekabül ettiği, bedelli ve bedelsiz sermaye arttırımları sonucunda değerinin tespiti ve kurucu hissesine tekabül eden senetlerin davacılara verilmesine, senetlerin geçmişe dönük temettü geliri, kâr payı, ikramiye, bağlı şirketler ve iştirakler yönünden kâr payı ve bunların tasfiye edilmesi halinde tasfiye alacağının her alacak yönünden tespit ve tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.Birleşen dosya yönünden davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Birleşen dosya dava dilekçesi ekinde 06.05.2004 tarihli ... Bankası yazısı,18.11.2011 tarihli ... Bankası yazısı, .08.06.2015 tarihli ... Bankası yazısı, 25.01.2018 tarihli ... Bankası yazısı sunulmuştur.6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun (SPK) 13/4 hükmünde kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının ... (...) intikal edeceği, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, bunların ...’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağının düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 12.11.2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22.10.2015 tarih ve ███████ E., ███████ K. sayılı kararıyla bu düzenlemenin iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine, ortaya çıkan hukuki boşluğun, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine ... Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile doldurulduğu, anılan Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde; "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9 uncu maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10 uncu maddede belirtilen nemaları ile birlikte, ...’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. Ödeme için 5 inci maddede yer alan belgelerle birlikte ...’ye başvurulması gerekmektedir." denildiği, bu Yönetmelik ile ...'ye intikal eden hakların hangi usulle talep edileceğinin belirlendiği, davaya konu hisselerin kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları ve yedi yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle ...'ye intikal etmelerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmünün, iptal kararından önce hisselere sahip olan ...'ye sağladığı hakların varlığını sürdürdüğü, iptal kararıyla birlikte payların davalı ... dönmediği, davacı tarafın dava konusu ettiği hisselerin belirtilen süre içerisinde kaydileştirilmeleri için fiziken teslim edilmemiş olmaları nedeniyle ...'ye devredildiğinin (birleşen dosya dava dilekçesi ekinde 06.05.2004 tarihli ... Bankası yazısı,18.11.2011 tarihli ... Bankası yazısı, .08.06.2015 tarihli ... Bankası yazısı, 25.01.2018 tarihli ... Bankası yazısı içerikleri de dikkate alındığında ) dosya kapsamı ile anlaşıldığı, bu durumda ...'ye devredilen hisse senetlerinin davalı tarafça davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı, ancak ...'den duruma göre aynen iade veya bedel talep edilebileceği, davacı tarafın dava konusuyla ilgili olarak davalıdan talep edebileceği bir hakkının bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Her ne kadar kısa kararda "Davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine", karar verilmiş ve "davanın" ifadesi kullanılmış ise de, bu ifade asıl ve birleşen davaları kapsayacak şekilde kullanılmış olup neticeten asıl ve birleyen davaların reddine karar verlmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,2-Asıl dosya yönünden
:a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,c)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-Birleşen dosya yönünden
:a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın ...'nın mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,b)Mirasçılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,c)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 1.000,00 TL vekalet ücretinin ...'nın mirasçılarından müştereken ve müteselsien alınarak davalıya verilmesine,d)Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 1.440,00 TL arabuluculuk ücretinin ...'nın mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,4-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak bir kısım mirasçılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır