Anahtar kelimeler: Tcankara Yazildiği Şti İlamda Ankara Başlatılan Ltd Milleti Kredi Özetle

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARARİNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ
: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ███████ Esas ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... ... Ltd. Şti. ve ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek icra takiplerine davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, her iki icra takip dosyası yönünden de %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalılar davaya yasal süre içerisinde cevap vermemiş, sundukları beyan dilekçesinde davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davalı ... Tekno. Araş. ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. firması ile davacı banka arasında 17.11.2015 tarihinde 500.000,00 TL ve 100.000,00 Usd'lık genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'in anılan sözleşmede 500.000,00 TL ve 100.00000 Usd limitle müteselsilen kefil olduğu, davalı kefilin şirket ortaklığı nazara alındığında eş muvafakatına ihtiyaç bulunmadığı ve kefaletinin geçerli olduğu, diğer davalı ... Üretim ve Kalite Danışmanlığı ... Ltd. Şti.'nin ise, 26.09.2019 tarihinde borçlu firmanın doğmuş doğacak borçları için ... plakalı aracını davacı bankaya 26.09.2019 tarihli sözleşme ile rehin verdiği, davacı tarafından kullandırılan taksitli ticari kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildilerek Ankara 11. İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı dosyası ile borçlu firma ve davalı kefil hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, Ankara 22. İcra Md. █████████ E sayılı dosyası ile borçlu ... Tek. Firması ve rehin veren davalı ... Üretim ve Kalite Danışmanlığı ... Ltd. Şti aleyhine menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, davalılarca yapılan itiraz üzerine icra takiplerinin durduğu ve eldeki davanın açıldığı, bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre davalı kefilin kefaletinin usulüne uygun ve TBK'nun 586. maddesinde yazılı yasal şartları taşıdığı, bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin, akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun bulunduğu, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyasında menkul rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takip konusu aracın kasko değerinin 56.016,00 TL olduğu, icra takibinin de bu bedel üzerinden başlatıldığı, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davalıların borcunun bu bedelden fazla olduğu, bu nedenle Ankara 22. İcra Md. █████████ sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına karar verilmesi gerektiği, dava kısmen kabul edilerek Ankara 11. İcra Md. █████████ sayılı takip dosyasında 370-0396N02-0101185 Nolu tak.krd. yönünden itirazın kısmen iptali gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 11. İcra Md. █████████ sayılı takip dosyasında 4370-0396N02-0101185 nolu tak.krd. yönünden itirazın kısmen iptaline, asıl alacak 61.623,92 TL, işlemiş tem. faizi 8.343,88 TL, BSMV 417,19 TL olmak üzere toplam 70.384,99 TL, 4370-0396N01-0094653 Nolu tak. krd.yönünden asıl alacak 95.321,30 TL, işlemiş tem. faizi 12.998,01 TL, BSMV 649,90 TL, masraf 496,80 TL olmak üzere toplam 109.466,01 TL olmak üzere toplam 179.851,00 TL üzerinden davalılar ... Tekno. Araş. Ve Gel. İml. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarlarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar %38,40 oranında temerrüt faizi işletilmesine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen tutar olan 179.851,00 TL’in %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Ankara 22. İcra Md. █████████ sayılı takip dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında kaldığı yerden devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen 56.016,00 TL'nin %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar ... ... Ltd. Şti ve ... istinaf dilekçesinde özetle; tüzel kişi firma adına pay sahibi diğer davalı gerçek kişi şahsı tarafından firmaya verilen zararların giderilmesine yönelik kanuni hak ve tazminat içeren karşı dava talepleri, kesinleşmiş yargı kararı gereği işbu dosyada derdest halde bulunduğunu, İİK'nun 257. madde hükümüne ters şekilde ODTÜ Teknokent yerleşkesindeki ihtiyati haciz ile başlayan kötü niyetli eylemlerin görmezden gelindiğini, araç rehni olan hallerde ihtiyati haczin kötü niyetli olduğunu, sürdürülebilir gelir getirici hibe ve sair arge faaliyetlerine yönelik alt yapının yok edildiğini, özel nitelikli ODTÜ Teknokent prestijli teknoloji geliştirme bölgeden elde edilen nitelikli personel temini ve araştırma geliştirme avantajlarının davacı tarafından yok edildiğini, ... tüzel şirketinde de ar-ge çıktılarının ticarileştirmesi ile sürdürülecek ticari gelir ve kar kayıplarının ötesinde araç rehin sözleşmesi ve BAM incelemesi öncesi verilen hatalı kararı fırsata çevirerek 1 milyonu aşan zararlarına sebebiyet verilmesine ve sebepsiz zenginleşmeye imkan verildiğini, ısrarla İİK'nun 38. madde esasında icra emrinin Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası ilama uygun hale getirilmesi için gerekenin yapılmadığını, düzeltilmeyen rehine açık belgesinin sunulduğunu, müvekkili ile davalı banka arasında 17.11.2015 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında mücbir sebebin varlığı nedeniyle ifa güçlüğü yaşandığını, sözleşmede taahhüt edilen borcun yerine getirilemediğini, bunun akabinde 26.09.2019 tarihinde imzalanan yeni yapılandırma sözleşmesi olarak taşıt rehni sözleşmesi ile beraber TBK'nun 133. maddesi uyarınca yeni bir borç taahhüt edildiğini, bu sebeple 17.11.2015 tarihinde imzaladığı gks'nin mevcut hükmünün kalmadığını, nitekim TBK'nun 133. maddesine göre yeni bir borç taahhüt edilmesinin tarafların açık rızalarına bağlı tutularak geçerli hale getirildiğini, TBK'nun 138 maddesi uyarınca aşırı ifa güçlüğüne düşen müvekkilinin hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, buna karşın davacı tarafından kanuni hakları göz ardı ederek sözleşmenin ifa edilmediği gerekçesiyle Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün █████████ ve █████████ sayılı dosyası ile haksız takip başlatıldığını, şirket ile davacı banka arasında imzalanan 17.11.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine ...'in kefil sıfatıyla dahil olduğunu, taraflar arasındaki TBK'nun 133. maddesi uyarınca yenileme ile asıl alacakların yanı sıra feri alacaklardan olan defi, rehin, kefalet gibi alacakların da sona ereceğini, 26.09.2019 tarihli sözleşmeye ayrıca imza atmadığı için kefil konumunda sayılmayacağını, işbu dava konusu olayda tek bir sözleşmeden ve bu sözleşme üzerine yapılan yenileme neticesinde ...'in kefil vasfı kalmadığından kendisine sirayet etmesinin hukuken yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda yer alan ifadelere karşı süresi içinde itirazlarını sunduğunu, itirazlarının mahkeme tarafından göz ardı edilmesi ve mahkemenin bilirkişi raporuna göre karar vermesi sebebiyle işbu dilekçe nezdinde bir kez daha itirazlarını sunduklarını, bankacılık sektöründe güven kuruluşu olarak proje gelirleri haricinde başka bir geliri olmayan grup şirketleri ... ve ... için ayrı ayrı olarak toplam 2.712.000 TL kredi tahsis edilmesine ilişkin uygulamada olması gereken satış ve ciro yeterliliği olmadığı halde işletme kredisi tahsisini normal bir işlem gibi kabul edildiğini, her iki şirket için 500.000 TL ve 100.000 Usd genel kredi sözleşmesi imzalanması, hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi hukuki de olmadığını, ortada mevcut proje gelirleri dahilinde bir proje finansmanı olarak gks'nin bulunması gerekmekte iken her iki şirket açısından bahsi geçen limiti açıklayacak tek kaynak proje gelirleri olduğunu, davacı banka tarafından, sözleşmenin tek yanlı ihlal edildiğini, bu durumun hem 17.11.2015 hem de 26.09.2019 tarihli sözleşmeler bakımından uygulandığını, bilirkişi tarafından BDDK, TTK ve TBK düzenlemeleri dikkate alınmadan rapor düzenlendiğini, 26.09.2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesi ile yapılandırmaya gidilerek TBK'nun 133-134 maddeleri uyarınca aracın değeri oranında sınırlı rehin hakkının kullanıldığını, bu sınırlı rehnin davacı tarafından yeni yapılandırma sözleşmesinin ön şartlarına uygun olarak gerçekleştiğini, proje başlangıcının bir yıl ötelendiğinden ve başvuru bütçesi 2.000.000 TL seviyesinden 700.000 TL seviyesine, 36 aylık süre ve zorlu teknik isteklere rağmen indirildiğini, ancak bir yıl sonra önüne gelen tek taraflı sözleşmeye itiraz ve taleplerinin kabul edilmediğini, bilirkişi raporunda bahsedilen kredi sınıflandırma hatası, bilirkişinin ifade ettiği üzere bir istatistiksel ifade ötesinde özel vade ve faiz hesaplaması gerektiren bir sözleşme tipi olduğunu, müşteriye karşı bilgilendirme yükümlülüğünün davacı banka tarafından yerine getirilmediğini, bu konuda noter aracılığıyla yapılan ödeme ihtarı ve ihtara cevap haricinde herhangi bir tespit yapılmadığını, bilirkişinin tespitinin, incelemesinin ve değerlendirmesinin de bulunmadığını, davacı banka arasında yapılan bu yapılandırma sözleşmesiısı 2015 yılında imzalanan gks'den farklı bir sözleşme niteliğinde olduğunun tarafların açık iradesiyle ortaya konulduğunu, 2019 yılında imzalanan yapılandırma sözleşmesi ile birlikte eski borçtan doğan defi, rehin ve kefalet gibi feri alacakların sona ereceğini, bu nedenle yapılandırma/kredi sözleşmesini imzalamayan önceki kredi sözleşmesinin kefilinin yenilemeyle sona eren önceki borçtansorumluluğunun kalkacağını, imzası bulunmayan yapılandırma kredisindensorumlu tutulamayacağı yönünde Yargıtay kararı da mevcut olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen ████████ Esas ████████ Karar sayılı karara karşı davalı ... ... Ltd. Şti yetkilisi ve diğer davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla kararın ... şirketi yönünden gerekçe hüküm çelişkisi içerdiği, diğer davalılar yönünden ise gerekçesiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için ilamsız icra takibi ve taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasında temlik eden banka ile davalı ... ... Ltd. Şti arasında 500.000,00 TL ve 100.000,00 Usd limitli, █████/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ...'in sözleşmede müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, davalı ... ... Ltd. Şti ile temlik eden davacı banka arasında █████/2019 tarihli ... ... Ltd. Şti'nin ve kendisinin kefalet dahil doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere anılan davalının aracı üzerinde rehin tesis edilmesine ilişkin taşıt rehni sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için davalılar ... ... Ltd. Şti ve ... aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı ilamsız icra takibini başlattığı, davalılar ... ... Ltd. Şti ve ... ... Ltd. Şti aleyhine de Ankara 22. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, davalıların icra takiplerine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, takip tarihleri itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.Davalılar ... ... Ltd. Şti ve ...'in istinaf itirazları incelendiğinde, hükme esas alınan bankacı bilirkişi kök ve ek raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olup, davacının davalılar ... ... Ltd. Şti ve ...'den Ankara 11. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı ilamsız icra takibinde takip tarihi itibarıyla, davalılar ... ... Ltd. Şti ve ... ... Ltd. Şti'nden Ankara 22. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarı tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.Öte yandan, davacı banka ile davalı ... ... Ltd. Şti arasında akdedilen █████/2019 tarihli taşıt rehni sözleşmesi borcun yapılandırılması sözleşmesi niteliğinde olmayıp, taşıt rehni sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan istinaf kanun yoluna başvuran davalıların sözleşmenin yapılandırma sözleşmesi olduğuna yönelik istinaf itirazı da dosya içeriğine uygun nitelikte değildir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar ... ... Ltd. Şti ve ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davalılar ... ... Ltd. Şti ve ...'in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar ... ... Ltd. Şti ve ...'den alınması gerekli olan 16.112,07 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.412,62 TL nispi istinaf karar harcı ve 615,40 TL maktu istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 12.084,05 TL'nin anılan davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davalılar ... ... Ltd. Şti ve ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.